İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/128 E. 2026/555 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/128
Karar No
2026/555
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/128 Esas KARAR NO : 2026/555 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 09/02/2026 KARAR TARİHİ : 18/06/2026

DAVA:Davacı vekili mahkememize sunduğu 09/02/2026 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; müvekkili --------Ş. nezdinde düzenlenen -------- nolu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalanan ---------Ş.'ne ait, --------- sevk ve idaresinde bulunan ---------- plakalı aracın, otobüs terminali içerisinden sağa dönüş yaparak terminalden çıkış yapmak istediği esnada aracın arkasına takılı ve aracın boyutunu uzatan port bagaj kısmı ile yaya konumunda olan -------- çarpması ve -------- yaralanması neticesi ile tek taraflı maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, oluşan maddi/bedeni zarar nedeniyle müvekkili sigorta şirketi nezdinde zarar giderimi amacıyla harcamalar yapıldığını, ödemenin ardından dosyadaki evraklar değerlendirildiğinde, rücu değerlendirmesi yapmak için eksik evrakların (Alkol Raporu ve sair belgeler) temini amacıyla sigortalının poliçe tanzimi sırasında bildirdiği adresine rücu mektubu gönderilerek taraflarına geri dönüş yapması amaçlanmış ise de söz konusu mektubu tebliğ alan davalı sigortalı taraflarına geri dönüş yapmadığını, davalı yandan geri dönüş alınamaması sonucunda TTK m.1481 uyarınca sigortacının halefiyeti gereği,------- İcra Müdürlüğü'nün ------- Esas sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını ancak davalının itiraz etmesi neticesinde takibin durduğunu belirterek davanın kabulü ile davalı borçlunun itirazının iptaline ve takibin devamına, davalı borçlunun takibe haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar mahkum edilmesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP :Davalı tarafa dava dilekçesinin 23/02/2026 tarihinde tebliğ olduğu ve dosyaya cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.

DELİLLER:--------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosyası ---------- Esas sayılı dosyası ---------- Esas sayılı dosyası,

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davacı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi nedeniyle ödenen maddi tazminatın teminat kapsamında olmadığı iddiası ile haksız fiile sebebiyet veren sigortalısından tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve takibin 5.000,00 TL üzerinden devamı ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.Dosyada yer alan tescil kayıtlarının incelenmesinde kaza tarihinde ---------- plakalı otobüsün davalı kayıtlı olduğu, davacı --------Ş nezdinde trafik sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu anlaşılmıştır.---------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyasının incelenmesinde davacının , davalı şirket aleyhine 119.900,33 TL alacak ve 8.751,23 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 128.471,56 TL üzerinden takip başlatıldığı, davalının takibe itiraz etmesi üzerine davacı tarafından yasal süresinde itirazın iptali davası açarak kısmi olarak takibe yapılan itirazının iptali ile takibin 5.000,00 TL üzerinden devamına karar verilmesi talep edilmiştir. 2918 sayılı KTK'nın hükümlerine göre, trafik kaydı "işletenin" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Aynı Kanun'un 3. maddesinde, "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un 85. maddesinde ise "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmüne yer verilmiştir.2918 sayılı KTK 95/2 maddesi gereği, ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilecektir. Kanun gereği sigorta şirketi tarafından rücu talebi yalnızca kendi sigortalısına karşı ileri sürülebilecektir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında sigortacının rücu hakkı, 2918 sayılı KTK'nin 95/2 maddesi ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında düzenlemeye tabi tutulmuştur. 2918 sayılı KTK'nın 95-(2). maddesi uyarınca; sigorta sözleşmesinden veya sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerinden doğan nedenlerle; sigortacının tazminat yükümlülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin haller sigortacı tarafından 3. kişilere karşı ileri sürülemeyeceğinden; sigortacı zarar görene ödeme yaptıktan sonra tazminatın kaldırılması ya da indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebilecektir. Poliçe düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün-------- sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4. maddesinde; “Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı düzenlenmiş “Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir. Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir: a-) Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise, b-) Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ağır kusur ile ihlali sonucunda meydana gelmiş ise, c-) Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar, ç-) Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise, d-) Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1 maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa, e-) Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse, f-) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halleri .." Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez.” şeklinde düzenleme yapılmış ve rücu sebebi olarak kabul edilmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları A.6 maddesinde teminat dışı haller sayılmış olup, 6102 sayılı TTK 1409/2 maddesi gereği rizikonun ya da rizikoların sigorta teminatı dışında kaldığının iddia edilmesi hususunda ispat külfeti sigortacıya aittir. İlke bu olmakla birlikte, 6102 sayılı TTK 1446 maddesi uyarınca sigortalı, rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar külfetini kasten yerine getirmez ve iyi niyet kurallarına açıkça aykırı olacak şekilde sigorta teminatı dışında kalan hususu, bu oluşan rizikonun teminat içindeymiş gibi ihbar ederse, ispat külfeti yer değiştirip, oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat külfeti sigortalıya geçecektir . Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın dava dışı üçüncü kişiye vermiş olduğu zarar nedeniyle davalının kusuru oranında 128.471,56 TL tazminatın tahsili amacıyla --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyası ile takibe geçildiği, davacı ödemiş olduğu tutarın haksız fiile neden olan aracın işleteni olarak sigortalısından talep etmiştir. Eldeki uyuşmazlıkta, davacı rücu sebebi olarak Genel Şartların B.4.-c maddesinde belirtilen "c-) Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar, " haline dayanmıştır. Somut olayda, davacı sigorta şirketi ile davalı şirket arasında olay tarihini kapsayan geçerli bir sigorta poliçesi mevcut olup rıza hilafına bir durum olmadığından illiyet bağının kesilmesi söz konusu olmayıp davalı şirketin sorumluluğu devam etmektedir. 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4.c maddesi gereği, aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar teminat dışı durum ve rücu nedenleri arasında sayılmıştır. Somut olayda davacı vekili ---------- plakalı aracın sürücüsü aracın sevk ve idaresinde olduğu sırada alkollü olduğunu iddia etmiş olup davalıya ait aracın sürücünün alkollü olarak araç kullandığına ilişkin iddianın ispat külfeti, 4721 sayılı MK 6 ve 6100 sayılı HMK 190 maddeleri kapsamında sigorta şirketine aittir. Davacı vekili, davalı sigortalının kaza ihbarını yaparken alkol raporunu sunmamasını öne sürerek araç sürücüsünün alkollü olduğunu beyan etmiş ise de dosyada dava konusu kazaya ilişkin yürütülen soruşturma neticesinde yargılamanın yapıldığı ---------- Esas sayılı dosyası incelendiğinde, dosya kapsamında bir alkol raporuna rastlanmadığı [kaza tespit tutanağında sürücü --------- alkol tespitine ilişkin 2 kodunun kullanıldığı (2: Sağlık kuruluşunca kontrol edildi), ancak sürücünün adli muayene raporu incelendiğinde kanındaki alkol seviyesine ilişkin bir tespitin yer almadığı, dosyada başkaca da bir alkol testinin bulunmadığı görülmüştür], soruşturmada alınan beyanlarda sürücünün alkollü olduğuna ilişkin bir anlatıma rastlanmadığı, --------- sayılı gerekçeli kararında araç sürücüsünün aracı alkollü kullandığına dair bir somut olay kabulünün yapılmadığı, buradan hareketle davacı tarafından dosya kapsamına iddiasını ispata elverişli belge sunulmadığı, davacı şirketçe sigortalı araç sürücünün kaza saatinde mevzuatta belirtilen yasal sınırın üzerinde alkollü olduğuna ilişkin hususun ve zararın poliçe teminatı dışında kaldığı yönündeki iddiasının davacı tarafından ispatlanamadığı anlaşıldığından somut uyuşmazlıkta rücu şartlarının oluştuğu iddiası ispatlanamadığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A maddesinin 11 ve 13. fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 4.600,00 TL'nin davacı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ---------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/06/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/128, K. 2026/555, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-128-e-2026-555-k-06a2dae3674b