İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/907 E. 2026/546 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/907
- Karar No
- 2026/546
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/907 Esas KARAR NO :2026/546
DAVA:Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:20/08/2025 KARAR TARİHİ:07/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı firma arasında 01.04.2023 tarihinde imzalanan Mal Alım Sözleşmesi çerçevesinde, ... Projesi kapsamında restorasyonu yapılan tarihi divanhane binasının dış merdivenlerine uygulanmak üzere 2 adet engelli asansörünün davalı firma tarafından imal edilmesi ve montajının kararlaştırıldığını, söz konusu asansörler, 17.07.2023 tarihinde davacı şirkete teslim edildiğini ve montajının yapıldığını, projenin restorasyon süreci devam ettiği için ve bina henüz ziyarete açılmadığından, engelli asansörleri kullanılmaya henüz başlanmadığını, ancak, asansörlerin kullanılmaya başlanmamasına rağmen, hatta montajı yapılmasının hemen akabinde asansörlerde teknik arızaların bulunduğunun tespit edildiğini, ilk olarak, asansörlerden birinin altında bulunan körüğün asansörün iniş ve kalkış sırasında katlanmadığı görüldüğünü ve bu durum derhal davalı firmaya bildirildiğini, davalı firma gerekli müdahalelerde bulunduğunu, ancak, ilerleyen zamanlarda, henüz kullanılmayan asansörlerin durduğu yerde paslandığının gözlemlendiğini ve çalıştırılmak istendiğinde çalışmadığının tespit edildiğini, bunun üzerine konuyla ilgili olarak derhal davalı firmaya bildirimin yapıldığını, firma yetkilisi ile yapılan görüşmede sorunun giderilmesi için asansörlerin atölyeye götürülmesi gerektiğinin belirtildiğini, engelli asansörlerinden birinin kaldırılıp araca yüklenmesi esnasında ise elektrik aksamının açıkta olduğu ve korunmasız durumda bulunduğu gözlemlendiğini, diğer bir ifade ile ürünün elektrik aksamı ve motorunun korumasız şekilde dış ortama montajının yapılmış olduğu, bunun sonucunda nemlenmenin ve kısa devrenin meydana gelmiş olduğu ve buna bağlı olarak kullanılan metalin paslanıp çürüdüğü açıkça görüldüğünü, engelli asansörü atölyeye götürüldükten sonra, davalı firma tamirat için davacı şirketten 1470 € + KDV bedel talep edildiğini, bu asansörlerin elektrik aksamının hiçbir şekilde koruma altında bulunmadığı, paslanmanın bu kadar kısa sürede gerçekleşmiş olamayacağı, bu kapsamda malın ayıplı olarak tarafımıza teslim edildiği ve dolayısıyla sorumluluğun davalı firmada bulunduğu firma yetkilisine iletilmiş olmasına rağmen davalı firma yetkilisi herhangi ödeme yapılmadan tamiratın yapılmayacağının belirtildiğini, bunun üzerine davacı şirket asansörün geri getirilmesini talep ettiğini, ancak davalı firma yetkilisi asansörün kumlama ve makas tamiratının yapıldığını ve bu işlemler için 20.000 TL talep ettiğini bildirdiğini, ancak yapılan işlemle ilgili olarak davacının herhangi bir onayı alınmadığını ve davacı şirket bu konuda herhangi bir ödeme yapmadığını, diğer engelli asansörü ise divanhane binasında çalışamaz halde bırakıldığını, yapılan tüm girişimlerin sonuçsuz kalması neticesinde dış kullanım için uygun olmayan, bu nedenle de kullanılmamasına rağmen hem körüğünün sorunlu olması hem de durduğu yerde paslanan, dış montaja uygun olmadığından elektrik aksamı bozulan ve çalışmayan engelli asansörlerinin davalı firmaya iadesi, demontaj işlemlerinin davalı firma tarafından yapılması ürünlere ait satış bedelinin, bu bedele ödeme tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile iadesi için .... Noterliği üzerinden 26.05.2025 tarih ... yevmiye nolu ihtarname gönderildiğini, davacı şirketten tamir maksadıyla götürülen ancak tamir edilemeyen asansörlerden biri halen davalı firmanın uhdesinde bulunduğunu, sürecin sonunda ayıplı mal teslimatı nedeniyle davacı şirketin zarara uğradığını, oluşan zarar davalı firma tarafından giderilmediğinden işbu davanın açıldığını, öncelikle davanın kabulünü, sözleşmenin hükümsüz kalmasına bağlı olarak; dava konusu asansörler ile aynı nitelikteki engelli asansörlerinin günümüz koşullarında temin edilmesi halinde piyasa değerinin KDV dahil 37.920,00 USD olması neticesinde uğramış olduğumuz 37.920,00 USD tutarındaki zararımızın dava tarihinden itibaren işletilmek üzere devlet bankalarının dolar üzerinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile davalı şirket'ten tahsilini, asansörlerdeki ayıplı hususların Mahkeme tarafından tespitinin yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafın üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili tarafından cevap dilekçesinin sunulmadığı görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; dava, davacı tarafça davalı aleyhine açılan ticari satımdan kaynaklanan tazminat davasıdır. Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin 30.06.2026 tarih, 1420 sayılı kararı ile İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin faaliyetinin durdurulmasına ve bu mahkemede görülmekte olan dava ve işler ile arşiv dosyalarının tek ve çift dosya kriteri dikkate alınarak İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi ve İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilerek devrine karar verilmiş, bu kapsamda 10/07/2026 tarihli Dosya Paylaşım Mutabakat Tutanağı kapsamında İstanbul (Kapatılan) .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/... Esas sırasına kayıtlı bulunan eldeki dava dosyası, Mahkememizin 2026/907 Esas sırasına kaydedilmiştir. Davacı vekili 14/07/2026 tarihli dilekçesiyle davadan feragat ettiklerini, vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi bulunmadığını beyan etmiştir. Davalı vekili 17/07/2026 tarihli dilekçesiyle davacı tarafla sulh olunduğunu, vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmişr. Her ne kadar davacı tarafından davalı aleyhine maddi tazminat istemine ilişkin dava açılmış ise de; davacının dosyada mevcut vekaletnamesinin incelenmesinde davacı vekilinin feragata ilişkin yetkisinin bulunduğu ve davalı tarafça feragat nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığı anlaşıldığından, feragat beyanı kesin hükmün sonuçlarını doğuran irade beyanı olduğundan, davaya konu hakkın özüne ilişkin vaki feragat nedeniyle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafça davalı aleyhine açılan davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre davadan feragat muhakemenin ilk celsesinden önce vuku bulduğundan, maktu karar ve ilam harcının 1/3 olan 244,00-TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan 488,00-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacı tarafa iadesine, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davalı tarafça vekalet ücreti talebinde bulunmadığı için bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı tarafça yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde davacı tarafa re'sen iadesine, Dair, tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 07/09/2026
Katip ... e-imza*
Hakim ... e-imza*