İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/535 E. 2026/84 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/535
Karar No
2026/84
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2026/ KARAR NO : 2026/

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI :

DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/02/2026 KARAR TARİHİ : 20/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, gelinlik dikimi ve satışı faaliyeti yürüten şahıs şirketi olduğunu, davalı ile arasında gelinlik dikimine ilişkin ticari nitelikte bir eser/satış ilişkisi kurulduğunu, davalı adına 31/10/2025 tarihli 57.500,00 TL bedelli fatura düzenlendiğini, faturanın davalı adına kesildiğini, önceki ödemelerin davalının kendi banka hesabından, “gelinlik için kapora ödemesi” açıklamasıyla yapıldığını, sipariş verilirken ve provaların bir çoğunda gelin ile birlikte olan davalı yanın sürece iştirak ettiği ve ödemeleri üstlendiğini, fakat daha sonradan düğünün iptal edildiği ve fatura kesilen gelinliğin alınmayacağının bildirildiğini, söz konusu fatura bedelinin kalan kısmı ödenmediğinden, müvekkili tarafından ... 3. Genel İcra Müdürlüğü’nün 2026/... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının itirazda bulunarak takibi durdurduğunu, bu nedenle davalının icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına ve yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi ise; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder. Aynı Yasanın 73. maddesinde ise, bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa Tüketici Mahkemelerinde bakılacağı öngörülmüştür. Bir hukuki işlemin sadece 6502 Sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir.TTK'nın 14. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Kanunun 17. maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır.5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3. maddesinde, Esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, ... Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tâbi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir. Ayrıca TTK’nın 1463. maddesinde de, önce 17. maddeye gönderme yapılarak, Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17. maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/1. maddesine göre ise ticari davalara Asliye Ticaret Mahkemesi bakmakla görevlidir. Ticari davalar, mutlak ve nispi ticari davalar olarak ikiye ayrılır. Nispi ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde belirtildiği üzere her iki tarafın "Ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanan" hukuk davalarıdır. Mutlak ticari davalar ise tarafların tacir olup olmadıklarına ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın, kanun gereği ticari dava sayılan uyuşmazlıklardır. Dolayısıyla TTK'nın 4/1-a ve devamı bentlerinde yazılan uyuşmazlıklar ile diğer kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen uyuşmazlıklar, mutlak ticari davalardır.Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; taraflar arasında gelinlik dikimine dair bir eser/satış ilişkisi kapsamında davalı adına düzenlenen 31/10/2025 tarihli 57.500,00 TL bedelli fatura bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itiraz üzerine eldeki itirazın iptali davasının açıldığı, uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklandığından davanın konusu itibariyle mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı, nispi ticari dava niteliği yönünden yapılan araştırmaya göre ise davalının ... üzerinden yapılan ... sorgusunda potansiyel mükellef vergi kaydının olduğu, bu kaydın ticari ya da mesleki geliri olmayanlara verilen bir kayıt olduğu ve dolayısıyla davalının 6102 sayılı TTK anlamında tacir olmadığı, taraflar arasında bir tüketici işleminin söz konusu olduğu ve davalının TKHK 3. maddesi kapsamında ticari veya mesleki amaç ile hareket etmeyen gerçek kişi tüketici olduğu nazara alındığında görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğu anlaşılmakla ... 1. HD. 08/07/2021 tarih ve 2021/ E. 2021/ K. sayılı uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin ilamı da dikkate alınarak dava dilekçesi tebliğ edilmeden göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın mahiyeti itibariyle Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın HMK’nın 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince dava şartlığı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Görevli mahkemenin ... TÜKETİCİ MAHKEMESİ olduğunun tespitine, 3-HMK'nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan biri süresi içinde kanun yoluna başvurmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ... TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, aksi takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına (ihtarın tebliğ ile yapılmış sayılmasına) 4-HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca harç, yargılama giderleri ve vekalet ücreti hususlarının görevli mahkemece değerlendirilmesine, talep halinde yargılama giderleri konusunda Mahkememizce ayrıca hüküm kurulmasına, Dair; HMK'nın 320. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize sunulacak veya mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere karar verildi. 20/02/2026

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2026/535, K. 2026/84, T. 20.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-535-e-2026-84-k-7a1586c54059