İlk Derece Mahkemesi · Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2026/38 E. 2026/260 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2026/38
- Karar No
- 2026/260
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/38 Esas - 2026/260
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2026/38 KARAR NO : 2026/260
DAVA : Marka ... sayılı ... Kararı İptali ve Markanın Tanınmışlığının Tespiti DAVA TARİHİ : 29/06/2016 KARAR TARİHİ : 08/06/2026 Yazıldığı tarih : 22/06/2026
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: ...'te kurulan ve şu anda 40'dan fazla ülkeye ihracat yapan, davacı tarafından 1995 yılından bu yana aralıksız kullanılan ... ibareli markanın tanınmış marka olarak kabul edilmesi için 08.12.2014 tarihli başvurunun yapıldığını, .... "... markasının refleks olarak belirli bir ürünü çağrıştırmadığı ve belirli bir kaliteye veya statüye işaret etmediği ve bilinirliğinin yeterli düzeye ulaşmadığı gerekçesiyle "..." markasının tanınmışlığının tespiti taleplerini reddettiğini, ... nezdinde yaptıkları itiraz üzerine alınan dava konusu 20.04.2016 tarihli ve ... sayılı kararda; ... markasının ilk olarak 2000 yılında yenilebilir katı ve sıvı yağlar için tescil edildiği, genel olarak gıda ürünleri ile ilgili tescillerin kayıtlarda tespit edildiği; başvuruda marka sahibi Firmanın harcamalarını, gelirlerini ve tanıtım faaliyetlerini içeren muhtelif belgeler ibraz etmiş olsa da bu belgelerin markanın piyasadaki yaygınlığı ve pazar payı hakkında net bilgi vermediği; ... ibaresinin ... anlamına geldiğini, bilirliğinin yeterli düzeye ulaşmaması nedeniyle markanın görüldüğü anda refleks olarak belirli bir ürünü çağrıştırmamakta ve belirli bir kaliteye veya statüye işaret etmediği; markanın bilinirliğini ispatlayıcı düzeyde kamuoyu çalışması veya mahkeme kararı bulunmadığı, yönündeki gerekçelerle, itirazın reddine karar verildiğini, ... markasının tanınmışlığının reddine dair 20.04.2016 tarih ve ... sayılı itirazın reddine dair ... Kararının iptali ile ... başıvuru numaralı ... markasının 29.sınıfta tanınmış Marka olarak tespitine/kabul edilmesine hükmedilmesni talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı ... vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. ÖNCEKİ DEĞERLENDİRME; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davacı tarafın ... başvuru sayılı "...." ibareli marka başvurusunun tanınmış olarak ... siciline tescil edilmesi yönündeki talebin reddi ve itiraz hakkında verilen ... sayılı kararının yerinde ve doğru olup olmadığı, davacı taraf markasının tanınmışlığının tespiti gerekip gerekmediği, noktasında olduğu anlaşılmıştır. ....'nun ... sayılı kararında; ""..." markasının tanınmış olarak tespiti talebinin ...'nca reddedilmesi kararına karşı yapılan itiraz, başvuru ve itiraz ekinde gönderilen dokümanlar çerçevesinde incelenmiştir. Yapılan inceleme neticesinde ilgili markanın Türkiye'de ilk olarak 2000 yılında 29. Sınıfta yer alan genel olarak "yenilebilir katı ve sıvı yağlar" malları için tescil edildiği, marka sahibi firmanın "..." ibareli tescilli markalarının genel olarak gıda ürünleri ile ilgili olarak tescillerinin Enstitü kayıtlarında bulunduğu tespit edilmiştir. Başvuruda marka sahibi firmanın harcamalarını, gelirlerini ve tanıtım faaliyetlerini içeren muhtelif belgeler itiraz edilmiş olsa da bu belgeler markanın piyasadaki yaygınlığı ve pazar payı hakkında net bir bilgi vermemektedir. Ayrıca "..." ibaresi bilinen anlamı itibariyle "..." anlamına gelmekte olup, bilinirliği yeterli düzeye ulaşmaması nedeniyle marka görüldüğü anda refleks olarak belirli bir ürünü çağrıştırmamakta ve belirli bir kaliteye veya statüye işaret etmemektedir. İlaveten markanın bilinirliğini ispatlayıcı düzeyde kamuoyu çalışması veya mahkeme kararı bulunmamaktadır. Tüm bu bilgi ve belgeler ışığında, "..." markasının tanınmışlığını ispat edecek nitelikte belgelerin sunulmadığı tespit edilmiş olup, markanın tanınmış olarak tespiti talebinin reddedilmesi kararının yerinde olduğu kanaatine varılmış ve itirazın reddedilmesi gerekmiştir. KARAR: "..." markasının tanınmışlığı talebinin reddine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonunda 24/10/2018 tarih ve .... Sayı ile " dosya içerisindeki belge ve bilgilerin ... markasının tanınmışlığını ispatlayacak içerikte olmadığı ve bu nedenle de anılan markanın .... tanınmış marka siciline tescil edilmesi yönündeki ... sayılı başvurusunun reddi yönündeki .... ... sayılı kararının isabetli olduğu gerekçesi ile davanın reddine " şeklinde karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı tarafından İSTİNAF yoluna gidilmiş olup .... HD.nin 12/12/2025 tarih ve .... sayı ile " Dava şartları, mahkemece davanın esası hakkında yargılama yapılabilmesi için gerekli olan şartlardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan “Kamu Düzeni” ile ilgili zorunlu koşullardır. Mahkeme, hem davanın açıldığı günde, hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının tamam olup olmadığını kendiliğinden araştırıp, incelemek durumunda olup; bu konuda tarafların istem ve beyanları ile bağlı değildir (6100 sayılı HMK'nın 114 - 115. maddeleri). Bu kapsamda, 6100 sayılı HMK’nın 114/1-h maddesinde, “Dava açmakta hukuk yararın bulunması” dava şartlarından sayılmıştır. Hukuki yarara ilişkin dava şartının sonradan tamamlanması da mümkün değildir. İlk Derece Mahkemesince, dava konusu markanın tanımışlık kriterlerini sağlamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, ..... Hukuk Dairesi'nin 05/02/2020 tarih, .... sayılı ilamında da açıklandığı üzere, her ne kadar davalı ... tarafından, kendisine başvuru halinde başvuru konusu markanın tanınmışlık niteliğini haiz olup olmadığı konusunda inceleme yaparak bu nitelikte gördüğü markalar için sicil oluşturulmuş ise de; davalı Kurumun kanunen böyle bir sicil oluşturma yetkisi bulunmamaktadır. Diğer yandan tanınmışlık özelliği sabit bir olgu olmadığından, .... Hukuk Dairesinin yerleşik kabullerine göre, herhangi bir davada dayanılan markanın tanınmış olduğunun ileri sürülmesi halinde, her bir somut olayda o markanın tanınmış olup olmadığının ve tanınmışlığını sürdürüp sürdürmediğinin münferiden ispatlanması gerektiği kabul edilmektedir. O halde İlk Derece Mahkemesince, yukarıda yapılan açıklamalar göz önüne alınarak, davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu sebeple resen kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Yukarıda açıklanan gerekçelerle, HMK'nın 114/1-h maddesinde dava şartı olarak öngörülen hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden HMK'nın 353/1-a-4 maddesi gereğince işin esası incelenmeden kararın kaldırılması ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-4 maddesi gereğince kabulü ile .... Hukuk Mahkemesince verilen 24/10/2018 gün ve ..... sayılı kararının KALDIRILMASINA; 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE, " şeklinde İADE kararı ile dosya yeniden mahkememize gönderilmiştir. GEREKÇE: .... iade kararında geçtiği üzere "..... Hukuk Dairesi'nin 05/02/2020 tarih, .... sayılı ilamında da açıklandığı üzere, her ne kadar davalı ... tarafından, kendisine başvuru halinde başvuru konusu markanın tanınmışlık niteliğini haiz olup olmadığı konusunda inceleme yaparak bu nitelikte gördüğü markalar için sicil oluşturulmuş ise de; davalı Kurumun kanunen böyle bir sicil oluşturma yetkisi bulunmamaktadır. Diğer yandan tanınmışlık özelliği sabit bir olgu olmadığından,..... Hukuk Dairesinin yerleşik kabullerine göre, herhangi bir davada dayanılan markanın tanınmış olduğunun ileri sürülmesi halinde, her bir somut olayda o markanın tanınmış olup olmadığının ve tanınmışlığını sürdürüp sürdürmediğinin münferiden ispatlanması gerektiği kabul edilmektedir. O halde İlk Derece Mahkemesince, yukarıda yapılan açıklamalar göz önüne alınarak, davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken " şeklindeki tespit ve değerlendirme kararı kapsamına göre hareket edilerek davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunmaması nedeniyle davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 29,20TL'nin düşümü ile bakiye 702,80 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 3-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran taraflara iadesine. Dair verilen karar davalı ... vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 08/06/2026
Katip .... E imza
Hakim .... E imza