İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/226 E. 2026/249 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/226
- Karar No
- 2026/249
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/226 KARAR NO : 2026/249
DAVA : Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) DAVA TARİHİ : 13/03/2026 KARAR TARİHİ : 16/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/03/2026 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava dışı ... ile davalı %50-%50 hissedarı ve münferiden imzaya yetkili müdürü olduğunu, şirketin ortakları arasında ihtilaf bulunduğunu, tarafalar arasında Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dosya ile dava derdest olduğunu, müvekkilinin diğer ortak aleyhine bulunduğu suç duyurusu Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavlığı'nın ... soruşturma sayılı dosyası ile devam ettiğini, şirket ortağı olan tarafları ortak hareket etmelerinin zemini tamamen ortadan kalmış, şirket fiilen kilitlenmiş durumda olduğunu, davalı da müvekkil gibi tek başına imza yetkisine sahip olduğunu, davalı, bu yetkisini kötüye kullanarak şirketin banka hesabından usulsüz para çektiğini, bu yolla şirketi ve dolayısıyla müvekkilinin zarar uğrattığını, şirkete ait ... Bankası ... kodlu ... şubesi nezdinde bulunan ..., ...., ve ... no'lu Ibana bağlı hesaplar ile ... Bankası ... şubesi nezdinde bulunan ..., ... ve ... nolu IBAN'a bağlı hesapları ve ticari defter ve kayıtları incelendiğinde, davalının mali suistimal yoluyla sadakat borcuna aykırı davrandığı ortaya çıkacağını, banka kayıtları, şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde davalının şirketi şahsi kasası gibi kullandığı ortaya çıkacağını, davalı şirket stokla ticaret yapmadığı halde şirket ortağı müdürünün yönlendirmesi ile muhasebe kayıtlarında stok göründüğünü, davalı şirketin kendisine ait veya kiraladığı bir depo da söz konusu değilken ve stoksuz çalışasına rağmen bu hususta da usulsüz işlem yapılarak şirket zarara uğratıldığını, şirket müdürü ..., üçüncü şahıslara satış yapılmış gibi göstererek şirketi ve müvekkilini zarara uğrattığını, davalı, müdürlük görevini kötüye kullanarak şirkete ait ... plaka sayılı aracı noterde yakın arkadaşı dava dışı ... isimli şahsa devrettiğini, söz konusu aracın sözleşmede gösterilen satış bedeli aracın piyasa rayicinin çok altında olduğu gibi, şirket banka kayıtlarına intikal eden herhangi bir ödeme de söz konusu değildir. Kısacası davalı bir kez daha görevini kötüye kullandığını, şirketin ortaklık yapısı nedeniyle genel kurulun karar alamaz hale gelmiş, her müdürün bir birine zıt uygulamaları, karşılıklı güvenin tamamen bitirdiği gibi lojistik operasyonlarının (araç yönetimi, sevkiyat, faturalandırma) durma noktasına gelmesine neden olduğunu, dava süreci uzayacağı için şirketin daha fazla zarar görmemesi için ortakların münferit yetkilerinin dondurulması, şirket yönetimine tarafsız bir Yönetim Kayyımı atanmasınon elzem olduğunu beyan ederek şirketin feshi ile tasfiyesine karar vermesi ile dava süresince kayyım atanmasını talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ... Şirketinin feshi ile tasfiyesi ile birlikte kayyım atanması talebinden ibarettir. 6100 sayılı HMK.nun 6. maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkeme davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Aynı yasanın 7. maddesinde ise, davalının birden fazla olması halinde, davanın bunlardan birinin yerleşim yerinde açılabileceği hükme bağlanmıştır. Öte yandan, sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda, aynı kanunun 10. maddesi uyarınca sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de dava açılması mümkündür. Yetki kuralları, (HMK m. 5-19) kural olarak kamu düzenine ilişkin değildir. Sadece istisnai olarak bazı yetki kuralları kamu düzenine ilişkindir. Yetkinin kesin olduğu hallerde, mahkemenin yetkili bulunması dava şartıdır (HMK m. 114/1-ç). Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını dava sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir (HMK m. 19/1). Yetkinin kamu düzenine ilişkin olmadığı hâllerde ise taraflar yetki sözleşmesi (HMK m. 17) ile başka bir mahkemeyi yetkili kılabileceği gibi bu durumda yetki itirazı ancak ilk itiraz olarak ileri sürülebilir (HMK m. 116/1-a). Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz. Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir. Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir (HMK m.119). Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; dava konusu .... Limited Şirketinin adresinin Küçükçekmece/İstanbul olduğu dikkate alındığı ve Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin 08.08.2025 Tarihli ve 1231 sayılı kararı ile, Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01.09.2025 tarihi itibarıyla faaliyete geçirilmesine karar verildiği, Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurul'unun 742 sayılı, 03/11/2021 tarihli ve 1074 sayılı, 06/08/2025 tarihli kararları ile yeni kurulan Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yargı çevresinde bulunduğu, her ne kadar mahkememizde dava açılmış ise de; şirketin adresinin Küçükçekmece/İstanbul olduğu ve Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetki alanında kaldığı, şirket merkezinin bulunduğu yer Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemesinin kesin yetkili olduğu, kesin yetki durumu dolayısı ile Mahkememizin resen inceleme yaparak HMK 6 ile TTK 630 maddeleri gereğince yetkisizlik kararı verilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Mahkememizin yetkisiz olması nedeniyle davanın USULDEN REDDİNE, 2-Kararın kesinleşmesinden sonra 2 haftalık süre içinde talepte bulunulması halinde dosyanın yetkili KÜÇÜKÇEKMECE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE gönderilmesine, aksi halde dosya üzerinden açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 3-Harç ve yargılama giderlerinin yetkili mahkemece değerlendirilmesine, İlişkin, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda tensiben oybirliği ile karar verildi. 16/03/2026
Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır