Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/144 E. 2026/387 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/144
Karar No
2026/387
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2026/144 Esas 2026/387 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/144 KARAR NO : 2026/387

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 21/11/2025 NUMARASI : 2025/869 Esas 2025/885 Karar DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 21/10/2025 KARAR TARİHİ : 02/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/04/2026

Taraflar arasındaki şirketin ihyası istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı, davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/274 esas sayılı dosyasında ... Temizlik İnşaat Gıda Sanayi Ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine açılan davada, şirketin resen terkin edildiğinin öğrenildiğini, bu nedenle taraf teşkilinin sağlanması için 09/10/2025 tarihli ara karar ile davalı firmanın ihyası için taraflarına süre verildiğini belirterek söz konusu davada taraf teşkilinin sağlanması için adı geçen şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde özetle; Müdürlüklerinde 166824 sicil numarası ile kayıtlı bulunan ... Temizlik İnşaat Gıda Sanayi Ve Tic. Ltd. Şti.'nin kayıtlı sermayesinin 5.000,00 TL olduğunu ve şirketin sermayesini 10.000,00 TL'ye çıkarmadığını, bu nedenle 06/02/2015 tarihinde TTK nun geçici 7. Maddesi gereğince resen terkin edildiğini, ek tasfiyeye karar verilmesi halinde TTK 'nun 547/2.maddesi uyarınca tasfiye memuru atanmasını ve Müdürlüğün açılan davada yasal hasım olduğundan tarafları aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; ... Temizlik İnşaat Gıda Sanayi Ve Tic. Ltd. Şti.'nin 03/02/2015 tarihinde geçici 7. maddesi uyarınca resen ticaret sicil kaydının silindiği, davacı tarafça açılan davanın dayanağının silinmeden önceye ilişkin olduğu, böylece davacının açmış olduğu dava neticesinde derdest icra takibi varken şirketin ticaret sicil kaydının silinmesinin yerinde olmadığı, terkin sebebinin sermaye artırımına ilişkin olduğu ve tasfiyeli kapanışının da bulunmadığı, TTK 547 maddesi gereğince davada taraf teşkilinin sağlanması için şirkete son tasfiye memurunun atanması gerektiği, davalı sicil müdürlüğünün yasal hasım olması nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle; "Davanın kabulü ile Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünde 166824 sicil numarası ile kayıtlı iken sicilde kaydı silinen ... TEMİZLİK İNŞAAT GIDA SANAYİ VE TİC. LTD. ŞTİ. 'nin TTK geçici 7. Maddesi gereğince Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/274 esas sayılı dosyasında taraf teşkili ve verilecek kararın infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere ek tasfiyesi için ihyasına, TTK 547/2. Maddesi gereğince şirketin son yetkisi olan ... (TCKN:) nın tasfiye memuru olarak atanmasına, kararın kesinleşmesi halinde tescil ve ilanı için tarafların başvurusu halinde Ticaret Sicil Müdürlüğüne karar örneğinin gönderilmesine" dair karar verilmiş, karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı istinaf dilekçesinde özetle; davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım olup yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olmadığından tasfiye memurunun sorumlu tutulması gerektiği halde bu hususta karar verilmediğini ileri sürmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun geçici 7. maddesine dayalı ticaret sicilinden re’sen terkin edilen şirketin ihyası talebine yöneliktir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde şirketlerin hangi şartlarda ve usullerde tasfiye ve ticaret sicilinden re'sen kayıtlarının silinmesinin düzenlendiği, aynı maddenin 4.fıkrasının "a" bendinde; kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı, yapılacak ihtarın, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, aynı maddenin 11.bendinde ise; dördüncü fıkra uyarınca yapılan ihtar ve ilana rağmen süresi içerisinde cevap vermeyen veya tasfiye memuru bildirmeyen veyahut durumunu kanuna uygun hale getirmeyen veya faaliyette bulunduğunu adres ve kanıtları ile birlikte bildirmeyen şirketin unvanının ticaret sicilinden re'sen silineceği düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta, şirketin, sermaye artışına gitmediği ve 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı sicil müdürlüğünce ihtarname hazırlandığı ve ihtarnamenin Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlandığı, ancak ihyası istenen şirket yetkilisine tebligat yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi belgenin veya tebligatın dosyaya sunulmadığı gibi dosyaya sunulan ihyası istenen şirkete çıkartılan tebligatın ise bila tebliğ iade edildiği anlaşılmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 4/a bendi uyarınca terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarın öncelikle şirkete ya da şirketin yetkisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde ilan suretiyle yapılan ihtar usule aykırıdır. Bu nedenle dava konusu ihyası istenen şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı açıktır. Hal böyle olunca mahkemece, davalı ticaret sicil müdürlüğünün, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirkete veya yetkilisine yasa hükümleri uyarınca usulüne uygun ihtar tebliğ edilmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden re'sen terkin ettiği, terkin işleminin usulsüz olduğu, mahkemece, yazılı olduğu üzere, ... Temizlik İnşaat Gıda Sanayi Ve Tic. Ltd. Şti. tüzel kişiliğinin, Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2025/274 Esas sayılı dosyasında taraf teşkili ve bu dosyadan alınacak kararın icrasına yönelik yapılacak takip işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına ve ek tasfiyesine, ek tasfiye işlemlerini sağlamak üzere tasfiye memuru olarak ... Taşlı'nın tasfiye memuru olarak atanmasına dair hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Davacının yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik istinaf istemine gelince; yukarıda açıklandığı üzere davalı ticaret sicil müdürlüğü 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden re'sen terkin etmiştir. Bu durumda mahkemece, davalının usulsüz terkin işlemi ile işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiği gözetilerek davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07/10/2024 tarih ve 2024/4996 Esas 2024/7128 Karar sayılı emsali) davalı sicilin yasal hasım olduğundan bahisle davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilerek vekalet ücretine hükmedilmemiş olması Dairemiz ve Yargıtay uygulamalarına aykırı ve isabetsiz olmuştur. Ne var ki davacı yan, istinaf dilekçesi kapsamında davalı sicilden yargılama gideri ve vekalet ücreti isteminde bulunmamış, yargılama giderleri ile vekalet ücretinden davada taraf olarak yer almayan tasfiye memurunun sorumlu tutulması gerektiğini ileri sürmüştür. Hal böyle olunca istinafa gelenin sıfatına ve istinaf itirazı olarak ileri sürülen sebebe nazaran, dava, niteliği itibariyle TTK 547 madde uyarınca açılan ve usulsuz tasfiyeye dayalı ek tasfiye istemi olmayıp TTK'nın geçici 7. maddesine dayalı ihya istemine ilişkin olduğundan işbu davada da tasfiye memuruna husumet yöneltilmesi gerekmediğinden davada taraf olmayan tasfiye memurunun yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması mümkün olmayıp ilk derece mahkemesinin davanın kabulü ile yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması yönündeki kararında sonuç itibariyle herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gerekli olan 732,00-TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.02/04/2026

Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2026/144, K. 2026/387, T. 02.04.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-144-e-2026-387-k-25ac714b3be5