İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/179 E. 2025/127 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/179
- Karar No
- 2025/127
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/179 Esas - 2025/127
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2024/179 KARAR NO : 2025/127
DAVA : Marka ... Kararı İptali DAVA TARİHİ : 19/04/2024 KARAR TARİHİ : 14/04/2025 Yazım Tarihi: 09/05/2025 İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Davacının, DNA, proteinler, enzimler, antikorlar ve diğer biyolojik maddeleri geliştirmekte ve üretmekte olan global bir ... şirketi olduğunu, ... sayılı “...” ibareli marka başvurusunun, ... tarafından 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu Madde 5/1 (b) ve 5/1 (c) uyarınca reddedildiğini, ... kararında markanın ayırt edici olmaması ve tanımlayıcı olması kanaatlerinin açıklanıp gerekçelendirilmediğini, Davaya konu markanın ayırt ediciliği yüksek, vasıflı olmayan ve özgün bir marka olduğunu, “...” markalı ürünlerin DNA dizilimi olup, bu dizilimlerin daha sonra bir plazmide eklendiğini, dolayısıyla ürünlerin minik ... boyuttaki plazmidler olmayıp, DNA dizilimlerinin plazmidlerin içine yerleştirilebilme özelliklerine atıfta bulunacak şekilde ihdas edildiğini, "..." ibaresinin ... teknoloji düzeyindeki bir ölçek ile ilgisi olmayıp, bu bağlamda müvekkil markasının tanımlayıcı olduğu yönündeki gerekçelerin doğru olmadığını, Söz konusu ürünlerin eczanelerden dahi satın alınması mümkün olmadığını, hedef tüketici kitlesinin bilinçli tüketici olduğunu, ... markasının, tüketici kitlesi üzerinde ürünün özelliğini, vasfını bir refleks olarak derhal düşündürmesinin mümkün olmadığını, Müvekkil markasın uzun ve yaygın coğrafi alanda kullanım sonucu ayırt edicilik kazandığını, "..." markasının, ....'nin anadil ve resmi dil olduğu ülkelerde dahi, ayırt edicilik ve tanımlayıcılık değerlendirmeleri sonucunda tescil edildiğini, belirterek ... sayılı ... kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı firmanın ... başvuru sayılı markasının SMK 5/1-b-c maddelerine göre ayırt edici olmadığı, tanımlayıcı olduğu, SMK 5/2 maddesindeki koşullar oluşmadığı yönünde davacı başvurusu ve itirazının reddi konusunda verilen ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 20/02/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 19/04/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında; " ... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun 6769 s. Kanunun 5/1-(b) ve (c) bentleri uyarınca reddi yönündeki .... kararına karşı yapılan itiraz incelenmiştir. .....Yapılan incelemede, başvuru konusu markanın "..." ibaresinden oluştuğu, ibarenin bir gen teknolojisinin adı olduğu ve bütün olarak başvuru kapsamındaki mallar bakımından ayırt edici olmadığı ve tanımlayıcı olduğu kanaatine varılmıştır. Bu nedenle, 6769 s. Kanunun 5/1-(b) ve (c) bentleri kapsamında verilen ret kararı isabetli bulunmuştur. Başvuru sahibi vekili, başvurunun 6769 s. Kanunun 5/2 maddesi kapsamında değerlendirilerek ret kararının kaldırılması gerektiğini öne sürmüş olsa da, bu iddiayı ve 6769 s. Kanunun 5/2 maddesinde ifade edilen kullanım sonucu ayırt edicilik olgusunu destekleyen yeterli kanıt itiraz ekinde bulunmamaktadır. Dolayısıyla, başvuru sahibi vekilinin söz konusu iddiası da haksız bulunmuştur. Sayılan nedenlerle iş bu itirazın reddi gerekmiştir. KARAR İtirazın ve başvurunun reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir.” ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük tarihli) 4. Maddesinde "Marka, bir teşebbüsün mallarının veya hizmetlerinin diğer teşebbüslerin mallarından veya hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlaması ve marka sahibine sağlanan korumanın konusunun açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayabilecek şekilde sicilde gösterilebilir olması şartıyla, kişi adları dahil, sözcükler, şekiller, renkler, harfler, sayılar, sesler ve malların biçimi veya ambalajlarının biçimi olmak üzere her türlü işaretten oluşabilir", 5/1-b maddesinde " Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler", 5/1-c maddesinde " Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler ", marka olarak tesçil edilemez 5/2 maddesinde "Bir marka, başvuru tarihinden önce kullanılmış ve başvuruya konu mal veya hizmetler bakımından bu kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmışsa bu markanın tescili birinci fıkranın (b), (c) ve (d) bentlerine göre reddedilemez "hükmü yer almaktadır. SMK 5/1-b yönünden ; Markanın en önemli fonksiyonu markanın ayırt edici bir işaret olmasıdır. Marka, bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini başka bir teşebbüsün mal ve hizmetlerinden ayırt etmeye yaradığından, bir işaretin marka olma kabiliyetini haiz olması, o işaretin ayırt edicilik fonksiyonuna sahip olmasına bağlıdır. Bir işaretin bu fonksiyona sahip olup olmadığının tespiti önce soyut olarak yapılmalıdır. Yani marka olma niteliğine bakılmalıdır. Bir işaretin soyut ayırt edicilik niteliğinin varlığı tespit edildikten sonra, o işaretin marka olabilmesi açısından, ayrıca sicilde gösterilebilir olması ve üzerinde kullanılacak mal veya hizmetler açısından somut ayırt edicilik özelliğini haiz olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, işareti gören ortalama tüketici kitlesinin, tescil kapsamındaki mallar veya hizmetler yönünden bu işareti marka olarak, yani bir ticari işletmenin mal ve hizmetlerini tanıtan ve diğer işletmelerin aynı tür mal ve hizmetlerinden ayırt edildiğini algılaması zorunluluğu bulunmaktadır. SMK 5/1-c yönünden ; Marka başvurusundaki ibare ortalama tüketici nezdinde yukarıda belirtilen "Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten "tanımlayıcı, vasıf bildirici özellikleri varsa marka olarak tesçili mümkün bulunmamakta ve mutlak red engeline takılmaktadır. Marka hakkı münhasır olarak sahibine tekel / inhisari hak bahşettiğinden tanımlayıcı bir işaret bir kişiye verilirse ticari rekabet sağlanamaz. Buna göre, bir malın ya da hizmetin cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak gibi özelliklerine (iyi / güzel / süper / büyük / vb.) atıf yapan tanımlayıcı işaretlerin marka olarak tescil edilebilmesi mümkün değildir. Marka başvurusundaki ibare içerdiği emtia sınıfındakilerden ne kadar uzak ise tanımlayıcı, vasıf bildirici halinden de uzaklaşmış sayılır. SMK 5/2 yönünden ; Kanunun 5/2 maddesindeki koşuldan yararlanmak için ise , tescili talep edilen işaretin, başvurudan önce başvuru sahibince markasal kullanıldığı ve bu kullanım sonucunda ayırt edici nitelik kazanmış olduğu ve bu işaretin, tescil talebi kapsamında bulunan mallara ya da hizmetlere ilişkin olarak ayırt edicilik kazandığı ve de işaretin korumanın talep edildiği Türkiye’de marka olarak algılanır hale gelmiş olduğu ispatlanmalıdır. Ülkesellik ilkesi gereğince, yurt dışında kazanılmış ayırt edici niteliğin ispatlanması işaretin Türkiye’de tescili için yeterli değildir. Davacı başvuru Markası Redde Mesnet Madde ... .... 01,05.nci sınıf (Gen tedavisi ürünleri, farmasötikler, biyofarmasötikler ve aşıların üretimi ve geliştirilmesi için biyolojik maddeler, materyaller ve preparatlar; klinik kullanım ve araştırmalarda kulanım için klonlama vektörleri, ekspresyon vektörleri ve reaktifler; genetik yatkınlıkların tespiti ve tedavisinde tıbbi amaçlı kullanım için farmasötik preparatlar.) 