İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/344 E. 2026/476 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/344
- Karar No
- 2026/476
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/344 Esas KARAR NO :2026/476
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:20/04/2026 KARAR TARİHİ:17/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... işletmesinin müvekkili şirket tarafından yürütülmekte olduğunu, davalıya ait ... plakalı araçlar ile 14.08.2022 - 23.06.2025 tarihleri arasında ücret ödenmeksizin ihlalli geçişler yapıldığını, geçiş ücretlerinin süresi içerisinde ödenmemesi üzerine davalı aleyhine .... İcra Dairesi'nin 2026/... Esas sayılı dosyası ile ödenmeyen geçiş ücretleri ve gecikme cezası alacağının tahsili amacıyla icra takibi başlattıklarını ancak davalı tarafından takibe itiraz edildiğini beyanla davalının itirazının iptali ile takibin devamına alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ise cevap dilekçesinde; icra dosyasına konu borcu ödediğini ve dosyanın infazen kapatıldığını bildirmiştir. GEREKÇE: Dava; ihlalli geçiş ücretinin tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Bir davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülebilmesi için mutlak veya nispi ticari dava olması ve bu uyuşmazlık için başka bir mahkemenin özel olarak görevlendirilmemiş olması gerekir. Eldeki davanın temeli; otoyolun kullanıldığı ancak ücretinin ödenmediği iddiasına dayalı olup, mutlak ticari davalardan değildir. Davanın nispi ticari dava niteliğinde kabul edilebilmesi için ise her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili uyuşmazlıktan kaynaklı bir dava olmalıdır. Bu açıklamalardan sonra eldeki dava açısından durum değerlendirildiğinde; davacının tacir olduğunda şüphe yok ise de ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün 24/04/2026 tarihli cevabi yazısına göre davalının işletme usulüne göre defter tuttuğu ve gelirinin 213 sayılı VUK'un 177. maddesinde belirlenen sınırları aşmadığının anlaşıldığı, bu haliyle davalının tacir sıfatının bulunmadığı, faaliyetinin esnaf faaliyeti sınırları içerisinde kalması sebebiyle uyuşmazlığı çözme görevinin genel görevli mahkemeler olan asliye hukuk mahkemelerine ait olduğu kanaatine varılarak davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR: Gerekçede açıklandığı üzere; 1-Davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Görevli mahkemenin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunun tespitine, 3-HMK 20. maddesi uyarınca; bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddine dair kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurulması durumunda dosyanın İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi halde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 4-Vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin hususların görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, miktarı itibarıyla kesin olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/06/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır