İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/49 E. 2026/55 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/49
- Karar No
- 2026/55
- Karar Tarihi
T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/49 Esas - 2026/55 T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2026/49 Esas KARAR NO : 2026/55
DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 02/07/2024 KARAR TARİHİ : 27/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/01/2026 Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı Mürşit ...'ın Müflis ... Menkul Kıymetler A.Ş.'nin %45.0398 hissesine sahip hissedarı, davalı ...'ın ... Menkuy Kıymetler A.Ş.'nin %52.87758 hissesine sahip hissedarı ve şirketin yönetim kurulu başkanı, davalı ... Girişim Sermayesi Yatırım A.Ş.'nin %70 hissesine sahip hissedarı ve şirketin yönetim kurulu başkanı olduğunu, davalı ...'ın ... Menkul Kıymetler A.Ş.'nin %1.08696 hissesine sahip hissedarı ve şirketin yönetim kurulu üyesi, davalı ... Girişim Sermayesi Yatırım A.Ş.'nin %10 hissesine sahip hissedarı ve şirketin yönetim kurulu üyesi olduğunu, ......Eraslı'nın ... Menkul Kıymetler A.Ş.'nin %0.43478 hissesine sahip hissedarı ve şirketin yönetim kurulu üyesi olduğunu, ... Girişim Sermayesi Yatırım A.Ş.'nin %10 hissesine sahip hissedarı ve şirketin yönetim kurulu üyesi olduğunu, ... Girişim Sermayesi Yatırım A.Ş.'nin ..., ... ve ......Ersanlı'nın %90 hissesine sahip olduğu ve yönetim kurulu oluşturduğu hakim şirket olduğunu, davalıların her iki şirketteki ortaklık yapısı ve görevleri değerlendirildiğinde ... Girişim Sermayesi Yatırım A.Ş.'nin hakim şirket, ... Menkul Kıymetler A.Ş.'nin ise bağlı şirket olduğu, ... ve ailesinin her iki şirkette yönetimi oluşturma ve her türlü kararı alabilme imkanına sahip olduğu anlaşıldığını, ..., ... ve Mürşit ...hakkında ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/488 Esas sayılı 01.07.2015 tarihli kararıyla iflas kararı verildiğini ve bu kararın Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 28.09.2017 gün ve 2016/1344 Esas 2017/2420 sayılı kararıyla onandığını, iflas kararı sonrası ... 21. İcra (İflas) Müdürlüğünde 2015/20 Esas sayılı iflas maması açıldığını ancak daha sonra masanın, ... adına 2022/44 esas, Mürşit ...adına 2022/45 Esas ve ... adına da 2015/20 esas olarak tefrik edildiğini ve her üç masa aynı İflas İdare Memurları tarafından temsil edildiğini, hali hazırda iflas yoluyla tasfiyenin devam ettiğini, Anonim Şirketlerde zararın tazmininin kimin tarafından istenebileceği 6102 sayılı TTK7nın 555. ve 556. maddelerinde açıklandığını, hali hazırda müflis ... Menkul Kıymetler A.Ş.'nin zararının tazmini istendiğinden bahsi geçen maddelerin önem taşıdığını, davanın para alacağına yönelik bir ticari dava olması sebebiyle arabuluculuk müessesine yaptığı başvuruda taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, ... Menkul Kıymetler A.Ş.'nin bir Borsa Aracı Kurumu olup, mali yetersizliği nedeni ile Sermaye Piyasası Kurulunca tedrici tasfiyesine karar verildiğini ve tedrici tasfiye aşamasında yatırımcı ve kamu borçları ödenerek 04.07.2018 tarihinde tedrici tasfiye sonuçlandırıldığını, tedrici tasfiyenin Sermaye Piyasası Kanununda düzenlenmiş bir müessese olduğunu, özetle mali durumu bozulan borsa aracı kurumlarının müşterilerine ve kamuya olan borçlarını öncelikle tasfiyesi için kullanılan bir müessese olduğunu, tedrici tasfiye sonunda borsa aracı kurumu olan şirketin halen mal varlığı kaldıysa, şirketin konu hakkındaki mevzuat hükümlerine dayalı olarak faaliyetlerini yürütmeye devam edeceğini, tedrici tasfiye süresince şirketin tüm resmi işlemleri ve resmi defterleri Merkezi Kayıt Kuruluşunca tutulduğunu, tedrici tasfiyenin sonuçlanması ile şirketin resmi defterlerinin tedrici tasfiyeden önceki yönetim kurulu üyelerinden olan davalı ...'a teslim edildiğini, 31.12.2023 dönemi dahil, şirketin tedrici tasfiyeden önceki ve sonraki dönemlerinde tutulan yevmiye ve defteri kebirin 250. Arazi Arsalar Hesabında, .../Gölbaşı Hacılar İmar Mahallesi mevkiinde 112309 ada 4 parseldeki 1500 m2, 5. Parseldeki 3.112,00 m2, 13 Parseldeki 1500 m2 (toplam 6.000 m2 villa imarlı) arsaların halen mevcut olduğu görüldüğünü, ancak İflas İdaresinin Gölbaşı Tapu Müdürlüğü nezdinde 01.04.2024 tarihinde yaptığı başvuruda, bu taşınmazların 22.10.2018 tarihinde yönetim kurulu başkanı müflis ...'