İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/691 E. 2025/908 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/691
Karar No
2025/908
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/691 Esas KARAR NO : 2025/908 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/09/2024 KARAR TARİHİ : 18/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı-------- ile müvekkili şirket --------- Şti. arasında davacı müvekkiline ait ürünlerin satışına ilişkin ticari ilişki olduğunu, taraflar arasında var olan mal satımına dayalı ticari ilişki sebebiyle icra takibinin ekindeki faturalarda tek tek gösterilen ürünlerin farklı zamanlarda davalıya satımı ve teslimi ile davalının davacı müvekkiline toplam 560.645,97 TL miktarında borcu biriktiğini, tüm bu fatura tutarları ve işlemiş faizlerinin tahsili talepli icra takibi başlatıldığını, davacı müvekkili şirketin hissedarlarından olan -------- eşi ve davalı --------, ozon kullanımı ile tedavi alanında hizmet sunan bir doktor olduğunu, uzun yıllardır yapmış olduğu tedaviler için gerekli malzemeleri davacı müvekkili şirketten temin eden davalı taraf ile davacı müvekkili şirket ortaklarından birisinin eşi olması sebebiyle uzun yıllardır devam eden bir ticaret bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından faturalarda belirtilen toplam 560.645,97 TL bedelin tahsili amacıyla 15.01.2024 tarihinde -------- İcra Müdürlüğü'nün -------- Esas sayılı dosyası üzerinden davalı borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını davalı tarafın itirzı nedeniyle takibin durduğunu açıklanan nedenlerle davanın kabulüne, davalı borçlunun -------- İcra Müdürlüğü'nün --------- E. Sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20” sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı firma tarafından ikame edilen, somut gerekçeye dayanmayan, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; hukuki niteliği itibariyle itirazın iptali davasıdır. Bilindiği gibi, bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar 6102 sayılı TTK'nun 4. Maddesi uyarınca TTK'nda düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nun 4. Maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır. Nispi ticari davalar ise her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır. Öte yandan 6335 sayılı Yasanın 2. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK.'nın 5. maddesinin 3 ve 4 nolu fıkraları değiştirilerek Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüştürülmüştür ve görev hususu HMK'nun 114/c maddesi uyarınca dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır.Mutlak ticari davalar; kanunda sınırlı sayıda sayılmış olup, nispi ticari davalar da her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın ticari işletmelerine ilişkin olması şartına bağlı tutulmuştur. --------- sayılı kararında:"....Somut olayda; davacının diş hekimi olarak görev yaptığı, aynı zamanda -------- Şti. Ortağı olduğu, davalı şirket ile yaptığı hizmet sözleşmesi gereğince serbest meslek makbuzu düzenlendiği, söz konusu makbuzun şirket adına değil kendi adına düzenlediği, şirket adına hareket ettiğine dair bir delilin veya beyanın bulunmadığı, davacının şirket ortağı olmasının tek başına tacir olarak nitelendirilmesini gerektirmediği, dava konusu işlemde davacının tacir olmadığı, serbest meslek erbabı olduğu, davanın mutlak ve nispi ticari dava niteliğinde bulunmadığı anlaşılmakla, uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir..." şeklinde karar verilmiştir. Yine -------- sayılı kararında: "...Somut olayda; davacının diş hekimi olarak görev yaptığı, davalıdan aldığı yer döşemesi malzemelerinin ayıplı olması nedeni ile tazminat talep etmiş olmakla, mahkemelerce davacının tacir olup olmadığına yönelik yeterli araştırma yapılmamış olmakla, dosyadaki mevcut delil ve beyanlara göre davacının gerçek kişi tacir kaydının bulunmadığı, şirket ortağı olduğu, şirket adına hareket ettiğine dair bir delilin veya beyanın bulunmadığı, davacının şirket ortağı olmasının tek başına tacir olarak nitelendirilmesini gerektirmediği, dava konusu işlemde davacının tacir olmadığı, serbest meslek erbabı olduğu, davanın mutlak ve nispi ticari dava niteliğinde bulunmadığı anlaşılmakla, uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde --------- Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir...." şeklinde karar verilmiştir.Somut olayda; dava konusu işlemde davacının tacir olmadığı, ozon tedavisi yaptığı, serbest meslek erbabı olduğu, davanın mutlak ve nispi ticari dava niteliğinde bulunmadığı anlaşılmakla, bu nedenle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ sebebiyle HMK.nin 114/1-c, 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-HMK.nun 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesi ile iki haftalık hak düşürücü süre içinde talep edilmesi halinde, dosyanın görevli --------- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 3-6100 Sayılı HMK. 331/2. maddesi gereği yargılama giderleri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, 4-Tarafların iki hafta içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini istememesi halinde, 7251 sayılı yasayla değişik HMK.nun 20/1 maddesi uyarınca resen davanın açılmamış sayılacağına ve yargılama giderlerinin hüküm altına alınacağının ihtarına; Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.18/11/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/691, K. 2025/908, T. 18.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-691-e-2025-908-k-06d7547d6000