06.03.2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda ÖZETLE; " 1- SMK 6769 5/1-b açısından Değerlendirme; Ayırt edici nitelik, soyut ayırt edicilik ve somut ayırt edicilik olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Soyut ayırt edici nitelik; bir işaretin, herhangi bir mal/hizmetle ilişkisi olmadan, marka olabilmek için gerekli ayırt ediciliğe sahip olması hâlidir. Mal ve hizmetlerden bağımsız olarak markanın soyut ayırt ediciliğinin var olduğu kanaatine varılmıştır. Somut ayırt edicilik ise, bir işaretin belirli bir mal/hizmet bakımından ayırt edici olup olmamasının tespitidir. Bu nedenle, öncelikle “...” ibaresinin anlamı incelenmiştir. Yapılan incelemeye göre “...” ibaresinin tek başına bir anlam ifade etmediği anlaşılmıştır. Buna karşın, “...” ibaresinin Yunanca “cüce” anlamına geldiği, bununla birlikte bu ibarenin “herhangi bir ölçünün milyarda biri”’ni ifade ettiği tespit edilmiştir (....). “...” ise Türkçe’de “...” olarak geçmekte ve “bakteriyel hücrelerde bulunan dairesel DNA molekülleri”’ni ifade etmektedir. Tek başına “...” şeklinde bir kullanım olmadığı gibi, “...” bir ölçü birimi olmadığı için bunun binde birinin de anlamlı bir tanımı yoktur. Marka olarak kullanımdaki “...”, biyoteknolojik yöntemlerle oluşturulmuş ticari bir vektör (taşıyıcı) platform sistemidir. Ortalama bir tüketici için bir anlam ifade etmemektedir. Olağan akışta raflarda satılan ve satın alınan bir ürün değildir. “...” markasının özellikle gen tedavisi ürünleri ve aşı gibi biyolojik/biyoteknolojik ürünlerle ilgili çalışma ve üretim yapan, bilimsel düzeyi yüksek sağlık profesyonelleri tarafından bilinmesi ve kullanımı söz konusudur. Konuyla ilgili uluslararası yayınlarda “...” ibareli ticari sistemlerin bilimsel araştırmalarda da kullanıldığı görülmektedir. ... sayılı “...” ibareli marka başvurusunun kapsadığı malların listesi şöyledir; ........ Belirtilen bilgi ve görüşler neticesinde “...” ibaresinin yukarıda yer alan eşya listesi bakımından özgün ve ayırt edici olduğu kanaatine varılmıştır. 2- SMK 6769 5/1-c açısından Değerlendirme; Somut olayda yukarıda da açıklandığı üzere, ortalama tüketici “...” ibaresi görüldüğünde veya duyulduğunda, işaret ile çekişmeli mallar olan (Gen tedavisi ürünleri, farmasötikler, biyofarmasötikler ve aşıların üretimi ve geliştirilmesi için biyolojik maddeler, materyaller ve preparatlar; klinik kullanım ve araştırmalarda kulanım için klonlama vektörleri, ekspresyon vektörleri ve reaktifler; genetik yatkınlıkların tespiti ve tedavisinde tıbbi amaçlı kullanım için farmasötik preparatlar) arasında doğrudan ve somut bir ilişki kuramayacaktır. “...” ibaresinin bu marka ile satışta olan gen tedavisi, biyolojik maddeler, vektörler, reaktifler, ilaçlar için cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten ve doğrudan atıfta bulunan bir anlam içermediği ve kanaatine varılmıştır. 3- SMK 6769 m. 5/2 açısından Değerlendirme; SMK’nın 5/2 “Bir marka, başvuru tarihinden önce kullanılmış ve başvuruya konu mal veya hizmetler bakımından bu kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmışsa bu markanın tescili birinci fıkranın (b), (c) ve (d) bentlerine göre reddedilemez.” ibaresi yer almaktadır. Ancak, dosya kapsamında ....’da tescil olduğunu gösteren belgeler yer alsa da, Türkiye’de kullanıma ilişkin delil yer almamaktadır. Markanın kullanım yoluyla ayırt edici nitelik kazanması için ülke içinde kullanımının ispat edilmesi gerekmektedir. Bu nedenle, m. 5/2 kapsamında iddiaların yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. SONUÇ •... sayılı “...” marka başvurusunun SMK’nın 5/1-b ve c maddesi kapsamında reddi koşullarının oluşmadığı, •Dava konusu ....’nun ... Sayılı Kararının iptali koşullarının oluştuğu, " şeklinde ifade edilmiştir. GEREKÇE: Tarafların iddia ve savunması, marka başvuru kapsamı ve görseli, bilirkişi heyet raporu, ... kararı ve dosyanın bütünü birlikte ele alındığında; Davacının " ... " ibareli başvuru markasının Kurum nihai kararı ile SMK 5/1-b-c maddesine göre " ibarenin bir gen teknolojisinin adı olduğu ve bütün olarak başvuru kapsamındaki mallar bakımından ayırt edici olmadığı ve tanımlayıcı olduğu; başvurunun kullanım sonucu ayırt edicilik olgusunu destekleyen yeterli kanıt itiraz ekinde bulunmamaktadır. " şeklinde gerekçe ile başvuru reddedilmiştir. 