İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1890 E. 2026/272 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1890
- Karar No
- 2026/272
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 29. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1890 Esas KARAR NO : 2026/272
DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) DAVA TARİHİ : 20/10/2026 KARAR TARİHİ : 26/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin müşterisi olan ... vergi kimlik numaralı... Ticaret Limited Şirketi'ne ait ...Bank A.Ş. Tarsus şubesine ait çek karnesinin ...seri nolu 30.04.2027 keşide tarihli, 250.000,00 TL bedelli, ... seri nolu 28.02.2027 keşide tarihli, 200.000,00 TL, ... seri nolu 31.12.2026 keşide tarihli 200.000,00 TL'lik çeki borcuna karşılık müvekkili ...A.ş.’ne gönderilmek üzere... Kargoya teslim ettiklerini, ...Kargo ... / Beylikdüzü şubesinin kargoyu ilgili firmaya teslim etmediğini, çek kargosunun...Kargo Beymer şubesi tarafından kaybedildiğini, ...Bank A.Ş. Tarsus şubesine ait çek çeklerin iptaline karar verilmesini ve söz konusu çekin dava sonuna kadar ödenmemesi için ödeme yasağı konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, hukuki niteliği itibariyle TTK'nin 757 ve devamı hükümleri uyarınca, zayi nedeniyle çekin iptali istemine ilişkindir. 6102 Sayılı TTK' nın 757 vd. maddelerinde yer alan kambiyo senedinin zayi nedeni ile iptal davası, iradesi dışında kambiyo senedi elinden çıkan kişiye, hakkın senetsiz olarak ileri sürülmesi veya borçludan yeni bir senet düzenlenmesini isteyebilme imkanı verir (TTK m. 651-652).Aynı Kanunun 759. maddesi uyarınca, iptal isteminde bulunan kişi, çek elinde iken zayi olduğunu inandırıcı bir şekilde gösteren delilleri mahkemeye sunmak, çekin bir suretini ibraz etmek yahut da çekin esas içeriği hakkında bilgi vermekle yükümlüdür. Esasen hasımsız olarak açılan ve kesin hüküm niteliği de taşımayacak olan bu tür davalarda, davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğu konusunda, mahkemeye olumlu bir kanaat verecek kadar delil sunulmasını yeterli saymak gereklidir. Çek iptal işlemleri öncelikle mahkemeye bir dilekçe verilmesi ile başlamaktadır.İptal ve ödemeden men talebinde bulunan kişi, zayi olan çekin zilyedi olduğunu gösterir delillerini mahkemeye sunmalıdır. TTK'nun 818/1-c madde ve bendi yollamasıyla aynı kanunun 680. madde hükmü uyarınca bir çek'in kısmen doldurulmuş ya da sadece imzalanmış olması halinde, tedavüle çıkarılması mümkün ve geçerli olup, böyle bir çek için 757. vd. maddeleri uyarınca, iptalini isteme hakkı sadece hamiline aittir. Davacı taraf dava dilekçesinde davaya konu çekin kendilerine gönderilme aşamasında daha eline ulaşmadan kargoda kaybolduğunu, bu sebeple çekin iptalinin istendiği anlaşılmıştır. Davacının dava konusu çekte lehtar olduğu ileri sürülmekte ise de, söz konusu çekin henüz davacıya teslim edilmeden kargoda kaybolduğu belirtilmiştir. Oysa davacının yetkili hamil olduğunun kabulü için çek üzerinde lehtar olarak gösterilmiş olması yeterli olmayıp, aynı zamanda çekin zilyetliğinin de davacıya devredilmiş olması gerekir. Söz konusu zilyetlik devredilmeden keşideci ve lehtar arasında bir ayni sözleşme kurulduğunun kabulü mümkün değildir. Teslim söz konusu olmadığından davacının yetkili hamil olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Dolayısıyla yetkili hamil sıfatını haiz olmayan davacının iş bu davayı açma hakkı olmadığı açıktır. Yargıtay 11. HD.'nin 2011/4524 Esas - 2012/9838 Karar sayılı kararı benzer mahiyettedir.) Belirtilen gerekçe ile davacının yetkili hamil olmaması nedeni ile aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan REDDİNE, 2-Harçlar Yasasına göre alınması gerekli harç peşin alındığından, yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin ilgili Hukuk Dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 26/10/2026
Katip ...
Hakim ...