İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/965 E. 2026/525 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/965
Karar No
2026/525
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/965 Esas KARAR NO : 2026/525

DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/12/2025 KARAR TARİHİ : 25/06/2026 YAZIM TARİHİ : 24/07/2026 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava şartı olarak arabuluculuk yoluna başvurulmuşsa da davalılar ile yapılan görüşmeler sonucunda anlaşmaya varılamadığını, 14.05.2024 tarihli sözleşme ve 12.12.2024 tarihli zeyilname kapsamında davalıların kusurlu şekilde yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve borçlarını ödemediğini, müvekkili şirket ile davalılar arasında 14.05.2024 tarihinde Ana Sözleşmesi ("Sözleşme") ve akabinde 12.12.2024 tarihinde Zeyilname akdedildiğini, işbu sözleşme ve zeyilname ile 1 adet 1.000 kW gücünde rüzgar türbininin müvekkili şirket tarafından üretimi, ... Limanı’na nakledilmesi, montaj ve devreye alma süpervizörlüğünün taahhüt edildiğini, yine akdedilen sözleşme ve zeyilname kapsamında gümrük işlemleri, ... içerisindeki nakliye, depolama, şebeke elektrik hattının çekilmesi, trafo, vinç hizmetleri, montaj ve devreye almanın davalıların sorumluluğunda olduğunu, bu kapsamda müvekkili şirket tarafından rüzgar türbinin üretimi gerçekleştirildiği gibi; üretim aşamasında davalı ... yetkilileri tarafından fabrika üretim sürecini denetlendiğini, fotoğraflandığını ve belgelendirildiğini, akabinde müvekkil şirket tarafından rüzgar türbininin 2024 yılı Kasım ayında ... ülkesinde ... Limanına nakliyesinin gerçekleştirildiğini, ... Limanı’na ulaştırılan türbinin, davalı ... firmasının mali ve operasyonel sıkıntıları nedeniyle yaklaşık bir ay limanda tutulduğunu, sonrasında sahaya sevk edildiğini, ancak sahada da enerji nakil hattı, trafo ve şebeke bağlantıları gibi altyapılar hazır olmadığı için türbinin yaklaşık 2 ay açık alanda zeminde, olumsuz hava koşullarına maruz kalarak bekletildiğini, 2025 yılı Ocak ayı sonunda müvekkil şirketin teknik ekibi sahaya giderek türbinin kurulum ve montaj süpervizörlüğünü gerçekleştirdiğini, montaj sırasında tespit edilen eksiklikler ve uygunsuzlukların tutanak altına alındığını ve davalı ...’a bildirildiğini, rüzgar türbininin Ocak ayından Haziran ayına kadar 6 ay süresince sahada devreye alınmamış vaziyette durduğunu, Haziran 2025 sonunda devreye alma amacıyla tekrar sahaya gidildiğinde, türbinin bazı parçalarının eksik ve zarar görmüş olduğunun tespit edildiğini, bu durumun fotoğraflar ve resmi tutanaklarla belgelendiğini, tüm bu süreçte müvekkilinin sözleşme ve zeyilname uyarınca üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmiş olmasına rağmen; taraflar arasında akdedilen zeyilname m.7 kapsamında alıcı davalıların davacı müvekkile ödenmesi gereken bedelleri ödemediği gibi sözleşme kapsamındaki sorumluluklarını yerine getirmemiş olduğundan müvekkilini açık bir şekilde çok büyük maddi zarara uğrattıklarını, davalılara gönderilen 31.07.2025 tarihli 80.000,00 Euro (8.200,00 Euro + 71.800,00 Euro olmak üzere toplam 80.000,00 Euro) fatura ile ödenmeyen bedellerin ödenmesi talep edilmiş olmasına rağmen davalılarca ödeme yapılmadığını, dava şartı olarak arabuluculuk yoluna başvurulmuşsa da davalılar ile yapılan görüşmeler sonucunda anlaşmaya varılamaması nedeniyle, fazlaya ve diğer hususlara ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, kısmi alacak talebi olarak 14.05.2024 tarihli sözleşmeye ve 12.12.2024 tarihli zeyilnameye istinaden davalılarca ödenmeyen şimdilik 100 USD alacağın temerrüt tarihinden itibaren başlayacak ticari avans faizi ile birlikte davalı şirketlerden müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıların üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ... Enerji İnşaat A.Ş. tarafından, davalılar ... .... ve ... .... aleyhine, 14.05.2024 tarihli satış sözleşmesi ve 12.12.2024 tarihli olduğu ileri sürülen zeyilnameye dayanılarak, şimdilik 100 USD tutarlı kısmi alacak talep edildiğini, davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, öncelikle davalılardan ... ....'nun, davacının dayandığı satış sözleşmesinin tarafı olmadığını, sözleşmenin yalnızca ... .... ile SOYUT arasında akdedildiğini, ayrıca sözleşmede uyuşmazlıkların ... maddi hukukuna tabi olduğu ve münhasır yetkili mahkemenin ... olduğunun açıkça kararlaştırıldığını, davacının sözleşmeden kaynaklandığını iddia ettiği bir alacak için ... mahkemelerinde dava açmakla sözleşmenin açık yetki şartını ihlal ettiğini, esas bakımından da davacının talebinin haksız olduğunu, projenin, davacının iddia ettiği gibi davalıların kusuru nedeniyle değil, sözleşmede öngörülen yeni ve teknik şartlara uygun rüzgâr türbini yerine eski, kullanılmış, eski nesil parçalardan oluşan ve devreye alınamayan bir türbinin teslim edilmesi nedeniyle başarısız olduğunu, davacının tek taraflı fatura düzenlemesinin, davalılar bakımından borç doğurmayacağını, davacının talebini dayandırdığı 14.05.2024 tarihli “...” başlıklı sözleşmenin 8.1 maddesinde, sözleşmeden veya sözleşmeyle bağlantılı her türlü uyuşmazlığa ... maddi hukukunun uygulanacağının düzenlendiğini, aynı sözleşmenin 8.2 maddesinde ise, uyuşmazlıkların dostane şekilde çözülememesi hâlinde ...’nin (...) münhasır yetkili olduğunun kararlaştırıldığını, uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığını, davalı şirketlerin ...’da mukim olduğunu; sözleşmenin ...’daki kamu ihalesi kapsamında kurulacak rüzgâr enerji santrali projesi için yapıldığını; teslim yerinin ... veya ... Limanı olarak belirlendiğini, projenin ...’da ifa edilecek olup davacının iddia ettiği borcun da doğrudan bu sözleşmeden kaynaklandığını, davacının dilekçesinde delil olarak sözleşme, zeyilname, taraf yazışmaları, faturalar, ödeme belgeleri, tutanaklar ve sair belgelere dayandığını, ancak dava dilekçesinde ve ek listesinde atıf yapılan tüm belgelerin davalılara usulüne uygun ve eksiksiz şekilde sunulmadığını, özellikle 12.12.2024 tarihli olduğu iddia edilen zeyilname ile davacının dava dilekçesinin önceki/ek sayfalarında atıf yaptığı belgelerin müvekkillere tebliğ edilmediğini, HMK uyarınca davacının elindeki belgelerin dava dilekçesine eklenmesi ve davalıya tebliğ edilmesi gerektiğini, bu nedenle davacıya, dayandığı tüm ekleri, özellikle 12.12.2024 tarihli zeyilnameyi, faturaları, tutanakları, fotoğrafları, ödeme belgelerini, sevk/teslim belgelerini ve dava dilekçesinde atıf yapılan tüm delilleri eksiksiz sunması için kesin süre verilmesini; anılan belgeler taraflara tebliğ edildikten sonra ek beyanda bulunma haklarının saklı tutulmasını talep ettiklerini, davacının dayandığı 14.05.2024 tarihli sözleşmede “.../Alıcı” olarak yalnızca ... ....; “Seller/Satıcı” olarak ise yalnızca SOYUT'un gösterildiğini, sözleşmenin giriş kısmı, tanımlar bölümü ve imza sayfasının bu hususu açıkça ortaya koyduğunu, ... .... sözleşmede taraf olarak yer almadığını, sözleşmede imzası bulunmadığını, alıcı, borçlu, kefil, garanti veren veya müteselsil sorumlu sıfatıyla herhangi bir taahhüt üstlenmediğini, ... ve ...’ın ...’daki kamu ihalesi kapsamında ... ile olan ilişkisinde konsorsiyum/ortaklık içinde hareket etmiş olmalarının, üçüncü kişi SOYUT ile ... arasında kurulan satış sözleşmesini ...’a teşmil etmeyeceğini, sözleşmenin konusunun yeni, teknik şartlara uygun ve çalışır rüzgâr türbini olduğunu; davacının bu edimini yerine getirmediğini, davacının kendi edimini sözleşmeye uygun şekilde ifa ettiğini ispatlamakla yükümlü olduğunu, sadece türbinin bir limana sevk edilmiş olmasının, sözleşmede kararlaştırılan nitelikte yeni, eksiksiz, çalışır ve kamu ihalesi şartlarına uygun bir türbin teslim edildiğini göstermediğini, davacının, dava dilekçesinde kurulum ve montaj süpervizörlüğünü gerçekleştirdiğini, türbinin sahada bekletilmesinden ve sonradan ortaya çıkan sorunlardan davalıların sorumlu olduğunu ileri sürdüğünü, bu iddianın eksik ve yanıltıcı olduğunu, türbinin hiçbir zaman sözleşmede öngörülen şekilde devreye alınmamdığını, rüzgâr enerji santralinin işletmeye geçmediğini; deneme işletmesi, üretim ölçümleri ve kabul aşamalarının tamamlanmadığını, Davacının 80.000,00 EUR tutarlı talebinin, gerçekte davacının sözleşmeye uygun olmayan ekipmanı devreye almaya yönelik başarısız girişimlerinden kaynaklanan kendi maliyetlerini davalılara yansıtma çabasından ibaret olduğunu, davacının, dava dilekçesinde 31.07.2025 tarihli toplam 80.000,00 EUR tutarlı faturalara dayandığını; ancak bu faturaların hangi somut sözleşme hükmüne, hangi yazılı siparişe, hangi kabul tutanağına veya hangi borç ikrarına dayandığını açıklayamadığını, 12.12.2024 tarihli olduğu ileri sürülen zeyilnamenin taraflarına tebliğ edilmediğini; içeriği ve bağlayıcılığının kabul edilmediğini, davacının talebi para biriminin, miktar ve faiz yönünden de belirsiz ve çelişkili olduğunu, davacının dava dilekçesinde dayanak alacağın 80.000,00 EUR tutarlı faturalar olduğunu belirtmekte; buna rağmen dava değerini 100 USD olarak göstermekte ve bu tutarın fiili ödeme günündeki Merkez Bankası dolar kuru üzerinden Türk Lirası karşılığının tahsilini talep etmekte olduğunu, alacağın dayanağı olarak ileri sürülen para birimi EUR iken talep sonucunun USD olarak kurulmasının açık bir çelişki olduğunu, sözleşmenin 8.2 maddesindeki ... münhasır yetki şartı ve MÖHUK m. 47 uyarınca Mahkemenizin milletlerarası yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine, ... .... yönünden, davacının dayandığı sözleşmenin tarafı olmaması ve herhangi bir sözleşmesel/kanuni sorumluluğunun bulunmaması nedeniyle davanın pasif husumet yokluğundan reddine, mahkeme aksi kanaatte olursa, davacının ispatlanmamış, sözleşmeye ve gerçeğe aykırı, para birimi ve miktar yönünden çelişkili alacak ve faiz taleplerinin; özellikle EUR cinsinden olduğu ileri sürülen alacağın hukuki dayanak olmaksızın USD üzerinden dava konusu yapılmasının TBK m. 99 ve yukarıda yer verilen Yargıtay içtihatlarına aykırı olması nedeniyle esastan reddine, yargılamaya devam edilmesi hâlinde sözleşmenin 8.1 maddesi gereği ... maddi hukukunun uygulanmasına; gerekli görülürse ... hukuku ve teknik hususlar bakımından bilirkişi/uzman incelemesi yaptırılmasına, müvekkillerin tazminat, iade, takas/mahsup, karşı dava ve ayrı dava açma haklarının saklı tutulmasına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından ticari satıştan kaynaklandığı ileri sürülen alacağın tahsili talebiyle ikame edilen işbu davaya ilişkin dava dilekçesi ve ekleri, davalı müvekkili ... ....'ya usulüne uygun şekilde, hiçbir surette tebliğ edilmediğini, müvekkil şirketin, ... ticaret siciline kayıtlı, merkezi ..., ... adresinde bulunan ve ... hukuku uyarınca kurulmuş yabancı bir ticaret şirketi olduğunu, bu nedenle müvekkil şirkete yapılacak tebligatın, yabancı ülkede mukim tüzel kişilere tebligata ilişkin usul ve kurallara uygun şekilde gerçekleştirilmesinin zorunlu olduğunu, müvekkil şirketin, kendisine karşı işbu davanın