İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/948 E. 2026/119 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/948
- Karar No
- 2026/119
- Karar Tarihi
T.C. ...2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/948 Esas - 2026/119 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/948 Esas KARAR NO : 2026/119
DAVA : İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156)) DAVA TARİHİ : 12/12/2025 KARAR TARİHİ : 18/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... .... .... Halıları San. ve Tic. A.Ş.'den 48.754,33 Avro tutarında komisyon alacağı bulunduğunu, bu alacağın tahsili amacıyla ...8. Genel İcra Dairesinin 2025/64365 E. sayılı dosyası ile iflas yoluyla takip başlattığını, Davalı Şirket'in bu takibe borcun miktarına ilişkin uyuşmazlık bulunduğu ve takip dayanağı faturanın resmi anlamda geçerli olmadığı iddialarıyla haksız ve kötü niyetli bir şekilde itiraz ettiğini, taraflar arasında 02.07.2010 tarihli acentelik sözleşmesi imzalandığını ve müvekkilinin bu sözleşmeden kaynaklanan edimlerini eksiksiz yerine getirdiğini, sözleşmenin Davalı Şirket'in esaslı ihlalleri nedeniyle 16.07.2024 tarihinde haklı nedenle feshedildiğini, bu kapsamda 30.04.2024-22.10.2024 tarihleri arasında oluşan 48.754,33 Avro tutarındaki komisyon ücretinin muaccel hale geldiğini, 30.12.2024 tarihli faturanın Davalı Şirket'e usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen Davalı'nın herhangi bir ödeme yapmadığını veya faturaya itiraz etmediğini, müvekkilinin 27.01.2025 tarihinde ihtar göndermesine rağmen Davalı'nın temerrüde düştüğünü, Davalı'nın iflas takibine yaptığı itirazın, müvekkil şirketin yabancı bir şirket olarak İtalyan hukukuna uygun düzenlediği ve daha önce de Davalı tarafından şekline itiraz edilmeden ödenen faturalar nedeniyle geçersiz olduğunu, faturanın Türk hukukundaki şekli şartları da taşıdığını, Davalı'nın borcun varlığını ve miktarını, komisyon hesaplamalarına ilişkin yaptığı değerlendirme ve düzeltmelerle ikrar ettiğini, bu sebeple borcun belirli olmadığı yönündeki iddiaların kendi ikrarıyla çeliştiğini ve haksız olduğunu, Davalı'nın yalnızca süreci uzatmak ve müvekkil şirketin alacağını tahsil etmesini geciktirmek amacıyla itiraz ettiğini, müvekkil şirketinin Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 48/2. maddesi ve Türkiye ile İtalya'nın taraf olduğu 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi'nin 17. maddesi uyarınca teminattan muaf tutulması gerektiğini belirterek, Davalı'nın haksız ve mesnetsiz itirazının kaldırılmasına, İcra ve İflas Kanunu'nun 158. maddesi uyarınca iflas talebinin ilanına, aynı Kanun'un 161. maddesi uyarınca Davalı Şirket mallarının defterinin tutulmasına, borcun yabancı para borcu olması sebebiyle fiili ödeme günü kuru üzerinden yapılacak hesaplamayla 7 gün süreli depo kararı verilerek bu kararın Borçluya tebliğine, depo kararı üzerine borcun ödenmemesi veya mahkeme veznesine depo edilmemesi halinde İcra ve İflas Kanunu'nun 158/2-c.3 maddesi uyarınca ilk oturumda borçlunun iflasına karar verilmesine, Davalı Şirket aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine ilişkin karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 48.754,33 avro acente ücret alacağı iddiasının konusu olduğunu, bu alacağa dayanak olarak İtalyanca dilinde tanzim olunmuş ve fatura teşkil ettiği iddia olunan yazılı bir belge sunduğunu, davacının 2 Temmuz 2010 tarihinde acentelik sözleşmesinin inikat ettiğini, bu sözleşmenin 8 Eylül 2016 tarihinde tadil olunduğunu ve Davacı ...'ın Türkiye Cumhuriyeti, Orta Doğu ve Uzak Doğu hariç tüm dünya coğrafyasında Davalı... Halıları'nın acentesi sıfatını haiz olduğunu, 16 Temmuz 2024 tarihinde haklı sebeplerle fesih bildirimi ile sona erdirildiğini, 30 Nisan 2024 ile 22 Ekim 2024 tarihleri arasında aracılık ettiği satış sözleşmeleri dolayısıyla 48.754,33 avro acente ücreti alacağının mevcut ve muaccel olduğunu iddia ettiğini, Davalı... Halıları'nın yeni yönetim kurulunun göreve gelmesiyle birlikte, şirketin 2015 faaliyet döneminden itibaren kronik net dönem zararı kaydettiğinin tespit edildiğini, bu zararların özellikle Batı coğrafyasına yapılan ihracatta hiçbir ticari teamülle açıklanamayan, yer yer net satışların %30 ila %40'ına ulaşan "komisyon ücreti" ödemelerinden kaynaklandığını, bu ihracat ve satış işlemlerinin davalının eski genel müdürü Osman ... ve ona tabi bir personel tarafından yürütüldüğünü, satılacak malların tiplerini, miktarlarını ve fiyatlarını Davacı ...'ın tek ortağı ve müdürü olan ...'nun belirlediğini, Davacı ...'ın İtalya'da asgari sermayeyle kurulmuş, tek ortaklı, tek müdürlü ve tek adresli bir mikro işletme olduğunu, bu durumun devasa bir sanayi şirketinin kaynaklarının suistimal edildiği şüphesini doğurduğunu, davalının yeni yönetiminin ...'yu görüşmeye davet ettiğini, ancak onun buna karşılık ihtarname göndererek davacı ...'ın haklı sebeplerle fesih iddiasında bulunduğunu ve milyonlarca Türk lirası tazminat talep etmeye teşebbüs ettiğini, davacının ticari defterlerini, finansal tablolarını ve iddia ettiği faturaların İtalyan vergi mevzuatına uygunluğunu ispatlamaktan imtina ettiğini, taraflar arasında mevcut olduğu iddia olunan 2 Temmuz 2010 tarihli acentelik sözleşmesi ve 8 Eylül 2016 tarihli tadil sözleşmesine göre Davacı ...'ın "Net Fiyat" ile müşteriyle müzakere edeceği "Nihai Fiyat" arasındaki farkı komisyon olarak almasının, davalının zararına yol açarken davacının komisyon ücretini şişirecek bir yapı oluşturduğunu, bu sözleşmelerin davalıyı temsil ve ilzama yetkili olmayan eski genel müdür Osman ... ve ona tabi bir personel tarafından imzalandığını, bu nedenle sözleşmelerin hukuken geçerli olmadığını, mevcut davayla aynı mahkemede 2025/45 esas sayılı, ...9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ise 2025/590 esas sayılı davaların derdest olduğunu, bu davalarda aynı alacak iddiaları ve belgelerin incelendiğini, bu nedenle derdestlik itirazında bulunduklarını, 2025/45 esas sayılı davanın mevcut davayla birleştirilmesini talep ettiklerini, davacının fesih sonrası tarihlerdeki alacak iddialarının TTK 122. maddesi kapsamında denkleştirme istemi olarak değerlendirilmesi gerektiğini, davacının fahiş komisyon oranları iddialarının vergi ziyaı suçu teşkil eder mahiyette olduğunu, davacının ticari defterlerini ve vergi beyannamelerini sunması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. GEREKÇE: Davanın, İİK'nın 156. Maddesi hükümlerine göre açılmış itirazın kaldırılması ve iflas istemine ilişkindir. Taraflar arasında 02/07/2010 tarihli acentelik sözleşmesinin düzenlendiği, sözleşmenin süresinin 08/09/2016 tarihli ek protokol ile 15 yıl uzatıldığı, sözleşmenin 16/07/2024 tarihinde davacı tarafından feshedildiği hususlarının çekişmeli olmadığı, aradaki ihtilafın davacı şirketin menşei, HMK'nın 114/1-ğ maddesine göre teminat yatırmak zorunda olup olmadığı, davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olup olmadığı, HMK 114/1-d maddesi bakımından dava şartının eksik olup olmadığı, davalı tarafın derdestlik itirazının yerinde olup olmadığı, sözleşmenin davacı tarafından haklı nedenle feshedilip edilmediği, sözleşmenin feshi nedeniyle davacının sözleşmenin 8.6 maddesi hükümlerine göre 30/04/2024 - 22/10/2024 tarihleri arasındaki döneme ilişkin olarak 48.754,33 Euro komisyon ücreti alacağı bulunup bulunmadığı, davalının davaya konu ...8. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2025/64635 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın haklı olup olmadığı, Mahkememiz iş bu dosyası ile 2025/45 Esas sayılı dosyalarının arasında hukuki ve fiili irtibat bulunup bulunmadığı hususlarından kaynaklandığı anlaşılmıştır. Mahkememizin 2025/45 Esas sayılı dosyası incelendiğinde davacısının ... SRL, davalısının... Halıları Sanayi ve Ticaret A.Ş. olduğu, davanın konusunun taraflar arasında düzenlenen 02/07/2010 tarihli acentelik sözleşmesi ve 08/09/2016 tarihli ek protokolden kaynaklanan 02/04/2024 - 24/07/2024 dönemlerine ilişkin faturalandırılan siparişler nedeniyle taraflar arasında mutabık kalınan fiyat listesine göre hesaplanan komisyon ücreti (99.914,12 Euro) alacağına ilişkin olarak İİK 156 vd. maddelerine göre başlatılan iflas yolu ile adi takip talebine ilişkin olduğu, dosyada yargılamanın halen devam ettiği, duruşmasının 15/04/2026 tarihine bırakıldığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 166. Maddesine göre; aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar. Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek durumda bulunması durumunda bağlantı var sayılır. Mahkememizin 2025/45 Esas sayılı dosyası ile Mahkememiz iş bu dosyasına konu uyuşmazlığın aynı olduğu, her iki dosyada da aynı sözleşmelerden kaynaklanan komisyon alacağına ilişkin olduğu, dosyaların biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek mahiyette olduğu, her iki dosyanın da basit yargılama usulüne tabi olduğu, aralarında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu anlaşılmakla, usul ekonomisi ilkesi gözetilerek, Mahkememizdeki iş bu davanın HMK 166. maddesi gereğince Mahkememizin 2025/45 Esas sayılı dava ile birleştirilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: 1-Mahkememizin iş bu dosyası ile yine Mahkememizin 2025/45 Esas sayılı dosyasının BİRLEŞTİRİLMESİNE, 2-Yargılamanın birleşen 2025/45 Esas sayılı dosyası üzerinden DEVAMINA, 3-Yargılama giderlerinin birleşen dosyada karara BAĞLANMASINA, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı asıl hükümle birlikte istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 18/02/2026