İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/95 E. 2026/607 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/95
- Karar No
- 2026/607
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/95 Esas - 2026/607 T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/95 Esas KARAR NO : 2026/607
HAKİM : KATİP :
DAVACI : ... VEKİLİ : Av. DAVALI : ... VEKİLİ : Av. DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/11/2024 KARAR TARİHİ : 25/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 24/07/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; davacı ile davalı arasında devam eden ticari ilişki nedeniyle davacının açık hesap alacağı toplamı 146.130,82 TL’nin tahsili amacıyla davalı aleyhine Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün 2024/52122 E sayılı dosya ile takip başlatıldığını, davalının borcu bulunmadığı gerekçesi ile itiraz ettiğini, davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, tarafların ticari defterleri incelendiğinde davacı alacağının ortaya çıkacağını, yapılan arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını belirterek itirazın iptaline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; Taraflar arasında 2024 yılı içinde ticari alım satım yapıldığını, davalının borcunu ödediğini ve borcu olmadığını, davacının faturadan bahsettiğini ancak delil olarak faturalara konu ürünlerin teslim edildiğine dair sevk irsaliyesini sunmadığını, faturanın tek başına alacağı ispatlamayacağını, davacının davalıya ürünlerin tesliminin yapıldığını somut delille ispatlayamadığını, sadece cari ekstreden kalan alacak ifadesini kullandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ticari ilişkiden kaynaklı cari hesap alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibinde vaki itirazın iptali ile takibin devamına ilişkindir. Mahkememizin 13/03/2025 tarihli duruşmasının 8 nolu ara kararında: dosyanın re'sen seçilecek mali bilirkişiye tevdi ile, tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde ve tüm dosya kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, incelenen ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürede yapılıp yapılmadığı, sahibi lehine delil teşkil edip etmediği, dava dilekçesinde sözü edilen faturaların davacı şirket defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, bu faturalara konu malların davalı yana teslimine dair kaydın bulunup bulunmadığı, takip tarihi itibarıyla davacı şirketin davalıdan alacaklı bulunup bulunmadığı, varsa miktarı, alacak tutarının davalı tarafından davacıya kısmen veya tamamen ödenip ödenmediği gibi hususlarda bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişi tarafından sunulan raporda özetle; davacının ticari defterleri incelendiğinde 01.01.2024 tarihi itibariyle davacıdan alacak gözükmekte olduğunu; aksine davalıya 27.130,46 TL tutarında fazla tahsilattan borç gözüktüğünü; davalının ticari defterlerinde ise 01.01.2024 tarihi itibariyle davacıya herhangi bir alacak ve borç gözükmediğini; hal böyle olunca bu tarihten sonraki işlemleri incelemek davacı alacağının hesaplanması için uygun olduğunu, davacının ve davalının rapor ekindeki muavin defter kayıtları incelendiğinde 2024 yılında toplam satış faturasının 632.614,08 TL olduğunu ve bu faturaların tamamının hem davacının hem de davalının kayıtlarında yer aldığı tespit edildiğini, davalının ticari defterlerinde davacıya 4.838,40 TL ve 4.514,40 TL iade faturası düzenlendiği kayıtlı olduğunu, davacının ticari defterlerinde ise 4.838,40 TL, 4.514,40 TL ve 6.552,00 TL iade faturasının kayıtlı olduğunu, davacıda kayıtlı olan iade faturaları toplamı 15.904,80 TL olduğunu, davacının aleyhine delil niteliği taşıdığını; davalının ticari defterlerinde 2024 yılında davacıya herhangi bir ödeme gözükmediğini, ancak davacının ticari defterlerinde davalıdan çeklerle 450.000 TL tutarında tahsilat gözüktüğünü, davalının ticari defterlerinde 01.01.2024 tarihi itibariyle davacıya borç ve alacak gözükmediğini, ancak davacının ticari defterlerinde devir bakiye olarak fazla tahsilattan kaynaklı davalıya 27.130,46 TL borç gözüktüğünü, tarafların ticari defterlerinde birbirini teyit eden faturalar, davacının ticari defterlerindeki iade faturaları, davalıdan çekle tahsilatlar ve davalıya borç olan devir bakiye bir bütün olarak dikkate alındığında davacının davalıdan 139.578,82 TL alacaklı olduğunun hesaplandığını, davalının ticari defterlerinde ise davacıya takip tarihi itibariyle 623.261,28 TL borç gözüktüğünü, hal böyle olunca davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 