ikame edildiğini haricen öğrenmiş olup, usulüne uygun bir tebligat yapılmadığından cevap süresinin henüz başlamadığını, somut uyuşmazlık, davacının takdim etmeye çalıştığının aksine, basit bir bakiye bedel uyuşmazlığı olmadığını, uyuşmazlığın esasının; davacının sözleşme ile taahhüt ettiği nitelikte, yani yeni, çalışır, eksiksiz, teknik şartnameye ve Avrupa standartlarına uygun bir rüzgâr türbinini teslim edip etmediği noktasında toplanmakta olduğunu, müvekkili şirket ile davacı arasında, davacının 20.11.2023 tarihli ve ... sayılı Teklif Mektubuna (...) istinaden, 14.05.2024 tarihinde, "..." markalı 1 MW rüzgâr türbininin satışına ilişkin ... başlıklı ticari satım sözleşmesinin imzalandığını, sözleşme ile davacının teklif mektubunda belirtilen teknik nitelikleri haiz, yeni ve çalışır bir rüzgâr türbinini imal ederek teslim etmeyi taahhüt ettiğini, sözleşmenin imzalanmasının ardından üretim ve hazırlık süreci yürütüldüğünü; sözleşmenin 3.1. maddesi uyarınca türbinin "...'dan ... veya ... Limanına taşınması" bizzat Davacının (Satıcının) edim ve sorumluluğu kapsamında kararlaştırıldığını, ekipmanın, davacı tarafından ... Limanından gemiyle sevk edildiğini; geminin 27.11.2024 tarihinde ... Limanına yanaştığını, tahliyenin 28.11.2024 tarihinde başladığını ve 29.11.2024 tarihinde tamamlandığını, tahliye edilen bileşenlein, aynı gün ihale makamı/yatırımcı ... de hazır bulunduğu bir incelemeyle ... Limanında muayene edildiğini ve daha o aşamada hasar ve uygunsuzluklar tespit edilerek davacıya WhatsApp yazışmaları aracılığıyla derhal bildirildiğini, bu sürecin akabinde, 12.12.2024 tarihinde Sözleşmeye ek bir zeyilname düzenlendiğini, zeyilname ile esasen, daha önce satıcıya ait olan vinç temin ve kira yükümlülüğünün müvekkil şirkete devredildiğini; buna bağlı olarak sözleşmenin 4.2.6. maddesi kapsamındaki son ödeme kaleminden 64.300 EUR'luk bir indirim kararlaştırıldığını, önemle belirtmek gerekir ki ekipmanın fiziki tesliminin zeyilnamenin imzalanmasından önce gerçekleşmediğini, davacının gümrük işlemlerinin tamamlanabilmesi için zorunlu olan asıl belgeleri (...) zeyilname imzalanıncaya kadar müvekkili şirkete teslim etmediğini; bu suretle zeyilnamenin imzalanmasını fiilen zorunlu kıldığını, böylelikle müvekkil şirketin ekipman üzerinde tam ve serbest tasarrufunun engellendiğini, müvekkili şirketin sözleşme kapsamında ödemekle yükümlü olduğu bedelleri ödediğini, davacı Sözleşmeye uygun edimini (yeni, çalışır, güvenli ve ... ihale şartlarına uygun) hiç ifa etmediğinden, davacının eldeki davada bakiye bedel talep etmesi, kendi edimini gereği gibi ifa etmemiş olmasının karşısında hukuken korunamaz nitelikte olduğunu, müvekkili şirketin davacı ile sözleşmeyi akdetmesindeki temel saikin, ...'da mukim ... .... ("...") nezdinde kazanmış olduğu kamu ihalesi kapsamındaki edimlerini yerine getirmek olduğunu, davacının gerek ...'i, gerek söz konusu kamu ihalesini, gerekse türbinin uyması gereken teknik şartnamenin tamamını baştan itibaren bilmekte olduğunu, buna rağmen davacının sözleşme ile açıkça taahhüt ettiği edimi, yani teknik şartnameye uygun, yeni ve çalışır bir türbin teslimini hiçbir şekilde yerine getirmediğini, türbinin yeni olmadığının, yalnızca taraflarınca yaptırılan bağımsız inceleme ile değil; ... (...) ve ... tarafından düzenlenen ... sayılı ve Temmuz 2025 tarihli bağımsız uzman raporuyla da ortaya konulduğunu, anılan raporda, türbine ait dişli (redüktör) grubundaki yağın kullanılmış olduğuna işaret eden durumu ve muhafazanın hasarlı oluşu itibarıyla söz konusu grubun daha önce kullanılmış olduğunun; santralın dış belirtileri itibarıyla yeni ekipman koşullarını taşımadığı ve ihale makamına kullanılmış parçalar içeren bir santral teslim edildiğini; bu durumun üreticinin/Davacının "yeni ekipman" beyanlarıyla çeliştiğinin açıkça tespit edildiğini, talep edilen bedelin muaccel olduğu farazi olarak kabul edilse dahi; karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmede taraflardan biri kendi edimini gereği gibi ifa etmeden karşı taraftan ifa talep edemeyeceğini, davacının, 12.12.2024 tarihli zeyilname hükümlerine dayanarak sorumluluktan kurtulmasının da mümkün olmadığını, zeyilnamenin, ana sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olarak düzenlenmiş olduğunu, değiştirilmeyen hükümlerin geçerli ve bağlayıcı kalacağı bizzat zeyilnamenin 3. maddesinde açıkça kabul edildiğini, sözleşme ve zeyilname ile bunların tercümelerinin hâlihazırda davacı tarafından dava dosyasına sunulmuş bulunduğunu, davacı tarafından sunulan tercümelerin doğruluğu ve metne uygunluğu taraflarınca incelenmekte olup; bunlara ilişkin itiraz, beyan ve düzeltme talep etme haklarının saklı olduğunu, işbu belgelerin tamamının esasen davacının da elinde mevcut olup, alacak iddiasının ispat külfetinin davacıda bulunmadığını, haksız ve tümüyle hukuki dayanaktan yoksun huzurdaki davanın reddine, tüm yargılama giderleri ve avukatlık ücretlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: -Taraflar arasında 14/05/2024 tarihli Rüzgar Türbini Satış ve Alım Sözleşmesi ile 12/12/2024 tarihli zeyilname. -Faturalar, yazışmalar. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL: Dava, taraflar arasında imzalanan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkindir. Taraflar arasında 14/05/2024 tarihli Rüzgar Türbini Satış ve Alım Sözleşmesi ile 12/12/2024 tarihli zeyilname imzalandığı, işbu sözleşme ve zeyilname imzalandığı görüldü. Eldeki davanın işbu sözleşmelerden kaynaklanan alacak davası niteliğinde olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 8.1. Maddesinde ... hukukunun uygulanacağı ve yetkili mahkemenin ... münhasır yetkili olduğunun kararlaştırıldığı görüldü. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk Ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun Yetki anlaşması ve sınırları başlıklı 47. Maddesinde: MADDE 47 – (1) Yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, taraflar, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilirler. Anlaşma, yazılı delille ispat edilmesi hâlinde geçerli olur. Dava, ancak yabancı mahkemenin kendisini yetkisiz sayması veya Türk mahkemelerinde yetki itirazında bulunulmaması hâlinde yetkili Türk mahkemesinde görülür. (2) 44, 45 ve 46 ncı maddelerde belirlenen mahkemelerin yetkisi tarafların anlaşmasıyla bertaraf edilemez. Düzenlemesine yer verildiği görülmekle; davanın tacir olan taraflarca usule uygun olarak belirlenen yetkili mahkemede açılmadığı anlaşılmakla, davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın MÖHUK 47 uyarınca reddine, Bu karar nedeniyle alınması gerekli 732,00 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 4.600,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Davalı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 4.280,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davalı tarafından yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,

Dair, Davacı Vekili Av...., Davacı vekili Av. ..., Davalı ... Vekili Av...., Davalı ... ... Vekili Av. ...'ın yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/06/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır.

Hakim ... ¸e-imzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/965, K. 2026/525, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-965-e-2026-525-k-46109f66a906