İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/148 E. 2026/233 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/148
Karar No
2026/233
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2026/148 Esas KARAR NO:2026/233

DAVA:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit) DAVA TARİHİ:19/02/2016 KARAR TARİHİ:25/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı vekili 11/07/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle ; Müvekkili ile ... San,Tic.Ltd. Şti. arasında 10.09.2015 tarihli protokol yapılarak müvekkile teslim edilecek mallar karşılığında 08.10.2015 tarihli 120.000, 00 TL tutarlı ... Sitesi Şubesi ...-7 no.lu hesaba havaleli ... no.lu çek, 10/11/2015 tarihli 90.000,00 TL ... Sitesi Şubesi ... no.lu hesaba havaleli ... nolu çek, 25.11.2015 tarihli 90.000,00 TL ... Sitesi Şubesi ...-7 no.lu hesaba havaleli ... nolu çek verildiğini, Protokolde çeklerin ... San.ve Tic.Ltd.Şti'nin ... Dış Ticaret Ltd.Şti..ne 2015 yılı içinde peyder pey teslim edilecek ticari mallara karşı teminat olarak verildiğini ve mal tesliminde aksaklık olması durumunda, teslim edilen mal miktarı dışındaki bedelsiz kalan çekin karşılığı olan mallar teslim edilene kadar ciro edilemeyeceği gibi tahsil edilemeyeceğini kabul ettiğini, ancak protokole konu mallar şirketin mali durumunun bozulması nedeniyle ... deri söz verdiği malları teslim edemediğini ve çeklerin bedelsiz kaldığını, 31.10.2015 tarihli protokolle davalı ... San.ve Tic. Ltd. Şti. söz konusu 3 adet çeki, kullandıkları kredilerin teminatı olarak ... Bankası, ... ve ...'a verdiğini, bankalar ile kredi borçları yapılandırma sürecince olduğunu, kredi borcunun protokol ile yapılandırmasını takiben çekleri bankadan alarak müvekkilim şirkete teslim etmeyi kabul ve taahhüt ettiğini, ... deri müvekkiline söz verdiği malları teslim etmediğinden çekler bedelsiz kaldığınıf ancak çeklerin iade edilmediğini, dava konusu 10/11/2015 tarihli 90.000,00 TL tutarlı ... Sitesi Şubesi ... nolu hesaba havaleli ... nolu çek davalı ... Bankası A.Ş 'ye Kredi borcunun teminatı olarak verildiğini, Davalı ... Bankası, dava konusu çeki kredi borcunun teminatı olarak yani rehin cirosu ile aldığını, teminat olarak verilmiş olan çek kambiyo senedi vasfında olmadığını, ve onu elinde bulunduran davalı banka da yetkili hamil olmadığını, çeklerin bankaya rehin teminat cirosu ile devredilmesi yasaya aykırı olduğunu, rehin teminat cirosunun bir hükmü olmadığından çeki elinde bulunduran davalı banka meşru hamil olmadığını, davalı bankanın çeki verdiği krediye teminat olarak yani rehin amacıyla ciro aldığının şüphesiz olduğunu, çekte rehin cirosunun batıl olduğunu, banka çekin yetkili hamili olamayacağından taraflarından alacağı talep hakkı da olmadığını, delil listesi ekinde ibraz edilen protokollerden açıkça davaya konu çekin davalı bankaya teminat olarak verildiği ve siparişlerin zamanında teslim edilememesi yüzünden bedelsiz kaldığı anlaşıldığını, Yargıtay'ın Yerleşik İçtihatlarına göre davalı banka yetkili hamil olmadığını, çekte Rehin cirosunun batıl olduğunu, müvekkili şirketin, halen aktif olarak ticaret yapan orta ölçekli bir şirket olduğunu, karşılığında sipariş ettiği malları teslim alamaması nedeniyle bedelsiz kalan çekleri ödemek zorunda kaldığı takdirde tamiri imkansız zararlar ortaya çıkacağını, müvekkilin 90.000,00 TL borçlu bulunmadığının tespitine, dava konusu çekin tarafımıza iadesine, dava konusu çekin iadesine, yatırılacak teminat mukabilinde çekin tahsilinin, icra takibine konu edilmesinin, 3. kişilere devir, temlik ve cirosunun önlenmesi zımnında ihtiyatı tedbir kararı verilmesini, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline dair karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı banka vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin yetkili hamil olup, dava konusu çekin kambiyo senedi vasfında olduğunu, dava konusu çek incelendiğinde çekte gerekli unsurların tamamının bulunduğu ve çekin kambiyo senedi vasfının taşıdığını görüleceğini, çekin müvekkili tarafından teminat/rehin amacıyla ciro alınmamış , temlik cirosuyla temlik alınmış olduğunu, müvekkili ile diğer davalı arasında kredi sözleşmesi olup, kredi borcuna mahsuben müvekkiline ciro ve temlik edildiğini, çekin müvekkili tarafından takibe konulmuş ve davacı tarafça açılan takibin iptali davasının reddedilmiş olduğunu, müvekkilinin iyi niyetli 3. kişi konumunda olup mücerretlik ilkesi uyarınca davacının beyan ve iddialarına bağlı olmadığını, bildirerek davacının tedbir talebinin reddi, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine arz ve talep etmiştir. DELİLLER : Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri tüm deliller celp ve incelenmiş, mahkemece değerlendirilmiştir. Bilirkişiler ... heyet raporunda ''Nihai takdir Mahkemenizde olmak üzere; Yukarıda açıklanan ve her bir bilirkişinin kendi uzmanlık alanı kapsamındaki değerlendirmeleri ile sınırlı olarak delillerin nitelendirilmesi ve hukuki takdiri tümüyle mahkemeye ait olmak üzere;1.-Uyuşmazlık konusu .... Bankası A.Ş. ... Şubesi/İstanbul’da bulunan ...-7 no’lu hesap üzerine, ... no’lu, 10.11.2015 vadeli ve 90.000.-TL tutarlı, keşidecisi ... DIŞ TİC.LTD.ŞTİ. olan çek, ... SAN. TİC. LTD.ŞTİ. emrine düzenlendiği, ... SAN. TİC. LTD.ŞTİ. tarafından arkasına şirket kaşesi vurularak imzalandığı (1.ciro), bu cironun altında, ... Bankasına vekaleten ... Bankası A.Ş. ... Şubesi, “İş bu çek 10.11.2015 tarihinde takasa ibraz edilmiştir. ....Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından nolu karar ile ödeme yasağı konulduğundan iade edilmiştir” kaydını içeren kaşe ve imzası yer aldığı, ... Bankası A.Ş.’nin çekin son hamili (2.cirantası) olduğu,1.ciranta ile 2.ciranta arasında ... Bankası A.Ş.’nin çekin ait olduğu banka adına vekaleten düştüğü kayıt (aynı içerikli kaydın ‘ciro iptal edilmiştir’ yazısı ile iptal edilen) dışında, başka cirantanın bulunmadığı,2.- Banka tarafından çekin tahsile alındığı ifade edilmesine karşılık, düzenlenmiş ve bir sureti çeki teslim eden ... firmasına verilmiş olması gereken çek tevdi bordrosunun bulunamadığı,3.- Uyuşmazlık konusu çekinde aralarında bulunduğu üç adet çeki bankalara teminat amacıyla verdiğini ve geri alacağını davacıya 31.10.2015 tarihli Ek Protokolle taahhüt eden davalı ... firmasının, elinde olması gereken çek tevdi bordrosunun suretinin de dosyada bulunmadığı,4.- Banka kayıtlarında uyuşmazlık konusu çekin kredi müşterisi diğer davalı ... SAN. TİC. LTD.ŞTİ.’nin ... no’lu kredi hesabının ekstresinde ‘Diğer Banka TL Çeki Kayda Alındı. Bordro No:...’ açıklaması ile hesaba borç verilerek kaydedildiği, bu çekin alınması ile 08.05.2015 tarihinde keşidecisi davacı olan, 90.000-TL tutarlı ‘Çek No ... Müşteri no ... Ek No:2 Bordro No:0’ açıklaması ekstrede alacak olarak kaydedilen çekin kredi müşterisine, kredi müşterisi (...) tarafından da davacıya iade edildiği, Bankanın uyuşmazlığa konu kredi sözleşmesinde (genel bir tabir olmakla birlikte) ‘kıymetli evrakın borcun tahsili için alındığının (GKS-md.20) ve GKS’nin eki ‘Hesap Rehin Sözleşmesinde çekin değil, bedelinin rehinli olduğunun belirtildiği, uyuşmazlık konusu çekin Bankanın krediler hesabında kayda alındığı ve takastan döndüğü, çekin arkasındaki cironun ‘temlik cirosu’ olduğu, çekin bankaya teslimine ilişkin ‘tevdi bordrosunun’ bulunamamış olması olağan gözükmese de, davacıya bu çekleri teminat olarak bankaya verdiğini ve geri alacağını taahhüt eden ...’nın tacir olmasına karşılık bir sureti ...’da olması gereken çek tevdi bordrosu yerine çekin Bankaya tesliminden aylar sonra düzenlenen 31.10.2015 tarihli Ek Protokol dışında bir delilin gösterilememiş oluşuna bağlı olarak çekin teminat olarak verildiği ve rehinli olduğunun söylenemeyeceği, Sonuç olarak, Huzurdaki işbu davanın dayanağı olan ....İc.Md. 2015/...-E. sayılı Kambiyo Senetlerine Özgü Takip dosyasına konu edilen Davacı tarafından ticari ilişki gereğince davalı ... Ltd Şti’i emrine keşide edilen ve ... ... Ltd Şti’de Kredi borcuna tahsil olarak davalı ... Bankası A.Ş lehine temlik cirosu ile teslim edilen 10.11.2015 keşide tarihli ... Seri nolu 90.000.00 TL bedelli çekten, işbu raporun ilgili bölümlerinde yapılan değerlendirmeler çerçevesinde davacının sorumluluğunun bulunduğu hususu mahkemeniz takdirlerinde mütalaa edildiği, Davacı ile diğer davalı ... Ltd Şti arasındaki Ticari ilişkiye ilişkin olarak dava dosyasına SMMM-... tarafından sunulan 05.02.2019 tarihli Bilirkişi Raporuna göre, davacının Davalı yana (... Ltd Şti) söz konusu çekten dolayı borçlu olmadığı yönündeki tespit ve değerlendirmesinin Mahkemeniz takdirlerinde olduğu, Görüş ve kanaatine varılmış olup,Heyetimizin işbu Tespit ve görüşlerini, mahkemenizin takdir ve değerlendirmelerine saygı ile sunarız. 14.03.2025 '' şeklinde görüşte bulunmuşlardır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, İİK'nın 72. Maddesi uyarınca açılan menfi tespit davasıdır. Mahkememizin 2016/... Esas sayılı dosyasında verilin 18/12/2019 tarihli karar ile '' Huzurdaki davada uyuşmazlığın; davalı hamil/ banka tarafından davacı/ keşideci şirket aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün 2015/... esas sayılı takip dosyasına dayanak 10/11/2015 tarihli 90.000-TL bedelli çekin bedelsiz olduğu iddiasının davalı/ lehtar ... şirketi ile davalı bankaya karşı ileri sürülüp sürülemeyeceği, davacı yanın bedelsizlik ve rehin cirosu iddialarına dayalı menfi tespit istemine cevaz verilip verilemeyeceği noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Mahkememizin 15/10/2025 tarihli ... Kararı ile; " ... 1-Davanın KABULÜ ile davalı ... Bankası A.Ş aleyine açılan davada, davaya konu ... Şubesi'ne ait 10/11/2015 tarihli 90.000,00-TL bedelli çek yönünden davacının davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine, 2-Davalı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. bakımından verilen kararın kesinleşmiş olduğu görülmekle yeniden karar verilmesine yer olmadığına, ..." şeklinde karar verildiği, Davalı ... Bankası Anonim Şirketi vekilirce 22/12/2025 tarihli istinaf başvuru dilekçesi ile istinafa kanun yoluna başvurulmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin 2026/36 Esas 2026/169 Karar sayılı 02/02/2026 tarihli ilamı ile; ".... Dairemizce yargılamada eksiklik bulunması nedeniyle, 6100 Sayılı HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince verilen kaldırma kararlarında, hükmün bölünmezliği ilkesi gereği, mahkeme hükmünün tüm taraflar yönünden hüküm doğuracak şekilde tümüyle