İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/95 E. 2026/201 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/95
- Karar No
- 2026/201
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/95 Esas KARAR NO : 2026/201
DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ : 20/02/2023 KARAR TARİHİ : 27/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/04/2026 Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirket ile ...... ili, ...... İlçesi, ... ada, . parselde kayıtlı arsa üzerinde inşa edilecek .... Park isimli proje kapsamında 03/12/2011 tarihli Gayrimenkul satışına ilişkin sözleşme ve 04/03/2016 tarihli ön ödemeli konut satış sözleşmesine ek protokol akdedildiğini, bu sözleşme uyarınca davalı şirket peşin ödenecek satış bedeli karşılığında geliştirmiş olacağı konut projesinde inşa edeceği sözleşmeye konu daireyi anahtar teslimi olarak teslim etmeyi ve dairenin kat mülkiyetli tapusunu müvekkiline devretmeyi taahhüt ettiğini, 30/12/2017 tarihinde teknik şartnameye uygun olarak davacı alıcıya teslim edileceğinin düzenlendiğini ancak inşaatın durması sebebiyle bu teslimin gerçekleştirilmediğini, davacının bulunduğu ..... bloklarında yaklaşık 4 senedir hiç bir imalatın yapılmadığını, davalı şirket hakkında Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..../.... Esas ve ..../.... numaralı kararı ile iflasına karar verildiğini, arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşmaya varılamadığını, izah edilen sebeplerle .... ili, .... İlçesi, ..... ada,... parselde kain, ... blok, ... ve .... ili, ..... İlçesi, .... ada, ... parselde kain, ... blok, ... numaralı bağımsız bölümün anahtar teslim olarak satış sözleşmesine uygun olarak davacıya teslimini, teslim sağlanamazsa terditli olarak şimdilik 30.000,00 TL tazminatın davacıya ödenmesini, yargılama giderleri ve KDV hariç vekalet ücretinin davalı şirkete yükletilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. YANIT: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının tüketici sıfatına haiz olmamasından ve dava konusunun tüketici işlemi olmamasından ötürü ve ayrıca iflas tarihinden sonra açılan ve kayıt kabul davası niteliğinde olan işbu davanın görevsizlikle usulden reddini, Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemeleri yetkili olduğundan mahkemenin yetkisizliğini, belirsiz alacak davası olarak açılamayacak davanın hukuki yarar yokluğundan reddini, dava dilekçesinde dava değeri gösterilmediğinden dilekçenin reddini, sözleşmenin geçersiz oluşu, sözleşme geçerli sayılsa dahi zamanaşımı ve hak düşürücü sürenin geçmiş olması, davacının temerrüde düşmüş olması, yenilik doğuran hakların kullanılmakla tükenmesi ve bu durumdan geri dönülememesi ve diğer nedenlerle davanın reddini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, davacı tarafın Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemsi'nin ..../.... esas sayılı dosyası ile 24/11/2021 tarihi itibariyle iflasına karar verilen .... Organizasyon İnşaat Sanayi Anonim Şirketi'nden olan sözleşmeden kaynaklı alacak isteminin İİK 235 maddesi uyarınca iflas masasına kayıt ve kabulüne ilişkindir. -Bakırköy .... Tüketici Mahkemesi'nin 02/11/2023 tarihli ..../... Esas ..../... Karar sayılı görevsizlik kararı davacının istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ..../.... Esas ..../.... Karar sayılı ilamı ile incelenmiş, kararın gerekçesinde; "Bu anlamda, mahkemece öncelikle HMK.31 maddesi gereğince davacıdan para alacağı talebinde mi bulunduğu, inşaatın iflas idaresince tamamlanarak sözleşmeye uygun aynen ifayı mı talep ettiği yönünde tereddüte mahal vermeyecek şekilde açıklama alınarak, para alacağı talebinde bulunulduğu takdirde davanın iflastan sonra açılan kayıt kabul davası olduğu değerlendirilerek Ticaret Mahkemeleri'nin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi, talebin inşaatın tamamlanması ve aynen ifa yönünde olması halinde; davacı yana İİK 298. maddesi kapsamında iflas idaresine başvuru yapması yönünde süre verilmesi, iflas idaresinin iflas idaresinin inşaatın tamamlanması ve aynen ifa yönünde tercih hakkını kullanmaması halinde; davanın kayıt kabul davası olduğu nitelemesi ile yine görevsizlik kararı