İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/766 E. 2026/696 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/766
Karar No
2026/696
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/766 Esas KARAR NO : 2026/696

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 08/07/2024 KARAR TARİHİ : 08/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21/07/2022 tarihinde ... yolunda ön plakası ...dorse plakası ... plaka sayılı araçtan dökülen mıcır/çakıl taşlarının davacı şirket nezdinde kasko sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ...plaka sayılı araca zarar verdiğini, meydana gelen kazada davalı tarafın asli ve tam kusurlu olduğunu, meydana gelen kaza neticesinde davacı sigorta şirketi tarafından 15/09/2022 tarihinde ödenen tazminatın 14.533,11-TL tutarında rücu edildiğini, meydana gelen zarar miktarı ve kusur/rücu durumunun ekspertiz raporu ile tespit edildiğini, davanını kabulüyle davaya konu icra dosyasına yapılan itirazın iptalini, takibin 14.630,03-TL üzerinden devamını, 15/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsilini, asılı alacak tutarının %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, dosyanın tensibi ile birlikte davalıların menkul, gayrimenkul malları ile 3.kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının manevi tazminat talebinin hukuka aykırı olduğunu, iddia edilen kazada müvekkilinin veya personelinin hiçbir kusurunun bulunmadığını, bu nedenle tazminat sorumluluğunun doğmadığını, davacının mıcırın müvekkile ait olduğu ve zarara sebebiyet verdiği hususlarını ispat edemediğini, kusur ve zarar miktarına itiraz ettiklerini, bu itirazları karşılayacak şekilde bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, dava konusu talebin ... kapsamında kaldığını, Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca dava açmadan önce sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmediğini, bu sebeple davanın usulden reddinin gerektiğini, ayrıca dava konusu alacak kaleminin zamanaşımına uğradığını, davanın reddini gerektiren bir diğer hususun bu zamanaşımı süresi olduğunu, müvekkil aracına ait ... poliçe numaralı trafik sigortası ile ... poliçe numaralı genişletilmiş kasko sigortasının mevcut olduğunu, davanın ... Şirketi'ne ihbar edilmesini, hasar dosyasının celbini, tanık dinletme ve yemin dahil tüm delillerin değerlendirilmesini, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığının keşif ve bilirkişi incelemesi ile sabit olacağını, davanın esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, haksız fiil nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Söz konusu trafik kazasında; olaya sebep olan (Ağır Vasıtanın (Çekici ve dorsesinin) ) aracın yüklü olduğu ve üzerindeki yükün çevreye dökülmesine karşı tedbirinin yeterli seviyede olmadığı veya hiç olmadığı, ana yoldan ayrılarak her iki aracın belirli bir hız ile yol ayırım noktasına doğru hareket etmekte olduğu, olaya sebep olduğu iddia edilen aracın; hasara sebep olma nedeni taşıdığı yükün yola dökmesi ve bu parçaların şayet dökülme esnasında araca hasar verdi ise iki araç arasında yeterli takip mesafesinin olmadığı, şayet hasara yerdeki döküntü sebep oldu ise de aracı hasara uğrayan araç sürücüsünün yol ve hava şartları başta olmak üzere gerekli özeni göstererek dikkatli bir şekilde aracını sevk ve idare etmediği değerlendirilmiştir. Söz konusu olaya sebep olduğu iddia edilen aracın (Ağır vasıtanın) trafik akışı başta olmak üzere can ve mal güvenliğini tehlikeye soktuğu için taşıdığı malzemenin dökülme ve saçılmasını önleyici yeterli tedbiri almadığı anlaşılmaktadır. Alınan bilirkişi raporunda olayın 21.07.2022 tarihinde olmasına karşılık, savcılığa şikâyet dilekçesinin 04.08.2022 tarihinde verildiği, ekspertiz raporu kayıt ve rapor tarihleri göz önüne alındığında araca hasar tarihinden 18 gün sonra müdahale edildiği anlaşılmıştır. Bu durumda araç ön camının çatlak vaziyette kullanılmış olması gerektiği, ekspertiz raporuna göre, serviste hasara uğrayan araca yapılan müdahale; sadece ön cam ile sınırlı kaldığı, muhtemelen çatlamış camın değişimi şeklinde olduğu (görselleri olmadığı için) anlaşılmaktadır. Bu hususlar doğrultusunda; olaya sebep olduğu iddia edilen kimliği belirlenemeyen ağır vasıta sürücüsü; trafiği sıkıntıya sokacak şekilde taşıdığı yük ile ilgili yeterli tedbir alıp/ almadığı belirsiz olarak, aracını sevk ve idare ettiği için asli kusurludur. Hasara uğrayan araç sürücüsü takip mesafesi ve aracını emniyetli bir şekilde durdurması için gereken mesafeyi bırakmadığı, özenle aracını sevk ve idare etmediği için tali kusurludur. Ayrıca aracı ile seyir halindeyken çevresindeki araçlarda oluşacak herhangi bir olumsuzluğa karşı her sürücü aracını dikkatli bir şekilde yol, hava şartları ve aracının teknik olarak bakım vb. sorumluluklarını da yerine getirerek özenli ve dikkatli bir şekilde sevk ve idare etmekle yükümlüdür. Bu husus alınan bilirkişi raporunda tespit edilmiştir. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun ilgili hükümleri; ‘Madde 52 – Sürücüler: a) Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak, b) Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak, c) Diğer bir aracı izlerken yukarıdaki fıkrada belirlenen durumları göz önünde tutarak güvenli bir mesafe bırakmak zorundadırlar." hükmü ve dinlenen tanık beyanları, bilirkişi raporu, ekspertiz raporu da dikkate alınarak asli kusur oranının %75, tali kusur oranının %25 olduğu değerlendirilmiştir. ... Sigorta AŞ tarafından hasar nedeniyle 12.981,27 TL ödeme yapıldığı, mahkememizce belirlenen kusur oranı kapsamında davacının talep edebileceği maddi tazminat tutarının 9.735,95 TL olduğu anlaşılmakla, bilirkişi raporu ve dosya kapsamı itibariyle davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda yazılı olduğu üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının ... İcra Dairesi'nin... esas sayılı dosyasına yapılan itirazının 9.735,95TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE, asıl alacağa takip tarihinden itibaren talebi aşmamak kaydıyla değişen oranlarda avans faizi uygulanarak ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-İcra inkar tazminat talebinin reddine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 665,06TL ilam harcından peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 237,46TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 427,60TL Başvuru Harcı, 427,60TL Peşin Harç, olmak üzere toplam 855,20TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca 3.600,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 2.387,55TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca 3,600,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 1.212,44TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 7-Davacı tarafından sarf edilen 10.000,00TL bilirkişi ücreti, 1.274,50TL posta masrafı, olmak üzere toplam 11.274,50TL den kabul red oranına göre hesaplanan 7.477,36 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 9.735,95TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 4.944,08TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 10-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/09/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/766, K. 2026/696, T. 08.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-766-e-2026-696-k-7f2ee64fc6db