İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/327 E. 2026/318 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2026/327
- Karar No
- 2026/318
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/327 KARAR NO : 2026/318
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 31/03/2026 KARAR TARİHİ : 02/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ------. arasında süregelen bir ticari ilişki bulunduğunu, müvekkili şirketin, davalı tarafa uluslararası taşımacılık, transit deklarasyon ve lojistik hizmetleri verdiğini ve bu hizmetler karşılığında muhtelif tarihlerde e-faturalar düzenlendiğini, dava konusu alacak, müvekkil şirketin davalıya verdiği hizmetlerden kaynaklanan ve ödenmeyen fatura bedellerine dayanmadığını, müvekkil şirket tarafından düzenlenen ve davalıya tebliğ edilen, cari hesap ekstresi incelendiğinde, davalının müvekkil şirkete 30.12.2025 tarihi itibarıyla 6.914,04 USD cari hesap borcu bulunduğunu, davalı yanın vadesi gelmiş borçlarını ödememesi üzerine, alacağın tahsili amacıyla ----. İcra Dairesi’nin ------. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emri davalıya tebliğ edilmiş, ancak davalı borca haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalı tarafın itirazı, borcu ödememek ve süreci uzatmak amacı taşımadığını, zira taraflar arasındaki ticari ilişki, kesilen faturalar, verilen hizmetler ve ticari defter kayıtları ile sabit olduğunu, müvekkili şirketin ticari defterleri usulüne uygun tutulmuş olup, dava konusu faturalar ve cari hesap alacağı bu defterlerde kayıtlı olduğunu, 6100 sayılı HMK m. 222 ve 6102 sayılı TTK m. 83 uyarınca, usulüne uygun tutulmuş ticari defterler sahibi lehine delil teşkil ettiğini, müvekkili tarafından düzenlenen e-faturalar davalıya usulüne uygun olarak iletildiğini, Türk Ticaret Kanunu’nun 21/2. maddesi gereğince, faturayı alan taraf 8 gün içinde içeriğine itiraz etmezse, fatura içeriğini kabul etmiş sayıldığını, davalı taraf, takibe konu faturalara yasal süresi içinde itiraz etmemiş ve hizmeti almadığına dair bir iade faturası düzenlemediğini, dava konusu alacak, miktarı belirli (likit) bir alacak olup, faturalara ve cari hesaba dayandığını, davalının itirazı haksızdır ve likit bir alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik olduğunu, İcra ve İflas Kanunu’nun 67/2. maddesi uyarınca, itirazın iptali halinde borçlu aleyhine hükmolunan meblağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, alacağın varlığı fatura ve cari hesap ekstreleriyle yaklaşık olarak ispatlandığından davalının en az 300.0 Söz konusu dava taraflar arasındaki sigorta sözleşmesine aykırılığa dayalı olarak açıldığını, davaya konu somut olayda; davalı taraf tacir olup, sigorta poliçe hükümlerine aykırı hareket etmesinden dolayı müvekkil şirketin mağdur taraf için ödemiş olduğu hasar bedelinin davalıdan tahsili için açılan işbu davada her iki tarafın da tacir olmasından dolayı Ticaret Mahkemeleri görevli olacağını, İcra ve İflas Kanunu'nun 50. maddesinde: "Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur." hükmü yer almakta olup, işbu hükümle Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yetkiye ilişkin maddelerine atıf yapıldığını, HMK'nın 6. maddesi uyarınca yetkili olan "davalının yerleşim yeri" yer icra müdürlüğünde takip başlatılmış ve söz konusu hükümler uyarınca "davalının yerleşim yeri" yer mahkemesinde olduğu gibi ayrıca hasarın meydana geldiği yer mahkemesinde işbu dava ikame edildiğini, Türk Borçlar Kanunu'nun 73. maddesinde: "Rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar." hükmüne yer verildiğini, müvekkili şirket tarafından söz konusu ödeme 10.10.2025 tarihinde yapılmış olup, süresi içerisinde davalı aleyhine ----. İcra Müd----- Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ilgili dosyada, davalının haksız itirazı ile icra takibi durdurulmuş olup, söz konusu takibe devam edilebilmesi için İİK 67 uyarınca işbu dava ikame edildiğini, davalı adına kayıtlı ----- plaka sayılı araç ------ numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası) poliçesi ile sigorta teminatı altına alındığını, ---- Sokakta 17.08.2025 tarihi saat 05:40 sularında; müvekkil sigortalı araç sürücüsü ---- sevk ve idaresindeki ---- plakalı araç ile park halinde bulunan------ plakalı araca çarpıp olay yerinden ayrıldığını, daha sonra --- plakalı araç sahibi -----; aracının üzerine müvekkil sigortalı araç sürücüsü ---- telefon numarası bırakmış olması sebebi ile sürücüyü aramış ve kazanın olduğu saatte ----- çöp topladıklarını ve sabah erken saat olduğu için kendisine ulaşamadığını beyan etmiş olup, daha sonra sigortalı araç sürücüsü ile buluşup ekli kaza tespit tutanağını tanzim ettiklerini, davalı taraf; icra dosyasına yapmış olduğu itirazda her ne kadar vur-kaç gibi bir durumun olmadığı yönünde savunma yapmış olsa da, kaza anında sigortalı aracın kaza yerinde beklemediği, mağdur araç sahibine ulaşamasa dahi trafik ekiplerini çağırmadığı ve trafik polisi tarafından kaza tespit tutanağı tutturmadığı, alkol raporu tanzim ettirmediği sabit olup, sigortalı araç sürücüsünün kaza yerini terk etmiş olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün o saatlerde çöp topluyor ve bu nedenle kaza tespit tutanağı tanzim ettirememiş olması geçerli bir sebep olmamakla beraber, kaza anında sigortalı aracı ehliyetsiz birisinin kullanıyor olması veya aracı kullanan kişinin alkollü olma ihtimali her zaman mevcut olup, davalının basiretli bir tacir olarak kaza anında trafik polisini çağırarak gerekli evrakları ibraz etmesi, alkol testi yaptırması ve kaza tespit tutanağı tanzim ettirmesi gerekirken aksi yönde kaza anında kaza yerini terk etmiş olması sebebi ile sigorta poliçe hükümlerine ve ZMMS Genel Şartlara aykırı hareket ettiğini, diğer yandan; ----plakalı araç yolun kenarında park halinde olduğu için meydana gelen kazada herhangi bir kusuru bulunmamakla beraber, sigortalı ------ plaka sayılı araç sürücüsü tedbirsiz ve dikkatsiz şekilde aracı kullanarak park halinde araca çarparak yaşanana maddi hasarlı kazadan KTK ve buna bağlı yönetmeliklere göre %100 kusurlu olduğunu, işbu davanın; davalı aleyhine aynı kaza hakkında açmış oldukları ----- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, davalı/borçlunun ---- İcra Müd. ------ Esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin devamına ve kötü niyetli davalı aleyhine hükmolunan meblağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine,dava neticesinde alacağımızın imkansız hale gelmemesi adına, davalılar üzerine kayıtlı olması halinde tespit edilecek araç ve gayrimenkuller üzerine üzerine dava değeri ile orantılı olacak şekilde ihtiyati tedbir konulmasınadavamızın kabulüne, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini00 TL tutarındaki hak ve alacakları üzerine takdiren teminatsız olarak ihtiyati haciz konmasını, davanın kabulüne,Davalının en az 300.000 TL tutarındaki hak ve alacakları üzerine takdiren teminatsız olarak ihtiyati haciz konmasına,Davalının, ----. İcra Dairesi’nin -----. sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazının iptaline, ve takibin devamına, alacağın likit olması ve davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olması sebebiyle, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. HMK 116. Maddesi uyarınca; aynı yargı çevresi içinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması halinde davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hüküm diğerini etkileyecek nitelikte olması halinde davalar arasında bağlantı var sayılır.Mahkememizin ----- Esas sayılı dava dosyasının incelenmesinden; Davanın tarafların aynı olduğu, dava konularının benzer sebeplerden kaynaklandığı ve benzer alacağa ilişkin olduğu, davaların aynı yargılama usulüne tabi olduğu ve bu kapsamda her iki davada yapılacak araştırma ve incelemelerin benzer nitelikte olduğu, dosyalardan birisi hakkında verilecek kararın diğerini etkileyebileceği dikkate alınarak usul ekonomisi ilkesi gereği dava dosyalarının birleştirilmesine, yargılamanın Mahkememizin ------ Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine; Mahkememiz esasının bu şekilde kapatılmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Mahkememiz dava dosyasının HMK 166/1. Maddesi gereği Mahkememizin ------ sayılı dava dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, Mahkememiz dosya esasın bu şekilde kapatılmasına, 2-Yargılamanın ---. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine ve dosyanın tevdiine, 3-Dosyanın safahatlarının birleşen dosyada takip edilmesine, 4-HMK.331/2 Maddesi gereğince harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin birleşen dosyada esas hükümle birlikte karar bağlanmasına,Dair, esas hakkında verilecek kararla birlikte İstinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda karar verildi.