İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/476 E. 2026/521 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/476
- Karar No
- 2026/521
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/476 Esas KARAR NO : 2026/521
DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ : 25/11/ 2020 KARAR TARİHİ : 28/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle : Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; ... Anonim Şirketi'nin iflasına .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... karar ve 16.11.2017 tarihinde karar verilmiş olduğunu, tasfiyenin .... iflas dairesinin 2017/... sayılı dosyasıyla yürütülmekte olduğunu müvekkilin alacağını tahsil amacıyla 6060 sırasına alacağını kaydettirdiğini, ancak iflas idare memurluğunun 5.11.2020 tarihli yazıları ile müflis bankadan herhangi bir alacağının olmaması ve talebin sermaye benzeri kredi niteliğinde olması nedeniyle reddine karar verildiğini, ret kararının 18.11.2020 tarihinde tebliğ edildiğini, alacağın müflis bankanın çıkarmış olduğu euroband senedine bağlı olduğunu, tahvil, bono ve eurobond sahipleri, aldığı kuruluşun alacaklısı durumunda olduğunu, söz konusu kıymetlerin iş yatırım menkul değerler anonim şirketinin ... şubesindeki ... numaralı hesabında muhafaza edilmekte olduğunu iflas idaresinin gerekli incelemeleri yapmayarak alacağı sermaye gibi görmek suretiyle alacağı haksız olarak reddettiğini belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava Kayıt Kabul talebine ilişkindir. Yapılan yargılama sonucunda; mahkememizin .... sayılı 04/04/2024 tarihli kararı ile; ..."1-Davanın reddine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan 150,00-₺ yargılama giderinin davacıdan tahsi`li ile davalıya verilmesine, 5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı vekili lehine takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca taraflara iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 10 günlük süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verilmesine...." karar verilmiş olup,anılan karara karşı davacı vekilinin istinaf yoluna başvurduğu, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Temyiz başvurusuna ilişkin olarak Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2025/2439-2026/1764 E.K. sayılı 29/04/2026 tarihli ilamı ile; Davacı vekili temyiz dilekçesinde: a) Dava konusu ... 4.150.000,00 USD nominal bedelli kısmı, ... şirketi ile ... ... A.Ş. arasındaki anlaşmaya istinaden 01.11.2018 tarihinde ... ... A.Ş'ye, daha sonra 07.02.2019 tarihinde de tüm hak ve vecaibi ile birlikte müvekkili ... A.Ş'ye geçtiğini, söz konusu Sertifikalar halihazırda müvekkili Şirketin mülkiyetinde bulunduğundan, malik sıfatıyla aktif husumeti olduğunu, b. ... (...) ...’nın sadece aracı kurum olup, söz konusu Kira Sertifikalarının ihraççılara dağıtımında rol aldığını, asıl hak sahibinin ise halihazırda bunları elinde bulunduran malikler olduğunu, c. Taraf sıfatının maddi hukuk kurallarına göre belirlenmesi gerektiği, Yasa ve Yargıtay İçtihatları gereği müvekkilinin, alacak kayıt talebinin reddi nedeniyle maddi anlamda "zarar gören" ve işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunan kişi konumunda olduğunu, d. İzahnamelerin, ihraççı kurumun idari sorumluluğunu düzenlediklerini, yatırımcının hak arama özgürlüğünü kısıtlayamayacaklarını, e. ... ...'nın 2293 numaralı alacak kayıt talebinde bulunması nedeniyle, izahnamenin 12.8 maddesinde yatırımcının doğrudan ...'ya karşı dava açması imkanını ortaya çıkaran "... Ancak delege yükümlü olduğu makul süre içinde bunu yapmaz ve kusur devam ederse yetkilidir." ihtimalinin ortadan kalktığı, bu nedenle aktif husumet ehliyetinden söz edilemeyeceği yönündeki hükmün kabulünün mümkün olmadığını, söz konusu alacak kayıt talebi ile masaya kaydı istenen alacağın tamamının, iflas idaresi tarafından reddedildiğini, İstinaf mahkemesi kararında, söz konusu red kararına karşı, aracı kuruluş ... tarafından dava açıldığı belirtilmişse de, bu davanın yargı yolu yokluğu nedeniyle reddedildiği ve sonrasında da takip edilmediğinin belirlendiğini, f. İzahnamenin 12.8. maddesinde menkul kıymet sahiplerinin Bank Asya'ya doğrudan dava açamayacağı belirtilmişse de; Bankasya'nın sonradan müflis konumuna gelmesi nedeniyle, tasfiye işlemlerinin yürütüldüğü "iflas dosyasına alacak kayıt talebinde bulunmak" ve bu doğrultuda "müflisin iflas idaresine karşı kayıt kabul davası açmak" bu madde kapsamında değerlendirilemeyeceğini beyan etmektedir. Yargıtay'ın Değerlendirme ve Gerekçe ; Uyuşmazlık, sıra cetveline kayıt kabul istemine ilişkindir. Eldeki davada, iflas masasına alacak kayıt başvurusu dava dışı ... ... vekili tarafından yapılmış; ancak söz konusu başvuru, “müflis bankadan herhangi bir alacağın bulunmadığı ve talebin sermaye benzeri kredi niteliğinde olduğu” gerekçesiyle iflas idaresince reddedilmiştir. Davacı taraf ise, dava dışı ... ... tarafından yapılan alacak kayıt başvurusuna ilişkin olarak iflas idaresince henüz karar verilmediği dönemde, dava konusu ... 