İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/966 E. 2026/29 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/966
Karar No
2026/29
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/966 Esas KARAR NO : 2026/29

DAVA : ALACAK DAVA TARİHİ : 29/12/2025 KARAR TARİHİ : 15/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin murisi, ...'in ... Müşteri Nolu, ... Şube Hesap Nolu, ... Nolu yatırım hesabıyla davalı aracı kurumun ... şubesinde 02.10.2002 Tarihinde yatırım hesabı açmış ve bu yatırım hesabında adetleri ve miktarları taraflarınca tespit edilemeyen ..., ..., ... Bankası, ..., ..., ... ... Olmak üzere ... da bulunan hisselerden yatırım amaçlı alım yaptığını, 01.02.2004 Tarihinde muris ... öldüğünü, murisin ölümünden sonra geriye kalan mirasçıların yatırım hesabından bilgileri olmadığı için bir müdahalesi olmadığını. 2024 Yılı içerisinde aracı kurumun hesap ekstresi göndermesi sonucunda mirasçıların yatırım hesabından haberdar olduklarını, mirasçılardan, müvekkili ...'in 17.02.2025 tarihinde davalı tarafa yazılı olarak başvurarak muris ...'in ... Müşteri Nolu, ... Şube Hesap Nolu, ... Nolu yatırım hesabına ilişkin olarak, hesabın açılış tarihinden bu güne kadar yatırım hesabında borsada işlem gören hisse senetlerine ilişkin olarak yapılan tüm alım/satım ve bu hisselere ilişkin bedelli, bedelsiz bölünmelerin ve bu hisselere ilişkin temettü gelirlerinin yatırım hesabının açıldığı bu güne kadar olan tüm dökümlerinin tarafına verilmesini talep ettiği ancak bu talebin davalı aracı kurum tarafından herhangi bir cevap verilmeyerek sonuçsuz bırakıldığını, mirasçılardan müvekkili ... murisinin, ... Bankası ... Şubesinde ... Müşteri nolu,... Şube numarası ile ... nolu yatırım hesabına 02.10.2002 Tarihinde açtırdığını ve bu yatırım hesabında bir kısım borsada işlem gören hisse senetlerini yatırım amaçlı aldığını, müvekkillerin murisinin 01.02.2004 Tarihinde vefat ettiğini ileri sürerek dava dışı Merkezi Kayıt Kuruluşu'na yazılı olarak başvurarak bilgi ve belge talep ettiğini ancak Merkezi Kayıt kuruluşnun bu talebe herhangi bir cevap vermediğini, davalı taraf ile haricen yapılan görüşmelerde, davalı tarafın yatırım hesabının 05.02.2025 Tarihi itibariyle portföy değerinin 370.726,70 TL olduğunu, portföyde yalnızca 6 adet hisse senedinin bulunduğunu, başkaca herhangi bir hisse senedi olmadığını beyan ettiğini, davalı tarafın devamına 2005 Yılında TL'den 6 sıfır atılarak YTL'ye geçildiğinde muris ...'e ait hisse senetlerinin lot adetlerinden de 6 sıfır atıldığını bu nedenle geriye yatırım hesabı ekstresindeki miktarların kaldığını beyan ettiklerini, haricen yapmış oldukları tespitlerde muris ...'in 2002 Yılında yatırım hesabı açtığında almış olduğu hisse senetlerinden bir tanesi olan ...'dan 75.000 Lot hisse aldığını, ...'nun 2003 Yılında 4 kat bedelsiz hisse verdiği, böylelikle muris ...'in ...'daki Lot sayısının 2003 Yılında 400.000 olduğunu, ...'nun 2005 Yılında bedeli ... tarafından karşılanmak üzere %25 bedelli hisse dağıttığını, böylelikle muris ...'in 2005 Yılı tarihi itibariyle ...'da ki toplam Lot sayısının 500.000 ulaştığının sabit olduğunu, ancak davalı tarafın 2025 Yılı Şubat ayı itibariyle muris ...'in yatırım hesabında yalnızca 120 Adet (Lot) ... hissesinin bulunduğunu beyan etmiştir. Muris ...'in yatırım hesabındaki tüm hisselerin 2002 Yılından bugüne kadar bedelsiz bölünmelerin, bedelsiz bölünmelerden, temettü gelirlerinin tam olarak ne kadar olduğunun hesabının yapılmasının mümkün olmadığı, ancak konu hakkında uzman olan kişilerle yapmış olduğumuz harici görüşmelerde muris ...'e ait yatırım hesabının günümüze kadar olan süreçte bedelli, bedelsiz ve temettü gelirlerinin toplandığında çok büyük bir yekün teşkil ettiği beyan edildiğini, ayrıca ...Yılında %900 bedelsiz hisse verdiklerini, ancak davalı taraf bu bedelsiz verileri dahi yansıtmadığını, davalı tarafın müvekkilerinin murisi ...'in yatırım hesabının hiç etmediğini belirterek; davacıların murisi ...'in 02.10.2002 Tarihinde sahip olduğu ve davalı ...Bankası A.ş. bünyesinde bulunan alındığı tarih itibariyle ... Müşteri Nolu, ... Şube Hesap Nolu, ... Nolu yatırım hesabında görünen, ..., ..., ...Bankası, ..., ..., ... ... olmak üzere 6 adet hissenin dava tarihi itibariyle yıllar içerisinde aldığı bedelli, bedelsiz dağıtım (bölünme) sonucu ulaştığı hisse senedi miktarının tespiti, yatırım hesabında şuanda görünmeyen ancak yatırımcı kuruluş nezdindeki hesaplarda kayıtlı olan 2002 Yılında alındığı sabit olan ve o tarihlerde ... da işlem gören her bir hisse senedinin dava tarihi itibariyle yıllar içerisinde aldığı bedelli, bedelsiz dağıtım (bölünme) sonucu ulaştığı hisse senedinin miktarının tespiti, tespit olunan her bir hissenin dava tarihindeki İMKB'de işlem gören piyasa satış bedelinin davalı şirketten, dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline, belirlenen hisse senetlerinin her birine ayrı ayrı yıllar içerisinde dağıtılan temettü gelirlerinin yıl yıl belirlenerek her bir temettü gelirine tahakkuk ettiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Dosyada taraf teşkili henüz sağlanmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, davacıların murisi olan ... tarafından 02.10.2002 tarihinde davalı banka nezdinde yatırım hesabı açıldığı, ilgili yatırım hesabından sayıları ve tutarları bilinmeyen bazı hisse senetlerinin alındığı, murisin 01.02.2004 tarihinde vefat etmesinden itibaren 2024 yılına kadar davacıların yatırım hesabından haberdar olmadıkları, 2024 yılı içerisinde aracı kurumun hesap ekstresi göndermesi sonucunda davacı mirasçıların yatırım hesabından haberdar oldukları, davacının vefatından 2024 yılına kadar davalı banka tarafından yatırım hesabının doğru yönetilmediği ve davacıların zarara uğratıldığı, yatırım hesabında bulunan hisselerin adedinin bilinemediği iddialarına dayalı yatırım hesabında bulunduğu belirtilen hisse senetlerinin tespiti, hisse senetlerinin borsada işlem gören piyasa satış bedelinin davalıdan tahsili ve temettü gelirlerinin tazmini istemlerine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 1/1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir." hükmü düzenlenmiştir. Görev, belirli bir konudaki davaya o yerdeki mahkemelerden hangisinin bakabileceğini ifade eder. HMK'nun 115. Maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartıdır ve hüküm kesinleşinceye kadar yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi mahkemece de resen incelenir. 6102 Sayılı TTK’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerektiği, dava tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 2. maddesi gereğince kapsamını her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları oluşturduğu, Kanun’un “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (k) bendinde Tüketici “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”, (l) bendinde ise Tüketici İşlemi “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade eder şeklinde tanımlandığı ve yasa koyucunun, bu hükümle, tüketicinin taraf olduğu sözleşmeleri tüketici işlemi olarak kabul ettiği, huzurdaki davada uyuşmazlığın; davacıların murisi olan ... tarafından 02.10.2002 tarihinde davalı banka nezdinde yatırım hesabı açıldığı, ilgili yatırım hesabından sayıları ve tutarları bilinmeyen bazı hisse senetlerinin alındığı, murisin 01.02.2004 tarihinde vefat etmesinden itibaren 2024 yılına kadar davacıların yatırım hesabından haberdar olmadıkları, 2024 yılı içerisinde aracı kurumun hesap ekstresi göndermesi sonucunda davacı mirasçıların yatırım hesabından haberdar oldukları, davacının vefatından 2024 yılına kadar davalı banka tarafından yatırım hesabının doğru yönetilmediği ve davacıların zarara uğratıldığı, yatırım hesabında bulunan hisselerin adedinin bilinemediği iddialarına dayalı yatırım hesabında bulunduğu belirtilen hisse senetlerinin tespiti, hisse senetlerinin borsada işlem gören piyasa satış bedelinin davalıdan tahsili ve temettü gelirlerinin tazmini istemlerine ilişkin olduğu, iddianın ileri sürülüş biçiminden; taraflar(davacıların murisi ile davalı arasında) arasında bankacılık hizmetleri sözleşme ilişkisi kurulduğu, davacılar murisinin yatırım amaçlı hisse senedi alımı işleminin ticari amaçla hareket edilmesi olarak nitelendirilemeyeceği zira bireysel yatırımcılar açısından bankacılık işlemlerinin tamamında güdülen amacın finansal olarak getiri ve kar sağlayarak enflasyon üzerinden kazanç sağlayarak kendileri açısından finansal varlığını genişletmek yahut en azından korumak olduğu, her finansal getiri amacının ticari faaliyet olarak yorumlanmaması gerektiği, tüketici işleminin işlemin niteliğinden bağımsız olarak tüketici tarafından gerçekleştiren tüm işlemleri kapsadığı düşünüldüğünde yatırım enstrümanlarının türünün de bireysel yatırımcı olanlar yönünden mahkemenin görevinin belirlenmesinde etki etmeyeceği aksi bir yorumun 6502 sayılı yasanın 3. maddesinde belirtilen tüketici tanımını tamamen etkisiz kılacağı, somut olayda da davacılar murisinin ticari ya da mesleki amaçla hareket etmediği, dava konusu olayın bankacılık işlemi niteliğinde olduğu, 6502 sayılı TKHK 3/ı bendinde bankacılık işlemlerinin tüketici işlemi olarak kabul edildiği, anılan yasa maddesindeki ayrımın kâr sağlama amacı değil, mesleki ve ticari amaçlarla işlem yapılması olduğu, davacıların tüketici konumunda olan murislerinin terekesinde bulunduklarını belirttikleri hisse senetlerinin tespiti, değerlerinin piyasa koşullarına göre tahsili ve temettü gelirlerinin tazmini istemlerinde bulundukları gözetildiğinde mevcut hâliyle davacıların işbu davada tüketici pozisyonunda bulunduğu, kanaatiyle 6502 sayılı TKHK'nun 73/1. Maddesi uyarınca huzurdaki dava dosyasında Tüketici Mahkemesinin görevli mahkeme olduğu anlaşıldığından iş bu dava dosyamız açısından HMK'nın 114 maddesinde düzenlenen GÖREV dava şartının sübut bulmadığı değerlendirilerek; davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.(Emsal nitelikte; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin ... Esas,... Karar sayılı ilamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin ... Esas, ...Karar sayılı ilamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesinin...Esas, ...Karar sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 14/05/2018 tarihli ... Esas, ... Karar sayılı ilamı) HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-Mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin, görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA, 3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli İstanbul Tüketici Mahkemesine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.15/01/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/966, K. 2026/29, T. 15.01.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-966-e-2026-29-k-9dea9146b25c