İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/197 E. 2026/254 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/197
- Karar No
- 2026/254
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/197 KARAR NO : 2026/254
DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 09/03/2026 KARAR TARİHİ : 02/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı iddiası; müvekkili ... ili ... ilçesi, ... Mahallesi, 7375 parselde kayıtlı ana taşınmazdaki 4 no’lu bağımsız bölümün malikidir. Müvekkil taşınmazı 30.09.2002 tarihinde satış yoluyla edindiğini, müvekkilinin maliki bulunduğu bağımsız bölümün tapu kaydında, ... tarih ve ... yevmiye numarası ile ... A.Ş. lehine tesis edilmiş 15.000.000 ETL bedelli ipotek kaydı bulunduğunu, söz konusu ipoteğin son derece eski tarihli olduğunu, müvekkili taşınmazı bu kayıtla birlikte satın aldığını, müvekkilinin taşınmazı devraldığı kişi de taşınmazı ipotekli şekilde edindiğini ve devrettiğini, ana taşınmazın eski bir yapı olduğunu, tapu kaydında da görüldüğü üzere 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı sürecine girdiğini, maliklerin kentsel dönüşüm kapsamında anlaştığını, sözleşmelerin yapıldığını, vekâletnameler verildiğini, binanın boşaltıldığını, çok sayıda malikin kiraya çıktığını, inşaat sürecinin başlatıldığını, ancak inşaat devam ederken komşu parsele ilişkin tecavüzün giderilmesi ve belediyeye yapılması zorunlu terk işlemleri aşamasında tapudaki bu eski ipotek kaydı sebebiyle gerekli tapu işlemleri gerçekleştirilemediğini, bu nedenle belediye nezdindeki sürecin tıkandığını, ruhsat işlemlerinin ilerlemediğini, bu nedenle de inşaatın başlayamadığını, böylece, 1983 yılından kalma ve ekonomik/hukuki dayanağı artık fiilen belirsiz hale geldiğini, bir ipotek kaydı nedeniyle tüm dönüşüm sürecinin kilitlendiğini, dar gelirli maliklerin barınma ve mülkiyet hakları ağır şekilde zarar gördüğünü, tapu kaydında ipotek alacaklısı olarak gözüken ... A.Ş., Mersis kayıtlarına göre ipotek alacaklısı şirket TTK Geçici 7. madde kapsamında 07.07.2014 tarihinde resen terkin edildiğini, temsile yetkilisi kalmadığını, tapu kaydındaki ipotek ise varlığını sürdürmeye devam ettiğini, bu durumda ipoteğin fekki/terkini için doğrudan muhatap alınabilecek aktif bir tüzel kişilik mevcut olmadığını, tasfiyenin kapanmasından sonra ortaya çıkan ve tamamlanması zorunlu bulunan işlemler sebebiyle şirketin yeniden ihyası ve ek tasfiye işlemlerinin yürütülmesi hukuken zorunlu hale geldiğini, zira tapu sicilinde şirket lehine halen ipotek kaydı bulunmakta olduğunu, bu kaydın kaldırılabilmesi için şirketin taraf ehliyetinin yeniden sağlanması gerektiğini, arz ve izah olunan nedenlerle İstanbul Ticaret Sicili nezdinde terkin edilmiş bulunan ... A.Ş.’nin, ... ili ... ilçesi, ... Mahallesi, 7375 parsel, 4 no’lu bağımsız bölüm üzerinde kayıtlı 27.01.1983 tarih, 286 yevmiye numaralı ipotek kaydına ilişkin işlemler ve açılacak/derdest ipoteğin fekki davasında taraf teşkilinin sağlanması amacıyla sınırlı olarak ihyasına, şirket adına ek tasfiye işlemlerinin yürütülmesi ve ipotek kaydına ilişkin dava ve işlemlerde temsil edilmesi için tasfiye memuru/temsilci atanmasına, verilecek kararın ... Ticaret Sicili’ne tescil ve ilanına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı savunması: 29/05/2024 tarihli resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7511 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun'un 16. maddesine göre, müvekkili müdürlüğün yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, Mahkememizce davanın kabulüne kanaat getirilmesi hâlinde Yargıtay içtihatları gereğince sermaye artırım yükümlülüğünü yerine getirmediği için ticaret sicilinden re'sen terkin edilen şirketin, tekrar ticari faaliyetlerine devam edebilecek şekilde ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilmesi mümkün olmadığından taleple bağlı kalınarak dava dilekçesinde anılan ipoteğin terkiniyle sınırlı olarak dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilebileceği ve tasfiye memuru atanması gerektiğini, Ticaret Sicili Müdürlüğü 6102 sayılı TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, müvekkilinin re’sen terkin işlemi, “6102 sayılı kanunun geçici 7’nci maddesi”, “münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyelerine ve ticaret sicili kayıtlarının silinmesine ilişkin tebliğ’in 5’inci maddesi”, “6103 sayılı türk ticaret kanununun yürürlüğü ve uygulama şekli hakkında kanun’un 20/1 maddesi” ve “anonim ve limited şirketlerin sermayelerini yeni asgari tutarlara yükseltmelerine ve kuruluşu ve esas sözleşme değişikliği izne tabi anonim şirketlerin belirlenmesine ilişkin tebliğ’in 7. maddesi” kapsamında olup, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, dava konusu şirketin ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması gerektiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle müvekkilinin yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, 7511 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun'un konuyla ilgili 16. maddesi gereğince de müvekkili müdürlük yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, 29.05.2024 tarihinde resmi gazetede yayımlanıp yürürlüğe giren 7511 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun'un konuyla ilgili 16. maddesi gereğince de müvekkili müdürlüğün yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilemeceğinin belirtilmesi gerektiğini, arz ve izah edilen nedenlerle davanın reddine, Mahkememizce davanın kabulüne kanaat getirilmesi hâlinde ise dava konusu şirketin, dava dilekçesinde belirtilen işlemlerin yapılabilmesi hususunda ek tasfiyesine ve tasfiye memuru atanması ile müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde Dava, ticaret sicilinden re'sen terkin edilen şirketin, sicile yeniden tescili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. Maddesi kapsamında 07/07/2014 tarihinde re'sen sicil kaydı terkin edilen şirket lehine tesis edilmiş ipotek kaydının terkini için TTK 547. maddesi uyarınca ek tasfiye amacıyla şirketin yeniden tescilinin ihyasına karar verilmesi gerekip gerekmeyeceği konularından ibarettir. TTK' nun 547. maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir. Belirtilen yasa maddesinde açıkça düzenlendiği üzere; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa davaya dayanak olan işlemlerin sonuçlandırılmasına münhasır olarak şirketin yeniden tescili talebi ile işbu davanın açılıp görülmesi mümkündür. Somut olayda davacı ile ihyası talep edilen şirketin taraf olduğu dosyanın görülüp sonuçlandırılması için terkin edilmiş şirketin yeniden tescili zorunludur. Davacının açtığı dava sonucunda davanın kabulüne karar verildiği taktirde tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak tamamlandığından bahsedilemeyecektir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ... E.) TTK 547. maddesi kapsamında açılan davada ise zamanaşımı veya hak düşürücü süre söz konusu değildir. Somut olayda, ihyası istenen şirket lehine olmak üzere ... İli ... İlçesi Mahallesi 7375 parsel 4 nolu bağımsız bölüm üzerinde kayıtlı olan ... tarihli ... yevmiye sayılı ipoteğin fekki/terkini işlemlerinin yapılabilmesi amacıyla davacının ihya talep etmekte menfaatinin bulunduğu ve davacının TTK 547. Maddesi gereği ek tasfiye için ihya talep edebileceği anlaşılmakla ek tasfiye amacıyla şirketin ihyasına karar vermek gerekmiş, davalı sicilin yasal hasım olması nedeniyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması mümkün görülmemiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı ... ŞİRKETİ(MERSİS NO:..., VERGİ NO:...)'nin lehine olmak üzere; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 7375 parsel 4 nolu bağımsız bölüm üzerine tesis edilmiş ... tarihli ... yevmiye sayılı ipoteğin fekki/terkini işlemlerinin yapılabilmesi amacıyla TTK'nın 547. maddesi uyarınca YENİDEN TESCİLİNE (İHYASINA), ... (T.C. Kimlik No:...)'nin tasfiye memuru olarak atanmasına, 2-Peşin harcın mahsubu ile başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı sicil müdürlüğü yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve lehine vekalet ücreti takdir edilmesine yer olmadığına, 4-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 02/04/2026
BAŞKAN ...
ÜYE ...
ÜYE ...
KATİP ...