İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/476 E. 2026/689 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/476
- Karar No
- 2026/689
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/476 KARAR NO : 2026/689
DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 11/05/2026 KARAR TARİHİ : 08/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; müvekkii şirketin ---- İcra Dairesinin --- esas sayılı doyası il icra takibine başladığını, dosya alacağının temlik edilmesi akabinde dosyaya vekaletname ve temlikname sunulduğunu, dosya borçlularından ----- adına kayıtlı olduğu tespit edilen taşınmaza dosya alacağını tahsil etmek amacıyla tapu kaydına haciz şerhi işlendiğini, kıymet taktiri raporunun ve satış ilanının borçlu şirkete tebliğ edilmesi gerektiğini, dosya alacağının tahsili amacıyla Ticaret Sicil Müdürlüğünde resen terkin edilen --- Şirketinin --- ait --- ili, --- İlçesi, ------ Köyü, 107 ada, 29 parsel ve --- ili, ---- İlçesi, ----- Köyü,, 108 ada, 60 parselde bulunan taşınmazlara ilişkin kıymet takdiri raporunun tebliğinin, taşınmazların satışının ve devir işlemlerinin yapılabilmesi adına şirketin tüzel kişiliğinin ihyası gerektiğini belirterek TTK ilgili hükümleri gereğince terkin edilen ---- Şirketinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olaydada müvekkili kurumun 6102 Sayılı TTK'nun 32 ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 34. Madde hükmü çerçevesinde işlem yapıtığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu geçici 7.mad. İle ''Münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş Anonim ve Limited Şirketleri ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ticaret sicil kayıtlarının silinmesine ilişkin tebliği'' hükümleri çerçevesinde işlemin gerçekleştiğini şirketin re'sen terkin edildiğini müvekkili davanın açılmasına sebep olmadığını, yasal hasım konumunda bulunan müvekkil yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin sorumlu tutulamayacağını, (Yargıtay ---Hukuk Dairesi'nin 29/09/2020 Tarih ve -----. sayılı ilamı ) açıklanan nedenlerle usulüne uygun terkin işlemi nedeniyle müvekkili yönünden açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ---- usulüne uygun olarak tebligat yapılmış ancak davaya cevap sunulmamıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibariyle, 6102 sayılı TTK. geçici 7. maddesinin 15. fıkrasının son cümlesi uyarınca açılmış bir ihya davasıdır.6102 sayılı geçici 7. maddesinin 15. fıkrasının son cümlesi uyarınca, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.Celp edilen ticaret sicil kayıtlarına göre davalı şirketin TTK. geçici 7. maddesi uyarınca tasfiyesiz olarak 09.10.2015 tarihinde resen terkin edildiği belirlenmiştir.6102 Sayılı TTK'nun geçici 7. maddesinin 15. fıkrası son cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplerle silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilirler hükmü, Anayasa Mahkemesinin 22.06.2023 tarih, -- Esas ----- Karar sayılı ilamı ile 13/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na 26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanun’un 38. maddesiyle eklenen geçici 7. maddenin (15) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinde yer alan “...silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde...” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. Eldeki dava ihyası istenen şirketin sicilden re'sen terkin edildiği tarihten itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra açılmış olup davanın açıldığı tarihte anılan madde uyarınca dava açma süresi dolmuş ise de, Anayasa Mahkemesinin 22.06.2023 tarih, ---- Esas ----- Karar sayılı kararı ile,13/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na 26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanun’un 38. maddesiyle eklenen geçici 7. maddenin (15) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinde yer alan “...silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde...” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği anlaşıldığından hak düşürücü sürenin somut olayda uygulanması mümkün görülmemiştir (Emsal Yargıtay ---- Hukuk Dairesinin 27/09/2022 tarih ve --- Esas ---- Karar sayılı ilamı ). ---- İcra Dairesinin ----- esas sayılı dava dosyası uyap üzerinden celp edilmiş, incelenmesinde ; davacı ---- vekili tarafından davalılar -----Şirketi hakkında takip talebinde bulunduğu, 13.04.2026 tarihli karar ile davacıya sicilden terkin edilen ----- Şirketinin sicilden terkin edilmiş olması nedeniyle ihya davası açmak üzere süre verildiği, davacının hukuki yararının bulunduğu anlaşılmıştır. Sicilden terkin edilen --Şirketi 'nin dava ehliyetinin bulunmadığı, iş bu davanın --- Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine açılması gerektiği, şirket yetkili---- bu davada pasif husumetinin bulunmadığı görülmekle; sicilden terkin edilen --- Şirketi ve --- aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ----- Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine açılan davanın kabulü ile --- Ticaret Sicil Müdürlüğünde ---- sicil numarasında kayıtlı ---- ŞİRKETİ'nin ---- İcra Dairesinin ----- esas sayılı takip dosyasının sonuçlandırılması ile sınırlı olarak ihyasına, Tasfiye memuru olarak şirket yetkilisi ---- ( T.C. No : ---- atanmasına ve kendisine ücret taktirine yer olmadığına, kararın tescil ve ilanı için davacıya yetki verilmesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere : 1-Davalı ----- aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, 2-Davalı ----- Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine açılan DAVANIN KABULÜ ile ;--- Ticaret Sicil Müdürlüğünde ----- sicil numarasında kayıtlı----- ŞİRKETİ'nin---- İcra Dairesinin ------ esas sayılı takip dosyasının sonuçlandırılması ile sınırlı olarak ihyasına, Tasfiye memuru olarak şirket yetkilisi ---- ( T.C. No : ------atanmasına ve kendisine ücret taktirine yer olmadığına, Kararın tescil ve ilanı için davacıya yetki verilmesine, 2-HARÇLAR Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-VEKALET ÜCRETİ Davanın açılmasında davalı ---- Ticaret Sicil Müdürlüğünün kusuru olmadığı ve yasal hasım olduğu anlaşılmakla davacı yararına avukatlık ücreti taktirine yer olmadığına, 4-YARGILAMA GİDERLERİ a-Davanın açılmasında davalı ----- Ticaret Sicil Müdürlüğünün kusuru olmadığı ve yasal hasım olduğu anlaşılmakla yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, b-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ----- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.