İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/741 E. 2026/663 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/741
- Karar No
- 2026/663
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/741 Esas KARAR NO:2026/663
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:10/09/2024 KARAR TARİHİ:15/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... İlçesi ... Mahallesinde; - 06.01.2023 tarihinde ... Sokak No:15-17, - 21.02.2023 tarihinde ... Caddesi No:75, - 07.03.2023 tarihinde ... Caddesi No:113 adresinde, ... yüklenici firması ... ... ekiplerince alt yapı kazı çalışmaları esnasında müvekkil şirkete ait altyapı tesisleri hasara uğratıldığını, müvekkil Şirket 06.01.2023 tarihinde ... Sokak No:15-17 adresinde meydana gelen hasar neticesinde 7.252,33-TL, 21.02.2023 tarihinde ... Caddesi No:75 adresinde meydana gelen hasar neticesinde 5.211,80-TL, 07.03.2023 tarihinde ... Caddesi No:113 adresinde meydana gelen hasar neticesinde 1.111,21-TL zarara uğradığını, meydana gelen hasarlar, müvekkil şirket personeli tarafından tutulan hasar tespit tutanaklar ile kayda alınmış olup, hasar mahallerinde fotoğraf çekimleri yapıldığını, müvekkil şirket, yüklenici firması olan ... Nak.İnş.Tur.Petrol San Ve Tic Ltd Sti.'ne hasarların giderimini sağlattırmış olup, hasarlar kapsamında kullanılan malzeme ve işçilik bedelleri belgelendirilmiş ve faturalandırıldığını, müvekkil şirket davalılar tarafından verilen hasarlardan dolayı toplamda 13.575,34-TL zarara uğramış olup, zararı giderilmediğini, bu kapsamda davalıların hasarlara sebep olduğu ruhsat kayıtlarından da anlaşılabileceğini, tarafları tacir olan ve ticari işletmelerini ilgilendiren işbu dava nispi ticari davalardan olduğundan dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, görüşmeler sonucunda anlaşma sağlanamamış olup davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça asılsız iddialar ile müvekkil şirketten müvekkilin ilgi ve alakası olmayan zararlardan dolayı tazminat talep ettiğini, bu sebeple haksız davanın reddini talep ettiklerini, öncelikle davacı tarafça dava ekinde sunulan evraklar incelendiğinde tutulmuş hasar tespit tutanakları olduğu görüldüğünü, dava ekinde sunulan bu tutanaklara konu olan zararların ve eylemlerin müvekkil şirket tarafından gerçekleştirildiği anlaşılmadığını, her tutanakta hasar veren bölümüne müvekkilin ticari unvanı yazılmış olsa da imza kısmına bakıldığı vakit her tutanakta imzadan imtina edildiğine dair şerh düşüldüğünü, kabul manasına gelmemek kaydıyla sunulan tutanakların ekinde ayrıca zararları ortaya koymaya yönelik her ne kadar görsel deliller konulmuş ise de bu zararların niteliğini, özelliklerini ortaya koymadığını, bu görsel delillerinde müvekkile ait tabelanın fotoğrafları da mevcut olduğunu, ancak zararların meydana geldiği yer ile müvekkilin tabelasının bulunduğu yerin aynı olup olmadığına dair büyük şüpheler mevcut olduğunu, davacı tarafça eğer zararın gerçekten müvekkil şirket tarafından gerçekleştirildiğini ortaya koymak isteseydi, tespit davası açması gerektiğini, kendi çalışanlarının tutmuş olduğu, müvekkilin kabul etmediği ve imzasının bulunmadığı hasar tespit tutanakları müvekkil ile zararlar arasındaki illiyet bağını kurması mümkün olmadığını, aksi taktirde başkası tarafından verilen zararların müvekkilden talep edilmesi mümkün olduğunu, eğer davacı meydana gelen zararlara ilişkin tespit davası açmış olsaydı, meydana gelen zararlar ile bu zararlardan sorumlu olan kişiler tespit edilmesi mümkün olduğunu, ayrıca tespit davası açılması durumunda davacının yeraltı döşemeleri usulüne uygun yapıp yapmadığı açıkça anlaşıldığını, ancak bu durumun ortaya çıkmaması adına davacı taraf bu tespit davasını açmakta çekince göstermiş, yalnızca kendi çalışanları tarafından tutanak tutmakla yetindiğini, bu tutanaklar taraflarınca hiçbir şekilde kabul edilmediğini, müvekkil davacı tarafa vermiş olduğu bir zarar olmadığından açılan bu davanın reddini ve davacının kötüniyetli olması sebebiyle icra tazminatına mahkum edilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir. Davalı ... ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Zamanaşımı itirazında bulunduklarını, müvekkil şirket'in taraf sıfatı (davalı sıfatı) (pasif husumet) bulunmamakta olup, davanın sadece diğer davalı şirket ... ... A.ş. açılması gerekirken müvekkil şirket işbu dava ile karşı karşıya kaldığını, davaya konu hasarın meydana gelmesinde davacının kusurlu olduğunu, davacı tarafından talep edilen miktarın kabulü mümkün olmadığını, davacı dava konusunu farazi ve mesnetsiz iddialarla değil, mahkeme kanalı ile yaptıracağı bilirkişi incelemesi ile ispatlaması gerektiğini, müvekkil şirketin eylemleri ile dava konusu arasında illiyet bağı bulunmadığını, dolayısıyla, davacının taleplerine esas iddia ettiği hususlardaki illiyet bağının da araştırılması gereği izahtan vareste olduğunu, davacının iddia ve belgeleri hasarın müvekkil şirketçe gerçekleştirilmiş olduğunu ispatlamaya elverişli olmadığı gibi, arada illiyet bağını da destekler nitelikte olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için dava konusu hasarların meydana geldiği düşünülse bile; davacıya ait altyapının usulüne uygun tesis edilmemesi nedeniyle davacının kusuru nedeniyle gerçekleştiğinden, usulsüz altyapıda meydana gelen hasara ilişkin husumeti işi bizzat yürütmeyen müvekkil şirkete yöneltilmiş olmasının hukuka aykırı bir durum teşkil ettiği açıkça görüleceğinden, davanın müvekkil şirket yönünden reddi gerektiğini beyan etmiştir. Mahkememizce alınan 18/02/2026 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; ... ... A.Ş. 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu ve bu kanuna dayalı yürürlüğe giren Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği (EHSYY) kapsamında, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından yetkilendirilmiş, “Altyapı Hizmetleri İşletmeciliği” yetkilendirmesi kapsamında; tüm Türkiye çapında ulusal bir iletişim alt yapısı oluşturmak ve elektronik haberleşme altyapısı işletmeciliğine yönelik hizmetleri diğer elektronik haberleşme hizmeti sunan işletmecilere, tüketicilere sunulmasına imkan sağlayan transmisyon altyapısını kurup işletmek amacıyla “Kamu Hizmeti” niteliğinde hizmet vermek üzere usulü uyarınca yetkilendirilen işletmeci olduğu, Sözleşme ve Protokollerde de belirtildiği üzere Asıl işveren ... ... ... A.Ş. adı altında Yüklenici Firma ... ... İnşaat Sanayi Ve Tic. A.Ş. ‘nin sorumlu olduğu kanaatine varıldığı yönündeki görüş ve kanaatlerini rapor olarak sunmuşlardır. Mahkememizce alınan 10/06/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davaya konu altyapı hasarlarının meydana gelmesinde davalıların müştereken ve müteselsilen %100 oranında kusurlu ve sorumlu oldukları, davalıların kendi aralarındaki iç ilişkide; fiili hatayı işleyen yüklenici ... ... A.Ş.’nin %75 (Yüzde Yetmiş Beş), denetim yükümlülüğünü ihlal eden asıl işveren ... A.Ş.’nin %25 (Yüzde Yirmi Beş) oranında kusurlu sayılması gerektiği, davacı ... A.Ş.’nin sistem kayıtları ve hakediş formlarıyla kanıtlanan toplam gerçek zararının 10.675,84 TL olduğu, sorumluluğun haksız fiile dayanması sebebiyle, belirlenen bu tutara hasar tarihlerinden itibaren T.C. Merkez Bankası'nın kısa vadeli krediler için öngördüğü avans faizi uygulanması talebinin teknik ve hukuki mevzuata uygun olduğu yönündeki görüş ve kanaatlerini rapor olarak sunmuştur. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, yapılan kazı çalışmaları sonucunda davacıya ait alt yapı tesislerinin zararı gördüğü iddiasıyla ödenen bedelin davalılardan rücusu talebine ilişkindir. Davacı tarafından ... İlçesi ... Mahallesinde; 06.01.2023 tarihinde ... Sokak No:15-17, 21.02.2023 tarihinde ... Caddesi No:75 ve 07.03.2023 tarihinde ... Caddesi No:113 adreslerinde davalı ... şirketinin iş sahibi, diğer davalı ... ... şirketinin ise yüklenici olduğu kazı çalışmalarında davacıya ait alt yapı tesislerinin zarar gördüğü, 06.01.2023 tarihinde ... Sokak No:15-17 adresinde meydana gelen hasar neticesinde 7.252,33-TL, 21.02.2023 tarihinde ... Caddesi No:75 adresinde meydana gelen hasar neticesinde 5.211,80-TL, 07.03.2023 tarihinde ... Caddesi No:113 adresinde meydana gelen hasar neticesinde 1.111,21-TL miktarındaki zararın davalılardan müteselsilen tahsili talep