İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1905 E. 2026/5 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1905
- Karar No
- 2026/5
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 28. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1905 Esas KARAR NO : 2026/5
DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) DAVA TARİHİ : 29/07/2026 KARAR TARİHİ : 05/08/2026
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 11.06.2026 tarihli Yönetim Kurulu kararında (...’ın istifası ve yerine ...’in atanması) toplantı, kanuni ve sözleşmesel nisap olan en az 5 üye yerine yalnızca 4 üyenin katılımı ile gerçekleştirildiğini, toplantı nisabı sağlanmadan toplanan kurulun aldığı kararlar yok hükmünde olduğunu, toplantı yasal olarak oluşmadığı için alınan kararlar hukuki sonuç doğurmayacağını, dava konusu 11.06.2026 tarihli toplantı öncesinde; müvekkiline ve diğer yönetim kurulu üyelerine kanuna ve esas sözleşmeye uygun şekilde usulüne uygun bir toplantı çağrısı yapılmamış, toplantı gündemi ve karara dayanak bilgi/belgeler zamanında ve eksiksiz olarak iletilmediğini, üyelerin karar alma sürecine katılım hakkını ortadan kaldıran, çağrı prosedürlerine uyulmaksızın gıyaben/gizlice alınan bu karar, usul ve esas bakımından da emredici kanun hükümlerine aykırı olduğunu, müvekkiline yönetim kurulu toplantısı için çağrı yapılmaması 11.06.2026 tarihli kararın yokluğunu gerektirdiğini, yönetim kurulunun alacak olduğu kararların yok hükmünde olması sebebiyle ihtiyati tedbir gerektiğini belirterek davacı vekili davalı şirketin 11.06.2026 tarihli usulsüz yönetim kurulu kararının ve usulsüz olarak atanan ...'in yönetim kurulu üyeliğinden doğan yetkilerinin icrasının, tescil ve ilanının ihtiyati tedbiren durdurulmasını, davalı şirketin 11.06.2026 tarihli (...'ın istifası ve ...'in atanmasına ilişkin) Yönetim Kurulu Kararının yokluk nedeniyle geçersizliğinin tespitini, aksi kanaatte 11.06.2026 tarihli Yönetim Kurulu Kararının iptalini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. Davacı Vekili 04/08/2026 tarihli dilekçe ile; Müvekkili adına davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir. Davacı Vekili'nin vekaletnamesinde yapılan incelemede davadan feragate yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır. Bilindiği üzere, HMK'nin 307. maddesine göre davadan feragat davacının, istem sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Yine aynı Yasa'nın 311. maddesine göre feragat, kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Bu hükümler gözetildiğinde davadan feragatin davaya kendiliğinden son veren bir taraf işlemi olduğunda kuşku bulunmadığından, davanın feragat nedeniyle reddine ilişkin aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Davadan feragatin gerçekleştiği aşamaya göre alınması gereken karar harcının 1/3 oranındaki 244,00-TL karar harcının dava açılırken Mahkememiz dosyasına yatırılan 732,00-TL peşin harçtan indirilmesi ile geriye kalan 488,00-TL fazla harcın Davacı'ya geri verilmesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda oy birliğiyle karar verildi. 05/08/2026
Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır