İlk Derece Mahkemesi · Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/815 E. 2025/781 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/815
- Karar No
- 2025/781
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : 2025/815 Esas KARAR NO : 2025/781
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... - (TCKN:...) ... VEKİLİ : Av. ... -..... DAVALI : ... - (TCKN:...) ...
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/10/2025 KARAR TARİHİ : 30/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 31/10/2025 Mahkememizde açılan alacak dava dilekçesinin dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde , DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili, annesine ait ..... adresinde bulunan taşınmazın satışı için annesi ile ... ile anlaştıklarını, emlak dükkanında ... ile muhattap olduklarını, eve alıcı bulduklarını ve alıcı ile 2.250.000,00 TL bedel ile anlaştıklarını ve bu sırada müvekkili ve annesinin ...'ın ev ilanını gördüğünü ve evi gezip evi beğendiklerini ve bunun sonucunda 3.525.000,00 TL bedel üzerinden bu evin satışı üzerinden anlaştıklarını, müvekkil kendi evinin emlakçı da olduğu ve mevcut oturduğu evin satışı konusunda anlaştıklarını ve satış yapıldıktan sonra ödeme yapabileceğini söylediğini, davalının ...'ın sahibini tanıdığını, sahibinin isminin ... olduğu, evin satış devrinin 1-2 gün içerisinde olacağını ve sözleşme yapabileceklerini, herhangi bir sorun olmayacağını ve aralarında tarihsiz bir gayrimenkul satış mukavelesi imzalayacaklarını belirttiğini, müvekkilinin bu mukaveleyi bedeli yazılı halde ve diğer kısımları boş olarak imzaladığını ve 200.000,00 TL'lik bir güvence senedi aldığını, alınan senette de tarih kısmının boş bırakıldığı gibi müvekkilinin davalı tarafa 20.500,00 TL'de kaporayı elden ödediğini ve ... tarafından müvekkili ile ilgilenen ...'ın peyder pey arandığı halde müvekkilini oyaladığını, satıcı ...'un davacı ...'ı arayarak 10.05.2025 günü senedi işleme koyacağını belirttiğini, ancak müvekkili ...'ın evi almaktan vazgeçmediği ve mevcut evin satışı gerçekleştikten sonra alabileceğini belirttiği halde icra takibine başlatacağını söylediğini, ... 2.250.000,00 TL'ye anlaştıkları evin satışının olabilmesi için 2.000.000,00 TL'ye düşürmesi için zorladıklarını ve bu şekilde davranmaları üzerine kendisinin dolandırıldığını anladığını ve emniyete giderek şikayette bulunduğunu, ..... soruşturma nolu dosyası ile başlatılan soruşturma neticesinde dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığı, olayın hukuki ihtilaf olarak nitelendirileceğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, anlaşmanın yapıldığı tarihten yaklaşık 6 ay sonra davalı, esasen satıcıya verilen kısmen boş senedi, kendi adına doldurarak ..... sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile müvekkil aleyhine icra takibi başlattığını ve bu senedin güvence senedi olup asıl sözleşmeye bağlı olduğunu, asıl sözleşme şartları gerçekleşmeden icraya konulamayacağını, senedin satıcıya verilmiş olduğu ve alıcı tarafından doldurulup icraya konulmasının hukuka aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalının alacaklı olduğu değerlendirilse dahi toplam alacağı %2 ye denk gelen 70.500,00 TL'nin davalıya 20.500,00 TL'sının ödendiğini ve davalının 200.000,00 TL'yi aşan bir alacağı zaten bulunmadığını, taraflar arasında yapılmış olan Simsarlık Sözleşmesi'nin hukuken geçersiz olduğunu, sözleşmenin tarih kısmının boş, taşınmaz adresinin eksik, ada parsel numaralarının da yazılmadığı gibi taşınmazın sahibinin ... olmadığını, ...'un satıcı adına düzenlenmiş bir vekaletnamesi de bulunmadığı gibi senet sözleşmesinde de yazıldığı gibi güvence /cayma senedi olduğu aşikardır. Müvekkili taşınmazı satın almaktan vazgeçilmediği ve ev satıldığında aralarındaki sözleşmenin gereğinin yerine getireceğini defaten beyan ettiğini ve evi satılamadığı için sözleşmede ve senet üzerinde de tarih olmadığı için müvekkilinin hukuken herhangi bir sorumluluğu doğmadığını, geçersiz bir sözleşmeye dayalı olan bir senet ile başlatılan icra takibinde müvekkilinin borçlu olmadığının tespit edilerek, takibin iptaline karar verilmesi gerektiğini, tarafların arabuluculuk görüşmeleri yaptıkları ve herhangi bir anlaşmaya varılmadığını ileri sürerek haksız başlatılan icra takibinin durdurulması ve müvekkilinin borçsuz olduğunun tespit edilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Dosya üzerinden inceleme yapılmış olmakla davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava TBK 520. Vd maddelerinde düzenlenen simsarlık sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yöneliktir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın, Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı, ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Buna göre işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmeyecektir. Yine aynı kanunun 11. maddesinde “Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, ..... çıkarılacak kararnamede gösterilir." 15. maddesinde de “İster gezici olsun ister bir dükkanda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedeni çalışmasına dayanan ve geliri 11'inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır“ düzenlemesi bulunmaktadır. TTK 4. Maddesinde her iki tarafında ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu kanunda ve maddenin birinci fıkrasının b,c,d,e ve f bendlerinde belirtilen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava olarak sayılmış olup, eldeki davanın simsarlık sözleşmesinden kaynaklandığı, simsarlık sözleşmesinin Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenmiş olduğu, sözleşmeye konu taşınmazın ev vasfında olup tarafların tacir olmayıp birbirlerine karşı tüketici-satıcı/sağlayıcı konumunda oldukları anlaşılmakla görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin görevsizliği nedeniye dava dilekçesinin HMK 114/1-c,115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine, 2-HMK 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal 2 haftalık sürede talep edilmesi halinde dosyanın görevli ..... NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE gönderilmesine, 3-HMK 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, 4-Süresinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek yargılama giderlerinin hüküm altına alınmasına, 5-Davacının Adli Yardım Talebi'nin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere karar verildi. 30/10/2025
Katip ... e-imzalı
Hakim ... e-imzalı