verilmesi, inşaatın tamamlanması ve aynen ifanın kabulü halinde sözleşme ilişkisinin içine dahil olduğu ve bu doğrultuda davanın 6502 sayılı TKHK hükümleri ile hüküm bulunmayan hallerde genel hükümlerine göre çözümlenmesi ve yargılamaya devamla neticelendirilmesi gerekmekle;" hususlarına yer verildiği görülmüştür. -Kaldırma kararı sonrasında Bakırköy .... Tüketici Mahkemesi'nin ..../.... esas - ..../.... karar sayılı dosyasında; HMK'nın 31. maddesi gereğince davacı vekiline para alacağı talebinde mi bulunduğu, inşaatın iflas idaresince tamamlanarak sözleşmeye uygun aynen ifayı mı talep ettiği hususunda açıklama yapmak ve talebinin inşaatın tamamlanması ve aynen ifa olması halinde İİK'nın 198. maddesi kapsamında iflas idaresine başvuru yapmak üzere süre verildiği, davacı vekilinin taşınmazın yarım olduğu için sözleşme kapsamında tamamlanması (aynen ifa) taleplerinin sağlanabilmesinin mümkün olmadığını, bu sebeple terditli talepleri olan aynen ifadan vazgeçerek ifa yararı (olumlu zarar) olan inşaatın tamamlanma bedelini talep ettiklerini beyan ettiği ve akabinde davanın kayıt kabul davasına dönüştüğü gerekçesiyle Mahkememize gönderildiği görülmektedir. -Dava tarihinden önce iflas edilmesi halinde, 2004 sayılı İİK'nın 191. maddesi gereğince, iflas açıldıktan sonra müflisin masaya giren mal ve hakları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlamaya uğrar; müflis artık masa mevcudunu azaltıcı nitelikteki tasarruflarda bulunamaz. Bu mallar ve haklar topluluğunu, iflas açıldıktan sonra aynı Kanun`un 226. maddesi gereğince, kanuni mümessil olan iflas idaresi temsil edeceğinden, açılacak davalarda husumetin iflas idaresine yöneltilmesi ve varlığı iddia olunan alacakların, 2004 sayılı İİK. 219. maddesi gereğince, masaya karşı ileri sürülmesi gerekir. Bu nedenle kural olarak iflastan sonra müflis aleyhine masaya giren mal ve haklara ilişkin olarak doğrudan dava açılamaz. İflas masasından hak iddia eden alacaklının alacağının masaya kaydını talep etmesi, bu talebin İflas idaresince kabul edilmemesi halinde, İİK.nun 235/2. maddesinde öngörüldüğü şekilde sıra cetveline itiraz davası açması gerekmektedir. Buna rağmen, iflâstan sonra müflise karşı bir alacak davası açılırsa, bu davaya, iflâs idaresine karşı sıra cetveline itiraz davası olarak devam edilmelidir. Sıra cetveline itiraz davasında da, görevli mahkeme ise 2004 sayılı İİK'nın 235/1 maddesi gereğince iflas kararını veren ticaret mahkemesinin bulunduğu yerdeki Ticaret Mahkemesidir. -Somut olayda davacı tarafın talebi tarafları arasında imzalanan 03/12/2011 tarihli Gayrimenkul Satışına İlişkin Sözleşme ve 04/03/2016 tarihli Ön Ödemeli Konut Satış Sözleşmesine Ek Protokol kapsamında davacı adına tescili yapılan taşınmazdaki teknik şartnameye uygun olarak anahtar teslimi için bedelin belirlenmesi ve tahsili istemine dayanmaktadır. -6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (6502 sayılı Kanun) 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayıplı mal, tüketiciye teslimi anında, taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmaması ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan maldır. -Aynı Kanun'un 8 inci maddesinin ikinci fıkrasında; ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda, internet portalında ya da reklam ve ilanlarında yer alan özelliklerinden bir veya birden fazlasını taşımayan; satıcı tarafından bildirilen veya teknik düzenlemesinde tespit edilen niteliğe aykırı olan; muadili olan malların kullanım amacını karşılamayan, tüketicinin makul olarak beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren malların da ayıplı olarak kabul edileceği belirtilmiştir. -TKHK'nın tüketicinin seçimlik hakları başlıklı 11. maddesinde "(1) Malın ayıplı olduğunun anlaşılması durumunda tüketici, a) Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, b) Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme, c) Aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, ç) İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme, seçimlik haklarından birini kullanabilir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. (6) (...) Tüketici bu seçimlik haklarından biri ile birlikte 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca tazminat da talep edebilir." düzenlemesi ile TKHK'nın zamanaşımı başlıklı 12. maddesinde ise "(1) Kanunlarda veya taraflar arasındaki sözleşmede daha uzun bir süre belirlenmediği takdirde, ayıplı maldan sorumluluk, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile, malın tüketiciye teslim tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir. Bu süre konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallarda taşınmazın teslim tarihinden itibaren beş yıldır” düzenlemesine yer verilmiştir. -Yukarıda yer alan yasal düzenlemeler karşısında; tüketicinin malın ayıplı olduğu iddiası ile seçimlik haklarından faydalanabilmesi için ayıbı belirli bir süre içinde ihbar etmesi yükümlülüğünün bulunduğundan ve bunun bir süreye tabi olduğundan söz edilemeyecektir. Tüketici iki yıllık zamanaşımı süresi içinde (konut ve tatil amaçlı taşınmazlarda 5 yıl), Türk Medeni Kanunu'nun 2/2 maddesi çerçevesinde hakkın kötüye kullanıldığı itirazına konu olmayacak şekilde, ayıbı tespit ettiği sürece seçimlik haklarını da kullanabilecektir. -Mahkememizce dava konusu taşınmazda keşif icra edilmiş, akabinde dosya inşaat mühendisi bilirkişiye tevdi edilerek taraflar arasındaki sözleşme ve şartnameye uygun olarak taşınmazın anahtar teslim olarak teslim edilmesi hususunda yapılacak masraf ve bedellerin belirlenerek rapor düzenlenmesi istenmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 07/07/2025 tarihli raporda özetle; dava konusu iki bağımsız bölümün ve içinde yer aldığı blokların inşaatının tamamlanmamış olduğu, davanın tarafları arasında imzalanan sözleşmelere göre eksik işlerin yukarıda tabloda detaylı olarak sıralandığı gibi olduğu, 24/11/2021 iflas tarihi itibariyle eksik işlerin tamamlanması için gereken inşaat maliyetinin ... Blok ....nolu taşınmaz için 115.651,80 TL, ... Blok ... nolu taşınmaz için 108.642,60 TL hesaplandığı görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Mahkememiz dosyası davacı tarafın rapora itiraz etmesi de nazara alınarak davacı tarafın hukuki nitelikte olmayan teknik itirazlarının değerlendirilmesi, davacı tarafın iddia ettiği şekilde aynı blok ve benzer taşınmazlardaki tamamlanma oranlarına ilişkin farklı tespitlerin varsa teknik gerekçelerinin açıklanması ve bu doğrultuda ek rapor düzenlenmesi amacıyla yeniden bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 19/11/2025 tarihli raporda özetle; itiraza konu olan bu raporlar arasındaki inşaat tamamlanma oranı farkının büyük oranda huzurdaki davaya sunulan raporda davaya konu ...Blok .... nolu bağımsız bölümün elektrik, sıhhi tesisat, mekanik işlerinde dairenin elektrik altyapısında, yine dairenin sıhhi tesisat altyapısında ve yine dairenin kalorifer altyapısında yapılan imalatlar sebebi ile bu üç kalemin imalat oranının (5+4+6) % 15 olarak alınması, Bakırköy .... Tüketici Mahkemesine sunulan raporda bu oranın (0,50+0,96) % 1,46 olarak alınması, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesine sunulan raporda bu oranın (1+1) % 2 olarak alınması sebebiyle olduğu, işbu davaya sunulan raporda davaya konu ... Blok ... nolu bağımsız bölümün elektrik, sıhhi tesisat, mekanik işlerinde dairenin elektrik altyapısında, yine dairenin sıhhi tesisat altyapısında ve yine dairenin kalorifer altyapısında yapılan imalatlar sebebi ile bu üç kalemin imalat oranının (6+5+6) % 17 olarak alınması, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesine sunulan raporda bu oranın (1+1) % 2 olarak alınması sebebiyle olduğu, davaya konu dairelerin elektrik, sıhhi tesisat, mekanik işlerinde sıralanan altyapı imalatlarının yapılmış olması nedeni ile huzurdaki davaya sunulan raporda hesaplamaya katılan ... Blok için % 15 ve ...Blok için % 17 oranının doğru olduğu, konu olan bu raporlar arasındaki inşaat tamamlanma oranı farkının diğer bir oranda davaya sunulan raporda davaya konu iki dairenin iç sıvalarında kaba bir kısım imalatların yapılmış olması nedeni ile iç sıva imalatının % 3,5 olarak alınması, Bakırköy .... Tüketici Mahkemesine sunulan raporda ve yine Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesine sunulan raporda bu oranın % 0 olarak alınması sebebiyle olduğu, davaya konu dairelerin iç