İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/353 E. 2026/714 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/353
- Karar No
- 2026/714
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/353 Esas KARAR NO : 2026/714
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/04/2026 KARAR TARİHİ : 13/07/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan dosya üzeri yapılan inceleme neticesinde, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... işletmeciliği ve ... sektöründe faaliyet gösterdiğini, ticari faaliyeti kapsamında ... Ada ... Parsel üzerindeki inşaatta kullanılmak üzere demir satış ticareti işi yapan davalı ... ile ...-TL lik demir alım sözleşmesi sözlü olarak yapıldığını, satın alınan demirin bedeli olarak müvekkili şirket tarafından, müvekkil şirketin hesaplarından davalı ...'a ait ... Bankasının ... İban numaralı hesabına ... tarihinde ...-TL, ... tarihinde ...-TL, ... tarihinde ...-TL, ... tarihinde ...-TL, ... tarihinde ...-TL olmak üzere toplam ...-TL ödeme yaptığını, ödemelerin açıklamalarına ... Ada ... Parsel ... alımı ön ödemesi olarak bildirildiğini, tüm bu ödemelere rağmen davalı tarafın müvekkili şirkete herhangi bir ürün teslimi yapmadığını, bunun üzerine Antalya ... Noterliğinin ... Yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiği ... tarihinde ihtarname davalıya tebliğ edildiğini, Antalya ... Noterliği’nin ... yevmiye numarası ile ... tarihinde cevap verildiğini, ancak bu cevapta borcun ifasına yönelik herhangi bir somut adım atılmadığını, taraflar arasında ticari satım sözleşmesinin bulunduğunu, davalı tarafın sözleşme gereği edimini yerine getirmediğini, yapılan ödemelerin karşılıksız kaldığını, davalının borcunu ifa etmediğini ve sebepsiz zenginleşmesi durumunun ortaya çıktığını, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını, davanın kabulüne karar verilerek ...-TL asıl alacağın ihtarnamenin tebliğ tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı şirkete ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı vekili ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; Davacının anlattığı şekilde hiç teslim edilmeme hali söz konusu olmadığını, buna rağmen davacının tüm bedelin iadesini talep ettiğini, bu hususun bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını, taraflar arasında ticari satım ilişkisinin kurulduğunu, demir teslimi fiilen gerçekleştirildiğini, ... tarihli teslim fişinin ve birçok kayıtın mevcut olduğunu, tanık olarak ürünleri teslim alan kişinin ve şoför olarak ürünleri taşıyan kişinin de tanık olduğunu, tanıkların dinlenmesini, müvekkilinin yalnızca davalı olmadığını, aynı zamanda davacıdan alacaklıdır ayrı bir ...-TL'lik fatura ve icra takibinin mevcut olduğunu, davacının ticari faiz talebi ve temerrüt iddiasınında yerinde olmadığını, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına, davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Dava, bedeli ödendiği halde teslim edilmeyen ürünlerin bedeline ilişkin alacak davasıdır. Mahkememizce davalı tarafın tacir olup olmadığının tespiti için araştırma yapılmış gelen müzekkere cevaplarında; davalı tarafın ticaret sicilinde kaydının olmadığı, vergi dairesi kaydına göre işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu, 2025 yılında defter hadlerine göre en son gayrisafi hasılatı (...-TL) vergi beyannamesi ile esnaf hadlerini (...-TL) aşmadığı anlaşıldığından davalı tarafın tacir olmadığının kabulü gerekmiştir. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde ticari davalar belirlenmiş olup, 5. Maddede ticari davalara Ticaret Mahkemelerince bakılacağı düzenlenmiştir. Mahkemelerin görevlerini belirleyen usul hukuku kuralları kamu düzenine ilişkin olup, davaya bakan mahkeme görevli olup olmadığı hususunu kendiliğinden değerlendirmelidir. Sonuç olarak davalının tacir olmadığı, dava konusu ihtilafın TTK'da yer alan mutlak ticari davalardan olmadığı, davanın ticari olarak nitelendirilebilmesi için her iki tarafın da tacir olması gerektiği anlaşılmıştır. Bu itibarla Mahkememiz görevsiz olup, davanın görülmesi gereken mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Göreve ilişkin dava şartının olayda bulunmaması sebebiyle görevsizlik kararı vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Dava dilekçesinin göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-HMK'nın 20. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve süresinde (iş bu kararın kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde) başvurulması halinde dava dosyasının yetkili ve görevli Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK'nın 331/2 maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra: a-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse talep üzerine dosya üzerinden bu durumun tespitine ve davacının yargılama giderlerine mahkum edilmesine ilişkin karar verilmesine, Dair, dosya üzeri yapılan inceleme neticesinde tarafların yokluğunda HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça, okunup, usulen anlatıldı.13/07/2026
Katip ... (E-İmzalı)
Hakim ... (E-İmzalı)