İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/673 E. 2026/651 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/673
Karar No
2026/651
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2026/673 Esas KARAR NO:2026/651

DAVA:Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:19/12/2023 KARAR TARİHİ:23/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davalı tarafça .... İcra Müdürlüğünün 2023/... E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibi neticesinde müvekkil hakkında hukuk dışı borç yüklendiğini, borcun 29.388,66 TL tutarındaki kısmının zorla ödettirildiğini, 05/12/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekkilin tamamen haklı ve kusursuz olduğunu, davalı şirketin sigortalısının ise tam ve asli kusurlu bulunduğunu, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin 25/04/2023 tarihli ve 2023//İHK-... sayılı kararı ile sürecin müvekkil lehine sonuçlandığını, 30/10/2023 tarihinde yapılan arabuluculuk başvurusunun 14/11/2023 tarihli son tutanakla anlaşamamama şeklinde sonuçlandığını belirterek, ödenen 29.388,66 TL tutarının istirdadını, davalı tarafından henüz tahsil edilmeyen kalan kısım olan 4.447,52 TL yönünden borcun bulunmadığının tespitini, .... İcra Müdürlüğü’nün 2023/... E. sayılı dosyasındaki icra takibinin durdurulması amacıyla teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, takibin bu şekilde iptalini ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, davanın görevsiz mahkemede açıldığını ve görevli mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davanın Davanın Asliye Hukuk Mahkemesi bünyesinde açılması gerektiğini, zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, müvekkil şirkete başvuru şartının gerçekleşmediğini, davaya ilişkin delillerin tarafına iletilmemesi nedeniyle her türlü cevap ve itiraz haklarını saklı tuttuklarını, davacının istirdat ve menfi tespit taleplerini aynı davada ileri süremeyeceğini, 05.12.2021 tarihli kazada kusur oranlarının değiştiğini, müvekkil şirket tarafından sigortalı araç sürücüsünün yüzde yüz kusurlu olduğu varsayımıyla ödeme yapıldığını, ancak Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi raporunda sürücünün yüzde elli kusurlu tespit edildiğini, bu durumun davacı ... bakımından sebepsiz zenginleşmeye yol açtığını, söz konusu ödemelerin yüzde ellilik kısmının iadesi için ... hakkında icra takibi başlatıldığını, davacının huzurdaki davasında haksız olduğunu, müvekkil şirkete müzekkere yazılarak ödeme belgelerinin celbini istediklerini, telafisi imkansız zararların önlenmesi adına davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açacak taleplerin reddini, usule yönelik itirazlarının karara bağlanmasını, haksız davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tramer kayıtları, trafik tescil kayıtları, hasar ve poliçe sureti, STK'nin 2022.E. ... başvuru sayılı 2023.//İHK ... sayılı dosyasının Uyap çıktıları, ....İcra Müdürlüğünün 2023/... E. Sayılı dosyasının Uyap çıktıları, bilirkişi raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, İİK 72 maddesi gereğince icra takibinden sonra açılmış menfi tespit davasıdır. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda;Uyuşmazlığın, 05.12.2021 tarihli trafik kazasında ... plakalı aracın sürücüsü trafik kazasında kusur değişikliği olması sebebiyle davalı sigorta şirketinin ödediği bedeli davacıdan geri talep edip edemeyeceği, kazaya karışan araçların kusur durumları ve hasarın miktarı noktasında toplandığı tespit edilmiş, davanın menfi tespit ve istirdat davası olarak açıldığı görülmüştür. Tarafların delilleri toplanarak, dosya üzerinden makine mühendisi bilirkişi ile sigortacı bilirkişiden inceleme yaptırılarak teknik ayrıntıları gösterilen dosyada mübrez bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir. Dosyada mübrez heyet bilirkişi raporunda özetle; Sürücü ...’ın idaresindeki ... plakalı kamyoneti ile sol şeritte seyrederken öndeki araçlarla emniyetli takip mesafesini korumadığı, kavşaklara yaklaşırken yavaşlamadığı, hızını yol ve trafik şartlarına göre ayarlamadığı; öndeki araç sola dönmek için durduğunda kontrolsüzce sağ şeride geçtiği ve sağ şeritte normal seyreden ... plakalı otomobil ile kazaya karıştığı için KTK 46/c – 52/a – 52/b – 56/c - 84/f ve KTY 94/c – 101/a – 101/b – 107 - 157/a/6 maddelerinde açıklanan kusurları işlediği; kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 kusurlu olduğu, Sürücü ...’ın idaresindeki ... plakalı otomobili ile sağ şeritte normal seyrederken sol şeritten kontrolsüzce sağ şeride geçen ... plakalı kamyonet ile kazaya karıştığı için kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığı, Davacı ...’ya ait ... plakalı kamyonet sürücüsü ... kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu için davacının istirdat talebinin yerinde olmadığı, hususundaki kanaatlerini bildirmişlerdir. Mahkememizin 15/01/2025 tarihli duruşmasında verilen 1 nolu ara karar uyarınca; Dosyada birden fazla kusura ilişkin tespit ve rapor olduğu dikkate alınarak davaya konu kazada tarafların kusur durumlarının tespiti için dosyanın ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir. ... sayılı Trafik İhtisas Dairesi'nin 30/07/2025 tarihli Adli tıp raporunda; Alternatif1: Sürücü ...'ın kusursuz olduğu, -Sürücü ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, . Alternatif2: Sürücü ...'ın %100 (yüzde yüz) olduğu, Sürücü ...'ın kusursuz olduğu kanaatini bildirir müşterek raporunu bildirmiştir. Davacı tanığı ...'ın beyanı alınması için .... Asliye Ticaret mahkemesinde tanık beyanı alınmıştır. ... 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve2011/17-142 E. - 2011/411 K., 22.2.2012 tarih ve 2011/17-787 E. - 2012/92 K., 16/1.2013 tarih ve 2012/17-1491 E. - 2012/411 K. ve Yargıtay 17. HDBnın 20/05/2013 tairh ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K. sayılı ilamları) Dolayısıyla, trafik kazası nedeniyle davacının zararından davalı sigorta şirketinin, sigortalı sürücücünün kusuru oranında sorumlu olduğunu amirdir. Zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı hususunda ispat külfeti davalı sigorta şirketi üzerinde olup, sigorta şirketinin zararın poliçe kapsamı dışında kaldığını somut deliller ile ispat etmesi gerekir. Sigorta şirketi poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğundan, aracın onarımı yapılsın ya da yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun ya da olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yide zarar görene ödemek zorundadır. (Yargıtay 17 HDB'nın 05.06.2014 tarih ve 2014/9038 E.- 2014/9078 K. sayılı ilamı) Yine, hasar bedeli, araç rayicinin %50'sini aştığı durumlarda aracın tamirinin ekonomik olmadığı açıktır. Bu durumda, araç pert total kabul edilerek aracın sovtaj bedeli de belirlenmek sureti ile hasarsız piyasa rayici ile sovtaj bedeli arasındaki farkın hasar miktarı olarak belirlenmesi gerekir.(Yargıtay 17. HDB'nın 18.05.2016 tarih ve 2016/3196 E. - 2016/6047 K. sayılı ilamı) Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafa ait ... plakalı araçla davalı sigorta şirketinde sigortalı ... plakalı araç arasında 05.12.2021 tarihinde trafik kazası meydana geldiği, davacının oluşan değer kaybının tahsili amacı ile davalı ... Sigorta A.Ş aleyhine Sigorta Tahkim Komisyonuna müracat ettiği, Sigorta Tahkim Komisyonunun 2022 E.... sayılı kararı ile 16.522,74 TL değer kaybının sigorta şirketinden tahsiline karar verildiği, davalı sigorta şirketinin karar ilamı uyarınca davacıya ödeme yaptığı, ödeme yaptıktan sonra kusur oranın değiştiği iddiası ile davacı aleyhine dava konusu .... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas icra takibini başlattığı, davacının başlatılan icra takibi nedeni ile borçlu olmadığının tespiti ve icra dosyasına ödenen paranın istirdatı için eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır. Davalı sigorta şirketi nezdinde ... plakalı vasıtanın 22.07.2021 başlangıç-22.07.2022 bitiş tarihli 87919119 sayılı poliçe ile zorunlu mali mesuliyet sigortası bulunmaktadır. Sigorta Tahkim Komisyonunun 2022.E. ... başvuru sayılı 2023.//İHK ... sayılı dosyası getirttirilmiş, incelenen dosya bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur oranlarının tespit edilmeden karar verildiği anlaşılmıştır. Belirtmek gerekir ki, her ne kadar STK kararı eldeki dava yönünden taraflarının ve konusunun aynı olması nedeni ile kesin hüküm oluştursa da bilirkişi raporunda kusur tespitinin olmaması nedeni ile karar mahkememizce kesin hüküm olarak görülmemiş ve davanın esasına geçilerek kusur ve varsa tazminat hesabı için dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde %100 oranında davacı araç sürücüsünün kusurlu olduğu tespit edilmiş, itiraz üzerine dosya Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmiştir. Kurum tarafından hazırlanan raporda terditli değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Yerleşik Yargı içtihatları uyarınca kazanın meydana geliş şeklinin tarafların anlatımlarına göre farklılık taşıması ve teditli kusur tespiti yapılması halinde kazanın meydana gelmesinde her iki tarafın da %50 oranında kusurlu olduğunun tespiti gerekecektir. Buna göre; dava konusu kazada her iki tarafın da kusur oranının %50 olduğu mahkememizce kabul edilmiş, davalının kusur durumunun değişmesi nedeni ile yaptığı ödemeyi talep edebileceği kanaati ile davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 577,84 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 154,16 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 33.836,18 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 3.120,00 TL ara buluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine, Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 23/09/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/673, K. 2026/651, T. 23.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-673-e-2026-651-k-908fc09700fe