kaldırılarak, kaldırma kararı doğrultusunda yargılamaya devam olunarak hüküm tesis etmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesi gerekmektedir. Bölge adliye mahkemeleri tarafından, temyiz incelemesinde Yargıtay ilamlarındaki gibi kısmen onama, kısmen bozma kararı verilemeyeceği, kaldırma kararlarının içerik itibarıyla, istinaf edenin sıfatına ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, taraflar lehine usuli kazanılmış hak teşkil etmesi mümkünse de, sonuç olarak ilk derece mahkemesi kararı tümüyle ortadan kaldırıldığından taraflardan biri yönünden kesinleşmesinin mümkün olmadığı, mahkemece ilk kararın Dairemizce tümüyle kaldırıldığı gözetilerek, davalılardan ... şirketi yönünden de hüküm kurulması gerekirken, önceki kararın kesinleştiğinden bahisle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı, bu husus kamu düzeniyle ilgili olduğundan HMK 355. Madde gereğince resen dikkate alınması gerektiği kanaatiyle, davalı banka vekilinin esasa yönelik istinaf sebepleri incelenmeksizin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK 355. Madde ve 353/1-a-4-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemizin kararında işaret edilen hususlarda yargılamaya devam olunmak üzere mahkemesine gönderilmesi karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur "... Şeklinde karar verilmiş ve mahkememizin 15/10/2025 tarihli 2026/36 Esas 2026/169 Karar sayılı kararı KALDIRILMAKLA, dava mahkememizin 2026/148 esasına kaydı yapılıp incelenmiştir. '' Her ne kadar davalı banka çekleri temlik cirosu ile aldığından şahsi def’i mahiyetindeki bu hususun kendisine karşı ileri sürelemeyeceğini savunmuş ise de davacının delil olarak dayandığı ve davalı bankaca düzenlenen 08.10.2014 tarihli çek tevdii bordrosunda davalı şirketin “iki adet çekin Gürer Mühendisliğin borçlarına karşılık teminat olarak verilmesi isteminde bulunduğu” yazılı olup, banka tarafından çeklerin alındığı imza altına alınmıştır. Ayrıca 08.10.2014 tarihli çek istihbarat raporu başlıklı belgede de "Şubemize teminat olarak verilen çeklere ait..." şeklinde bankanın imzalı beyanı bulunmaktadır. Bu belgelere göre, çeklerin teminat olarak bankaya verildiği ve bankanın da bu suretle çekleri aldığını kabul etmek gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 818. maddesinde poliçeye ilişkin hükümlerin çek hakkında da uygulanacağı belirtilmiş olup, anılan maddede rehin cirosunun düzenlendiği 689. madde düzenlemesine atıf bulunmadığından çeklerde rehin caiz değildir. Bu durumda her biri 25.000.- TL bedelli olan 25.05.2015 ve 25.06.2015 keşide tarihli iki adet çek yönünden 08.10.2014 tarihli belgelere itibar edilmeyerek Bölge Adliye Mahkemesince davalı bankanın istinaf başvurusunun kabulü davalı banka yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.''(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2514 Esas, 2022/3982 karar ) Huzurdaki davada; dava konusu uyuşmazlığın keşideci şirket aleyhine başlatılan ....İcra Dairesinin 2015/... esas sayılı takip dosyasına dayanak 10/11/2015 tarihli 90.000-TL bedelli çekin bedelsiz olduğu iddiasının davalı ... şirketi ile davalı bankaya karşı ileri sürülüp sürülemeyeceği, davacı yanın bedelsizlik ve rehin cirosu iddialarına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Dava konusu çekin 10.11.2015 tarihli, 90.000 TL tutarlı, ... Şubesi’nin ... nolu çeki olduğu anlaşılmıştır. Davaya konu olan çek bir ödeme vasıtası olmakla mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verildiğinin kabulü gerekmektedir. Hal böyle olunca, bu karinenin aksini yani çekin verilip karşılığında mal alınmadığı iddiasını yazılı delille ispatla yükümlü olan taraf davacıdır. Yargılamaya konu somut olayda ise davacı taraf davaya konu çeke karşılık taahhüt edilen mal tesliminin yapılmadığı hususlarını hüküm altına alan 31/10/2015 tarihli ek protokolü dosyaya ibraz etmiş olup anılı protokolün davalı ... şirketine isticvap mahiyetinde tebliğ edildiği, duruşmaya katılan şirket yetkilisi olduğunu beyan eden şahsın protokol içeriğini doğruladığı, davalı şirketin sicil kayıtlarının tetkikinde ...'nun yetkili olduğu anlaşılmakla bu kez isticvap davetiyesinin anılı şirket yetkilisine isticvap mahiyetinde tebliğ edildiği, ancak; davalı şirket yetkilisinin isticvap edileceği duruşmada hazır bulunmadığı görülmüştür. HMK'nın 171/2 maddesi gereğince ek protokol ve içerikleri bu nedenle davalı tarafça kabul edilmiş sayılmıştır. Bu kapsamda davaya konu çekin bedelsiz olduğunu kayıt altına alan davalı yanca imzalı ek protokol kapsamında davacının bedelsizlik iddiasının davalı / çek lehtarı ... şirketine karşı isticvap sureti ile sübut bulduğu ve bedelsiz kalan çek yönünden davacının davalı lehtar ... şirketine karşı menfi tespit isteminin kabulü gerektiği anlaşılmıştır. İstanbul BAM 44. Hukuk Dairesinin 2020/2021 Esas ve 2023/1605 Karar sayılı ilamı ile de bu husus kararın kaldırılmasına konu edilmemiştir. Yine anılı istinaf ilamına göre davacı vekilinin çekin davalı bankaya çekin rehin cirosu ile verildiği yönündeki iddiası kapsamında mahkememizce yapılan değerlendirmede; dava konusu çekin, davalı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi tarafından kullanılan krediye teminat olarak davalı bankaya verildiğinin ileri sürülmesi ve iddiasını ispat etmek için davalı banka kayıtlarına dayanılması nedeniyle davaya konu çekin ön ve arka yüzünün okunaklı sureti ile kredi sözleşmesinin tüm sayfaları getirtildiği, davacının hususen çek tevdii bordrosunun davalı bankadan celbini talep etmesi üzerine bankaya müzekkere yazıldığı ancak bankanın çek tevdii bordrosunun ellerinde bulunmadığını bildirdiği görülmüştür. Mahkememizce davaya konu menfi tespit talep edilen ... Şubesi'ne ait 10/11/2015 tarihli ... nolu 90.000,00-TL bedelli çekin TTK'nın 689. Maddesi kapsamında rehin cirosu yoluyla davalı bankaya devredilip devredilmediği, davacı tarafça, davalı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi tarafından kullanılan krediye teminat olarak davalı bankaya verildiğinin ileri sürüldüğü ve iddiasını ispat etmek için davalı banka kayıtlarına dayanıldığı, davalı tarafın da çekin rehin cirosu ile alınmadığını, örtülü rehin cirosu durumunun da söz konusu olmadığını, tahsil edilmek üzerine çekin alındığını ileri sürüldüğü göz önüne alınarak, gerçek durumun tespiti için; mahkememizce temin edilen evraklar çek suretleri ile kredi sözleşmesinin tüm sayfaları ve banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak, davaya konu çekin davalı ... Şti. ile davalı banka arasında düzenlenen bir sözleşmenin teminatı için alınıp alınmadığı, çekin alınma sebebinin banka kayıtlarında ne şekilde yer aldığı, tahsil cirosu için verilip verilmediği, 6098 sayılı TBK'nın 19/1. Maddesi gereğince davalıların gerçek iradelerinin ne olduğu hususlarında tarafların daha önceki ilişkilerinde seçtiği teminat türü, ticari defter kayıtları, uygulamada (özellikle bankacılık uygulamasında) kullanılan mutad deyimler dikkate alınarak, güven ilkesi gereğince tarafların beyanları yorumlanarak ortak irade tespit edilerek rapor tanzim edilmesi hususunda banka kayıt ve defterleri ile dayanılan tüm ilgili belgeler üzerinde bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi tanınmak suretiyle görevlendirilen bilirkişi heyetince rapor düzenlenmesi istenilmiş, bilirkişi heyetince banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak rapor tanzim edilmiştir. Davacı tarafın davaya konu çekin davalı ... Şti. ile davalı banka arasında imzalanan sözleşmenin teminatı amacıyla verildiğini iddia ettiği ve bu iddiasını ispat hususunda banka tarafından düzenlenen çek tevdii bordrosuna dayandığı görülmüştür. Emsal nitelikte görülen Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2514 Esas, 2022/3982 karar sayılı ilamında çeklerin teminat olarak bankaya verildiği ve bankanın da bu suretle çekleri aldığı hususlarının çek tevdii bordrolarında yer alması nedeniyle çekin teminat olarak verildiğinin kabul edilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Her ne kadar davalı banka tarafından çek tevdii bordrosunun bulunmadığı bildirilmiş ise de çekin bankaya tevdiinde çek tevdii bordrosunun düzenlenmemiş olmasının davalı bankanın iştigal ettiği iş ve işlemler düşünüldüğünde hayatın olağan akışına ve basiretli tacir gibi davranılması yükümlülüğüne uygun olmadığı, davacı tarafından iddiasını ispata yarabilecek nitelikte delil olan çek tevdii bordrosunun bulunmadığının bildirilmesini davacı lehine yorumlamak gerektiği mahkememizce benimsenmekle sorumluluğun davalı bankaya ait olduğu kanaatine varılarak çekin bankaya sözleşmenin teminatı amacıyla verildiği kabul edilmiştir. Bu kapsamda da bir çekin teminat amaçlı verilmesi halinde görünüşteki temlik cirosunun esasında gizli rehin cirosu olduğu, çekte gizli rehin cirosunun geçerli olmadığından çeki devralan davalı bankanın meşru hamil olamayacağı, uygulamada bankaların müşterilerine kullandırdıkları krediler kapsamında teminat amaçlı kambiyo senetleri aldıkları, davacının iddiasını ispat amacıyla dayandığı delil çek tevdii bordrosunun davalı taraflarca sunulmadığı anlaşılmakla davalı bankanın meşru hamil kabul edilemeyeceği kanaatine varılmakla davalılar aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; davalılar ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile ... Bankası A.Ş aleyine açılan davada, davaya konu ... Şubesi'ne ait 10/11/2015 tarihli 90.000,00-TL bedelli çek yönünden davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, 2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 6.147,90-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.536,98-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 4.610,92-TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan; 29,20-TL Başvuru Harcı, 1.536,98-TL Peşin/nisbi Harcı, 25.562,90-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 27.129,08TL'nin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Dava tam kabul ile sonuçlandığından davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 7-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, Dair, davacı vekilinin ve davalı ... Bankası A.Ş. Vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda, HMK'nın 341/1 ve 345/1. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 25/03/2026

Katip ... E-İMZA

Hakim ... E-İMZA

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2026/148, K. 2026/233, T. 25.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-148-e-2026-233-k-e72c1fc4b20c