İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/1000 E. 2026/320 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/1000
Karar No
2026/320
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/1000 Esas KARAR NO : 2026/320

DAVA : Tapu İptali Ve Tescil DAVA TARİHİ : 17/07/2023 KARAR TARİHİ : 24/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 09/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılar, aralarında düzenlenen, Büyükçekmece ... Noterliği'nin 08.12.2010 tarih, ... yevmiye numarasında kayıtlı Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi ile, İstanbul ili, .... ilçesi, ....(Gürpınar-yeni) mahallesi, ... D pafta, .... ada, .... parsel sayılı taşınmaz üzerine kat karşılığı inşaat yapılması hususunda anlaştıklarını, bu sözleşmede davalı ...'in arsa sahibi, davalı şirket ise yüklenici sıfatında olduğunu, davacı şirket yetkilisi ve ortağı ...'ın konut ihtiyacını karşılamak amacıyla, davacı şirket, davalı şirket ile görüşerek 03.12.2014 tarihli sözleşme ile 150.000,00 TL bedel karşılığında, davalı yüklenici şirketin inşaat sözleşmesi kapsamında mülkiyetine hak kazanacağı 2+1 dairelerden birinin davacı şirkete devri hususunda anlaştıklarını, müvekkili şirketin, edimi olan satış bedeli 150.000,00-TL'nin tamamını sözleşmede öngörüldüğü şartlarda ve sürede davalı şirket hesabına yatırarak, edimini yerine getirdiğini, buna rağmen, sözleşmede öngörülen süreler üzerinden yıllar geçmiş olmasına rağmen, davalı şirket, edimi olan taşınmazı teslim ve tapuyu müvekkile devretme borcunu yerine getirmediğini, davalı yüklenici, kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği davalı arsa sahibine karşı edimi olan inşaatı tamamlama aşamasına getirdiğini, sözleşme ile yükleniciye düşen ve yüklenici tarafından müvekkile satışı vaat edilen bağımsız bölümler, halen davalı arsa sahibi adına tescilli olduğundan, arsa sahibi de zorunlu olarak hasım gösterildiğini, yükleniciye düşüp de halen davalı arsa sahibi adına kayıtlı olan bağımsız bölüm numaraları tapudan ve sözleşmeye göre yapılan incelemede A blok: 1, 3, 4, 7, 8, 9, 20, 34, 35, 38, B blok: 3, 31, C blok: 1, 2, 5, 6, 33, D blok: 3 nolu bağımsız bölümler olduğunu, sözleşme tarihinde, bağımsız bölüm numaraları belli olmadığından, sözleşmeye bağımsız bölüm numarası yazılmadığını, kat irtifakı kurulmasına rağmen, davalı yüklenici seçimlik hakkını kullanarak müvekkile bağımsız bölüm numarasını bildirmediğini, bu durumda, seçimlik hakkın müvekkile geçtiğini, arsa sahibi davalı ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapan davalı şirket, sözleşme gereği kendisine düşen bağımsız bölümlerden birini müvekkiline temlik ettiğini, yazılı sözleşme geçerli olup, müvekkil bu sözleşmeye dayalı olarak hak talebinde bulunduğunu, açıklanan nedenlerle öncelikle, taraf teşkilinde güçlük yaşanmaması bakımından, davalı yükleniciye isabet edip halen davalı arsa sahibi adına kayıtlı bulunan İstanbul ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... pafta, .... ada, ... parsel sayılı ana taşınmazda bulunan A blok: 1, 3, 4, 7, 8, 9, 20, 34, 35, 38, B blok: 3, 31, C blok: 1, 2, 5, 6, 33, D blok 3 bağımsız bölüm numaralı taşınmazların tapu kaydına davalıdır şerhi konulmasına, bu bağımsız bölümlerden kat irtifakına esas proje getirtilip keşif yapıldıktan sonra bildireceği seçimlik hakkına göre bir adet 2+1 dairenin davalı arsa sahibi adına olan tapusunun iptali ile her türlü takyidattan ari olarak müvekkil adına tesciline, bu mümkün olmadığı takdirde, yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi ile belirlenecek dava konusu 2+1 daire nitelikli taşınmazın sözleşmede ön görüldüğü haliyle tamamlanmış durumda, dava tarihi itibariyle belirlenecek değerinin, dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı yüklenici şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine, geç ifa ve eksik ifa nedeniyle olan tazminat haklarının saklı tutulmasına, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf müvekkili şirketin İstanbul ili, .... ilçesi, .... mahallesi, ... ada,.... parselde kain projesinden gayrimenkul satın aldığından bahisle tapu iptal ve tescil, tapu tescilinin mümkün olmaması halinde taşınmazın dava tarihindeki değerinin ödenmesi talepli işbu davayı açtığını, TK 5/A maddesi uyarınca bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olduğunu, davacı taraf işbu davayı açmadan önce ticari dava şartı arabuluculuk başvurusunda bulunması zorunlu kılınmış olup davacı tarafça müvekkili şirkete karşı herhangi bir ticari dava şartı arabuluculuk başvurusu gerçekleştirilmediğini, huzurda görülen dava her ne kadar görevsizlik kararı üzerine Mahkemenize tevdi edilmişse de bu husus yasal arabuluculuk başvurusuna istisna teşkil etmediğini, kaldı ki davacı tarafça da eksiklik görevsizlik kararı ve süreci boyunca da tamamlanmadığını, dolayısıyla da dava şartı ticari arabuluculuk başvurusu tamamlanmadan ikame edilen işbu davanın usulden reddine karar verilmesini, davacı taraf işbu davayı ikame ederken dava sonucu taleplerini ve gerekçelerini açıkça belirtmediğini, davacı tarafın taleplerinin açık olmadığı ve taleplerinin gerekçe ve izahları yapılmadığı, yine tapu iptal ve tescil talebinde bulunduğu görülmekle hangi taşınmazlara ilişkin talepte bulunduğu, idari adresin bağımsız bölüm numarası bildirmediği, HMK 31'inci maddesinde hakim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabileceği hükmedildiği, gerek uyuşmazlık türünün tespiti bakımından gerekse savunma hakkı bakımından mahkemece davacı tarafa dava sonucu taleplerinin açıklama yaptırılmasını,davacı taraf, dava dilekçesinde taşınmaza ait ada parsel numarasını belirtmiş olsa da inşaattan sonra yapılacak olan taşınmazın projesine göre hangi dairenin/taşınmazın kendisine ait olacağı konusunda taraflar arasında herhangi bir sözleşme veya anlaşma iradesi bulunmadığını, hangi taşınmazın kendisine teslim edileceği belli olmadığı için taşınmazın tapu tescili yapılamayacağını, bu sebeple de davanın usulüne uygun açılmamış olması sebebiyle davanın reddi gerektiği, davacı taraf, müvekkilin taşınmazlarına tapuda şerh konulmasını talep etmiş olsa da taraflar arasında geçersiz bir sözleşme bulunmadığını, ayrıca davacı tarafın iddiası sadece bir taşınmaz yönünden olduğu için müvekkilinin diğer taşınmazları için tapuda 'davalıdır' şerhi konulması müvekkilinin işlerini olumsuz etkileyeceğini, bu sebeple de bu şerhin konulması hukuka aykırı olup tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, ortada geçerli bir taşınmaz satış sözleşmesi olmadığını, ilgili sözleşme kanunun amir hükümlerinin aradığı resmi şekilde yapılmadığı ve sözleşmenin imzalandığı tarihteki şirket yetkilileri olan ... ve ...'nın imzalarının bulunmadığından geçersiz olduğunu, adi yazılı sözleşmelere dayanarak taraflar bir gayrımenkulün tescilini talep edemeyecekleri, bilindiği üzere taşınmaz satış sözleşmeleri resmi şekilde yapılmak durumunda olduğu, bu şekil şartını ihtiva etmeyen sözleşmeler baştan itibaren ve tümüyle geçersiz olduğunu, buna rağmen davacı yanın sözleşme konusu tapunun tescilini veya bedelinin ödenmesi isteminde bulunması hukuka aykırı olacağı, her ne kadar taraflar arasında geçersiz bir sözleşmenin var olduğu izahtan vareste olsa da, bir anlık bu sözleşmenin geçerli olduğunu varsayımında dahi davacı taraf edimlerini yerine getirmediğini, sözleşme 03.12.2014 tarihli olup, sözleşmenin IV. kısmı "2- Taşınmazın Satış Bedeli" maddesi c) bendi uyarınca 40.000 TL'nin 03.12.2024 tarihinde, 50.000 TL'nin 08.12.2024 tarihinde, 10.000 TL'nin 19.12.2024 tarihinde ödeneceği, kalan 50.000 TL tutarındaki bedelin sözleşme tarihinden itibaren 2 ay içerisinde ödeneceği hükmedilmiştir. Yine sözleşmenin V. kısmı 3'üncü maddesi uyarınca gecikecek ödemelere aylık %5 gecikme faizi uygulanacağı hükmedildiğini, davacı tarafça sunulan dekonta göre kalan 50.000 tutarındaki ödeme 2 aylık sürenin bitiminden çok sonra 13.04.2016 tarihinde yapıldığı ve ödemeyi geciktirdiği, geciken ödemeye ilişkin alacak ve tazminat hakları saklı kalmak kaydıyla, dava konusu 03.12.2014 tarihli sözleşmenin geçerli olduğu varsayımında dahi davacı tarafça tüm edimlerin yerine getirilmeden işbu davayı açması, müvekkili şirkete karşı hak ve alacak talebinde bulunması hukuka aykırı olduğunu, izah edilen nedenlerle öncelikle davanın usulden reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi kapsamında tapu iptal ve tescil, mümkün olmaması halinde taşınmazın dava tarihindeki değerinin tahsili istemine ilişkindir. Davalılar, aralarında düzenlenen, Büyükçekmece .... Noterliği'nin 08.12.2010 tarih, ... yevmiye numarasında kayıtlı Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi ile, İstanbul ili, ... ilçesi, .... mahallesi, .... pafta, .... ada, .... parsel sayılı taşınmaz üzerine kat karşılığı inşaat yapılması hususunda anlaşmışlardır. Bu sözleşmede davalı ... arsa sahibi, davalı şirket ise yüklenici sıfatındadır. Davacı şirket davalı şirket ile görüşerek 03.12.2014 tarihli sözleşme ile, 150.000,00 TL bedel karşılığında, davalı yüklenici şirketin inşaat sözleşmesi kapsamında mülkiyetine hak kazanacağı 2+1 dairelerden birinin davacı şirkete devri hususunda anlaşmışlardır. Büyükçekmece Tapu Müdürlüğü 03.10.2025 tarihli yazıları ile .... Mah. .... ada .... parsel C Blok 5 nolu bağımsız bölümün tapu kayıtları gönderildiği, incelenmesinde; C-Blok 5 Nolu bağımsız bölümün 11.02.2014 tarih 3008 yevmiye ile ... adına kayıtlı olduğu, kat irtifakı tesis edilmiş olduğu gözlemlenmiştir. Dosyada mevcut 08.12.2010 tarihli Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinde; “Yüklenici, Sözleşme konusu arsa üzerinde yapılacak olan inşaatın en asgari olarak, arsanın %40'ına oturacak olup, 4(dört) blok ve her bir blok beş kat ve her bir katında 8(sekiz) daire olacak, her bir kattaki daireler, 1+1 (60m2) 4 (dört) adet, 2+1 (105m2) 4 (dört) adet olacağını kabul ve taahhüt etmiştir. İş bu durum sözleşmenin geçerlilik şartı olup, yüklenici bu imar durumunu gerçekleştiremediği takdirde sözleşme, her hangi bir ihbar ve ihtara gerek duyulmaksızın feshedilmiş sayılacağını taraflar kabul ve taahhüt etmişlerdir.” hükmü bulunmaktadır. Yine sözleşme ekinde bulunan paylaşım listesinde C Blok 1 ve 5 nolu bağımsız bölümlerin müteahhit firmaya ait olduğu tespit edilmiştir. Yüklenici tarafından Büyükçekmece ...Noterliği 08 Aralık 2010 tarih ve ... yevmiye nolu sözleşme gereğince edimlerin yerine getirilip getirilmediği tespiti gerekmektedir. İstanbul İli, .... İlçesi, .... ada .... parsel sayılı ana taşınmazda bulunan C BLOK 1. Bodrum kat 5 numaralı mesken nitelikli bağımsız bölümün tam hissesinin 11.02.2024 tarihi itibarıyla davalı ... adına kayıtlı olduğu görülmüştür. C Blok 1. Borum kat 5 numaralı taşınmazda yapılan incelemede taşınmazın 2+1 nitelikte ebeveyn banyolu olduğu; taşınmazda elektrik tesisatı ve mekanik tesisatların yapıldığı, sıva, alçı işlerinin bitirildiği, pencere doğramalarının takılı olduğu, elektrik priz ve duyların takılı olduğu, zemin laminant kaplamasının yapılmadığı, iç kapıların takılmadığı, mutfak ve banyo lavabo, batarya, tezgah ve dolapların yapılmadığı, blok içi imalatların genel olarak tamamlandığı, ortak alan peyzajın büyük oranda tamamlandığı gözlenmiştir. Taşınmazın bitirilme oranının yaklaşık olarak % 84,85 olduğu alınan bilirkişi ek raporuyla tespit edilmiştir. Türk Borçlar Kanunu'nun 470 (818 Sayılı BK.'nın 356) ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmelerinin özel bir türü olan kat karşılığı inşaat sözleşmeleri karşılıklı edimleri içeren bir sözleşme olup, bu sözleşmelerde arsa sahibi; inşaat yapılacak arsayı hazır durumda yükleniciye teslim etmek ve inşaat yapıldıktan sonra da yüklenicinin hak ettiği bağımsız bölümlerin devrini sağlamak, yüklenici ise; arsa üzerinde bilime, fenne ve imara uygun bir şekilde binayı yaparak arsa sahibine teslim etmek borç ve yükümlülükleri altındadır. Diğer taraftan bu sözleşmeler karma nitelikli sözleşmeler olup, inşaat yapılması ile ilgili eser ve tapu devri ile ilgili satış sözleşmelerini içermeleri nedeniyle, tapu devri tapu memuru önünde resmi şekilde yapılmak zorunda olduğundan, kat karşılığı inşaat sözleşmelerinin de kural olarak resmi şekil zorunluluğu bulunmaktadır. Buna göre; noterde resmi olarak yapılmayan bu sözleşmeler kural olarak geçersizdir. Ancak; resmi olarak yapılmasa bile, sözleşmedeki edimlerin ağırlıklı bir şekilde yerine getirildiği, özellikle tapu devrinin yapıldığı durumlarda, yerleşik yargı kararları gereğince sözleşmenin geçersizliğini ileri sürmek TMK.'nın 2. maddesindeki dürüstlük kuralına uygun olmayıp hakkın kötüye kullanılması niteliğindedir. Bu tür durumlarda istisnaen adi yazılı sözleşme geçerli hale gelir. Diğer taraftan; kural olarak resmi şekil zorunluluğu bulunan kat karşılığı inşaat sözleşmelerinin hükümlerini değiştiren ek sözleşmelerin de resmi olarak yapılması yine kural olarak zorunludur. Ancak, yine kuralın istisnası olarak; resmi yapılan bir kat karşılığı inşaat sözleşmesinin hükümlerini değiştiren adi yazılı bir ek sözleşme kural olarak geçersiz olsa da, bu sözleşme hükümlerine uygun olarak taraflar arasında birtakım resmi işlemler yerine getirildiği takdirde bu sözleşmeler de geçerli hale gelebilecektir ( Yargıtay 15.HD'nin 2019/396 E. 2019/4314 K. Sayılı ilam içeriği de benzer niteliktedir.). Arsa payı devri karşılığı inşaat sözleşmeleri taraflarına karşılıklı haklar ve borçlar yükler. Öncelikle üzerine inşaat yapılacak arsayı yükleniciye teslim etmesi gereken arsa sahipleri yüklenicinin karşı edimini yerine getirmesinden sonra, yükleniciye sözleşmeye uygun arsa veya kurulmuşsa kat irtifak tapusunu devretmekle yükümlüdür. Yüklenicinin temel borcu ise eseri (binayı) meydana getirmektir. Binanın inşasından maksat, yapının sözleşmeye, fen kurallarına ve amacına uygun imal edilmesidir. Yüklenici bu nitelikleri taşıyan bir bina meydana getirmişse, sözleşmede aksine hüküm bulunmayan hallerde yapının arsa sahibine tesliminde, sözleşmede ayrık hüküm varsa tesliminden önce ve ancak sözleşme koşullarına uygun oranda arsa payı veya bağımsız bölümün tescilini isteyebilir. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafı olan yüklenici, yukarıda sayılan edimleri yerine getirdiğinde, arsa sahibine karşı kazandığı kişisel hakları arsa sahibinin onayı gerekmeksizin üçüncü kişilere temlik edebilir. Yüklenicinin kişisel hakkını temellük eden üçüncü kişi de bu hakları yüklenicinin halefi olarak arsa sahibine karşı ileri sürme olanağına sahiptir. Yükleniciden temellük edilen kişisel hakkın dava edilerek arsa sahibine karşı ileri sürülmesi ya da yüklenicinin bu hakkını üçüncü bir kişiye devretmeden kendisinin tescil istemesi halinde mahkemece, tüm bu yönler üzerinde durulmalı, yüklenicinin edimini tam anlamıyla yerine getirip getirmediği öncelikle saptanmalıdır. Bütün bu araştırmalar sonunda eserin (binanın) arsa sahibinin reddedemeyeceği bir seviyeye getirildiği; ancak, yüklenicinin arsa sahibine gerek eksik ve ayıplı işlerden, gerekse sözleşme veya kanundan kaynaklanan nedenlerden dolayı borçlu bulunduğu ortaya çıkarsa, yükleniciye veya halefi olan üçüncü kişiye bunları yerine getirmek üzere uygun bir süre tanınmalı ya da olanaklı bulunursa karşılıkları para olarak depo ettirilerek, depo ettirilecek tutar arsa sahibine ödenmek üzere (birlikte ifa kuralı) kişisel hakların sonuçlarını meydana getirdiği düşünülüp, istem kabul edilerek tescil hükmü kurulmalıdır (Yargıtay 15.HD. 2020/1701 E. 2021/2007 K. Sayılı ilamı da benzer niteliktedir.). Yerleşik yargı kararları gereğince; kat karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafı olan yüklenici, bu sözleşme gereğince kendisine düşen bağımsız bölümleri finans sağlamak amacıyla üçüncü kişilere devrettiğinde, satıcı yüklenici ile alıcı üçüncü kişi arasında satış vaadi ile birlikte "alacağın temliki" sözleşmesi de kurulmuş olur. Diğer bir ifade ile; yüklenici kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği arsa sahibinden alacağı olan bağımsız bölümü üçüncü kişiye devretmiş olur. Bu nedenle, alacağın temliki niteliğindeki satış vaadi sözleşmesinin yazılı olarak yapılması yeterli olup, ayrıca resmi şekilde yapılması zorunluluğu bulunmamaktadır. Diğer taraftan; yüklenicinin kendisine düşen bağımsız bölümleri üçüncü kişilere satabilmesi ya da üçüncü kişinin yapılan satış sözleşmesi gereği bu bağımsız bölüm ile ilgili hak iddia edebilmesi için, yüklenicinin kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince edimlerini eksiksiz yerine getirmiş olması gerekir. Yüklenici edimini yerine getirdiği takdirde, alıcı kişi alacağın temliki hükümlerine göre yüklenicinin halefi olarak bu konuda arsa sahibine müracaat edebilir. Edim tam anlamıyla yerine getirilmediği takdirde ise, yüklenici hak sahibi olamayacağı için alıcı kişinin de satış konusu bağımsız bölümün aynına ilişkin bir hak talep etmesi mümkün olmayacaktır. Bu nedenlerle, bu tür davalarda yüklenici ile arsa sahibi arasında "zorunlu dava arkadaşlığı" bulunmaktadır. Sözleşmenin geçersizliği durumunda taraflar sözleşmenin ifasını isteyemez ve birbirlerini ifaya zorlayamazlar. Geçersiz sözleşmeye dayanarak, birbirlerinden müsbet zararlarını ve menfi zararlarını talep edemezler, ancak, sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak, birbirlerine verdiklerini talep edebilirler. 818 sayılı BK'nın 61/2. maddesinde (TBK'nın 77.) bu kural "...muteber olmayan...bir sebebe istinaden ahzolunan şeyin iadesi lazımdır." şeklinde ifade edilmiştir. Geçersiz sözleşme uyarınca sözleşmenin geçersizliğinin tespitinden itibaren herkes verdiğini geri alır ve sözleşmenin geçersizliğinin kesin olarak tespitinden itibaren zamanaşımı süresi başlar. Bu halde; zamanaşımı süresinin bu davanın karara bağlanmasıyla başlayacağından zamanaşımından bahsedilemez. ( Bkz. Benzer yönde Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2024/3736 Esas, 2025/177 Karar sayılı ilamı) Somut olayda; sözleşmenin geçerli olup olmadığı hususunun değerlendirilmesinde; davalı şirket yetkililerini gösterir şekilde ticaret sicil kayıtları istenmiş olup müşterek yetkinin bulunduğu ancak sözleşmenin noterde onaylama şeklinde olup imzaların da bulunduğu dikkate alındığında sözleşmenin geçerli olduğunun kabulü gerektiği kanaatine varılmıştır. Sözleşmenin geçersiz kabul edilmesi halinde sebepsiz zenginleşme kapsamında denkleştirici adalet ilkesi kapsamında değerlendirme yapılması gerekirken sözleşmenin geçerli kabul edilmesi halinde tapu iptal ve tescil şartlarının oluşmaması halinde taşınmazın rayiç bedeline hükmedilmesi gerekmektedir. Yüklenici ve davacı açısından düzenlenen satış vaadi sözleşmesinin alacağın temliki hükmünde olduğu, yüklenicinin edimlerini yerine getirmesinin önem arz ettiği, buna yönelik yapılan araştırmada işin bitirilme oranının tapu iptal ve tescil şartlarını oluşturmadığı, alınan bilirkişi raporlarının hükme ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla tapu iptal ve tescil talebinin ve dolayısıyla arsa maliki olup zorunlu dava arkadaşlığı konumunda olan ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı şirket aleyhine açılan terditli talebin ise kabulü ile taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda yazılı olduğu üzere; 1-Davalı ... aleyhine açılan davanın REDDİNE, 2-Davacının tapu iptal ve tesciline yönelik talebinin reddi ile terditli talebin davalı .... İnşaat Dekorasyon Otomotiv Turizm Gıda ve Temizlik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yönünden KABULÜ ile 1.700.000,00TL taşınmaz bedelinin dava tarihi olan 17/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 116.127,00TL ilam harcından peşin alınan 29.031,75TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 87.095,25TL'nin davalı ... İnşaat Dekorasyon Otomotiv Turizm Gıda ve Temizlik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketin'den alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından sarf edilen 37.000,00TL bilirkişi ücreti, 832,90TL posta masrafı, 4.361,50TL keşif harcı, 29.031,75TL tamamlama harcı ve 3.700,00TL ATVG araç ücreti olmak üzere toplam 74.926,15TL'nin davalı ... İnşaat Dekorasyon Otomotiv Turizm Gıda ve Temizlik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketin'den alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 256.000,00TL vekalet ücretinin davalı .... İnşaat Dekorasyon Otomotiv Turizm Gıda ve Temizlik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketin'den alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 6-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren işbu davalıya verilmesine, 7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/03/2026 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/1000, K. 2026/320, T. 24.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-1000-e-2026-320-k-2ab5fcec9b50