sıva işlerinde bir kısım imalatların yapılmış olması nedeni ile huzurdaki davaya sunulan raporda her iki daire için hesaplamaya katılan % 3,5 oranının doğru olduğu, konu olan bu raporlar arasındaki inşaat tamamlanma oranı farkının bir diğerinin de davaya sunulan raporda davaya konu iki dairenin şaplarında bir kısım imalatların yapılmış olması nedeni ile şap imalatının % 1,5 olarak alınması, Bakırköy .... Tüketici Mahkemesine sunulan raporda ve yine Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesine sunulan raporda ise bu oranın% 0 olarak alınması sebebiyle olduğu, davaya konu dairelerin şap işlerinde bir kısım imalatların yapılmış olması nedeni ile huzurdaki davaya sunulan raporda her iki daire için hesaplamaya katılan % 1,5 oranının doğru olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Mahkememizce alınan kök ve ek rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. -Yukarıda yer verilen açıklamalar ve bilirkişi raporu doğrultusunda Mahkememizce yapılan değerlendirmede; taraflar arasında imzalanan 03/12/2011 tarihli Gayrimenkul Satışına İlişkin Sözleşme ve 04/03/2016 tarihli Ön Ödemeli Konut Satış Sözleşmesine Ek Protokol kapsamında sözleşmeye konu iki adet taşınmazın bulunduğu, iş bu taşınmazların davacıya satış ve tescilinin yapıldığı, keşif tarihi itibariyle yapılan tespitler de nazara alındığında taşınmazın sözleşme ve şartname kapsamındaki A Blok 88 numaralı taşınmazın tamamlanma oranının % 67,00 olduğu, bu haliyle taşınmazdaki eksik işlerin mevcut olduğu, iş bu eksik işlerin tamamlanma bedelinin iflas tarihi itibariyle 115.651,80-TL olduğu, B Blok 9 numaralı taşınmazın tamamlanma oranının % 69,00 olduğu, bu haliyle taşınmazdaki eksik işlerin mevcut olduğu, iş bu eksik işlerin tamamlanma bedelinin iflas tarihi itibariyle 108.642,60-TL olduğu sabittir. -Bu kapsamda taraflar arasındaki sözleşmede her iki tarafın da imzasının bulunduğu, imzaya bir itiraz olmadığı, sözleşme kapsamında tescil işlemlerinin yerine getirildiği ancak taşınmazın eksik haliyle tescil ve tesliminin yapıldığı, taşınmazın keşif tarihi itibariyle de tamamlanmamış durumda bulunduğu sabittir. -Bu haliyle davacı tarafın seçimlik hakkı kapsamında taşınmazdaki eksiklerin tamamlanmasına ilişkin bedeli tahsil talebinin yerinde olduğu, davalı tarafın müflis sıfatına sahip olması nedeniyle davacı tarafın adına tescil edilen taşınmazdaki eksiklerin davalı tarafça tamamlanmasının mümkün olmadığı, talep edilebilecek eksik iş-tamamlanma bedelinin iflas tarihi itibariyle belirlenmesi gerektiği, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda eksik işlerin tespit edildiği ve işbu eksiklerin iflas tarihi itibariyle rayiç değerinin tespit edildiği, davacı tarafın işbu bedel yönünden alacak talebinin iflas masasına kabulünün gerektiği sabittir. -Her ne kadar davacı tarafça rapora itirazlarda emsal nitelikte olduğu belirtilen bilirkişi raporları ibraz edilmiş ise de sunulan raporlarda yer verilen taşınmazlar ile dava konusu taşınmazların keşif tarihi itibariyle aynı tamamlanma seviyesine sahip olmadıkları, yukarıda yer verildiği şekliyle bilirkişi tarafından ek raporda farklılıkların teknik yönden ortaya konduğu, her taşınmaz yönünden aynı tamamlanma oranının söz konusu olmadığı, düzenlenen raporun keşif mahallinde yapılan güncel tespitlere uygun olduğu anlaşılmakla, davacı tarafın bu yöndeki iddiaları yerinde görülmemiş, davacı tarafın talep arttırım dilekçesi kapsamında terditli talebinin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; -Davacı tarafın davalı müflis şirketten olan 224.294,40 TL alacağının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ....../... İflas sayılı dosyasında iflas masasına kayıt ve kabulüne, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yargılama sırasında yatırılan 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, 4.361,50-TL keşif harcı, 741,75-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere 13.103,05 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 45.000,00- TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin e-duruşma ortamında yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27/02/2026
Katip ...... e-imzalıdır
Hakim ....... e-imzalıdır