İlk Derece Mahkemesi · İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/335 E. 2026/327 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2026/335
- Karar No
- 2026/327
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/335
KARAR NO : 2026/327
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 31/03/2026
KARAR TARİHİ: 01/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Sigortalı konutun önünde elektrik direkleri bulunmadığını, bulunan direkler arasındaki elektrik kablolarının birbirine çarpması sonucu ark yaptığının ...'e bildirildiği ancak tedbir alınmadığını, 13.03.2025 tarihinde sigortalı konutun ön tarafında yer alan elektrik kablolarının ark yapması sonucu çıkan kıvılcımların sigortalı konutun verandasında bulunan koltuk takımlarını ve üzerindeki örtüyü yaktığı, elektrikli pergole raylarının ısı nedeni ile eğrildiğini,islenmiş,pergole kumaşının islendiğini, bahçede bulunan 15 adet limon ve selvi ağacı ile tel çitin yandığını, sigortalı konutta maddi hasar meydana geldiğini, yangına müdahale edilerek daha büyük bir yangın ve arızanın çıkmasına engel olunduğunu, meydana gelen hasar neticesinde müvekkili şirket tarafından sigortalıya 93.000,00-TL tazminat ödemesi yapıldığını, sigortalıya yapılan işbu ödemenin hasarın meydana gelmesinde kusuru bulunan ... A.Ş'ne rücusu amacıyla İzmir ... İcra Dairesi ... E. Sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, borçlunun takibe itiraz etmesi sonucu arabuluculuk görüşmelerine başlandığını ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek açılan davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, itiraz eden davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLER :Davacı iddiasını ispata yönelik olarak; Ödeme dekontu , ... numaralı Kredili Konut Sigorta Poliçesi
, teknik servis formları, ekspertiz raporu , ... nolu hasar dosyası. İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyası, keşif, bilirkişi incelemesi, tanık vesair her türlü yasal delile dayandığı görülmüştür.
İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının bir sureti dosyamız arasına alınmıştır.
DEĞERLENDİRME:Dava; icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Yapılan yargılama, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde,
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.
TTK'nın 14. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Kanunun 17. maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır.
Diğer taraftan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir.
Dosya kapsamında, davacı vekili tarafından sunulan poliçenin konut sigortasını içerdiği, davacının sigortalısına ödediği bedeli halefiyet ilkesi gereğince davalıya rücuen tahsili için takip başlattığı, davacının sigortalısının tacir olmadığı ve poliçenin ticari işletme için düzenlenmediği, haksız fiilden kaynaklı başlatılan icra alacağına davalı tarafından itirazın iptali istemine ilişkin davada halefiyet ilkesi gereği sigortalısı yerine geçen davacının tacir olarak anılamayacağı, davanın TTK' nun 4. maddesinde düzenlenen mutlak ticari dava niteliğinde de olmadığı, TTK'nın 4. maddesindeki yasal düzenlenme karşısında uyuşmazlığın 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:
Gerekçesi HMK 294/4 mad. gereğince bir ay içinde açıklandığı üzere;
1) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4, 5, HMK'nin 114/1-c, 115/2. maddeleri uyarınca DAVANIN USULDEN REDDİ ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,
2) HMK'nin 2. maddesi uyarınca davaya bakmakla yetkili ve görevli mahkemenin İZMİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNA,
3) Kararın kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye göndermeyi talep etmeleri halinde dosyanın İZMİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
4) (a) Süresi içinde yapılan başvuru yapılması ve dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi halinde HMK'nin 331/2. maddesi uyarınca yargılama giderlerinin yetkili ve görevli mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına,
(b) Süresi içinde başvuru yapılmaması halinde ise HMK'nin 20/1-son cümlesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine ve yargılama giderlerinin verilecek ek kararda hüküm altına alınmasına,
Dair,tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nin 345/1. maddesi uyarınca 2 (iki) hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı