İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/122 E. 2026/106 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/122
Karar No
2026/106
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/122 Esas KARAR NO : 2026/106 DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/09/2025 KARAR TARİHİ : 18/06/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

Mahkememizin ---------- Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; --------- 19 Mayıs 2011 yılında kurulmuş olup merkezi --------- olduğunu, kuruluşundan itibaren şirket tarafından, ---------- marka adı olarak kullanılmaya başlanılmış, ---------- internet sahifesi resmi olarak 30.09.2022 yı lında domain ismi alınarak ticari işlerine başlamış ve bütün resmi e-posta hesaplarını da“---------” üzerinden lisanslı olarak satın alınarak kullanılmaya başlanıldığını, Müvekkil --------- kurulduğu 19 Mayıs 2011 yılından bu yana faaliyet gösterdiği alanlarda, ---------- markası ile birçok ürünün tanıtımı ve geliştirilmesini sağlayarak küresel bir kalite sembolü olduğunu, --------- da, bu programa kayıt oluşturarak, 18 Aralık 2020 tarihinden itibaren Kommo İş Ortaklığı (Partnership) programının bir üyesi olduğunu, Müvekkil şirket ile ---------- arasındaki başka işbirliği çerçevesinde, davalı --------- ve şirketi, --------- yazılımını kendi işletmeleri bünyesinde kullanarak işletmelerinin faaliyet alanlarını geliştirmek ve profesyonel bir çizgi oturmak amacıyla bu --------- marka adına ait yazılımı kullanarak faaliyetlerde bulunduğunu, davalı --------- müvekkilin yıllardır kullandığı şekil markasının birebir aynısına ilişkin hizmeti bizzat kendisi veriyormuş izlenimi ile --------- internet sahifesi üzerinden kendi tanıtımlarına başlaması üzerine Müvekkil şirket durumdan haberdar olduğu anda davalı taraf ile iletişim kurmuş, bu duruma rıza göstermediği ifade ettiğini, davalı ---------; marka ilk ve kaynak sahibinin --------- olduğunu bilinci ile türk patent nezdinde adına markayı ve birebir marka görselini tescil ettirip iltibas oluşturacak şekilde kendi şirketi olan davalı şirket nezdinde kötü niyetle kullanmakta olduğunu, davalılarca gerçek leştirilen marka kullanımı, kullanıma dayalı öncelik hakkı ile kötü niyetli kullanım nedenleri ile hem marka hakkına ve fikri 10 mülkiyet hakkına tecavüz niteliğindedir ve hem de türk ticaret kanunu hükümlerine göre ayrıca haksız rekabet teşkil etmekte olduğunu belirterek Davalı --------- adına Türk Patent nezdinde ---------- no ile kayıtlı “----------” ibareli şekil markasının tüm sınıflar yönünden hükümsüz sayılmasına ve Markalar Sicilinden terkinine,Müvekkile ait şekil markası ile aynı/ayırt edilemeyecek derecede benzer olan davalı markasının kullanımına ilişkin haksız rekabetin tespiti ile marka hakkına tecavüzün önlenmesine ve kaldırılmasına, Tecavüz oluşturan ürünler, reklam broşürleri ve sair dökümanlar ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde el konulmasına, 19 Dava konusu ---------- tescil numaralı şekil markasının huzurdaki dava sonuçlanıncaya kadar üçüncü kişilere devrinin önlenmesine dair ve İHTİYATİ TEDBİR KARARI verilmesine, bu hususun ----------- bildirilmesine, Davalıların eylemleri nedeniyle müvekkilin uğradığı zararların önlenmesi ve haksız kazancın engellenmesi amacıyla, davalıların mal varlıkları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, Davalı tarafın müvekkile ait hakları ihlal eden kullanımlarının durdurulması ve tekrarının önlenmesi için ilgili web sitelerine erişim engeli (erişim yasağı) tedbirinin uygulanmasına, Davalıların müvekkilin münhasır marka hakkına tecavüz teşkil edecek her türlü fiilin derhal durdurulmasına ve tekrarının engellenmesine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı şirket üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı - karşı davacılar vekili ----------- karşı dava dilekçesinde özetle: Haksız ve kötüniyetli asıl davanın öncelikle teminat ve zorunlu arabuluculuk dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine; Davacı yanın MÖHUK 48/1. maddesi gereğince teminat göstermesine yahut depo etmesine; Uyuşmazlık ticaret mahkemesi görev alanına girdiğinden görevsizlik kararı verilmesine; Haksız ve kötüniyetli davanın, tüm ferileri ve tüm ihtiyati tedbir taleplerinin esastan reddine; Karşı davamızın kabulü ile artırılmak üzere şimdilik 400 TL portföy tazminatı (belirsiz alacak) ile 4.000 TL maddi tazminatın (kısmi alacak) ihtarname tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile müvekkile ödenmesine; Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline; karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkememizce karşı dava tefrik edilerek---------- Numarasını almıştır. Mahkememizden verilen 04/02/2026 tarih ve -------- Esas ---------- sayılı kararı --------- Karar sayılı ilamıyla kaldırıldığı görüldü.

D E L İ L L E R V E G E R E K Ç E : Dava, Belirsiz alacak ve maddi tazminat talebine ilişkin davadır. İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; dava portföy tazminat alacağına ilişkin olup ----------- sayılı ilamı ile görevli mahkemenin Ticaret Mahkemeleri olduğu belirtildiğinden mahkememizin görevsizliği ile davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: HÜKÜM: Davanın HMK' nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca görev yönünden USULDEN REDDİNE,HMK 20. Madde uyarınca dosyanın süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleşme tarihinden, kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize müracaat edilmesi halinde dosyanın yetkili ve görevli ----------- TİCARET MAHKEMESİ' ne gönderilmesine, Aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağına, HMK 331. Madde gereğince yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/06/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/122, K. 2026/106, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-122-e-2026-106-k-22aefff9abe9