İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/950 E. 2025/950 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/950
- Karar No
- 2025/950
- Karar Tarihi
T.C. ...8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/950 Esas - 2026/227
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/950 Esas KARAR NO : 2026/227
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/12/2025 KARAR TARİHİ : 27/03/2026 GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 27/03/2026 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından ... ..... .... E. Sayılı sayılı takipten dolayı müvekkilinin borçsuzluğunun tespiti ile takibin iptaline ve davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi talebi ile işbu davanın açıldığını belirterek, müvekkilinin borçsuzluğunun tespiti ile.... ..... .... E. Sayılı icra dosyasının teminatsız olarak tedbiren karar kesinleşinceye kadar durdurulmasını, davalının asıl alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının yasal 5 günlük süre içerisinde ileri sürmesi gereken itirazlarını süresinden sonra ileri sürmüş olduğunu, davacının çifte vade iddiasının borcun gerçek olduğu hususunu ortadan kaldırmayacağını, menfi tespit davasının konusunun senedin şekli olarak değil borcun maddi hukuk bakımından mevcut olup olmadığı noktasında olduğunu, somut olayda taraflar arasında gerçek bir borç ilişkisinin mevcut olduğunu, dava dilekçesinde bu borcun hiç doğmadığına ya da ödendiğine dair tek bir somut vakıa ileri sürülmediğini davacının borcun varlığını inkar etmediğini, davacının kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, bonodan kaynaklı menfi tespit talebine ilişkindir. .... ..... .... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının .... ..... ..... olduğu, 21/03/2024 keşide tarihli bononun vade tarihinin ise senet metninde yazı ile 12 Eylül 2024, rakam ile 12/12/2024 olarak yazılı olduğu, senet bedelinin 500.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır. Benzer bir dosyada .... ..... ..... K sayılı kararında "....Dava, bonodan kaynaklı menfi tespit talebine ilişkindir. .... Dava, kambiyo senetlerine mahsus takip nedeniyle takibe konu bononun teminat olarak verildiği, çift vade bulunduğundan kambiyo vasfında olmamasından dolayı borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir. Takip konusu bononun incelenmesinde bonoda rakam ile olan vade tarihinin 18/10/2017, yazı ile 18 Kasım 2017 tarihlerinin bulunduğu, bonoda iki ayrı vade bulunduğu görülmekte olup çift vade bulunması bononun kambiyo vasfını yitirmesine neden olur. Mahkemece öncelikle icra takibine konu bononun kambiyo senedi vasfında olmadığı, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi yapılamayacağı gözetilerek davanın kabulüyle davacının dava konusu takip nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır (Yargıtay kapatılan 19. Hukuk Dairesinin 04/03/2019 tarih ve 2017/4916 Esas- 2019/1325 Karar sayılı ilamı). Açıklanan nedenlerle davacının istinaf talebinin kabulüne, eksikliğin giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK 353/1.b.2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak dairemizce davanın kabulüne, şartları bulunmadığından davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine dair yeniden karar verilmesi gerektiği" belirterek yeniden kurulan hüküm ile "Davanın KABULÜ ile; 1-Davacının A.... 2. İcra Müdürlüğü'nün 2018/4096 Esas sayılı dosyasından yapılan takipten dolayı davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE, 2-A.... 2. İcra Müdürlüğünün 2018/4096 Esas sayılı dosyasından yapılan takibin iptaline, 3-Şartları bulunmadığından davacının kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE," dair karar verildiği anlaşılmıştır. Yine.... ..... ..... K sayılı kararında "....Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. ... İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, TTK’nın 703/2.maddesindeki “vadesi başka şekilde yazılan veya birbirini takip eden çeşitli vadeleri gösteren poliçeler batıldır.” hüküm uyarınca aynı bonoda birbirinden farklı iki vadenin bulunması geçersizlik sebebi olduğu, davaya konu takip dayanağı bononun üst bölümünde yer alan ödeme günün 02/06/2014 tarihi olarak yazılı olduğu, ancak senet metninde vade tarihinin 02 Haziran 2016 olarak yazılı olduğu, somut olayda çifte vade içeren ve bu nedenle kambiyo vasfı bulunmayan senede dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapılamayacağı, (Emsal YHGK'nın 2017/12-276 E- 2020/695 K.sayılı kararı) çifte vade nedeniyle davaya konu senedin kambiyo vasfını taşımaması ve bu nedenle geçersiz olması karşısında, tahrifat incelemesinin uyuşmazlığın çözümüne katkı sağlamayacağı, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir." denilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 2024/717 E, 2025/139 K ve 2024/921 E, 2025/238 K sayılı kararları da benzer mahiyettedir. Somut olayda, davacı aleyhine bonoya dayalı olarak örnek no 10 ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı ve davacı tarafından çift vade iddiası ile menfi tespit ve takibin iptaline karar verilmesi talebiyle işbu davanın açıldığı, takibe konu senedin metninde vade tarihinin yazı ile 12/09/2024, rakam ile 12/12/2024 olarak yazılı olduğu, buna göre takibe konu bonoda iki ayrı vade tarihinin bulunduğu, bonolarda iki ayrı vade bulunmasının bononun kambiyo vasfını yitirmesine neden olduğu, bu durumda takibe dayanak bononun kambiyo vasfında olmadığı ve kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi yapılamayacağı dikkate alınarak davanın kabulü ile davacının, ...3. Genel İcra Müdürlüğünün 2025/49607 Esas sayılı dosyasından yürütülen takipten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, ...3. Genel İcra Müdürlüğünün 2025/49607 Esas sayılı dosyasından yürütülen takibin iptaline, davacı tarafça davalının kötü niyetli olarak takip yaptığı ispat ve tespit edilemediğinden yasal şartları oluşmadığından davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile davacının, ...3. Genel İcra Müdürlüğünün 2025/49607 Esas sayılı dosyasından yürütülen takipten dolayı davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE, ...3. Genel İcra Müdürlüğünün 2025/49607 Esas sayılı dosyasından yürütülen TAKİBİN İPTALİNE, 2-Yasal şartları oluşmadığından davacının kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Alınması gereken 41.122,62 TL karar ve ilam harcından başta peşin alınan 10.280,66 TL harcın mahsubu ile bakiye 30.841,96 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı ile 10.280,66 TL peşin harç olmak üzere toplam 10.896,06 TL harcın davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafça yapılan 30,00 TL posta ve tebligat giderinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 6-Davacı vekille temsil edildiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 602.000,00 TL üzerinden takdir edilen 96.300,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 7-Davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 8-Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
9-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/03/2026