İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/966 E. 2025/929 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/966
Karar No
2025/929
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NO : 2025/966 Esas KARAR NO : 2025/929 DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ : 15/10/2025 KARAR TARİHİ : 16/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; "...Müvekkil şirket 08/06/2016 tarihinde kurulmuş olup, kuruluşundan bu yana taşımacılık faaliyetinde bulunmaktadır. 2024 yılı sonlarında davalı ..., VIP taşımacılık faaliyeti için yüksek ciro ve kâr vaatleriyle müvekkil şirketi ikna etmiş, genel müdür sıfatıyla göreve başlamıştır. Davalı ..., Müvekkil şirketin talimatları ve yönlendirmeleri doğrultusunda alınan, VIP taşımacılık faaliyetine başlanabilmesi için gerekli internet alan adı (domain), hosting hizmetleri, şirket e-posta sistemleri gibi dijital varlıkların temini için tüm masraflar müvekkil şirket tarafından karşılanmıştır. Ödeme dekontları dilekçe ekinde sunulmaktadır. Ancak davalı ..., şirket adına tescil ettirmesi gereken "....com, ....com,...com, ...com.tr, ....com.tr, ....com.tr" alan adlarını kendi şahsı adına ve kendi e-posta adresiyle tescil ettirmiştir. Hosting ve e-posta yönetim yetkilerini de kendi uhdesinde tutmuştur. Davalı ..., şirkette çalıştığı dönemde alan adını şirket faaliyetleri için kullanmış, ancak prim talebinin reddedilmesi üzerine istifa etmiş ve alan adı ile tüm erişim şifrelerini teslim etmeyi reddetmiştir. Hatta şirketin ... reklam faaliyetlerini engellemiş, rezervasyon sistemi üzerinden gelen müşterileri kendi kontrolündeki bitransfer.com adresine yönlendirmiştir. Bu husus noterlikçe e-tespit tutanağıyla da sabittir. Diğer davalı ..., davalı ... ile birlikte hareket ederek, müvekkil şirkete ait web sitesi, hosting ve e-posta hizmetleri üzerinde erişim sağlamayı reddetmiştir. Bu iş birliği, davalıların müşteri trafiğini davacı şirketten kendi ticari menfaatlerine yönlendirdiklerini göstermektedir. Davalılar hakkında şikayette bulunulmuş olup; İzmir CBS... Esas sayılı dosyalarda soruşturma yürütülmektedir. Davalıların eylemleri, Türk Ticaret Kanunu m. 54 ve 55 anlamında haksız rekabet niteliğindedir. Müşteri çevresini bozma, işletme faaliyetlerini engelleme, yanıltıcı yönlendirme gibi fiiller açıkça mevcuttur. Ayrıca Türk Borçlar Kanunu m. 49 ve devamı gereği haksız fiil sorumluluğu doğmuştur. Davalıların bu eylemleriyle müvekkil şirketin hem müşteri potansiyeli hem de ticari itibarı zarar görmüştür. Ayrıca davalı X’in şahsi adına tescil ettirdiği alan adı, müvekkil şirketin markası ve ticari faaliyetleriyle doğrudan bağlantılıdır. Bu nedenle alan adının şirket adına devri ve tescili zorunludur. Davalılar 12/07/2025 tarihinde şirkete ait kurumsal e-posta adresi olan ....com e-posta adresine giriş yaparak bu e-posta adresine bağlı şirkete ait instagram hesabını ve web sayfasını kapatmıştır. Müvekkil şirket en önemli müşteri kaynağı olan bu mecralardan rezervasyon alamaz olmuş, otuza yakın çalışanı olan şirkette işler durma noktasına gelmiştir. Davalı ... adına kayıtlı "f...com,....com,....com, f....com.tr,...com.tr,....com.tr" alan adlarının müvekkil şirket adına DEVRİNE VE TESCİLİNE, Bu mümkün değil ise; Davalı ... adına kayıtlı "... f...m.com,....com,...com.tr,....com.tr, ....com.tr" alan adlarının müvekkil şirkete ait olduğunun TESPİTİNE, Alan adına bağlı hosting, e-posta (....com) ve diğer dijital varlıkların müvekkil şirkete teslimine, Davalıların haksız fiili ve haksız rekabeti nedeniyle fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Dava süresince alan adının üçüncü kişilere devrinin, iptalinin veya üzerinde değişiklik yapılmasının önlenmesi amacıyla HMK m. 389 ve Yargıtay 11. HD’nin 2017/3611 E., 2019/3448 K. sayılı kararları gereğince ihtiyati tedbir kararı verilmesine, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılara yüklenmesine, karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederiz." şeklinde talep ve dava ettiği görülmüştür. GEREKÇE : Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir. Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a, b, c, d, e ve f bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır. TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur. Eldeki davada; davalılardan ...'ın davacı şirketin çalışanı iken işten ayrıldığı, dolayısı ile tacir olmadığı, Davalı ...'ın davacı şirkette genel müdür olarak çalıştığı dönemde "...com, ....com, ...com.tr" alan adlarını kendi adına tescil ettirdiği, işten ayrılırken bu internet alan adlarının devrini davacı şirkete yapmadığı, erişim şifrelerini teslim etmeyi reddettiği ve bu nedenle davacının işbu davayı bu alan adlarının davacı şirket adına DEVRİ VE TESCİLİ talebiyle açmış olduğu; bu talep mümkün değil ise Davalı ... adına kayıtlı "....com, f....com, f...com.tr,....com.tr,...com.tr" alan adlarının davacı şirkete ait olduğunun TESPİTİNİN ve alan adına bağlı hosting, e-posta (...com) ve diğer dijital varlıkların davacı şirkete TESLİMİNİN talep olunduğu görülmektedir. İşbu talepler yönünden görevli mahkemenin Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinin görev alanında kalması nedeniyle göreve ilişkin dava şartının bulunmadığı anlaşılmakla HMK 114/c gereğince davanın reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davalıya karşı açmış olduğu dava da HMK.114/1-c, 115/2 madddesi gereği Göreve İlişkin Dava Şartı Yokluğu nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2- HMK'nun 20. maddesi uyarınca bu karara karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli İZMİR NÖBETÇİ FİKRİ VE SİNAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, 3- Bu karara karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden 2 hafta içinde kararı veren mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 4- Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli Mahkemede nazara alınmasına, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, tebliğden itibaren İki Hafta İçerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Yolu Açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.16/10/2025

Katip ... ¸e-imza

Hakim ... ¸e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/966, K. 2025/929, T. 16.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-966-e-2025-929-k-9aa9e4eb9ac5