ın verdiği vekaletname ile Özge Sökmek tarafından 244.480,00 TL bedel ile ... Girişim Sermayesi Yatırım A.Ş.'ne satıldığını, ... Girişim Sermayesi Yatırım A.Ş. adına satın alma işlemlerinin ...'ın verdiği vekaletname ile ... tarafından yapıldığı ancak satış işlemlerinin resmi defterlere işlenmeyerek gizlendiğinin tespit edildiğini, dava konusu taşınmazların bulunduğu mahalde satış ilanı verilen villa yapımına izinli taşınmazların rayiç değerleri incelendiğinde, dava konusu taşınmazların değerinin ortalama 6.000 - 7.000 TL/m2'den toplam 36-42 milyon olduğunun tespit edildiğini, gerçekte ise taşınmazların değeri mahkemece atanacak uzman bilirkişilerce tespit edileceğini, ancak her halükarda şirketin çok büyük bir maddi zarara uğradığının sabit olduğundan bu davanın açılmasına gerek duyduğunu, şirket yöneticilerinin gerçekleştirdiği bu gizli satış işlemi, çeşitli suçlara sebebiyet verdiğini, TTK m. 553/1 maddesinde "Kurucular yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurları ile ihlal ettikleri taktirde hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar..." maddesi bulunduğunu, dava konusu olaylar silsilesinde yöneticilerin yasalara aykırı eylemleri incelendiğinde şirkete verdikleri zarardan tartışmasız sorumlu oldukları anlaşıldığını, olaylar silsilesi, yasalara aykırı bir çok işlemden sonra gerçekleştirildiğini, müflis ... ve ...'a yasalara aykırı olarak yetki belgesi verildiğini, genel kurulun toplanması için alınan yönetim kurulu kararının hukuken geçersiz olduğunu, yapılan genel kurul ve genel kurulda alınan kararların geçersiz olduğunu, gayrimenkul satışı için genel kurul kararı alınmadığını, yönetim kurulu mevcut olsaydı bile işlemin geçersiz olacağını, hakimiyetin kötüye kullanımı söz konusu olduğunu, genel hükümlere aykırılık söz konusu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları ve sair talep hakları saklı kalmak kaydıyla 6102 sayılı TTK m. 556 uyarınca şimdilik 2.000.000,00 TL üzerinden açtığı davanın kabul edilmesine ve kanuna aykırı hareket ederek şirketin bilirkişi incelemesi ile tespit edilecek tutardaki zararına, sebebiyet veren davalılardan bu zararın avans faizi ile birlikte müteselsilen tahsiline ve hasılatın TTK m. 556 uyarınca dağıtımına (öncelikle şirketteki sermaye payının (%45.0398) oranındaki kısmının tarafına ödenmesine bakiyenin mevzuata göre masaya tevdiine) karar verilmesi isteğinde bulunmuştur. CEVAP : 1-Davalı ... Girişim Sermayesi Yatırım A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından açılan TTK m. 553 vd. maddeleri kapsamındaki sorumluluk davasında husumetin, ancak zarara uğradığı iddia edilen şirketin yönetim kurulu üyelerine yöneltilebileceği izahtan vareste olduğunu, ne var ki müvekkili şirketin ...'in yönetim kurulu üyesi olmadığını, müvekkili şirketin yargılama konusu tazminat davasında taraf sıfatı bulunmadığını, ... iflas idare memurları tarafından alınan 16.04.2024 tarih ve 42 numaralı karara istinaden ortak sıfatıyla davacı tarafından TTK m. 556 kapsamında tazminat davası açılmasının açıkça yasaya aykırı olduğunu, davacının davayı takip yetkisi bulunmadığından davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, davacının dava dilekçesinde eksikleri bulunduğunu, davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, iş bu tazminat davasının açılmasında Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.114/1-h uyarınca davacının hukuki yararı bulunmadığını, TTK m. 560'da; "Sorumlu olanlara karşı tazminat istemek hakkı, davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki ve her halde zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar" hükmüne amir olduğunu, TTK m. 560 uyarınca; beş yıllık zamanaşımı süresi fiilin meydana geldiği günden itibaren başladığını, asla kabul anlamına gelmemekle birlikte, dava dilekçesinde de belirtildiği üzere, dava konusu zararın oluşumuna sebebiyet veren tapu devrinin gerçekleştiği tarih olan 22.10.2018 olduğunu, davacının, 02.07.2024 tarihinde müvekkili şirket aleyhine huzurdaki davayı ikame etmişse de davacının tazminat talebinin 22.10.2023 tarihi itibariyle zamanaşımına uğramış olduğunun açık olduğunu, esasa ilişkin olarak, davacının iddialarının aksine, sadece .../Gölbaşı-Hacılar-İmar Mahallesi mevkiinde 112309 ada 5 parsel ve 13. parseldeki arsaların müvekkili şirket tarafından satın alındığını, söz konusu 5 ve 13 numaralı parsellerdeki taşınmazlar devir tarihi itibari ile rayicinin üzerinde bir bedelle hukuka ve yasal düzenlemelere uygun şekilde tapu devrine konu edildiğini, müvekkili şirketin ...'in zarara uğratmasının sözkonusu olmadığı gibi ticari hayatın olağan akışı içerisinde taşınmaz satış işlemi gerçekleştirildiğini, davacının lehine verilen adli yardım kararının kaldırılması gerektiğini belirterek öncelikle müvekkili şirket yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, bu talepleri kabul edilmediği taktirde davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, yasaya aykırı şekilde açılmış bulunan işbu davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan usulden reddine, davacının iş bu tazminat davasını açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın HMK m. 114/1-h uyarınca usulden reddine, bu taleplerin kabul edilmediği taktirde işbu haksız davanın reddine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur. 2-Davalı ......Erzanlı vekili cevap dilekçesinde; davacının davayı takip yetkisi bulunmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, işbu tazminat davasının açılmasında Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.114/1-h uyarınca davacının hukuki yararı bulunmadığını, usulden reddi gerektiğini, davacının, 02.07.2024 tarihinde müvekkili ......aleyhinde huzurdaki davayı ikame etmişse de davacının tazminat talebinin 22.10.2023 tarihi itibariyle zamanaşımına uğramış olduğunun açık olduğunu, davacının tazminat taleplerinin zamanaşımına uğramış olması sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, esasa yönelik olarak, müvekkili davalının ...'i zarara uğratmasının söz konusu olmadığını, asla kabul anlamına gelmemekle birlikte TTK m. 553 uyarınca sorumluluk şartları da somut olayda oluşmadığını, davacının iddialarının aksine, sadece .../Gölbaşı/Hacılar -İmar Mahallesi mevkiinde 112309 ada 5. parsel ve 13. parseldeki arsalar ... Girişim Sermayesi Yatırım A.Ş. tarafından satın alındığını, sözkonusu 5 ve 13 numaralı parsellerdeki taşınmazlar devir tarihi itibari ile rayicinin üzerinde bir bedelle hukuka ve yasal düzenlemelere uygun şekilde tapu devrine konu edildiğini, müvekkili ......'ın ...'i zarara uğratması söz konusu olmadığı gibi ticari hayatın olağan akışı içerisinde taşınmaz satış işlemi gerçekleştirildiğini, davacı lehine verilen adli yardım ara kararından dönülmesi gerektiğini belirterek davacının davayı takip yetkisi bulunmadığından davanın usulden reddine, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, yasaya aykırı şekilde açılmış bulunan işbu davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan usulden reddine, davacın işbu tazminat davasını açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın HMK b. 114/1-h uyarınca usulden reddine, bu taleplerinin kabul edilmediği taktirde işbu haksız davanın reddine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur. 3-Davalı ... ve ... vekili dilekçesinde; davacının davayı takip yetkisi bulunmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan reddi gerektiğini, işbu tazminat davasının açılmasında HMK'nun 114/1-h maddesi uyarınca davacının hukuki yararı bulunmadığından usulden reddi gerektiğini, TTK'nın 560. maddesi uyarınca sorunlu olanlara karşı tazminat isteme hakkının zarar ve sorumluluğun öğrenildiği tarihten itibaren 2 ve her halde zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren 5 yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağı, 5 yıllık zamanaşamı süresinin fiilin meydana geldiğinde günden başladığı, kabul anlamına gelmemekle birlikte dava dilekçesinde de belirtildiği üzere dava konusu zararın oluşumuna sebebiyet veren tapu devrinin gerçekleştiği tarihin 22.10.2018 tarihi olduğunu, davacının 02.07.2024 tarihinde açtığı bu davanın zamanaşımına uğradığını, bu nedenle reddi gerektiğini, müvekkillerinin ...'i zarara uğratmasının sözkonusu olmadığı gibi kabul anlamına gelmemekle birlikte TTK 533. maddesindeki sorumluluk şartlarının somut olayda oluşmadığını, davacının iddialarının aksine sadece .../Gölbayı-Hacılar-İmar Mahallesi Mevkiinde 112309 ada 5 parsel ve 13 parseldeki arsaların ... Girişim Sermayesi Yatırım A.Ş. tarafından satın alındığını, sözkonusu 5 ve 13 nolu parsellerdeki taşınmazların devir tarihi itibari ile rayicinin üzerinde bir bedel ile hukuka ve yasal düzenleme uygun şekilde tapu devrine konu edildiğini, ... Girişim A.Ş.'nin 5. ve 13. parseldeki arsaları satın aldığını, 4 parseldeki arsanın ... A.Ş. tarafından satın alınmadığını, taşınmazlara ilişkin tapu kayıtları üzerinde ...'in borçlarından kaynaklı banka ve vergi daireleri tarafından konulmuş şerh ve tahyidatların bulunduğunu, sözkonusu parsellerde ...'in Ziraat Bankasına olan borcundan kaynaklı 150C şerhinin kaldırılmak ve yine aynı parsellerden kaynaklı vergi borçları ve diğer kayıtlı tahyidatların kaldırılıp ilgili ödemeler yapılmak suretiyle satışın gerçekleştirildiğini, ...'in zarara uğratılmasının sözkonusu olmadığını, ticari hayatın olağan akışı içerisinde taşınmaz satış işleminin gerçekleştirildiğini, davacı lehine verilen adli yardım kararından dönülmesi gerektiğini belirterek davanın öncelikle davacının davayı takip yetkisi bulunmadığından usulden reddine, zamanaşımı nedeni ile reddine, aktif dava ehliyeti yokluğundan usulden reddine, davacının işbu tazminat davasını açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın usulden reddine, bu taleplerin kabul edilmediği taktirde haksız davanın esastan reddine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur. GEREKÇE : ... 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/439 Esas sayılı dosyasında açılan dava, davalılar ..., ... ve ...yönünden TTK m. 553 vd. uyarınca sorumluluk davası; davalı ......A.Ş. yönünden davacının ortağı diğer davacıların yöneticisi olduğu ......A.Ş.'nin taşınmaz satışı nedeni ile zarara uğratıldığı iddiasıyla haksız eylemden kaynaklı zararın tazmini isteğine ilişkindir. Yargılama sırasında ... 8.ATM'nin 2024/439 Esas sayılı dosyasında; 17.12.2025 tarihli oturumda verilen ara kararı ile tefrik edilerek 2025/960 nolu esasa kaydedilmiştir. Söz konusu dosyada müflis davalılar ... ve ... yönünden iş bu sorumluluktan kaynaklı tazminat davası dava tarihi öncesi itibariyle iflas halinde olmaları ve iflasında henüz kapanmamış olması nedeniyle davanın kayıt kabul davası niteliğinde olduğu belirtilerek, Hakim ve Savcılar Kurulu 1. Dairesi'nin 03/04/2018 tarih ve 538 sayılı kararına göre ... 1, 2 ve 3. Asliye Ticaret Mahkemeleri görevlendirildiğinden, dosyanın görevli Asliye Ticaret Mahkemesine tevzii edilmesi için Hukuk Mahkemeleri tevzi müdürlüğüne gönderilmesine karar verildiği, bunun üzerine dosyanın Mahkememizin yukarıdaki esasına tevzi edildiği anlaşılmaktadır. Buna göre, tefrik sonucu Mahkememize gönderilen iş bu dosya özetle; davalılar ... ve ...'a karşı TTK m. 553 vd. uyarınca açılan sorumluluk davasıdır. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...-Gölbaşı-Hacılar-İmar Mahallesi mevkiinde 112309 ada 5 parseldeki taşınmazın 22/10/2018 tarihi itibariyle değeri 519.704,00 TL olarak belirlendiği, tapuda kayıtlı devir bedelinin ise 124.480,00 TL olduğu, yine aynı ada 13 ve 14 parselde (eski 112309 ada 1 parsel) kayıtlı taşınmazın 22/10/2018 tarihi itibariyle değeri 501.000,00 TL olarak belirlendiği, ancak tapuda kayıtlı devir bedelinin 120.000,00 TL olduğu, bu taşınmazların 22.10.2018 tarihinde ...'ın verdiği vekaletname ile Özge Sökmek tarafından davalı ... Girişim Sermayesi Yatırım A.Ş.'ne satıldığı, ancak satış işlemlerinin resmi defterlere işlenmeyerek gizlendiğinin tespit edildiğini, taşınmazların devir tarihinde (22/10/2018) davalıların davacının ortağı olduğu dava dışı ......A.Ş.'nin yönetim kurulu üyesi/başkanı olduğu, bu şekilde şirketi zarara uğrattıkları ileri sürülerek, TTK'nın 553 vd.maddeleri gereğince sorumluluk davası açtıklarını ileri sürülmüştür. ... 8.ATM'nin 22/12/2025 tarih ve 2025/960-983 E/K sayılı kararında özetle; davalılar hakkında iş bu davanın açıldığı tarihten önce iflas kararı verildiği ve iflasın henüz kapanmamış olması nedeniyle davanın kayıt kabul davası niteliğinde olduğu belirtilerek, gönderme kararı verildiği anlaşılmaktadır. Davalı .... .... .... ... ... ... yönünden ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2012/488 Esas 2015/377 sayılı kararıyla 01.07.20215 tarihinde şahsi iflaslarına karar verildiği anlaşılmıştır. Davanın ileri sürülüş şekli itibariyle, davalıların sorumluluğuna gidilmesi gereken taşınmaz devirlerinin iflas tarihinden (01/07/2015) daha sonra 22/10/2018 tarihinde yapıldığı hususu ihtilaflı değildir.
Bilindiği üzere, kayıt kabul davaları, iflasından önce müflisten alacaklı olanların, bir diğer ifade ile iflas alacaklılarının alacaklarını iflas masasına kaydettirmek için açtıkları ve dayanağını İİK’nın 235. maddesinden alan davalardır. (Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2017/1974 E. 2020/2699 K. Sayılı kararı). İflas tarihinden sonra doğan bir alacağın masa borcu olup olmadığı yönündeki inceleme, alacağın dayandığı hukuksal ilişkiye göre genel hükümler doğrultusunda genel mahkemelerce tespit edilecektir. İİK'nda masa borçları için İİK'nın 235/1. maddesindeki gibi kayıt kabul ve 154/3. maddesindeki gibi iflas davaları için Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu yolundaki açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Diğer yandan, TTK'nın 553 vd.maddeleri bakımından sorumluluk davası bakımından görevli mahkeme ticaret mahkemesidir. Ancak, Hakim ve Savcılar Kurulu 1. Dairesi'nin 03/04/2018 tarih ve 538 sayılı kararında sorumluluk davası bakımından ... 1,2,3 Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevlendirildiğine ilişkin özel bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu haliyle somut davada; davacının ileri sürdüğü alacak talebinin iflastan önce doğmadığından, sırasına ve esasına itiraz edilebilecek, İİK'nın 235.maddesine dayalı kayıt kabul istemine konu olabilecek müflis borçlarından olmayıp, iflastan sonra doğan ve müflisin genel hükümlere göre sorumlu olduğu ve iflas masasının dağıttığı iflas (garame) hissesi oranında değil, tasfiyede bakiye kalırsa alacaklıya ödenecek olan genel nitelikli bir alacak niteliğinde olduğu, diğer yandan TTK'nın 553 vd.maddeleri bakımından açılan sorumluluk davaları bakımından ticaret mahkemelerinin görevli olduğu, ancak Hakim ve Savcılar Kurulu 1. Dairesi'nin 03/04/2018 tarih ve 538 sayılı kararında açıkça ... 1,2,3 Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğuna dair bir düzenleme bulunmadığı, yine iş bu dava bakımından ... 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin de genel yetkisi bulunduğu, bu haliyle ... 8.ATM'de açılan iş bu dava bakımından Mahkememizin görevli olmadığı sonuç ve kanaatine varılarak, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2.maddesi hükümlerine göre davanın dava şartı (görev) yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (... BAM 13.H.D.'nin 24/10/2024 tarih ve 2024/1530-1538 E/K sayılı, 16/06/2021 tarih ve 2021/786-799 E/K sayılı emsal kararları). HÜKÜM: Açıklanan nedenlerle; 1-Davanın dava şartı (görev) yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-Dosyanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde görevli ve yetkili ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 3-Yargılama harç ve giderlerinin görevli mahkeme tarafından karara BAĞLANMASINA, Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/01/2026