edilmiştir. Her ne kadar davalı ... tarafından pasif husumetlerinin olmadığı savunulmuş ise de davalı ... ile diğer davalı şirket arasındaki sözleşme niteliği bakımından eser sözleşmesidir. Sözleşmenin 14.maddesinde “işin kontrolü” başlığı altında davalı iş sahibi ... şirketine sözleşme süresi içinde, sözleşme konusuna giren işleri kontrol, denetleme ve yükleniciye talimat verme yetkisi tanınmıştır. Bu olgu dikkate alındığında davalı iş sahibinin işin yapımı sırasında yüklenici tarafından üçüncü kişilere verilen zararlardan sorumlu olduğunun kabül edilmesi gerekir. Sözleşmenin bunun aksine hükümleri sözleşmenin tarafları arasındaki iç ilişkiyi ve işin yapımı sırasında verilecek zararları en son kimin üstleneceği düzenlenmektedir. İç ilişkiyi düzenleyen bu hükümlerin zarar gören üçüncü kişilere karşı öne sürülmesi mümkün değildir. Bu sebeple davalı ...'nin meydana gelen zarardan sorumlu olduğuna ilişkin mahkememizce tereddüt bulunmamaktadır. (Dayanak: Yargıtay 7. HD 2012/6135 esas 2013/7006 karar sayılı ilamı) Mahkememizce dosya alanında uzman bilirkişiye tevdii edilerek 16.02.2026 tarihli kök rapor ile 10.06.2026 tarihli ek rapor dosya arasına alınmıştır. Raporlar incelendiğinde somut olaya uygun, hükme ve denetime elverişli oldukları dikkate alınarak rapordaki saptamalara itibar edilmiştir. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde somut olayda davalı yüklenici şirketin yapmış olduğu kaza çalışmaları neticesinde davacıya ait alt yapı tesislerinin zarar gördüğü, davalı ... şirketinin yukarıda belirtildiği üzere meydana gelen zarardan davalı yüklenici şirket ile birlikte sorumlu oldukları, her ne kadar davalılar tarafından davacının, kabloları sığ gömdüğü iddia edilmiş ise de dosya kapsamında bu hususa ilişkin bilgi ve belge bulunmadığı, ayrıca davalıların refakatçi olmadan ve körleme kazı yaptıkları anlaşıldığından davacının meydana gelen zararda müterafik kusurunun bulunmadığı, 06.01.2023 tarihli kazıdaki hasar bedelinin 4.868,95 TL, 21.02.2023 tarihli kazıdaki hasar bedelinin 4.695,68 TL, 07.03.2023 tarihli kazıdaki hasar bedelinin ise 1.111,21 TL olduğu ve davalıların sorumluluğunda bulunduğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kısmen kabulü ile; -4.868,95 TL'nin 06.01.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, -4.695,68 TL'nin 21.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, -1.111,21 TL'nin 07.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-Fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 732,00-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 427,60-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 304,40-TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 427,60-TL Peşin Harcı olmak üzere toplam 855,20TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; 13.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 2.342,90-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 15.342,90-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 12.065,87-TL lik kısmanın davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı ... ... Anonim Şirketi tarafından yapılan; 400,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 400,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 314,57-TL lik kısmanın davacıdan alınarak davalı ... ... Anonim Şirketi verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davalı ... ... Anonim Şirketi üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 10.675,84-TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 2.899,50-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 9-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde takdir olunan 3.800,00-TL ücretin kısmen kabul kısmen red oranı dikkate alınarak 2.988,37-TL'lik kısmının davalılardan müteselsilen, 811,63-TL lik kısmının da davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 10-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca talep halinde yatırana İADESİNE, Dair, davacı ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda miktar itibari ile KESİN olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/09/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır