İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1879 E. 2026/78 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1879
- Karar No
- 2026/78
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 26. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1879 Esas KARAR NO : 2026/78
DAVA : Alacak (Rekabet Yasağından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/07/2025 KARAR TARİHİ : 22/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı şirket vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ...Şti. tarafından düzenlenen Personel Sözleşmesini imzalamak suretiyle tarihinden itibaren Protez Tırnak Uygulayıcısı olarak çalıştığı işyeri, Güzellik ve El Ayak Bakım Merkezi olarak faaliyet göstekmektedir. Yapılan işin niteliği gereği ve yasal olarak işyerinin haftanın 7 günü ve hafta sonlârını (Cumartesi/Pazar günlerini ) de kapsar şekilde çalıştığı ve bu sebeple çalışanlara haftada (1) gün kararlaştırılarak izin verildiği bu işkolunda çalışan tüm elamanlar tarafından bilindiğini, dava dilekçesinde yazılı olanın aksine, bayram ve resmi tatil günlerinde ücretsiz çalışma söz konusu olmadığı gibi, Delil Listemize ekli Makbuz ve Tutanakların Sayın Mahkemece tetkiki ile anlaşılacağı üzere ; davalı ...' ın ödenmeyen ücret yada bakiye ücret, fazla mesai ücreti , hafta tatili ve UGBT Ücreti, ikramiye ve yıllık ücretli izin alacakları ilişkin ödemelerin tamamı davalı tarafından yapılmış ve bunlara ilişkin makbuz düzenlenmiş olduğunu, kısaca arz ve izaha çalıştığımız sebeplerle, usulen de davamızı ispat edeceğimizden , açılan davanın reddine ve karşı davamızın kabulü ile fazlâya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere şimdilik cezai şart alacağı yönünden 5.000,00-TL , tazminat alacağı yönünden 3.500,00-TL değerinde olup, bu miktarın davalı/karşı davacı ...' dan en yüksek mevduat faizi ve her türlü fer'ileri ile birlikte tahsili ile müvekkile ödenmesi ile yargılama deri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yüklenmesine dair karar ittihazını arz ve talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ..., 10.10.2022 yılından, işten ayrıldığı 12.05.2025 tarihine kadar davalı şirkete ait ... Beauty Home da protez tırnak uygulayıcısı pozisyonunda çalıştığını ancak davalı işveren; müvekkilimizin haklı taleplerini yok sayarak müvekkilimizin hak kazandığı ücretleri yatırmadığından, fazla mesai ücretlerini ödemediğinden ve sahip olduğu haklarını kullanmasına engel olduğundan; müvekkilimiz son çare olarak iş akdini haklı sebeplerle sona erdirmek zorunda kaldığını, müvekkilimiz, 10.10.2022 tarihinde davalı ... bünyesinde çalışmaya başladığını ancak müvekkilimizin işe girişi davalı işveren tarafından SGK ya geç bildirildiği için; müvekkilimizin sigorta kaydında işe başlangıç tarihi 06.12.2022 gözükmekte olduğunu, davalı şirket, hem müvekkilimizin maaşını gerçek miktarda göstermeyerek; sigorta primleri eksik ödenmiş; hem de maaşları banka üzerinden ödememiş elden ödemeler yapıldığını, davalı şirket, sırf müvekkilimizin haklarını düşük ödemek için bu yolu uyguladığını, müvekkilimizin çalışma süresi boyunca, sigorta primleri gerçek maaşı üzerinden yatırılmamıştır. Davalı şirket, sırf müvekkilimizin haklarını almasını engellemek için sigorta primlerini asgari ücret üzerinden yatırmış ve gerçek maaşının tespit edilmesini önlemek için maaş ödemelerini elden ödeme şeklinde yaptığını ayrıca iş yerindeki prim ödemeleri de yine her ayın sonunda elden ödendiğini, işveren yalnızca Nisan ayı maaşının asgari kısmını bankadan yatırıp, kalan bakiyeyi elden ödediğini yani müvekkilimiz çalıştığı günden beri, Nisan 2025 hariç, banka üzerinden maaş ödemesi almadığını, müvekkillin işten ayrılma ihtimalini anlayan davalı; Nisan 2025 maaşının asgari kısmını bankadan yatırmış kalan bakiyeyi elden verdiğini Nisan 2025 e ilişkin prim ödemesini ise yapmadığını, müvekkilimiz, maaşının banka hesabına zamanında ve eksiksiz şekilde yatmasını ve sigorta primlerinin gerçek maaşı üzerinden yatırılmasını birçok kez talep etmiş ise de; hiçbir değişiklik olmadığını aynı zamanda fazla mesai ücretleri de ödenmeyen müvekkilimiz, iş akdini haklı nedenle feshetmek zorunda kaldığını, müvekkili, iş sözleşmesini sona erdirdikten sonra hak etmiş olduğu ücretlerin ve tazminatların kendisine ödenmesi için; davalı işverene, ... 22. Noterliğinin ... Yevmiye Numaralı ve... tarihli ihtarnamesi gönderilmiş olmasına rağmen; davalı şirket müvekkilimizin taleplerini görmezden gelerek müvekkilimize ödeme yapmadığını, huzurunuzda dava açmadan önce, müvekkilimiz tarafından işçilik alacaklarının ödenmesi talebi ile Arabuluculuk Bürosuna başvurulmuş ve davalı ile arabuluculuk görüşmelerinde bulunulduğunu ancak bu görüşmelerde de bir netice elde edilememiş ve uzlaşamama tutanağı imzalandığını, açıklamalarımız kapsamında; davalı işverenin usulsüz ve haksız uygulamaları nedeniyle müvekkilimizin haklı nedenle iş akdini feshetmek zorunda kaldığı açık olup davanın kabulüne , karşı davanın reddine karar verilmesini arz ve talep etmiştir: DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; taraflar arasındaki iş sözleşmesindeki rekabet yasağına dayalı cezai şart ve tazminat alacağının davalıdan tahsili istemine ilişkindir. ... 