4.150.000,00 USD nominal değerli kısmının, ... ... ile ... ... A.Ş. arasında yapılan anlaşma uyarınca 01.11.2018 tarihinde ... ... A.Ş’ye devredildiğini; akabinde 07.02.2019 tarihinde bu alacakların ... ... A.Ş. tarafından davacı ...Ş’ye temlik edildiğini beyan ederek, ... kod numaralı 4.150.000,00 USD nominal değerli ... mülkiyetinin davacı şirkete geçtiğini belirterek, iflas masasına kayıt talebinde bulunma hakkının kendisine ait olduğu iddiasıyla eldeki davayı açmıştır. davalı vekilinin beyanları ve dosya kapsamına sunulan belgelerden; dava konusu Bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi’nin 12.03.2020 tarihli, 2020/322 Esas ve 2020/696 Karar sayılı ilamı ile esastan reddedilmiş; devamında yapılan temyiz başvurusu da Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi’nin 10.12.2020 tarihli, 2020/1128 Esas ve 2020/4205 Karar sayılı ilamı ile reddedilerek karar kesinleşmiştir. Dava konusu alacağın içinde bulunduğu kira sertifikalarına ilişkin olarak yayımlanan “2023’te Vadesi Gelen 250.000.000,00 ABD Doları Sabit Oranlı ... 2 Sertifikaları” başlıklı 26.03.2013 tarihli İzahname’nin 12.8. maddesinde ise; sertifika sahiplerinin, temsilci sıfatını haiz delegenin makul süre içerisinde gerekli işlemleri yapmaması ve bu ihmalin devam etmesi hâli dışında doğrudan dava açma yetkisinin bulunmadığı; ayrıca sertifika sahiplerinin ihraççıya, mütevelli heyetine, Bank Asya’ya veya diğer herhangi bir tarafa karşı doğrudan tasarruf işlemleri tesis ettirme haklarının olmadığı, bu kişilere karşı ileri sürülebilecek hakların işlem belgeleri kapsamında yükümlülüklerin yerine getirilmesini talep etmekle sınırlı bulunduğu düzenlenmiştir. Somut olayda, mahkemece davanın anılan izahname hükmünün 12.8. maddesine dayanılarak reddine karar verilmiş ise de, temsilci sıfatını haiz ... tarafından daha önce iflas masasına alacak kayıt başvurusunda bulunulduğu ve başvurunun reddi üzerine dava açıldığı anlaşılmaktadır. Ancak söz konusu davanın yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle usulden reddedilmiş olmasından sonra temsilci tarafından idari yargı yerinde yeniden dava açılıp açılmadığı hususu mahkemece araştırılmamıştır. izahname hükmü uyarınca sertifika sahiplerinin doğrudan dava açabilmeleri, temsilcinin gerekli işlemleri makul süre içerisinde yerine getirmemesi ve bu durumun devam etmesi şartına bağlıdır. Bu nedenle, temsilcinin söz konusu yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğinin belirlenmesi, davacının doğrudan dava açma hakkının ve dolayısıyla aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığının tespiti bakımından zorunludur. Bu itibarla mahkemece yapılması gereken iş; temsilci tarafından idari yargı yerinde yeni bir dava açılıp açılmadığının taraf beyanları da alınarak araştırılması, temsilcinin izahname kapsamında öngörülen yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğinin tespit edilmesi ve buna bağlı olarak davacının aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığının değerlendirilerek, sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş olup kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir. Açıklanan sebeplerle; HÜKÜM:1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildiği..." anlaşılmıştır. SONUÇ: Yargıtayın bozma kararı sonrası dosya mahkememizin 2026/476 esas sırasına kayıt edilmiştir. Davacı vekili 23/07/2026 tarihinde feragat dilekçesi sunmuş olduğu görüldü. Dilekçe ve dosya incelendi. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Alınması gereken 54,40-TL Başvurma harcı(25.11.2020 tarihli) ile hüküm tarihi itibariyle alınması gereken 732,00-TL Karar ve ilam harcı olmak üzere 786,40-TL harç bedelinin davacıdan tahsili ile hazineye İRAT KAYDINA, 3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, 5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair; tarafların yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer Asliye Ticaret Mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.28/07/2026
Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza