İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1683 E. 2026/143 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1683
Karar No
2026/143
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 23. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1683 Esas KARAR NO : 2026/143 Karar

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/05/2025 KARAR TARİHİ : 28/09/2026

Davacı tarafından mahkememizde açılan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 04.03.2025 tarihinde saat 07:57 sıralarında müvekkili sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile seyir halinde iken sağa dönüş için yavaşladığı esnada davalı ... a ait olup sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın kendi aracının ön kısımları ile ... plaka sayılı aracın arka kısımlarına çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, kazada ... plaka sayılı aracın 96 100 kusurlu olduğunu, müvekkili aracında iskonto sonrası 59.445,74 TL hasar meydana gelmiş olduğunu, ayrıca onarım nedeni ile müvekkilin 07.03.2025-15.03.2025 tarihleri arasında aracından mahrum kalmış olduğunu, bu vs. nedenler ile meydana gelen değer kaybının kaza tarihinden itibaren işletilecek mevduata uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili, ayrıca 07.03.2025-15.03.2025 tarihleri arasında oluşan araç Mahrumiyet / ikame araç bedelinin ... ve ... tan kaza tarihinden itibaren işletilecek mevduata uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle müvekkili tarafından yapılmış olan 59.445,74 TL hasar ödemesi sonrası poliçe teminat limitinden 240.554,26 TL kalmış olduğunu, kusur incelemesi yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte değer kaybının genel şartlara göre hesaplanması gerektiğini, değer kaybının maddi teminat limitinin 96 15 inin teminata dahil olduğunu, aracın geçmiş hasar kayıtlarının irdelenmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması ve yasal faiz uygulanması gerektiğini, bu vs. nedenler ile davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Makine Mühendisi Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 02/01/2026 tarihli raporda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür. Dava konusu olayın Karayolları Trafik Kanunu Kapsamında maddi hasarlı, TRAFİK KAZASI olduğu Meydana gelen olayda KAÇINILMAZLIK faktörünün etkisinin OLMADIĞI, ÖNLENEBİLİR/ ÖNGÖRÜLEBİLİR bir kaza niteliğinde OLDUĞU, Dosya muhteviyatında Ekspertiz Raporu ve Onarım faturasının bulunmadığı,(MENFİ), Ancak dosya muhteviyatına ... A.Ş. tarafından 28.04.2025 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından ... Sigorta A.Ş. hesabına 59.445,74 TL gönderilmiş olduğuna dair banka dekontu sunulmuş olduğunun görüldüğü, Dava konusu aracın Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi kayıtlarına göre dava konusu kaza haricinde geçmiş hasar kaydı bulunmadığının görüldüğü, Dava konusu aracın dosya muhteviyatına sunulmuş olan tek kare fotoğrafa göre kazanın oluş şekli ile doğru orantılı olarak kaza tarihinde Değer Kaybı hesaplamasına esas  Arka Tampon (Onarım/Boya)  Arka Panel (Onarım /Boya)  Arka Tampon Demiri (Onarım/Boya) hasarının bulunduğunun görüldüğü, Dava konusu kaza kapsamında; ... plaka sayılı araç sürücüsü ... un % 100 kusur oranı ile ASLİ VE TAM KUSURLU olduğu, Dava konusu kaza kapsamında aracın maliki ve işleteni yönünden KTK Madde 85 kapsamında müşterek ve müteselsil sorumluluk açısından değerlendirmenin Sn. Mahkemenin nihai taktirlerine maruz olduğu, Dava konusu kazanın ... plaka sayılı aracın takip mesafesini korumaması ile asli kusur sayılan arkadan çarpma eylemi ile meydana gelmiş olduğundan ... plaka sayılı araç sürücüsü ... ın KUSURSUZ olduğu, Her ne kadar Sn. Mahkemenin ara kararı gereği kusur değerlendirmesi yapılmış olsa da dava konusu kusur durumunun tüm hukuki değerlendirmesi ve takdiri ile, 6754 sayılı bilirkişi kanunu 6. Maddesi kapsamında Bakanlık tarafından 07.09.2020 tarihli bilirkişilerin uyacağı rehber ilkelerin 27. Maddesi gereği (Asli Kusurlu, Tali Kusurlu, Müterafik Kusur, Hatır Taşıması, Lütuf Ödemesi ( Ex Gratıa) ,Müşterek ve Müteselsil Sorumluluk vb.) tespiti Hakim yetkisinde olduğu belirtilmiştir. Yargıtay’ın istikrar bulmuş olan kararları ile Anayasa Mahkemesinin 09.10.2020 tarihli iptal kararı doğrultusunda aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının belirlenmesi, kararına göre kaza tarihi itibariyle REEL PİYASADA ; Dava konusu aracın 2. El piyasa rayiç değerinin ekonomik dalgalanma ve istikrarsızlığın 2. El piyasa rayiçlerinde yaratmış olduğu etkilerin dikkate alınması ile 1.850.000,00 TL civarında olacağı, kazadan sonraki onarılmış hali ile piyasa rayiç değerinin (modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, olay tarihindeki yaşı, km bilgisi (Dosya muhteviyatına km bilgisi sunulmamış olduğu görülmüştür) vb. etkenler baz alınmıştır.) yaklaşık 1.775.000,00 TL civarında olacağı, bu kapsamda Değer Kaybının 1.850.000,00 TL – 1.775.000,00 TL = 75.000,00 TL civarında olacağı, Bu kapsamda dava konusu aracın dosya muhteviyatına sunulmuş olan tek kare fotoğrafa göre kazanın oluş şekli ile doğru orantılı olarak kazalı araç fotoğraflarının incelenmesinde Yargıtay içtihatları gereği MAKUL ONARIM SÜRESİNİN ilgili servis/ onarım atölyelerinin iş yükü ile doğru orantılı olarak basit işçilik ile giderilebilecek şekilde yaklaşık 5 ( beş) iş günü olacağı, ( Malzeme temin süreci dahil edilmiştir.) Bu kapsamda aracın onarımda olduğu süre içerisinde kullanılamayacak olmasından kaynaklı Kaza tarihi itibariyle 5 ( beş) iş günü x 3.000,00 TL ( Muadil Araç kiralama bedeli günlük) ( ..., ... Otomotiv vb. ortalamasıdır.) = 15.000,00 TL araçtan mahrum kalma / ikame araç bedeli oluşacağı, Söz konusu aracın günlük olarak 5 (beş) iş günü onarımda olduğu süre için amortisman payının 513.88 TLX 5 = 2.569,44 TL olacağı, Bu kapsamda ikame olarak kullanılacak aracın yakıtının davacı tarafından doldurulacağı dikkate alındığında hesaplaması yapılmış olan amortisman payının Yargıtay içtihatları gereği tenzili ile davacının 15.000,00 TL – 2.569,44 TL = 12.430,56 TL Kazanç Kaybı / Araçtan Mahrum Kalma Tazminatı/ İkame Araç Bedeli alacağının bulunduğu, HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, davacının maliki olduğu 34KGG957 plakalı araç ile davalıların maliki, sürücüsü ve zorunlu trafik sigortacısı olduğu ... plakalı aracın karıştığı 04/03/2025 tarihli trafik kazası nedeniyle değer kaybı ve araç mahrumiyeti zararına ilişkin tazminat davasıdır. Davacı tarafından davalı sigorta şirketine KTK 97 uyarınca dava tarihinden sonra başvuru yapıldığı anlaşılmıştır. Dava konusu alacağın 04/03/2025 tarihli trafik kazası nedeniyle kaynaklandığı, alacağın KTK 109 maddesi uyarınca zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 16/2 maddesi uyarınca zamanaşımının 19/03/2025 ilâ 09/05/2025 tarihleri arasındaki arabuluculuk sürecinde durduğu, 28/05/2025 tarihinde davanın açılmasıyla TBK 154/1-b.2 uyarınca zamanaşımının kesildiği, bu sebeplerle dava tarihi itibariyle zamanaşımının gerçekleşmediği kanaatine varıldığından davalı ... Sigorta AŞ'nin zamanaşımı def'inin reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin "Dava dilekçemizde 500 TL talep edilmiş olan Araç Mahrumiyet Bedelinin 11.930,56 TL artırarak 12.430,56 TL 'sı alacağın davalılar ... ve ...'tan işleyecek bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, Araç Değer Kaybı Bedelini bedelini 65.500,00 TL artırarak 75.000,00TL' sı alacağın kaza tarihinden itibaren işleyecek bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tüm davalılardan tahsiline karar verilmesini" talebini içerir bedel artırım dilekçesi ibraz ettiği görülmüştür. Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın belirtildiği gibi trafik kazasından kaynaklı olarak değer kaybı ve araç mahrumiyeti zararına ilişkin tazminat davası olduğu, davacının araç mahrumiyeti talebini davalı sürücü ve malike karşı, değer kaybı talebini ise tüm davalılara yönetilttiği, değer kaybı zararından davalı sigorta şirketinin zorunlu trafik sigorta poliçesi hükümlerine göre, davalıların haksız fiil hükümleri ve KTK 85 uyarınca müteselsil sorumluluklarının bulunduğu, kusur ve değer kaybına ilişkin tazminat miktarı yönünden atıf yapılan bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere davalı sürücünün olayın gerçekleşmesinde tamamen kusurlu olduğu, mahkememizce de olayın gerçekleşme biçimine göre bilirkişi raporu ile tespit edilen kusur durumunun somut olayın gerçeklerine ve hakkaniyete uygun bulunduğu, yine aynı rapor ile davacının 75.000,00 TL değer kaybı zararının bulunduğunun tespit edildiği, değer kaybı hesabının kaza nedeniyle oluşan hasarın nitelik ve niceliği, aracın modeli, markası, kaza tarihindeki yaşı, kilometresi gibi hususlar gözönünde bulundurularak, kaza tarihi itibariyle serbest piyasadaki 2. el piyasa rayiç değeri (hasarsız haliyle) ile aracın hasarı onarıldıktan sonraki haline göre serbest piyasadaki 2. el piyasa değeri arasındaki fark (aradaki farkın değer kaybı olarak kabul edilmesi) esasına uygun olarak yapıldığı, mahkememizce de bu esasa göre hesaplama yapılmasının hukuka uygun bulunduğu, bilirkişi raporunun bu esasa uygun ve denetime açık şekilde düzenlendiği, bu sebeple hükme esas alınabileceği, davalı sürücü ve malikin TBK 117 uyarınca kaza tarihinde temerrüte düştüğü, davalı sigorta şirketinin ise KTK 97 ve 99 uyarınca başvurunun dava tarihinden sonra yapılmış olması nedeniyle dava tarihinde temerrüte düştüğü, davacının yasal faiz talep etmesi nedeniyle bu faiz türüne hükmedilmesi gerektiği, araç mahrumiyeti zararı yönünden; araç mahrumiyetine ilişkin zarar miktarı belirlenirken yerleşik yargı içtihatları uyarınca "aracın makul tamir süresi ile aynı vasıftaki aracın kiralanması için gerekli bedelin ne kadar olduğu belirlendikten sonra, davacının aracını kullanamadığı döneme ilişkin olarak bakım giderleri, amortisman vs. tasarruf ettiği miktarlar da düşülmek suretiyle hesaplanması” gerektiği, bu esasa uygun olarak düzenlenen atıf yapılan bilirkişi raporunda araç mahrumiyet zararının 5 günlük makul onarım süresi üzerinden yıpranma payı da dikkate alınarak 12.430,56 TL olarak belirlendiği, davalıların TBK 117 uyarınca kaza tarihinde tarihinde temerrüte düştüğü, davacının yasal faiz talep etmesi nedeniyle bu faiz türüne hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere, 1-Davanın KABULÜ ile A) Değer kaybına ilişkin 75.000,00 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden 04/03/2025 tarihinden, davalı ... Sigorta AŞ yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, B) Araç mahrumiyetine ilişkin 12.430,56 TL maddi tazminatın 04/03/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (davalılar ... ve ... yönünden 87.430,56 TL; davalı ... Sigorta AŞ yönünden 75.000,00 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 5.972,38 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 615,40 TL peşin harç ve 1.323,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 4.033,98 TL harcın (davalı ... Sigorta AŞ 3184,85 TL'si ile sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan 1.318,30 TL dava açma masrafı, 87,50 TL vekalet harcı, 1.323,00 TL tamamlama harcı ve 11.090,00 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 13.818,80 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderinin kendileri üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine, 6-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (davalılar ... ve ... yönünden 87.430,56 TL; davalı ... Sigorta AŞ yönünden 75.000,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, Dair, e-duruşma yolu ile davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 28/09/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1683, K. 2026/143, T. 28.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1683-e-2026-143-k-9049cb358a13