İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/481 E. 2026/496 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/481
- Karar No
- 2026/496
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/481 Esas
KARAR NO : 2026/496
DAVA : Menfi Tespit -İstirdat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/08/2025
KARAR TARİHİ : 03/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit- İstirdat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının müvekkili şirket aleyhine Aliağa İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, müvekkili şirkete gönderilen ödeme emrine şirket yetkilisinin il dışında bulunması ve sağlık sorunları sebebiyle süresinde itiraz edilemediğini, bu sebeple takibin kesinleştiğini, öncelikle müvekkilinin dosyaya bildirilen icra dosyasındaki ödeme emrine konu edilen sözleşmedeki cezai şartın gerçekleşmediğini, sunulan sözleşmenin 7. maddesinin 4. bendinden anlaşılacağı üzere cezai şartın doğması için, sözleşmenin üye şirket tarafından feshedilmesinin gerektiğini, üye şirketin anılan sözleşmeyi feshetmediği gibi,...Teslimat Hizmetlerinin işi yapmayı reddedip, üye müvekkili şirkete hizmet vermediğini, bu durumun iç yazışmalar ve tanık anlatımlarıyla ispatlanacağını, davalı tarafından sunulan sözleşmede müvekkili şirket tarafından kesinlikle imzalanmadığını, davalının kendi kusuru ile hizmet vermediği ve cezai şart gerçekleşmediği halde sahte bir imza ile icra takibi başlatmak suretiyle müvekkilinin haksız yere borçlu duruma düşürdüğünü, bu nedenlerle; müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığının tespitine, Aliağa İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında yürütülen takibin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına, davalı aleyhine takip konusu alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, Aliağa İcra Dairesi’nin ... E. sayılı dosya kapsamındaki 588.681,35-TL takip çıkışlı borcun 506.597,08-TL'lik kısım için menfi tespitine ve cebri icra tehdidi altında müvekkile ait ... Bankası ... nolu hesaptan ödenen 82.084.27-TL'lik kısımın da istirdatına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin kurye hizmetleri sunan bir şahıs işletmesi, davacı şirketin ise ... ünvanlı restaurant işletmesi olduğunu, müvekkili ile dava şirketin bir yıllık Paket Servis Üyelik Sözleşmesi imzaladıklarını, bu kapsamda da müvekkilinin davacı şirkete kurye hizmeti sunduğunu, 07/12/2024' te başlayan hizmet kapsamında müvekkili şirketin ..., ..., ..., ... isimli uygulamalardan ve telefon siparişleri dahil olmak üzere tüm kanallardan gelen siparişlerin teslimatını üstlendiğini, toplam 7.741 siparişin sorunsuz şekilde taşındığını, 07/04/2025 tarihinde davacı tarafın sözleşmeyi tek taraflı feshettiğini, bu süreçte müvekkilinin maddi zarar uğradığını, müvekkilinin davacı ile barışçıl yollarla çözmek istediğini, davacının taleplerini görmezden geldiğini, bunun üzerine taraflarınca Aliağa İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, dava dilekçesindeki iddiaların asılsız olduğunu, bu nedenlerle öncelikle yaklaşık ispat şartını yerine getirmek bir yana haklılığını gösterir en ufak bir emare olmaması nedeniyle ihtiyati tedbirin kaldırılmasına, açılan davanın reddine, takip konusu alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DOSYANIN SAFAHATİ:
Eldeki davanın ilk olarak Aliağa ...Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esasında açıldığı, mahkemenin24.03.2026 tarih ... E. ... K.sayılı görevsizlik kararı ile dosyanın Mahkememize tevzi edilmesi sonucu Mahkememizin işbu 2026/481 esasına kaydı yapılarak Mahkememizce yargılamaya bu esas numarası üzerinden devam edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasında akdedilen paket servis üyelik sözleşmesinden kaynaklı cezai şart alacağına dayalı olarak Aliağa İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasında 588.681,35-TL takip çıkışı üzerinden başlatılan takipte 506.597,08-TL lik kısım yönünden borçlu olunmadığının tespiti ile icra tehdidi altında ödenen 82.084,27-TL lik kısmın istirdatı istemine ilişkindir.
Eldeki dava, TTK 4/I maddesi gereğince mutlak ticari dava olup, TTK'nın 5/A maddesi gereğince dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na, 7155 sayılı Kanunun 23. maddesi ile eklenen "dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 18/A maddesinin ilk iki fıkrasına göre; "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir."
Arabuluculuk dava şartı eksikliğinin tamamlanabilir dava şartı eksikliği olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Zira arabuluculuk tarafların mahkeme yoluna başvurmadan uyuşmazlıkları bir araya gelerek çözmeleri, bu şekilde daha hızlı ve barışçıl yöntemler ile sonuca ulaşmaları ile mahkemelerin iş yükünün azaltılması amacı ile getirilmiş alternatif bir çözüm yoludur. (Aynı yönde, İzmir BAM 11. HD'nin 2019/3103 E. 2019/1844 K. )
Bu kapsamda somut olaya bakıldığında; Mahkememizce davacı vekiline "Tebliğden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde, arabulucuk son oturum tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğini sunması, sunulmadığı taktirde davanın usulden reddedileceği" ihtarını içerir e-tebligat düzenlendiği, e-tebligatın 19.05.2026 tarihinde davacı vekiline usulüne uygun tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından arabulucuk son oturum tutanağı aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğinin sunulmadığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafından eldeki davanın görevsizlik kararı veren mahkemede arabulucuya başvurmaksızın 19.08.2025 tarihinde açılmış olup, 08.05.2026 tarihi itibariyle mahkememize tevdii edilen dosyada düzenlenen ön tensip tutanağı uyarınca davacı vekiline arabuluculuk son tutanağının ibrazı konusunda süre verilmiş ve buna ilişkin ihtarlı tebligat yapılmış ise de, davacı vekili tarafından süresi içerisinde son oturum tutanağı aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğinin sunulmadığı anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklene 18/A-(2) maddesinin 4. Cümlesinde "Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddine karar verilir." düzenlemesi de gözetilerek, anılan dava şartı eksikliğinin tamamlanabilir dava şartı eksikliği olarak nitelendirilmesi mümkün olmadığından dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk dava şartı ihlal edildiğinden davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-TTK.'nun 5/A maddesi ve HMK' nun 114/2 ile 115/2 maddeleri gereğince davanın DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00-TL maktu red harcının başlangıçta alınan 10.053,21-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 9.321,21-TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça yapılan ve karşılanan 500,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine,
6-Kararın kesinleşmesi halinde, ayrıca karar yazmaya gerek görülmeden kalan gider avansının resen taraflara iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda, HMK'nın 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesince incelenmek üzere istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden karar verildi.03/06/2026
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı