İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/970 E. 2025/970 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/970
- Karar No
- 2025/970
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/970 Esas - 2026/180 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/970 Esas KARAR NO : 2026/180
...
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/12/2024 KARAR TARİHİ : 17/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili, Davalılar ... tarafından ihale edilen "..." işinin adi ortaklık şekilde yüklenicisi olduklarını, Müvekkili şirket ile ... Ortalığı arasında 26.01.2018 tarihinde "..." işi için teklif birim fiyatlı malzemeli işçilik sözleşmesi yapıldığını, davacının bahsi geçen ihale işinde çelik imalatların yapımı konusunda alt yüklenici olarak davalılarla sözleşme yaptığını, sözleşme uyarınca, ... yapım işinde yer alan tüm yapısal çelik konstrüksiyon işlerini (kumlama, boya, imalat, montaj ve tüm işçilik) yüklendiğini, Söz konusu işlerin bedeli olarak birim fiyat belirlendiğini, Sözleşme uyarınca yapılacak toplam imalatların 2.700 TON kadar olacağının belirtildiğini, fakat aynı iş alanı içerisinde yapılan otopark işi ve idarenin iş artırımları ile söz konusu işin öngörülen tonaj üzerine çıktığını ve davacı tarafından tamamlandığını, sözleşmenin imzalanmasına müteakip, müvekkili şirketin derhal iş başı yaptığını ve yer teslimi ile birlikte imalat ve montaj işlerini tamamlamaya başladığını, Sözleşme uyarınca işin tamamlanma süresi 20.11.2018 tarihi olup, müvekkili şirketin 2018 yılı Ağustos ayına kadar üstlenmiş olduğu işin yaklaşık olarak %90'lık kısmını imal edip montajını da tamamladığını, Ayrıca sözleşmede yer almamasına rağmen, aynı iş sahasında yer alan stadyum otoparkının çelik işlerinin tamamının da müvekkili firma tarafından tamamlandığını, bu tarihte ülkemizde yaşanan ani kur dalgalanması ve maliyet artışı sebebi ile işin devamına ilişkin sorunlar yaşandığını, Müvekkilinin tamamlaması gereken 300 TON'luk işin, 200 TONLUK kısmını üretilmiş olmasına rağmen müvekkilinin iş yerinden montaj için nakledilemediğini, Müvekkil firma yetkililerinin defalarca kez yazılı ve sözlü uyarılarına rağmen davalı şirketlerce müvekkile kolaylık sağlanmayıp işin nihayetlenmesinin kasıtlı olarak engellendiğini, sözleşmede yer alan ağır şartların müvekkili şirkete karşı koz olarak kullanıldığını, 2018 yıl sonu itibari ile müvekkilinin ekonomik olarak sıkıntılar yaşamaya başladığını, bu sebeple işin tamamlanıncaya kadar teminat olması adına müvekkil firmanın yetkilisi olan ... ait olan; 2 adet dairenin 29/01/2019 tarihinde davalı şirketler yetkilisi ...'e iş tamamlanıncaya kadar teminat olarak devredildiğini, 2019 yılı ağustos ayı itibari ile müvekkilinin yüklenmiş olduğu işin tamamının yapıp bitirdiğini ve üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiğini, bu tarihe kadar müvekkilinin toplamda yaklaşık olarak 3200 TON'luk üretimini tamamladığını ve montajını bitirdiğini, Buna rağmen; müvekkili firmanın ekonomik sıkıntılarından istifade eden davalıların müvekkili firma tarafından düzenlenmiş bulunan ve işin başında teminat olarak verilen 2.000.000,00 TL bedelli senedi ... Esas numaralı dosyası ile 06/09/2019 tarihinde takibe koyduklarını, senet bedelinin e 2020 yılında temlik verilmek sureti ile ödendiğini, davalılar tarafından davacıya 11.921.351,00 TL tutarında çek verildiğini, 877.591,00 TL nakit ödeme yapıldığını ve 2.674.221,00 TL ... primi, hizmet kesintisi, yemek bedeli, ...kesintisi, kiralık makine kesintisi, nam ve hesaba yapılan işler kesintisi, alınan malzeme kesintisi ve ceza kesintisi yapıldığını, Davalılar tarafından anılan fahiş kesinti miktarlarının davacı tarafça kabul edilmemesine rağmen, bir an için hukuki olduğu düşünülse dahi davalı adi ortaklığın davacıya yaptığı toplam ödemeler ve kesintiler yapılan işe mahsup edildiğinde davacının alacaklı olduğunu, davacı alacaklı konumda iken davacının ekonomik olarak zor durumda olduğu bir dönemde, teminat olarak verilen taşınmazların ve teminat senedinin iade edileceği vaadi ile davacıya 08/08/2020 tarihli FESİH PROTOKOLÜ VE İBRA BELGESİ imzalatıldığını, fakat geçen süre zarfında müvekkillerine ne senet bedeli iade edildiğini ne de taşınmazlarının iadesinin sağlandığını, Taraflar arasında imzalanmış bulunan söz konusu ibraname ve görülen hesap mutabakatının gabin sebebiyle geçersiz olduğunu belirterek davanın kabulü ile Taraflar arasında imzalanan 08/08/2020 tarihli Fesih Protokolü ve İbra Belgesinin gabin sebebiyle iptaline, ... Yapım işi sebebi ile müvekkilinin alacağının tespiti ile ,fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000 TL alacağının faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı ... vekili, davanın pasif dava ehliyeti yokluğundan reddi gerektiğini, gabin yönünden davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, gabinin şartlarının da somut olayda oluşmadığını, Tarafların sonradan bir araya gelerek 14/01/2022 tarihli protokol ve ibraname düzenlediğini ve bu belgenin davacı şirket vekilince de imzalandığını savunarak davanın usulden ve esastan reddini istemiştir. Davalı ...vekili, davanın yanlışlıkla müvekkili şirkete yöneltildiğini, davanın yanlışlıkla unvan benzerliği sebebiyle taraflara yöneltildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. GEREKÇE : Dava; taraflar arasında yapılan eser sözleşmesine istinaden davacının edimlerini yerine getirmesine rağmen bakiye hakediş bedellerinin ödenmediği ve 08/08/2020 tarihli taraflar arasında yapılan fesih protokolünün ve ibranamenin gabin sebebiyle geçersiz olduğu iddiasıyla davalılar karşı açılan alacak istemine ve 08/08/2020 tarihli Fesih Protokolü ve İbra Belgesinin gabin sebebiyle iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce verilen davanın reddine dair ... sayılı karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiş, ... karar sayılı 23/10/2025 tarihli ilamı ile “.. HMK'nın 124 maddesi hükmü ile; “ (1) Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür. (2) Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. (3) Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. (4) Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder” şeklinde düzenleme mevcuttur. Mahkemece, yukarıda belirtilen HMK'nın 124/3 ve 124/4 maddeleri gereğince, herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece yapılacak değerlendirme sonucunda; dava dilekçesinde karşı tarafın yanlış gösterilmesinin, maddi hatadan kaynaklandığı veya kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığının veya davacının taraf değişikliği talebinin dürüstlük kuralına aykırı olmadığının anlaşılması halinde, davacının 28/03/2025 tarihli taraf değişikliği talebi kabul edilmeli ancak bu kez ticari davalarda arabuluculuk dava şartı koşulları incelenerek sonucuna uygun bir hüküm kurulmalıdır. Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a.4 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. ” gerekçelerine yer verilmek suretiyle mahkememiz kararı kaldırılmıştır. Kaldırma kararının gereğinin yerine getirilmesi için dosya yeniden ele alınmıştır. Kaldırma karar gerekçesinin ilk kısmıyla ilgili olarak, HMK nun 124/3 ve 124/4 maddeleri uyarınca davacının husumet yönelttiği şirketin davacının sözleşme yaptığı adi ortaklığın paydaşlarından olan şirketle ilgisinin bulunmadığı ancak bu şirketlerin ticaret unvanlarının benzediği ve karışıklığa sebep olduğu ve bu doğrultuda dava dilekçesinde karşı tarafın yanlış gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığı ve davacının taraf değişikliği talebinin dürüstlük kuralına aykırı olmadığı anlaşılmıştır. Hal böyle iken, kaldırma kararının gerekçesinin 2. Kısmında belirtilen " ticari davalarda arabuluculuk dava şartı koşulları incelenerek sonucuna uygun bir hüküm kurulmalıdır." şeklindeki kaldırma gerekçesinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Mahkemenin davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi için varlığı veya yokluğu gerekli olan hallere dava şartı denir. Dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi için gerekli olan şartlardır. Buna davanın dinlenebilmesi şartları da denilmektedir. Dava şartlarından biri olmadan açılan dava da açılmış (var) sayılır, yani derdesttir. Ancak mahkeme, dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit edince, davanın esası hakkında inceleme yapamaz, bu durumda davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hakim tarafından re'sen gözetilir. Taraflar bir dava şartının noksan olduğu davanın görülmesine muvafakat etseler bile, hakim davayı usulden reddetmekle yükümlüdür. 6100 sayılı HMK'nın 114/1 maddesinin birinci fıkrasında, tüm davalar bakımından geçerlilik taşıyan dava şartlarının neler olduğu hususu açıkça hükme bağlanmış, HMK 114/2 maddesinde ise, diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin ise saklı olduğu belirtilmiştir. 7155 Sayılı Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile getirilen “Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.” hükmü uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu hale gelmiş, yani arabuluculuğa başvurmak dava şartı haline getirilmiş bulunmaktadır. Yukarıda belirtilen yasal mevzuat hükümleri doğrultusunda gerçekleşen somut olay değerlendirildiğinde; Davacı tarafından dava dilekçesinin başlığında davalı iş ortaklığını oluşturan şirketlerden olduğu belirtilen ... ye husumetin yöneltildiği, mersis numarası da anılarak adresinin ... olduğunun belirtildiği, sunulan taşeronluk sözleşmesinin ilgili kısımlarında ise bu şirketin ... bulunduğu ve şirket isminin .... Olduğu, dava dilekçesi ekindeki arabuluculuk tutanağında ise dava dilekçesi başlığındaki şirketle ilgili ( ...) arabuluculuk tutanağının düzenlendiği, 28/03/2025 tarihli beyan dilekçesinde belirtilen ...ile yapılan bir ara buluculuk görüşmesinin ve sonrasında oluşturulan anlaşamama son tutanağın düzenlenmediği tespit edilmiş ve davanın alacak davası olduğu da gözetilerek, HMK. 114/2. maddesi yollaması ile TTK 5/A maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Öte yandan; davadaki taleplerin bir tanesinin de gabin sebebiyle fesih protokolü ve ibra belgesinin gabin sebebiyle iptali istemi de olduğundan ve bu istem yönünden de davanın adi ortaklığı oluşturan şirketlerin hepsine birden yöneltilmesi gerektiğinden sadece davalı ... şirketi yönünden davaya devam edilemeyeceği anlaşılmış ve bu sebeple de anılan şirket bakımından tefrik kararı verilmemiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe uyarınca; 1-HMK. 114/2. maddesi yollaması ile TTK 5/A maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine,
2-Alınması gereken 615,40 TL harcın peşin alınan 1.707,75 TL harçtan düşümü ile fazla alınan 1092,35 TL'nin kararın kesinleşmesine müteakip istek halinde davacıya iadesine, 3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde, istek halinde gideri içerisinden karşılanarak davacıya iadesine, 4-A.A.Ü.T. Uyarınca belirlenen 45.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 6-Ara buluculuk aşamasında harcanan 3.200,00 TL giderine davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Dair;taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile ... yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/03/2026
...