6769 sayılı SMK 5/1-b maddesi yönünden değerlendirme; " ... " ibareli başvuru markasının kapsamında yer alan mallarda hedef kitle yani ortalama tüketici kitlesi nazarında bu işareti marka olarak, yani bir ticari işletmenin malını tanıtan ve diğer işletmelerin aynı tür mallardan/hizmetlerden ayırt edildiğini algılamasına yol açan şekilde soyut ve somut ayırt ediciliği bulunduğu (nitekim benimsenen bilirkişi heyet raporunda bu husus özetle " markanın soyut ayırt ediciliğinin var olduğu kanaatine varılmıştır. Yapılan incelemeye göre “...” ibaresinin tek başına bir anlam ifade etmediği anlaşılmıştır. Buna karşın, “...” ibaresinin Yunanca “cüce” anlamına geldiği, bununla birlikte bu ibarenin “herhangi bir ölçünün milyarda biri”’ni ifade ettiği tespit edilmiştir (....). “...” ise Türkçe’de “...” olarak geçmekte ve “bakteriyel hücrelerde bulunan dairesel DNA molekülleri”’ni ifade etmektedir. Tek başına “...” şeklinde bir kullanım olmadığı gibi, “...” bir ölçü birimi olmadığı için bunun binde birinin de anlamlı bir tanımı yoktur. Marka olarak kullanımdaki “...”, biyoteknolojik yöntemlerle oluşturulmuş ticari bir vektör (taşıyıcı) platform sistemidir. Ortalama bir tüketici için bir anlam ifade etmemektedir. Olağan akışta raflarda satılan ve satın alınan bir ürün değildir. “...” markasının özellikle gen tedavisi ürünleri ve aşı gibi biyolojik/biyoteknolojik ürünlerle ilgili çalışma ve üretim yapan, bilimsel düzeyi yüksek sağlık profesyonelleri tarafından bilinmesi ve kullanımı söz konusudur. Konuyla ilgili uluslararası yayınlarda “...” ibareli ticari sistemlerin bilimsel araştırmalarda da kullanıldığı görülmektedir. ... sayılı “...” ibareli marka başvurusunun kapsadığı malların listesi şöyledir; ........ Belirtilen bilgi ve görüşler neticesinde “...” ibaresinin yukarıda yer alan eşya listesi bakımından özgün ve ayırt edici olduğu kanaatine varılmıştır." şeklinde de izah edildiği ) Bu açıdan ... tarafından davaya konu marka başvurusunun SMK 5/1-b kapsamında ayırt edicilik niteliği taşımadığı tespitinin yerinde ve doğru olmadığı sonucuna varıldığı; 6769 sayılı SMK 5/1-c maddesi yönünden değerlendirme: " ... " ibareli başvuru markasının kapsamında yer alan mallarda hedef kitle yani ortalama tüketici kitlesi nazarında cins, vasıf bildiren, tanımlayıcı bir durum olarak algılanması gereken bir işaret olmadığı , (nitekim benimsenen bilirkişi raporunda bu husus özetle " ......ortalama tüketici “...” ibaresi görüldüğünde veya duyulduğunda, işaret ile çekişmeli mallar olan (Gen tedavisi ürünleri, farmasötikler, biyofarmasötikler ve aşıların üretimi ve geliştirilmesi için biyolojik maddeler, materyaller ve preparatlar; klinik kullanım ve araştırmalarda kulanım için klonlama vektörleri, ekspresyon vektörleri ve reaktifler; genetik yatkınlıkların tespiti ve tedavisinde tıbbi amaçlı kullanım için farmasötik preparatlar) arasında doğrudan ve somut bir ilişki kuramayacaktır. “...” ibaresinin bu marka ile satışta olan gen tedavisi, biyolojik maddeler, vektörler, reaktifler, ilaçlar için cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten ve doğrudan atıfta bulunan bir anlam içermediği ve kanaatine varılmıştır. " şeklinde de izah edildiği ) Bu açıdan bu mallar açısından ... 'nın davaya konu marka başvurusunun SMK 5/1-c kapsamında mutlak red engeli oluşturduğu tespitinin yerinde ve doğru olmadığı sonucuna varıldığı; Neticeden davanın kabulü gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın KABULÜNE, 2-Dava konusu .... sayılı ... Kararının iptaline, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davalıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 4-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5-Davacının yaptığı; 11.000,00 TL bilirkişi ücreti, 105,00 TL tebligat ücreti, 427,60 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 11.532,60 TL yargılama giderinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 6-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 14/04/2025 Katip .... Hakim .... E imzalıdır E imzalıdır