İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/399 E. 2026/479 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/399
- Karar No
- 2026/479
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C ANKARA ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2026/399 KARAR NO : 2026/479
... DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 11/03/2020 KARAR TARİHİ : 11/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/07/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 13/12/2018 tarihinde ...seferini yapan hızlı trenin ... İlçesi Motor İstasyonu civarında meydana gelen bir çok kişinin hayatını kaybettiği kazada yaralandığını, müvekkilinin halen proje koordinatörü olarak makina mühendisi olarak çalıştığını, müvekkilinin kazada yaralandığını, istirahat raporu verilmesi, çalışamaması ve psikolojik olarak manevi zarar gördüğünü, bu nedenle davalı idareye başvuruda bulunduğunu, ancak cevap verilmediğini, .... karar, 05/07/2019 tarihli ilamı ile dava konusu olayın adli yargının görev alanına girdiği gerekçesi ile reddedildiği, davalı tarafından gerekli önlemler alınmadığı, sinyalizasyon sisteminin kurulmaması nedeniyle tren kazasının meydana geldiğini, davalı tarafın kusur sorumluluğunun bulunduğunu, ...nin ve davalının olayda ağır kusur ve 1.dereceden sorumluluğu bulunduğunu, müvekkilinin 21/12/2018 tarihli heyet raporu ile 15 gün istirahat raporu verildiği ve uzunca süre çalışamadığını, maddi olarak gelirinden de yoksun kaldığını, ... yüksek hızlı tren hattının bir kamu hizmeti olup kamu hizmetinin kusurlu olarak gereği gibi yerine getirilmemesi sebebiyle mağduriyetler söz konusu olduğunu açıklayarak 13/12/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle müvekkilinin şimdilik belirsiz alacak olarak 1.000,00 TL maddi ve 60.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 61.000,00 TL'nin olay tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde; 13.12.2018 tarihinde meydana gelen tren kazasında müvekkili şirket ve çalışanlarının hiçbir kusur ve ihmalinin bulunmadığını, 6461 sayılı .... Serbestleştirilmesi Hakkında Kanun uyarınca ....Müdürlüğü unvanıyla tren işletmecisi olarak yapılandırıldığını, kanunun 3. maddesi gereğince demiryolu trafiğini yönetme, altyapıyı iyileştirme, bakım ve onarım yapma görevlerinin.... Sunulan Bilirkişi Kurulu raporunun kazanın altyapı işletmesinden kaynaklandığını ortaya koyduğunu, .... Soruşturma sayılı savcılık dosyasındaki 25.06.2019 tarihli bilirkişi raporunda kazanın üç kök nedeninin.... hattının eksikliklerle açılması, yanlış trafik yönetim sistemi kurulması ve manevraların doğudan batıya alınması olarak belirlendiğini, bu hususların tamamının altyapı işletmecisi olan diğer davalı ....bünyesinde yer aldığını, müvekkil şirketin Türk Ticaret Kanunu'nun 914. maddesi kapsamında sorumluluğunun bulunmadığını ve illiyet bağının kesildiğini,.... sayılı ceza davasında müvekkil şirket personelinin şüpheli sıfatıyla yer almadığını,..... 24. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca altyapıdan kaynaklanan zararlarda tren işletmecisinin sorumluluktan kurtulduğunu, .... ile müvekkil şirketin ayrı tüzel kişilikler olduğunu, 03.12.2018 tarihli erişim sözleşmesinin 8.2. maddesi gereğince altyapının emniyetli işletilmesinden .... sorumlu olduğunu, müvekkil şirketin de kazada mağdur konumda bulunduğunu ve ... seti ile kılavuz treninin hasar gördüğünü, davacı tarafından talep edilen 1.000,00 TL tutarındaki maddi tazminatın hangi zarara ilişkin olduğunun belirsiz olduğunu ve geçici ile sürekli iş göremezlik ayrımı yapılmaksızın talep edildiğini, 60.000,00 TL tutarındaki manevi tazminat talebinin ise ülkenin ekonomik koşulları ve ....içtihatları dikkate alındığında fahiş olduğunu, müvekkil şirketin ..... nezdinde 01.01.2018-01.01.2019 dönemini kapsayan ferdi kaza ve 3. şahıs mali sorumluluk sigorta poliçeleri bulunduğunu belirterek davanın .... 'ye ihbarını, kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmayan müvekkil şirket yönünden davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise dosyanın kusur tespiti için bilirkişiye tevdiini talep etmiştir. Davalı T.... vekili cevap dilekçesinde özetle; 13/12/2018 tarihinde .... seferini yapan Yüksek Hızlı Trenin Marşandiz istasyonunda yapmış olduğu kaza sonucu davacının yaralanması nedeniyle müvekkil idare aleyhine açılan davada, 6461 sayılı ..... Serbestleştirilmesi Hakkında Kanun'un 24.04.2013 tarihinde kabul edilip 01.05.2013 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlandığını, bu kanun ile müvekkil idarenin görev tanımı ve faaliyet alanlarının değiştirilerek demiryolu altyapı işletmecisi olarak belirlendiğini, .... Statüsü'nün 5. maddesinin de müvekkil idareyi yalnızca altyapı işletmecisi olarak görevlendirdiğini, .... tarafından verilen lisans ve yetki ile yolcu taşımacılığı yapan .... 'nin 14/06/2016 tarihinde ticaret siciline tescil edildiğini, ..... 'nin müvekkil idareden ayrı bir kamu tüzel kişiliğine sahip olduğunu, kaza tarihinde müvekkil idarenin yolcu taşımacılığı ile ilgili bir görevinin bulunmadığını, ... Yolcuların Haklarına Dair Yönetmelik'in 19 ve 24. maddeleri uyarınca kaza nedeniyle meydana gelen zararları karşılamakla yükümlü olan tarafın demiryolu tren işletmecisi olan ..... olduğunu, aynı yönetmeliğin 22. maddesi gereğince .... 'nin yolcu hakları bildirimi yayımladığını, davacının biletli yolcu olması sebebiyle davanın ..... Genel Müdürlüğü husumetiyle görülmesi gerektiğini, Yüksek Hızlı Tren yolcularının .... nezdinde hem üçüncü şahıs mali mesuliyet sigortası hem de ferdi kaza koltuk sigortası ile sigortalı olduğunu, bu nedenle sigorta şirketi tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının müzekkere ile sorulmasını, Kaza Nedeniyle ..... personeli olan makinistlerin kusurlu olduğunun tespit edildiğini, ancak makinistlerin vefatı nedeniyle haklarında iddianame düzenlenemediğini, maddi tazminat talebinin kuruşlandırılması ve açıklattırılması gerektiğini, manevi tazminat talebini kabul etmediklerini belirterek, davanın doğru hasım olan .... husumetiyle görülmesini ve müvekkil idare açısından davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; 13.12.2018 tarihinde ... Yüksek Hızlı Tren hattında meydana gelen tren kazası nedeniyle davacının uğradığını ileri sürdüğü maddi ve manevi zararların tazmini istemine ilişkindir. Dosyada aldırılan 07.02.2022 tarihli bilirkişi raporunda;....ın %50 kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. 04.10.2022 tarihli ek bilirkişi raporu da aynı yöndedir. 06/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda; davacının 13.12.2018 tarihinde gerçekleşen Tren kazasında yaralandığı ve 15 gün iş göremezlik belgesi aldığı, davacının geçici iş göremezlik zararının asgari ücret üzerinden 829,61-TL olarak hesaplandığı, davalı.... bu süre içinde bir ödeme alınmışsa, hesaplanan tazminattan indirilmesi gerektiği, dosyada bu konuda bir kayıt görülmediği, davacının Kaçırılan iş fırsatlarından doğan kazanç kaybı, Tren yerine daha fazla maliyete sahip araçlar kullanarak seyahat etmek zorunda kaldığı için oluşan zarar ve .... nezdinde yürütülen projedeki iş planına uyulamadığından teşvik ödemelerinin geç alınmasından ve kredi kullanmak zorunda kalındığı için oluşan zararları hakkında dosyada hiçbir bilgi bulunmadığı gibi tespitinin uzmanlık alanı dışında kaldığını beyan etmiştir. 18/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda; sürekli iş göremezlik yönünden tazminat alacağının bulunmadığı, geçici iş göremezlik yönünden (eksik alınan maaş) tazminat tutarının 2.433,33 TL olduğu, davalı .... sigorta şirketi tarafından düzenlenen 3. Şahıs Mali Sorumluluk Sigortası kaza tarihindeki bedeni zarar poliçe teminat limit tutarının 368.448,02 TL olduğu, Ferdi Kaza Sigorta poliçesi tedavi masrafları teminat limitinin 2.500,00 TL olduğu, davacı yan tarafından talep edilen; Kaçırılan iş fırsatlarından doğan kazanç kaybı, tren yerine daha fazla maliyete sahip araçlar kullanarak seyahat etmek zorunda kaldığı için oluşan zarar, .... nezdinde yürütülen projedeki iş planına uyulamadığından teşvik ödemelerinin geç alınmasından ve kredi kullanmak zorunda kalındığı için oluşan zarara ilişkin dosya muhteviyatında bir delil görülmediği tespit edilmiştir. 17/11/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda; sürekli iş göremezlik yönünden tazminat alacağının bulunmadığı, geçici iş göremezlik yönünden (eksik alınan maaş) tazminat tutarının 2.433,33 TL olduğu, İdea Bilişim Danışmanlık firmasının 06.03.2023 tarihli üst yazıda “davacıya 60.000,00 TL ödenmeyeceği” şeklinde belirtilen kar payı tutarının davacı yan tarafından talep edilip edilmeyeceğine ilişkin hukuki değerlendirmenin mahkemenin takdirinde olduğu, davalı .... tarafından düzenlenen 3. Şahıs Mali Sorumluluk Sigortası kaza tarihindeki bedeni zarar poliçe teminat limit tutarının 368.448,02 TL olduğu, Ferdi Kaza Sigorta poliçesi tedavi masrafları teminat limitinin 2.500,00 TL olduğu tespit edilmiştir. 30/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda; davacının eksik aldığı maaş miktarı 2.433,33 TL, kaçırılan fırsat talepleri konusunda hesaplama yapılamadığını, eksik alınan prim somut şekilde belgelendirilmediğinden tazminata dahil edilemediğini, özel araç kullanımı sebebiyle oluşan masraf, alınan akaryakıtların ayrımının yapılamaması sebebiyle tazminata dahil edilemediği tespit edilmiştir. 01/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda; davacının eksik aldığı maaş miktarı 2.433,33 TL, eksik alınan prim 60.000,00 TL olduğunu, kaçırılan fırsat ile özel araç kullanımı sebebiyle oluşan masraflar, aktüeryal hesaplama ile bulunamadığı tespit edilmiştir. Davacı vekili 06/05/2024 tarihli dilekçesi ile 1000TL maddi tazminat talebini 109.559,56 TL arttırarak 110.559,56TL'ye yükselttiğini beyan etmiştir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, taraf beyanları, bilirkişi raporları,.... kayıtları, işveren yazıları ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının olay tarihinde davalılar tarafından işletilen yüksek hızlı trende yolcu olarak bulunduğu sırada meydana gelen tren kazasında yaralandığı, yaralanması nedeniyle 21.12.2018-04.01.2019 tarihleri arasında 15 gün süreyle istirahat raporu aldığı, bu süre içerisinde çalışamadığı ve ücretinde kesinti meydana geldiği hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Dosya kapsamında alınan teknik bilirkişi raporlarında kazanın meydana gelmesinde sinyalizasyon ve trafik yönetiminden kaynaklanan eksiklikler nedeniyle .... ile tren teşkil memurunun kusurlu oldukları belirtilmiş ise de, yolcuya karşı hukuki sorumluluğun belirlenmesinde yalnızca teknik kusur dağılımının esas alınması mümkün değildir.Nitekim 6461 sayılı .... Ulaştırmasının Serbestleştirilmesi Hakkında Kanun ile Demiryolu ile Seyahat Eden Yolcuların Haklarına Dair Yönetmelik'in 24 ve 39 uncu maddeleri birlikte değerlendirildiğinde; yolcu taşıma faaliyetini yürüten demiryolu tren işletmecisinin, taşımanın gerçekleştirilmesi sırasında yararlandığı demiryolu altyapı işletmecisinin eylem ve işlemlerinden de yolcuya karşı sorumlu olduğu, altyapı işletmecisinin taşıyıcı bakımından yardımcı kişi niteliğinde bulunduğu, bu nedenle altyapıdan kaynaklanan kusurun yolcuya karşı taşıyıcının sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı kabul edilmektedir. Öte yandan somut olayda davacının zararı, taşıma sözleşmesinin ifası sırasında meydana gelen tren kazasından kaynaklanmış olup, davalılar arasında görev ve yetki paylaşımından doğan iç ilişkiye ilişkin hukuki durumun zarar gören yolcunun tazminat talebini sınırlamayacağı açıktır. Davalı kurumlar, demiryolu ulaşım hizmetinin yürütülmesinde birbirini tamamlayan kamu hizmeti faaliyetini yerine getirmekte olup, meydana gelen zararın oluşumunda ortak organizasyon içerisinde hareket etmektedirler. Bu nedenle zarar gören üçüncü kişi durumundaki davacıya karşı, davalıların kendi aralarındaki görev paylaşımını ileri sürerek sorumluluktan kurtulmaları mümkün değildir. İç ilişkide kusur ve rücu haklarının bulunması ise davacıyı ilgilendirmeyip davalılar arasındaki ayrı bir hukuki ilişkiyi oluşturmaktadır. Bu nedenle meydana gelen zarardan davacıya karşı her iki davalının da müteselsil sorumlu oldukları kabul edilmiştir.(.... cevabi yazısında davacıya istirahat süresi nedeniyle herhangi bir geçici iş göremezlik ödemesi yapılmadığı bildirilmiştir. Davacının işvereni ..... tarafından gönderilen ücret kayıtları ve ödeme belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda; davacının istirahatlı bulunduğu dönemde Aralık 2018 ücretinden 1.833,33 TL, Ocak 2019 ücretinden ise 600,00 TL olmak üzere toplam 2.433,33 TL ücret kaybına uğradığı hususu birbirini doğrulayan bilirkişi raporlarıyla tespit edilmiştir. Bu zarar kalemi somut belge ile ispatlanmış olup, davalılarca da aksini ortaya koyan herhangi bir delil sunulamamıştır. Bu nedenle davacının geçici iş göremezlik nedeniyle oluşan 2.433,33 TL maddi zararının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerekmiştir. Davacı tarafından ayrıca, .... projesi kapsamında hak kazanıldığı ileri sürülen 60.000,00 TL prim alacağı, kaçırılan iş fırsatları ile özel araç kullanımı nedeniyle oluştuğu iddia edilen zararların da tazmini talep edilmiştir. Her ne kadar son bilirkişi raporunda iş sözleşmesinin prim hükmüne yer verilmiş ise de; sözleşmede öngörülen prim alacağının doğum koşullarının gerçekleştiği, projenin yalnızca davacının kazası nedeniyle geciktiği, prim hakkının kesin olarak doğduğu ve söz konusu zararın doğrudan dava konusu olayın zorunlu sonucu olduğu hususları dosya kapsamındaki mevcut delillerle kuşkuya yer vermeyecek şekilde ispatlanamamıştır. Aynı şekilde kaçırılan iş fırsatları ile özel araç kullanımından kaynaklanan zararların miktarı ve olayla illiyet bağı da objektif ve denetlenebilir delillerle ortaya konulamamıştır. Hukukumuzda tazminatın hüküm altına alınabilmesi için zararın varlığı ve miktarının somut delillerle ispat edilmesi zorunlu olup, ispat edilemeyen bu zarar kalemleri yönünden istemin reddi gerekmiştir. Manevi tazminat istemi yönünden ise; davacının yolcu olarak bulunduğu trenin ağır bir kazaya karışması sonucu yaralandığı, tedavi gördüğü, 15 gün süreyle istirahat aldığı, olay nedeniyle korku, elem ve ruhsal sarsıntı yaşadığı sabittir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesi uyarınca manevi tazminatın amacı malvarlığı zararını karşılamak olmayıp, zarar görenin bozulan manevi dengesinin kısmen de olsa giderilmesi suretiyle manevi huzurun sağlanmasıdır. Olayın meydana geliş şekli, davacının maruz kaldığı yaralanmanın niteliği, kusurun ağırlığı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın alım gücü, hakkaniyet ilkesi ile manevi tazminatın zenginleşme aracı olmaması gerektiği hususları birlikte değerlendirildiğinde 10.000,00 TL manevi tazminatın uygun ve hakkaniyete uygun bir giderim sağlayacağı kanaatine varılmıştır. Bu nedenlerle davanın kısmen kabulü ile; 2.433,33 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 10.000,00 TL manevi tazminatın, haksız fiil tarihi olan 13.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı .....'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, ispatlanamayan maddi zarar kalemleri ile manevi tazminata ilişkin fazlaya dair istemlerin ise reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere; Davacının maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile, 2.433,33 TL geçici iş göremezlik tazminatının 13.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile, 10.000,00 TL manevi tazminatın 13.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, İş bu dava nedeniyle maddi tazminat yönünden alınması gerekli 732,00 TL harçtan 208,35 TL peşin harcın mahsubu ile kalan 523,65 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, İş bu dava nedeniyle manevi tazminat yönünden alınması gerekli 732,00 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin 96,10 TL sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen , 1.223,90 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 3.647,45 TL posta ve tebligat gideri, 12.800,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 16.447,45 TL yargılama giderinin kabul oranı üzerinden (% 07,28 kabul) 1.197,37 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacının dava açarken ödediği 262,75 TL peşin ve başvurma harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, Kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 12.433,33 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davanın reddedilen bölümü için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 2.433,33 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/06/2026
.... ¸e-imzalıdır.