İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1636 E. 2026/153 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1636
- Karar No
- 2026/153
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 26. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1636 Esas KARAR NO : 2026/153
DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 23/06/2026 KARAR TARİHİ : 07/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde özetle ; müvekkilinin yargılama giderlerini karşılayacak maddi gücünün bulunmadığını belirterek adli yardım talebinde bulunduğunu, davalı şirket aleyhine açılan işe iade ve sendikal tazminat davası derdest iken şirketin tasfiye edilerek sicilden terkin edildiğini, derdest bir dava varken şirketin sicilden silinmesinin hukuken mümkün olmadığını ve bu durumun tasfiyenin eksik bırakıldığını gösterdiğini, TTK m. 547 uyarınca ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunu, tasfiye memurunun görevini ihmal ederek davanın akamete uğramasına sebebiyet verdiğini, şirketin genel ihyası yerine İstanbul Anadolu ... İş Mahkemesi'ndeki belirli bir dosyanın sonuçlandırılması ve infazı ile sınırlı olarak ihyasının gerektiğini belirterek, adli yardım talebinin kabulüne, davalı şirketin sınırlı olarak ihyasına, son tasfiye memurunun yeniden atanmasına ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin tasfiye memuruna yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının ticaret sicilinden terkin edilen şirketin ihyasını talep ettiğini, ancak şirketin tasfiye işlemlerinin yasal gerekliliklere uygun şekilde yürütülüp tamamlandığını, gerekli ilan ve çağrıların yapılarak şirketin sicilden terkin edildiğini, bu nedenle tüzel kişiliğin sona erdiğini, davacının şirketin kapandığını ve iş akdinin bu sebeple sonlandırıldığını bildiğini, terkin işlemine kadar herhangi bir itirazda bulunmadığını, bu durumun ihyayı gerektirecek bir hukuki yararın bulunmadığını gösterdiğini, tasfiye sürecinin müvekkili tarafından hukuka uygun şekilde işletildiğini ve müvekkile atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını, şirketin borçlarının artması nedeniyle mütevelli heyeti kararıyla tasfiyeye alındığını, tasfiye sürecinde tüm mali yapının incelenerek borçların ödendiğini ve tasfiyenin maddi anlamda tamamlandığını, davacının soyut alacak iddialarının ihya talebi için yeterli olmadığını, ayrıca başka bir mahkemece şirketin ihyasına karar verildiği için işbu davanın konusuz kaldığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla ihyaya karar verilmesi durumunda ise davanın açılmasına sebebiyet vermediği gerekçesiyle yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğü, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yapmıştır.Tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirket “tasfiye memuru”nda olduğu, TK m. 545/1’de düzenlendiği üzere, müvekkil Ticaret Sicili Müdürlüğü tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yapmış olup, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesi kanuna aykırı olacaktır. Nitekim tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlâl ettikleri takdirde, şirkete ve şirketin alacaklılarına karşı sorumlu olduğu düzenlenmiştir.Olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan; tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğu bulunmadığını , dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanması zorunludur. Müvekkili davanın açılmasına sebep olmamıştır, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekalet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME: Dava, hukuki niteliği itibariyle dava dışı şirketin tasfiyesi nedeniyle ticaret sicilden terkin edilmiş olan dava dışı Tasfiye Halinde ...Ltd.Şti 'nin ihyası istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nun 547/1 maddesi uyarınca tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa son tasfiye memurları yönetim kurulu üyeleri pay sahipleri veya alacaklılar şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesini ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Aynı yasanın 2. Fıkrasında mahkeme istemin yerinde olduğu kanaatini getirirse şirketin ek tasfiye işlemlerinin yapmaları için son tasfiye memurları veya yeni bir veya birkaç kişiye tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir hükmü mevcuttur. İncelenen tüm dosya kapsamına göre;...Ticaret Sicil Müdürlüğünün...sicil numarasında kayıtlı bulunan Tasfiye Halinde ... Ltd.Şti aleyhinde hukuk davası açıldığını, İstanbul Anadolu ...İş Mahkemesinin ... esas dosyasında alacağını tahsil etmesi için ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının gerektiği; bu nedenle, davacının işbu davayı açmakta haklı ve hukuki yararının bulunduğu görülmekle; davacı tarafından, açılan davanın sübut bulduğundan kabulü ile ...Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...sicil numarasında kayıtlı bulunan Tasfiye Halinde ...Ltd.Şti 'nin İstanbul Anadolu ...İş Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının sürdürülmesi ve infazı ile sınırlı olarak ek tasfiye işlemlerinin yapılması için yeniden 6102 sayılı TTK'nun 547/2. maddesi uyarınca ticaret siciline kaydına ve tesciline, tasfiye memuru olarak HABİB SEVİNÇ'in atanmasına, karar vermek gerekmiş olmakla; aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kabulü ile...Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...sicil numarasında kayıtlı bulunan Tasfiye Halinde ... Ltd.Şti İstanbul Anadolu ... İş Mahkemesinin ...esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ek tasfiye işlemlerinin yapılabilmesi için ticaret siciline kayıt ve tesciline, Tasfiye memuru olarak ...'nun atanmasına, Kararın Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına, tescil ve ilan için tasfiye memuruna yetki verilmesine, Karar kesinleştiğinde keyfiyetin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazı ile bildirilmesine, 2-Alınması gerekli 732,00 TL peşin harcın davalı ...'ten alınarak hazineye irat kaydına, 3-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı için takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'ten alınarak alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı ... Sicil Müdürlüğü yasal hasım olup davanın açılmasına sebep olmadığından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Dosya adli yardımlı olduğundan Suç üstü ödeneğinden karşılanan 530,00 TL yargılama giderinin davalı ...'ten alınarak alınarak hazineye irad kaydına, 6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Dair, Davacı Vekilinin yüzüne, davalının yokluğunda tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/10/2026
Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır