İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/78 E. 2026/304 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/78
- Karar No
- 2026/304
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2026/78 Esas KARAR NO : 2026/304 Karar
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALI : ... - ... ...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/10/2022 KARAR TARİHİ : 10/04/2026 YAZIM TARİHİ : 10/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili ile davalının ... İnş.ve Mob. San.ve Tic. Ltd. Şti'nin %50- %50 oranında ortak olduklarını, sermayeyi ½ oranında taahhüt ettiklerini ve ödediklerini, ancak şirketin hiçbir mal varlığının kalmadığını ve kendiliğinden ticaret sicili kaydından silindiğini, ...'ne vergi borcunun bulunduğunu vergi borcunun şirketten tahsil imkanının bulunmadığını, bu nedenle iki ortağın koydukları sermaye oranlarında vergi borcundan sorumlu olmalarının gerektiğini, ancak ... borcun tamamını sadece davacı ortak olan müvekkilinden tahsil edildiğini, 6183 sayılı Yasanın 35.maddesine göre vergi dairesinin bu alacağını şirketten alma imkanının hiç kalmadığı için ortakların payları oranında sorumlu oldukları ilkesi doğrultusunda sorumlu olmaları gerekirken tümünü ... müvekkilinin ödemek zorunda kaldığını, davalının hissesine düşen miktarı da müvekkilinin ödemek zorunda kalması nedeniyle davalıya düşen sermaye oranında miktar kadar davalıya rücu etmek zorunda kalındığını ve ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, itirazın haksız olduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, %20 oranından aşağı olmayacak şekilde davalı aleyhine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle : Davayı kabul etmediğini, davacı tarafından hiçbir haklı sebep olmadığı halde kendi alacağı olduğunu ileri sürerek icra takibi başlattığını, icra takibine haklı olarak itirazda bulunduğunu, hiçbir imzası ve yetki belgesi bulunmaksızın şirkete ortak olduğu gerekçesi ile alacak çıkarıldığını, daha önce davacı ile beraber çalıştığını, alacak verecek konusunun halledildiğini, kendisinden hiçbir alacağının kalmadığını, aksine kendisinin davacıdan alacağının bulunduğunu, davacının tek maksadının kendisinden para koparmak olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir . YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava ; İtirazın İptali davasına ilişkindir. ... müzekkere cevabı mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. ... müzekkere cevabı mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. ... Esas sayılı dosyası mahkememiz dosyası arasına alınmıştır . Bilirkişi raporunda özetle; ... Mahkemesinin, 09.03.2023 tarih ve 1 nolu celse celse ara kararı ile, “Uyuşmazlık konusunda rapor düzenleme” görevi verilmesi üzere, yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde, davalının, 39.450,44.TL asıl ve 2.431,88 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 41.882,32 TL ödenmesi gerektiği tespit ve hesaplandığı yönündeki kanaatini belirtmiştir. Bilirkişi raporunun denetime açık hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır . 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5. maddesinde sonra gelmek üzere 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı yasanın 20. ile 5/A maddesi eklenmiş olup bu maddeye göre Türk Ticaret Kanunun 4. Maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari ticari davalardan , konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında arabuluculuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Kabul tarihi 06/12/2018 olan 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun’un 21. 22. 23. ve 24. maddeleri ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir. "MADDE 20- 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir. “3. Dava şartı olarak arabuluculuk MADDE 5/A- (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. (2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.” MADDE 21- 6102 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. “GEÇİCİ MADDE 12- (1) Bu Kanunun dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, bu hükümlerin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan davalar hakkında uygulanmaz.” MADDE 22- 7/6/2012 tarihli ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir. “Şu kadar ki dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin 18/A maddesi hükmü saklıdır.” MADDE 23- 6325 sayılı Kanuna Dördüncü Bölümden sonra gelmek üzere “Dava Şartı Olarak Arabuluculuk” başlığıyla Beşinci Bölüm ve aşağıdaki madde eklenmiş, diğer bölümler buna göre teselsül ettirilmiştir. “Dava şartı olarak arabuluculuk MADDE 18/A- (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." Bu yasal düzenleme ile TTK’nin 5. maddesine eklenen 5/A maddesiyle TTK’nın 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı haline getirilmiş olup, aynı yasal düzenlemenin 23. maddesinde 6325 sayılı Kanuna eklenen 18/A maddesiyle arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiştir . Davanın 21/10/2022 tarihinde açıldığı, görevsizlikle mahkememize 30.01.2026 tarihinde tevzii edildiği, arabuluculuk başvurusunun 03/02/2026 tarihinde yapıldığı, davacının dava açılışında davalı yönünden zorunlu arabuluculuğa gitmediği anlaşılmış olup 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5/A maddesinin 1. Fıkrası ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabulucuk Kanununa 7155 sayılı yasanın 23. Maddesi ile eklenen 18/A-2 maddesi gereğince bu husus mahkememiz açısından özel dava şartı olduğundan ve dava şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından HMK 114 ve 115. Maddeleri gereğince davalı aleyhine açılan dava yönünden dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın usulden REDDİNE; 2-Alınması gereken 732,00-TL harçtan dava açılışında peşin yatırılan 531,13-TL'nin mahsubu ile eksik yatırıldığı anlaşılan 200,87-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK'nın 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememize Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/04/2026
Katip ... e-imza
Hakim ... e-imza