İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/164 E. 2026/164 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/164
Karar No
2026/164
Karar Tarihi

T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/164 Esas - 2026/465 T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2026/164 Esas KARAR NO : 2026/465

DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 19/02/2026 KARAR TARİHİ : 21/05/2026 K. YAZIM TARİHİ : 22/05/2026

Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının dosya üzerinde yapılan incelemesi neticesinde, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Ticaret Sicili Müdürlüğü nezdinde 59776 sicil numarası ile kayıtlı bulunan ... Tic. San. A. Ş. unvanlı şirketin, ... Ticaret Müdürlüğü tarafından yapılan ihtar ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin 28 Ocak 2014 tarihli nüshasında yayımlanan ilana rağmen bildirimde bulunmaması nedeniyle 23/01/2014 tarihinde resen silindiğini, Bakanlık bünyesinde taşeron işçi olarak çalışan Murat Özen isimli şahsın emeklilik sebebiyle açtığı alacak davası neticesinde ... 59. İş Mahkemesinin E: 2022/48 ve K: 2023/193 sayılı kararı gereğince ... 3. Genel İcra Dairesi nezdindeki icra dosyasına 18.09.2024 tarihinde 136.929,64 TL ödeme yapıldığını, müvekkil idare ile ... Tic. San. A. Ş. arasında üst işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğunu, söz konusu ödemenin rücuen tahsili amacıyla ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin E: 2026/3 sayılı dosyasında dava açıldığını, ancak şirketin ticaret sicil kaydının silinmiş olması sebebiyle davanın yürütülebilmesi için şirketin ihyasının zorunlu hale geldiğini belirterek 59776 sicil numaralı ... Tic. San. A. Ş. unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyası ile yeniden tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 59776 sicil numarası ile kayıtlı ... Ticaret Sanayi Anonim Şirketi'nin ihyası talebiyle 17/07/2025 tarihinde dava açıldığını, şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 10. maddesi kapsamında sermayesini 21/12/1998 tarihine kadar 5.000 TL'ye çıkarmadığı için geçici 7. madde uyarınca resen terkin edildiğini, şirketin son sermayesinin 3.000,00 TL olduğunu ve bu durumun 14/02/1986 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edildiğini, şirketin Bildirilen Son Adresi ... .... .... /... adresine 03/10/2013 tarihinde gönderilen tebligatın iade olduğunu, ihtarın 07/10/2013 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edildiğini, tacirin basiretli davranma yükümlülüğü gereği adres değişikliğini tescil ettirmesi gerektiğini, tebligatın iade edilmesinden şirket yetkililerinin sorumlu olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ilanın tebligat yerine geçtiğini, şirketin 06/02/2015 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yapılan ilan ile sicilden resen terkin edildiğini, şirketin aktif ticari hayata dönme gayesi bulunmadığını, mahkemece ihyaya karar verilmesi durumunda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547. maddesi uyarınca ek tasfiyeye hükmedilmesi ve tasfiye memuru atanması gerektiğini, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarının da bu yönde olduğunu, müdürlüklerinin yasal hasım konumunda bulunduğunu, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7/15. maddesi uyarınca aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek terkin işleminin hukuka uygun olması sebebiyle davanın reddini, aksi kanaatte ek tasfiyeye karar verilerek tasfiye memuru atanmasını ve müdürlükleri aleyhine yargılama gideri ile vekalet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir. DELİLLER -... Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtları -... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2026/3 Esas sayılı dosyası DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, şirketin ihyası istemine ilişkindir. Dava; Ticaret sicilinden terkin edilen şirketin 6102 sayılı Kanun'un 547/2 maddesi çerçevesinde ihyası istemine ilişkindir. Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermekte olup, ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda hukuki bir işlem olup, bu işlemin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek olanaklı değildir. Eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahiptir. Nitekim 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 547.maddesinde "(1)Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemleri yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya bir kaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir" hükmü düzenlenmiştir. Mahkememizce ihya istemine esas ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2026/3 Esas sayılı dosya örneği ile terkin edilen şirkete ilişkin ticaret sicil müdürlüğü kayıtları dosya içerisine kazandırılmak suretiyle yapılan değerlendirme neticesinde; Terkin edilen şirketin ... Ticaret Sanayi Anonim Şirketi olup, bildirilen son adresinin .... ..... .... /... olduğu, 6102 sayılı TTK'nın geçici 10. maddesi kapsamında şirket sermayesini 21/12/1998 tarihine kadar 5.000 TL'ye çıkarmadığı için, Geçici 7. maddenin b bendinde "Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce veya 1/7/2015 tarihine kadar münfesih olan limited şirketler" kapsamında Geçici 7. maddedeki usule uygun olarak resen terkin edildiği, şirket adresine kapatılma nedenine ilişkin TTK'nin Geçici 7. maddesinin 4. fıkrasının a bendi uyarınca 03/10/2013 tarihinde çıkarılan tebligatın iade olduğu, ihtarın 07/10/2013 tarih 8420 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği anlaşılmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde şirketlerin hangi şartlarda ve usullerde tasfiye ve ticaret sicilinden re'sen kayıtlarının silinmesinin düzenlendiği, aynı maddenin 4.fıkrasının "a" bendinde; kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı, yapılacak ihtarın, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, aynı maddenin 11.bendinde ise; dördüncü fıkra uyarınca yapılan ihtar ve ilana rağmen süresi içerisinde cevap vermeyen veya tasfiye memuru bildirmeyen veyahut durumunu kanuna uygun hale getirmeyen veya faaliyette bulunduğunu adres ve kanıtları ile birlikte bildirmeyen şirketin unvanının ticaret sicilinden re'sen silineceği düzenlenmiştir. Dosya kapsamına göre; ihyası istenen şirketin TTK'nun geçici 7. maddesi uyarınca kendisine yapılan ihtar ve ilan üzerine süresi içerisinde bildirimde bulunmadığından ticaret sicilinden resen silindiği, ihtarnamede infisah sebebi olarak şirketin sermayesini yasal tutara çıkarmaması olarak yer aldığı, anılan ihtarnamenin şirkete taşınmış notuyla bila tebliğ olduğu, şirket yetkilisine tebligat çıkarılmadığı, ihtarın Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği anlaşılmış olup, az yukarıda açıklandığı üzere davalı ticaret sicil müdürlüğü 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden re'sen terkin edildiği, TTK'nun geçici 7. maddesine 7511 sayılı Kanunun 16. maddesi ile eklenen "Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmolunamaz." hükmü yer almakta ise de anılan hükümden açıkça anlaşılacağı üzere davalı sicilin yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamasının ancak TTK'nun geçici 7. maddesinde öngörülen usule uygun olarak ihyası talep edilen şirketin kaydının silinmesi halinde mümkün olabileceği, somut olayda ise, TTK'nun geçici 7. maddesinde öngörülen usule uygun bir terkin işlemi söz konusu olmadığı anlaşılmakla eldeki davanın kabulüne ve yargılama giderlerinden davalının sorumlu tutulmasına karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar mahkememizce tefhim edilen kısa kararda hüküm fıkrasında ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2026/3 Esas sayılı dosyasına atfen ihya kararı verildiği belirtilmiş ise de bu husus sehven gerçekleşmiş olup, HMK 304/1 maddesi uyarınca bu husus gerekçeli karar yazımı esnasında düzeltilerek terkin olunan şirketin ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2026/3 Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına dair aşağıdaki şekilde hükmün tesisi yoluna gidilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davanın KABULÜ ile, ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün 59776 sicil numarasına kayıtlı ... Ticaret Sanayi Anonim Şirketi'nin, ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2026/3 E. sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere tüzel kişiliğinin İHYASINA, bu hususun ... Ticaret Sicili'ne tescili ile Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilanına, , 2-TTK. 547/2.maddesi gereğince ihya edilen şirkete son şirketin terkininden evvel şirket yönetim kurulu üyesi olan Yüksel İçöz tasfiye memuru olarak atanmasına, Tasfiye memuru için ücret takdirine yer olmadığına, Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2.maddesi çerçevesinde karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına, 3-Alınması gereken 732,00 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 47,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/05/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/164, K. 2026/164, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-164-e-2026-164-k-5352651b5e23