İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1828 E. 2026/663 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1828
- Karar No
- 2026/663
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1828 Esas KARAR NO : 2026/663
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/09/2026 KARAR TARİHİ : 25/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinden özetle:" Müvekkil ... tarafından şahsen keşide edilen ... Bankasına ait ... no’lu 2.000.000,00 TL bedelli çek ile ... no’lu 3.000.000,00 TL bedelli çek, 20.01.2026 tarihli adi yazılı araç alım-satım ilişkisi kapsamında düzenlendiğini, ancak bu ilişkinin konusu olan araçlar, ticaret sırasında bildirilen nitelikleri taşımadığından fiilen ve hukuken iade edilmiş; buna rağmen dava konusu çekler iade edilmemiş ve her bir çek ayrı icra takibine konu edildiğini, 15.05.2026 tarihinde .... İcra Dairesi 2026/... E. sayılı takip, ... no’lu çek yönünden doğrudan ilk lehtar ... tarafından başlatıldığını, 09.04.2026 tarihinde ise ... İcra Dairesi 2026/... E. sayılı takip ise ... no’lu çek yönünden ... tarafından hem Müvekkil hem de lehdar ... tarafından yürütüldüğünü, Müvekkil, temel ilişkinin sona ermesi nedeniyle bedelsiz kalan bu iki çekten dolayı borçlu olmayıp takiplerin iptalini ve borçlu olunmadığının tespitini talep etme" dava ile karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. Mahkememizce davacı vekilinin, dava dilekçesindeki beyanı uyarınca yapılan incelemede, dava dosyası bakımından arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği görülmüştür. TTK'nın 5/A maddesi ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A/2. maddesinde "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmü düzenlenmiştir. 01 Eylül 2023 tarihinde yürürlüğe giren 7445 sayılı Kanunun 31.maddesine göre "6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirildiğinden 1 Eylül 2023 tarihinden itibaren açılacak menfi tespit davaları dava şartı zorunlu arabuluculuğa tabidir. Davanın 09/10/2025 tarihinde açıldığı ve menfi tespite ilişkin eldeki davanın dava şartı arabuluculuğa tabi olduğu,davacının dava dilekçesinde açıkça davanın arabulucuğa tabi olmadığından bahsettiği hususu da dikkate alındığında, davanın usulüne uygun olarak arabulucuya başvurulmadan açıldığı anlaşılmakla, 7155 sayılı Kanuna eklenen 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi hükmü uyarınca davanın zorunlu arabuluculuk kapsamında olması ve 6325 sayılı HUAK 18/A maddesi hükmü gereğince arabuluculuğa başvurulmadan dava açıldığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir. Yukarıdaki açıklamalardan sonra eldeki davaya dönüldüğünde; dava konusu icra takibinin kambiyo senedi olan çeke dayalı icra takibi olduğu gözetildiğinde, arabuluculuk başvuru dava şartının aranmasının gerektiği konusunda tereddüt bulunmamakta olup; somut olayda davacı vekili, dava dilekçesinde, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin arabuluculuk başvurusunda bulunulmadığını beyan etmiştir. Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre davacı tarafın dava tarihinden önce arabuluculuk sürecine başvurmadığı, arabuluculuk başvurusunun dava şartı olduğu, dava şartının yargılama sırasında tamamlanamayacağı anlaşılmakla davacının davasının dava şartı yokluğundan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının DAVA ŞARTI YOKLUĞUN NEDENİ İLE REDDİNE, 2-Alınması gerekli 732 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3- Yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 4-Davalı tarafın vekili bulunmadığından vekalet ücreti hususunda karar verilmesine yer olmadığına, Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 25/09/2026
Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Yim ... e-imzalıdır