İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/248 E. 2026/227 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/248
Karar No
2026/227
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/248 Esas KARAR NO : 2026/227 Karar

DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 27/03/2026 KARAR TARİHİ : 30/03/2026 G. K. YAZILDIĞI TARİH : 30/03/2026

Davacı tarafından mahkememizde açılan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili alacaklı tarafından, İstanbul .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibi kesinleştiğini, borçlunun malvarlığına yönelik haciz ve satış işlemlerinin yürütüldüğünü, ancak borçlu şirketin ticaret sicilinden terkin edilmiş olması nedeniyle icra işlemleri fiilen durma noktasına geldiğini, özellikle satış işlemlerinin gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığını, nitekim İcra Müdürlüğünce verilen 07.07.2025 tarihli kararda; Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile verilen ihya kararının yalnızca belirli bir dava dosyası ile sınırlı olduğu gerekçesiyle satış talebinin reddedildiğini, akabinde taraflarınca Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas, ... Karar sayılı kayıtsız ve şartsız ihya kararı sunulmuş ise de bu kez söz konusu kararın önceki tarihli olduğu ileri sürülerek yine satış işlemlerinin yapılmadığını, devamında, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. 17.02.2026 tarihli ek kararı da icra dosyasına sunulmuş olmasına rağmen, icra müdürlüğü bu defa açıkça “ilgili icra dosyasına yönelik ihya kararı bulunmadığı” gerekçesi ile işlemlerinin durdurduğunu ve satış taleplerini bir kez daha reddettiğini, mevcut ihya kararları icra dosyasında işlem yapılmasına fiilen imkan tanımadığını, uygulamada icra müdürlükleri tarafından dar yorumlanarak alacaklının hakkına ulaşmasının engellendiğini, öte yandan, müvekkili tarafından Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasına fer’i müdahale talebinde bulunulduğunu, ancak bu talebin de reddedildiğini, bu suretle müvekkilinin mevcut dava dosyaları üzerinden haklarını koruyabilme ve icra sürecini ilerletebilme imkanının tamamen ortadan kalktığını, gelinen aşamada, davalı şirketin tüzel kişiliğinin yalnızca belirli dosyalarla sınırlı şekilde ihya edilmesinin, müvekkilinin alacak hakkını kullanmasını imkânsız hale getirdiğini, bu durumun hukuki korumanın etkisiz kalmasına ve alacak hakkının fiilen ortadan kaldırılmasına yol açtığını, neticede Ticaret sicilinden terkin edilmiş bulunan ... TARIM VE TİC. A.Ş.’nin ihyasına, verilecek ihya kararının, müvekkilinin alacaklı olduğu İstanbul .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında yürütülen tüm icra ve satış işlemlerini kapsadığının açıkça hüküm altına alınmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesi ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Dava ; 6102 sayılı TTK' nın geçici 7. maddesi uyarınca resen sicilden terkin edilen şirketin ihyası ve yeniden ticaret siciline tescili istemine ilişkin olduğu görülmüştür. 6100 Sayılı HMK' nın 320. maddesi kapsamında taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu: 6102 sayılı TTK' nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketin ihya koşullarının oluşup oluşmadığı, şirketin ihyasına karar verilmesi halinde ek tasfiye için tasfiye memurunun atanmasının gerekli olup olmadığı noktalarında toplandığı görülmüştür. Dava konusu, 6102 sayılı TTK' nın 4/1-a ve 5. maddeleri gereğince mahkememizin görev alanına girmektedir. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtları incelendiğinde; ihyası istenilen ... sicil numarasında kayıtlı ...'nin adresinin, ... Mah. ... Sk. .... Pasajı No: 27/46 Bakırköy/İSTANBUL olduğu görülmüştür. İhyası istenen şirketin merkezinin mahkememiz yetki sınırlarında olması nedeniyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre; 6102 sayılı TTK' nın 547/1. maddesi gereğince, işbu davaya bakmaya mahkememiz kesin yetkili olup, dava 6102 sayılı TTK' nın 1521. maddesi gereğince basit yargılama usulünce (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13.12.2018 Tarih ve 2017/11-2924 E. - 2018/1935 K. sayılı ilamı) incelenip sonuçlandırılmıştır. Dosya kapsamından ihyası talep edilen şirketin 6102 sayılı TTK' nın geçici 7. maddesi uyarınca 09/10/2014 tarihinde davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından sicilden re'sen terkin edildiği görülmüştür. Terkin edilen şirketin ortakları veya yetkilisi dışında, üçüncü kişiler tarafından 6102 sayılı TTK' nın geçici 7. maddesinin onbeşinci fıkrasına istinaden açılan ihya davaları, 6102 sayılı TTK' nın 547. maddesinde düzenlenen ek tasfiye niteliğindedir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 02.04.2024 Tarih ve 2024/1565 E. - 2024/2662 K. sayılı ilamı) İş bu yargılama dosyasındaki talepte bu mahiyettedir. 6100 sayılı HMK' nın 115/1 ve 115/2 maddeleri uyarınca; Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. Somut olayda; tek başına davalı şirket hasım gösterilmek suretiyle dava açılmıştır. Davalı şirket, sicil kayıtlarından anlaşıldığı üzere 6102 sayılı TTK' nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden resen terkin edilmiştir. Davalı şirket bu haliyle 6100 sayılı HMK 'nın 50. maddesi kapsamında taraf ehliyetine sahip değildir. Resen terkin edilen şirketin ihyası için açılacak davanın, sicilden resen terkin işlemi yapan sicil müdürlüğü aleyhine açılması gerekir. Yukarıda açıklanan ve sonradan giderilmesi mümkün olmayan dava şartı yokluğu sebebiyle davalı hakkında açılan davanın 6100 sayılı HMK' nın 114/1-d ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine dair karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 23.05.2024 Tarih ve 2024/490 E. - 2024/868 K. sayılı ilamı.) HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı tarafından davalı ... aleyhine açılan davanın 6100 sayılı HMK m. 50(1), 114(1)-d ve 115(2) hükümleri gereğince taraf ehliyeti dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE, 2-Davacı tarafça yatırılan 732,00-TL peşin harcın karar ve ilam harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacı tarafça yatırılan ve yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya İADESİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 30/03/2026

Başkan ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Katip ... ¸e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2026/248, K. 2026/227, T. 30.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-248-e-2026-227-k-d8fef303c9cf