139.578,82 TL alacaklı olduğu hesaplanmakta olduğunu, takipten sonra ve davadan önce ve davadan sonra herhangi bir ödeme tespit edilemediği bildirilmiştir. Mahkememizce rapordaki veriler hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne dair verilen 2024/925 Esas 2025/803 Karar sayılı karar; Kayseri BAM 6. H.D. 2025/2396 Esas 2025/2556 Karar sayılı ilamı ile kaldırılmakla 2026/95 Esas numarası üzerinden yargılamaya devam edilmiştir. Kaldırma ilamında belirtilen, davalının ödeme iddiasına dair çek akıbeti ilgili bankadan sorulmuştur. Bankadan gelen yazı cevabında ibraz edilen çeke dair hiç ödeme yapılmadığı beyan edilmiştir. Davalı tarafça başkaca delil ikamesi sağlanamadığı görülmüştür. Somut olayda davacının cari hesaba dayalı borcun ödenmediği iddiasıyla takip başlattığı, davalı yanca taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığı kabul edilmekle birlikte 2024 yılı içinde doğan cari hesaba ilişkin borcun/ alacağın ödendiğini ileri sürerek davanın reddini savunduğu görülmüştür. Tüm dosya kapsamından; somut olayda davacının, davalıya karşı, cari hesap alacağından bahisle icra takibi başlattığı görülmüştür. Davalı takibe itiraz etmiş ve takip durmuştur. Kaldırma ilamı öncesinde kanuni ihtaratlarla tarafların ticari defterleri incelemeye alınmış muhasebeci bilirkişinin raporuna göre dava konusu cari hesaba konu faturaların her iki taraf ticari defterinde de kayıtlı olduğu görülmüştür. Bu bakımdan fatura içeriğine dair çekişme yoktur. Aynı şekilde iade faturaların da her iki taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşılmış ve bu bakımdan davacı aleyhine 15.904,80 TL iade fatura konusunda çekişme bulunmadığı kabul edilmiştir. Davalının ticari defterlerinde ödeme gözükmese de davacının defterlerinde 450.000,00TL davalıdan çek tahsilatı gözüktüğünden, bu durum davacı aleyhine değerlendirilmiştir. Davalının kaldırma ilamında değinilen çek ödeme iddiasına dair çek akıbeti bankadan sorulduğunda herhangi bir ödemenin olmadığının bildirildiği görülmüştür. Davalının ödeme iddiasına dair başkaca delil ikamesi sağlayamadığı anlaşıldığından kaldırma ilamı sonrasında ayrıca rapor alınmamıştır. Neticede her iki taraf tacirin leh ve aleyhlerine olan kayıtlar tetkik edildiğinde, sonuç itibariyle davacının davalıdan 139.578,82 TL cari hesap alacağının bulunduğu görülmüştür. Söz konusu rapor hükme esas alınmıştır. Davacıya raporda aleyhe tespit edilen bakiye alacak bakımından yemin delili hatırlatılmış ve yemine dayanmayacağını kaldırma öncesindeki nihai duruşmada beyan ettiği görülmüştür. Davacının alacak vakıasını HMK 190 maddesi gereğince ticari defter ve bilirkişi delilleri ile kısmen ispat ettiği görülmüştür. Tüm bu nedenlerle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, işlemiş faiz talebi bulunmadığından takibin bu miktar üzerinden devamına, alacak likit olmadığından, itiraz kısmen haklı bulunduğundan ve kanuni şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, Kayseri Genel İcra Dairesinin 2024/52122 esas sayılı dosyada 139.578,82-TL'Lik kısım bakımından davalı borçlunun yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİNE, takibin bu miktar üzerinden devamına, 2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Alınması gereken 9.534,62-TL karar ve ilam harcından, 1.764,90-TL peşin harcından mahsubu ile bakiye 7.769,72-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazine' ye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça yatırılan 1.764,90-TL peşin harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; posta masrafı 370,00-TL, istinaf kanun yoluna başvurma harcı 1.683,10-TL, olmak üzere toplam 2.053,10-TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre belirlenen 92,05-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; ilk dava açma gideri 488,40-TL, posta ve tebligat masrafı 85,00-TL, bilirkişi ücreti 4.000,000-TL olmak üzere toplam 4.573,40-TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre belirlenen 4.368,34-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap ve taktir olunan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca reddedilen miktar üzreninden hesap ve taktir olunan 6.552,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın kabul red oranına göre göre 161,41-TL'sinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın kabul red oranına göre göre 3.438,58-TL'sinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
11-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.25/06/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır