İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/591 E. 2026/576 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/591
Karar No
2026/576
Karar Tarihi

T.C. ............ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/591 Esas - 2026/576 TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C. ............ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2026/591 Esas KARAR NO : 2026/576

BAŞKAN : ..... ... ÜYE : ..... ... ÜYE : ..... ... KATİP : ..... ...

DAVACI : ..... - ..... VEKİLİ : ..... -........... DAVALI : ..... - ..... ..... VEKİLİ : ..... - ............. DAVA : İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)) DAVA TARİHİ : 21/07/2026 KARAR TARİHİ : 22/07/2026 GR.KR.YZM.TARİHİ : 22/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP : Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkilinin tüm aile birikimini kullanarak .............. isimli kişiden 20/09/2023 tarihinde ................ İli ............... İlçesi Kale Mah. 256 Ada 54 Parselde bulunan 98.186,43 metrekare tarla niteliğindeki taşınmazı satın aldığını, taşınmazı satın alacağında taşınmaz üzerinde ............... A.Ş. lehine 13/04/2022 tarihli ve 5.000.000,00 TL bedelli "zirai tarım kredisi" açıklamalı bir ipotek olduğundan ilgili banka ile iletişime geçtiğini, banka yetkilileri tarafından söz konusu ipotekten kaynaklı olarak ..............'ın 750.000,00 TL borcu kaldığı ve bu borcun da tarım kredisi olması sebebiyle yılda 250.000,00 TL olmak üzere 3 taksit halinde .............. tarafından ödenmesi halinde ipoteğin kalkacağının söylendiğini, bunun üzerine müvekkilinin 20/09/2023 tarihinde söz konusu taşınmazı ipotekli bir şekilde satın aldığını, müvekkilinin ipoteğin sona erdiği düşüncesiyle tarlayı ailesiyle birlikte güvenle ekip biçmeye devam ettiğini, 27/03/2026 tarihinde ............... A.Ş. tarafından müvekkiline ................ 12. Noterliği'nin 07411 yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, bu ihtarnamede ..............'ın devir tarihi sonrasında başkaca krediler çektiği, toplam borcunun nakdi kredi borcu olarak 5.690.474,78 TL ve gayri nakdi kredi borcunun ise 147.150,00 TL olduğunu, bunların ödenmesi, aksi takdirde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine başlanarak müvekkilinin maliki olduğu tarlanın cebri icra yoluyla satışına gidileceğinin ihtar olunduğunu, taraflarınca banka gönderilen ihtarnameye ................ 17. Noterliği'nin 17/04/2026 tarih ve 10462 yevmiye numaralı ihtarnamesiyle itiraz edildiğini, bu ihtarnamede özet olarak müvekkilinin devir tarihi sonrasında çekilen kredilerden sorumlu olmadığı, ipoteğin tesis edilme sebebi olan kredinin ödendiğini, ipotek kapsamına dahil olmayan kredilerden müvekkilinin sorumlu olamayacağı belirtilerek ilgili belgelerin taraflarına gönderilmesi ve ipoteğin kaldırılmasının ihtar edildiğini, davalı banka tarafından talep ettikleri bilgi ve belgeler taraflarına gönderilmediği gibi 13/06/2026 tarihinde ............ Gayrimenkul Satış İcra Dairesi'nin 2026/678 Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığını, şuan müvekkilinin taşınmazının hiçbir borcu ve sorumluluğu olmamasına rağmen satış tehdidi altında olduğunu, müvekkilinin banka tarafından verilen "700.000,00-TL borç kaldı" bilgisine dayanarak 5.000.000,00 TL gibi yüksek bir ipotek yükü altındaki taşınmazı iktisap etmesinin, hayatın olağan akışına ve rasyonel ekonomik davranış modellerine tam uyum sağladığını, bankaların, ipotekli taşınmazı devralacak üçüncü kişilere borcun miktarı ve teminatın kapsamı hakkında doğru bilgi verme yükümlülüğünün bulunduğunu, bankanın bu noktadaki hatalı ve yanıltıcı bilgilendirmesinin, müvekkili nezdinde bir "güven zararı" oluşturduğunu, bankanın bu beyanı ile müvekkilinin mülkiyet hakkını kullanma iradesi arasında doğrudan bir illiyet bağı kurulduğunu, müvekkilinin taşınmazı devralırken asıl borçlu .............. ile banka arasındaki kredi ilişkisine taraf olmamış, borcu şahsen üstlendiğine dair davalı banka ile herhangi bir "borcun dış üstlenilmesi" sözleşmesi imzalamadığını, dolayısıyla müvekkilinin, davalı bankanın "şahsi borçlusu" olmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun, taşınmazın devralındığı tarihteki mevcut borç miktarı ve ipotek limiti ile sınırlı olup, bankanın müvekkilinir diğer malvarlığına başvurma veya müvekkili asıl borçluymuş gibi takip etme yetkisi bulunmadığını, dava konusu uyuşmazlığın en can alıcı noktasının, davalı bankanın taşınmazın devrinden sonra asıl borçlu ..............’a kullandırdığı "yeni" kredileri, müvekkilinin maliki olduğu taşınmazın ipotek kapsamına hukuksuz bir şekilde dahil etmeye çalışması olduğunu, müvekkilinin taşınmazı 20/09/2023 tarihinde devralmışken, borçlu .............. 20/12/2024 tarihinde yani devirden yaklaşık 15 ay sonra bankadan "Traktör Kredisi" kullanarak 42 BAL 514 plakalı traktör üzerine ayrı bir rehin tesis etmesine rağmen, söz konusu borcu müvekkilinin tarlası üzerindeki 2022 tarihli ipotekle tahsil etmeye çalıştığını, üst sınır ipoteğinin mutlaklığı ve ilişkisiz borçların ipotek kapsamı dışında tutulması gerektiğini, Zirai Tarım Kredisi dışındaki 'URETKRD', 'KRDKART' ve sair borçların ipotek akdiyle illiyet bağının bulunmadığını, icra talebindeki faiz oranının hukuka aykırı olduğunu beyan ederek; öncelikle müvekkilinin mülkiyet hakkının korunması ve telafisi güç zararların (Tek geçim kaynakları olan tarlanın satılması sonrasında geri alınmasının imkansız olması da göz önünde bulundurularak) önlenmesi adına, ............ Gayrimenkul Satış İcra Dairesi’nin 2026/678 Esas sayılı takip dosyasının teminatsız olarak, mahkeme aksi kanaatte ise uygun bir teminat mukabilinde durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ipoteğin tesis edilme sebebi olan asıl borcun ödendiği ve davalı bankanın müvekkili yanıltıcı beyanlarda bulunduğu gözetilerek, müvekkilin davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine, ................ ili ............... ilçesi Kale Mah. 256 Ada 54 Parsel üzerinde yer alan davalı banka lehine tesis edilmiş ipoteğin fekkine (terkinine), mahkememizin aksi kanaatte olması halinde; müvekkilinin sorumluluğunun taşınmazın devir tarihi itibarıyla mevcut olan borç ile sınırlı olduğunun, devir sonrası .............. tarafından çekilen kredilerden (özellikle traktör kredisi) müvekkilin sorumlu olmadığının tespitine, mahkememizin aksi kanaatte olması halinde; müvekkilinin sorumlu olduğu miktar tespit edilerek bakiye kısımdan müvekkilin borçlu olmadığının tespitine, takip talebinde yer alan yıllık %195 oranındaki fahiş faizin müvekkili açısından ortadan kaldırılmasına, mahkeme aksi kanaatte ise akit tablosundaki %60 oranına indirilmesine ve bu oranı aşan faiz taleplerinin iptaline, dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak taraflarına verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Hakimler ve Savcılar Kurulu 1. Dairesi'nin 25/11/2021 tarih ve 1232 sayılı kararı ile; "26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 5. maddesinin beşinci fıkrasında, özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak daireler arasındaki iş dağılımınınHâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebileceği düzenlenmiştir. Asliye ticaret mahkemelerine gelen işlerin vasıf ve mahiyeti itibarıyla çeşitli olması, bu çerçevede finans davalarının yoğunluğu ve niteliklerinin farklı olması göz önünde bulundurularak, gerek uygulama birliğinin sağlanması, gerekse etkinlik ve verimliliğin artırılması ile ihtisaslaşmanın önemi nazara alınarak, finans davalarında iş dağılımı bakımından iki veya daha fazla dairesi bulunan mahallerde ihtisaslaşmaya gidilmesinde fayda olacağı değerlendirilmiştir. Kanuni düzenlemelerden ya da Hâkimler ve Savcılar Kurulunun kararlarından kaynaklı olarak, asliye ticaret mahkemesinin hangi dairelerinin iflâs ve konkordato, deniz ticareti ve deniz sigortaları gibi davalar dolayısıyla gelecek işlere ilişkin ihtisas mahkemesi sıfatıyla bakacağı gözetilerek, aynı dairelerde iş yoğunluğu oluşmaması bakımından finans davalarına olabildiğince farklı dairelerde bakılmak üzere ihtisas mahkemeleri belirlenmiştir. Bu itibarla; 1) 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden, 2) 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden, 3) 19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndan (142. Maddesinde düzenlenenler hariç), 4) 23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan, 5) 21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ndan, 6) 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan, 7) 20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’dan, Kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere; a) İki veya üç asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 2 numaralı, b) Dört veya beş asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 4 numaralı, c) Altı veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6 numaralı, d) On veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6 ve 7 numaralı, e) On dört veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7 ve 8 numaralı, f) Yirmi veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına, (Örneğin asliye ticaret mahkemelerine bu kapsamda gelecek dava ve işlere; a) Kayseri’de iki asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 2 numaralı, b) ................’da dört asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 4 numaralı, c) İzmir’de yedi asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6 numaralı, d) İstanbul Anadolu’da on üç asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6 ve 7 numaralı, e) ............’da on dört asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6, 7 ve 8 numaralı, f) İstanbul’da yirmi bir asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına) Bu kapsamda görülmekte olan dava ve işlerin iş bölümüne dayanılarak mezkûr mahkemelere gönderilmemesine, 15.12.2021 tarihinden itibaren gelecek yeni dava ve işlerin ise anılan ihtisas mahkemelerine tevzi edilmesine ve dosya sayısına göre genel tevziden de iş verilmeye devam edilmesine," dair 25.11.2021 tarihinde karar verildiği anlaşılmıştır.

13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden, 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden, 19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunundan (142. maddesinde düzenlenenler hariç), 23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunundan, 21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunundan, 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunundan, 20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanundan kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere 15.12.2021 tarihinden itibaren on dört veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7 ve 8 numaralı Asliye Ticaret Mahkemelerinin bakmasına karar verilmiştir. Davanın 19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunundan kaynaklandığı ve davaya bakma görevinin ............ 6., 7. ve 8. Asliye Ticaret Mahkemelerine ait olduğu kabul edilerek aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : 1-30.11.2021 tarihli ve 31675 sayılı Resmî Gazete’de yayınlanan HSK'nın 1. Dairesi'nin 25/11/2021 tarih ve 1235 karar sayılı kararına göre dosyanın ............ 6., 7. ve 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMELERİNDEN birine tevzi edilmek üzere ............ Asliye Ticaret Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na gönderilmesine, Dair, evrak üzerinden yapılan inceleme sonucu karar verildi. 22/07/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/591, K. 2026/576, T. 22.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-591-e-2026-576-k-9e3e33bab58f