4. İş Mahkemesinin...Esas sayılı dosyasından tefrik edilerek Mahkemenin 2026/4 sayılı yeni esasına kaydedilen dava konusu uyuşmazlık hakkında " Dosya kapsamı ile davacı tarafça, davalı ile müvekkil şirket arasında imzalanan rekabet yasağı sözleşmesinde işten ayrıldıktan sonra, işverenin iş dalında iş kurmamayı, ortak olmamayı ve rakip firmalarda çalışmamayı taahhüt ettiği halde taahhüdünü ihlal ettiği iddiası ile, rekabet yasağının ihlali nedeni ile cezai bedelin ödenmesinin talep edildiği, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 13.06.2025 tarihli,... Esas- ...Karar sayılı kararı gereğince davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun belirlendiği anlaşılmakla davada ... Asliye Ticaret mahkemesi görevli olması nedeni ile HMK.nun 114/1-c gereği mahkememizin görevsizliğine; mahkememiz görevsiz olduğundan dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş" ve dosya Mahkememizin yukarıda belirtilen esasına kaydedilmiştir. Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. 6102 sayılı Kanun’un 5/A maddesi, (Ek:6/12/2018-7155/20 md.) "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar (değişik 5.4.2023 7445 S.lı Kanun) para olan alacak , tazminat , itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. (2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir” düzenlemesini içermektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrası, “(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır” şeklinde düzenlenmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;.... 4. İş Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasında karşı dava olarak ileri sürülen uyuşmazlıkta davacının rekabet yasağı sözleşmesinde işten ayrıldıktan sonra, işverenin iş dalında iş kurmamayı, ortak olmamayı ve rakip firmalarda çalışmamayı taahhüt ettiği halde davalının taahhüdünü ihlal ettiği iddiası ile, rekabet yasağının ihlali nedeni ile cezai bedelin ve tazminat alacağının ödenmesinin talep edildiği anlaşılmış olup Mahkeme tarafından karşı dava tefrik edilerek Mahkemenin 2026/4 sayılı yeni esasına kaydedildiği ve görevsizlik kararı ile Mahkememiz esasına kaydedildiği anlaşılmıştır. Mahkememizin 02/09/2026 tarihli ara kararı ile "Davacı vekiline, TTK 5/A maddesinde belirtilen 28/03/2023 tarihli değişiklikte gözetilerek arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dosyaya sunması için 1(bir) hafta kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içerisinde arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dosyaya sunulmaması halinde davanın usulden reddedileceğinin İHTARINA" şeklinde karar verildiği ve ara kararın davacı vekiline 12/09/2026 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. Somut olayda dava ticari dava olup ,6102 sayılı Kanun’un 5/A maddesinin ile TTK 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar (değişik 5.4.2023 7445 S.lı Kanun) para olan alacak , tazminat , itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'ya 7155 sayılı yasanın 20. Maddesi ile eklenen 5/A maddesi uyarınca dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu, davacı vekiline ara kararı ile 1 hafta kesin süre verilmiş, davacı vekili tarafından karar tarihine kadar arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanak aslının sunulmadığı ve bu hususta bir beyanda bulunulmadığı anlaşılmış olup davacının dava açmadan yada görevsizlik ile somut uyuşmazlık Mahkememize tevzi edilmeden önce arabuluculuk yoluna başvurulduğuna ilişkin arabuluculuk son tutanak aslının dosyaya sunulmaması nedeniyle davanın 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi ve 6325 sayılı kanunun 18/A maddesinin 1. fıkrası uyarınca arabuluculuğa başvurulmasına ilişkin dava şartı noksanlığı nedeni ile usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi ve 6325 sayılı kanunun 18/A maddesinin 1. fıkrası uyarınca arabuluculuğa başvurulmasına ilişkin dava şartı noksanlığı nedeni ile USULDEN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan başvuru harcı dahil tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T 7/2 maddesi uyarınca hesaplanan 8.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca yatıran ilgili tarafa iadesine, Dair, tarafların yokluğunda belirsiz alacak davası olarak açıldığının belirtilmesi nedeniyle gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği açıklanmak suretiyle karar verildi. 22/09/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır