İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/288 E. 2026/199 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/288
- Karar No
- 2026/199
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/288 Esas KARAR NO : 2026/199
DAVA : Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/07/2024 KARAR TARİHİ : 23/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... Şirketi ile davalı arasında 01/04/2019 tarihinde iki tarafa borç yükleyen acente sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeyle ... A.Ş. firması, ... Limited Şirketi Firmasını Karayolu ile şehirler arası, uluslararası eşya taşımacılığı konusunda acente olarak tayin ettiğini, bu kapsamda ... Taşımacılığı A.Ş. firmasına ait taşıtların yükleme, boşaltma hizmetleri, kargo kabulü, kargo teslimi ve diğer acentelik hizmetleri acente olarak tayin edilen müvekkili şirket tarafından yapılacağı düzenleme konusu yapıldığından bu yöndeki görevleri müvekkili şirket tarafından eksiksiz, tam olarak yerine getirildiğini, yine TTK kapsamında bir ticari işletmeyi ilgilendiren sözleşmelerin yapılmasına aracılıkta bulunmak ya da bunları tacir adına yapmakla görevli olan acentenin borç ve yükümlülükleri düzenlendiğini, buna göre acentenin TTK'da gösterilen borçları; "müvekkilin işlerini görme, menfaatlerini koruma, bilgi verme, verilen talimatlara uygun hareket etme, önleyici tedbirler alma, müvekkile ait parayı zamanında ödeme, rekabet yapmama olarak belirtilmiştir. Müvekkil firma TTK ve sözleşmeden kaynaklanan tüm yükümlülüklerini yerine getirmiştir. Sözleşme süresi ve feshi hususu sözleşmeler ile hüküm altına alınmış olup düzenleme içeriği şöyledir; "Bu sözleşme, acente olacak tarafın acentelik hizmeti vermeye başladığı tarihten itibaren başladığını ve taşımacının yetki belgesi süresinin sonuna kadar devam ettiğini, bu süre hiçbir şekilde taşımacının yetki belgesi süresinin bitiş tarihini geçemeyeceğini, taraflardan biri noter kanalı ile fesihnamenin bir nüshasını ulaştırma Bakanlığına bir nüshasını da diğer tarafa göndermek kaydıyla sözleşmesini feshetmedikçe bu sözleşmenin aynı süre kadar uzar. " şeklinde olduğunu, ayrıca tarafların tek taraflı olarak sözleşmeyi feshetme hakkı olduğunu, sözleşmenin süresinin bitiminden önce taraflardan birinin usulüne uygun bir fesih ihbarnamesi ile bu sözleşme fesih edilebilir." düzenlemesine yer verildiğini, davalı tarafın müvekkili firmaya böyle bir fesihname göndermediğini, yine TTK 121.2 maddesi kapsamında "Belli bir süre için yapılan acentelik sözleşmesine süre dolduktan sonra devam olunması halinde sözleşmenin, belirsiz süreli hale geldiği kabul olunur." hükmü doğrultusunda müvekkili ile davalı arasındaki sözleşmenin süresiz hale geldiğini, TTK'a göre Belirsiz süre için yapılmış acentelik sözleşmesini, taraflardan her biri üç ay öncesinden ihbar etmek suretiyle sona erdirebileceğini,. (TK 121.1)Acentenin de tacir niteliğine sahip olduğu hallerde bu ihbarın TTK 18.3'te öngörülen şekilde yapılması gerekir. Fesih ihbarı, geçmişe etkili değildir. " hükmü yer aldığını, davalı tarafın ne sözleşmede belirtilen feshi usullerine ne de TTK'da belirtilen fesih usullerine uymadan ve müvekkili firmaya ihbarname göndermeden fesih işlemi yaptığını, Davalı şirketin mallarını elinden çıkarmaya başlaması, üzerine kayıtlı menkul ve gayrimenkulleri başka şirket üzerine muvazaalı olarak devretmeye başlaması, banka hesaplarını boşaltmaya başlaması ve şirketin aktiflerini azaltması ve şirket adına kayıtlı kamyonları satışa koyması sebebiyle İİK gereği davalının menkul, gayrimenkulleri ile 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarına ve araçlarına ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini, fazlaya ve faize ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 150.000,00- TL maddi tazminat (denkleştirme ve borçlar kanuna göre haksız feshi sebebiyle 3 aylık hakediş) Alacağını 24/03/2023 tarihli ihtarnameden başlamak üzere işleyecek Ticari Faiz ile birlikte ve 150.000,00-TL Manevi tazminat alacağını yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini, fazlasına dair talep, hak, dava ve faiz alacakları saklı kalmak kaydıyla Kısmi alacak davasının kabulü ile yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davacı "... LİMİTED ŞİRKETİ " arasında " Eşya Acentelik Sözleşmesi " ve " ACENTELİK SÖZLEŞMESİ EK PROTOKOLÜ " akdedilmiş / tanzim edilmiş olduğunu, bu suretle de davacı şirketin, müvekkili şirketin, SAKARYA / MERKEZ servis sağlayıcısı / ACENTESİ olduğunu, davacı şirketi temsil ve ilzam eden / yetkilisi ..., Mahkemenizin ... Esas sayısı ile görülen davanın davacısı olan, müvekkili şirketin ( eski ) Kocaeli acentesi olan "... LİMİTET ŞİRKETİ' ni de MÜNFERİT imzası ile temsil ve ilzama mezun yetkilisi olduğu gibi, müvekkili şirket tarafından Beyoğlu ..... Noterliğinden keşide edilen 11.08.2022 tarihli .... Yevmiye sayılı ihtarname ile 09.12.2017 tarihli ACENTELİK SÖZLEŞMESİNİN fesih edildiği müvekkil şirketin Kocaeli / Gebze acentesi olan " ... TAŞIMACILIK LİMİTED ŞİRKETİ' ni de münferit imzası ile TEMSİL ve İLZAM ettiğini, kendisinin, temsil ve ilzama yetkili olduğu ... LİMİTED ŞİRKETİ ile müvekkili şirket arasında akdedilen GEBZE acenteliğinin Fesih edilmesi üzerine, temsil ve ilzama yetkili olduğu huzurdaki davanın davacısı ... LİMİTED ŞİRKETİ ile müvekkili şirket arasında akdedilen SAKARYA / MERKEZ acenteliğini devam ettirmeyeceğini beyan etmiş olduğunu, davacı şirketin ortaklarından / hissedarlarından olan ..., müvekkili şirket yetkilileri ile görüşerek, kendisinin davacı şirketin ortaklığından ayrıldığını, SAKARYA / MERKEZ acenteliğini kendisinin yürütebileceğini belirtmiş olduğunu, bunun üzerine ....' in temsil ve ilzam ettiği / hissedarı olduğu, ... LİMİTED ŞİRKETİ ile 01.10.2022 tanzim tarihli acentelik sözleşmesi ve ek protokolü akdedildiğini, bu hale göre davacı şirket ile müvekkili şirket arasındaki SAKARYA / MERKEZ acenteliği, müvekkili şirket tarafından feshedilmediğini, davacı şirketi temsil ve ilzama mezun olan ..., gebze acenteliğinini fesih edilmesi üzerine, yetkilisi olduğu SAKARYA MERKEZ ve KOCAELİ MERKEZ acenteliğini devam ettirmeyeceğini beyan etmesi üzerine, her iki şirketin hissedarları olan ... ile acentelik sözlemesi ve ek protokolü akdedilmiş ve bu kişinin yetkilisi olduğu ... LİMİTED ŞİRKETİ, 01.10.2022 tarihi itibarı ile müvekkili şirketin SAKARYA acentesi olduğunu, SAKARYA / MERKEZ acenteliği, müvekkili şirket tarafından fesih edilmeyip, davacı şirketi temsil ve ilzama mezun ... tarafından FİİLİ olarak FESİH edilmiş olmakla, huzurdaki davanın bu sebeple reddine karar verilmesini, yetki itirazımızın kabulü ile mahkemenizin yetkisizliğine, yetkili mahkemenin bakırköy asliye ticaret mahkemesi olduğuna, TTK' unun 122.maddesinde açık bir şekilde belirtildiği üzere acentelik sözleşmesinin fesih edilmesinden itibaren bir yıl içerisinde, denkleştirme / portföy tazminatı talep edilebileceğinden, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesi 2022 yılı eylül / ekim ayında sonlanmış olmakla, davanın bu sebeple reddine karar verilmesini, TTK' unun 121/4.maddesine ve 122.maddesine tevfikan talep edebileceği maddi tazminat bulunmamakla, davacı yanın maddi tazminat talebinin bu sebeple reddine karar verilmesini, davacı yanın manevi tazminat talebi haksız ve hukuksuz olmakla, davacı yanın manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, Acentelik sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasıdır. Dosyanın İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı yetkisizlik kararı üzerine Mahkememizin yukarıdaki esas sırasına kaydedildiği anlaşılmıştır. Uyuşmazlık konusunun; taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin feshinin haklı bir nedene dayanıp dayanmadığı, feshin sözleşme ve TTK'da belirlenen süre ve usullere uygun yapılıp yapılmadığı, davacının denkleştirme ve üç aylık hak ediş tazminatı talebi ile manevi tazminat taleplerinin yerinde olup olmadığı, varsa davacının talep edebileceği denkleştirme tazminatı ve üç aylık hak ediş tazminatı bedelinin ne kadar olacağı noktasında toplandığı anlaşılmıştır. Mahkememizce duruşma ara kararı ile Davacının iddiaları, davalının savunması, sunulan ve toplanan deliller, dosya kapsamındaki belgeler ve taraflar arasındaki acentelik sözleşmesine göre; tarafların ticari defterleri incelenerek; ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, lehlerine delil niteliğinde olup olmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise tarafların ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi hususları ile taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin feshinin haklı bir nedene dayanıp dayanmadığı, feshin sözleşme ve TTK'da belirlenen süre ve usullere uygun yapılıp yapılmadığı, davacının denkleştirme ve üç aylık hak ediş tazminatı talebi taleplerinin yerinde olup olmadığı, varsa davacının talep edebileceği denkleştirme tazminatı ve üç aylık hak ediş tazminatı bedeli miktarının tespiti konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olmakla, bilirkişi heyetinin 23/11/2025 tarihli raporunda özetle; Taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak feshedilmiş olduğu, davalının davacının uğramış olduğu üç aylık kar kaybının tazmin edilmesi gerektiği, anılan kar kaybının mali inceleme bölümünde belirtilen gerekçelerle hesaplanmadığı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Taraflar arasında imzalanan 01/04/2019 tarihli Acentelik Sözleşmesi ile davacı, davalı şirketin Sakarya/Merkez acentesi olarak faaliyetine başlamış ve fesih ile sona ermiştir. Davalı tarafça, davalı tarafından gönderilen Beyoğlu ... Noterliği'nin 11/08/2022 tarihli, ... yevmiye numaralı fesih ihtarnamesi ile davacı şirket ile yetkilileri aynı olan dava dışı Kocaeli/Gebze acentesi olan ... Ltd.Şti. ile arasındaki 09/12/2017 tarihli acentelik sözleşmesinin feshedildiği, bunun üzerine davacı şirketin davalı ile arasındaki Sakarya/Merkez acenteliğini devam ettiremeyeceği beyan ettiği, davacı şirket ortaklarından dava dışı ...'in şirket ortaklığından ayrıldığı, ...'in temsilcisi olduğu .... Tic.Ltd.Şti. İle davalı ... arasında 01/10/2022 tarihli Sakarya/Merkez acenteliğine ilişkin acentelik sözleşmesi düzenlendiği, davanın tarafları arasındaki sözleşmenin davacı tarafça devam ettirilmediğini savunduğu görülmüştür. Dosyaya sunulan belgeler ile celp edilen kayıtların incelenmesi sonucu; davalı .... Taşımacılığı A.Ş. tarafından gönderilen Beyoğlu ... Noterliği'nin 11/08/2022 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı .... tarafından dava dışı ... Taşımacılık Ltd.Şti. ile arasındaki 09/12/2017 tarihli acentelik sözleşmesinin 11/11/2022 tarihi itibariyle geçerli olmak üzere feshedildiğinin belirtildiği, dava dışı ... Tic.Ltd.Şti., ... Taşımacılık Ltd.Şti ile davacı ... Kargo Taşımacılık Tic.Ltd.Şti. tarafından gönderilen Kartal ... Noterliği'nin 24/03/2023 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile; ... Taşımacılık yönünden acentelik sözleşmesinin haklı bir neden olmaksızın feshedildiği, ... Kargo ve ... Kargo yönünden haklı bir neden bildirilmeden ve ihtarname gönderilmeden acentelik sözleşmesinin feshedildiğinin belirtilerek maddi zarar talep edildiği, ihtarnamede firmaların yetkilisinin ... olduğu, davacı ... Kargo ile davalı ... arasındaki acentelik sözleşme tarihi olan 01/04/2019 tarihi itibariyle geçerli olan dosyada mübrez Sakarya Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün 13/03/2019 tarihli ticaret sicil tasdiknamesinde de davacı şirket yetkilisinin ... olduğu, şirket ortaklarının ise ..., ... ve ... olduğu, Sakarya Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün 02/09/2022 tarihli ticaret sicil tasdiknamesine göre dava dışı ... Tic.Ltd.Şti.'nin tek ortaklı olarak 02/09/2022 tarihinde ilk tescilinin yapıldığı, şirketin ortağı ve yetkilisinin ... olduğu, davalı ... ile dava dışı ... Tic.Ltd.Şti. Arasında 01/10/2022 tarihli Sakarya acenteliğine ilişkin acentelik sözleşmesi düzenlendiği, buna göre taraflar arasındaki sözleşmenin eylemli olarak sona erdiği anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşmenin 8.maddesine göre; "Bu sözleşme, acente olacak tarafın acentelik hizmeti vermeye başladığı tarihten itibaren başlar ve taşımacının yetki belgesi süresinin sonuna kadar devam eder. Bu süre hiçbir şekilde taşımacının yetki belgesi süresinin bitiş tarihini geçemez. Taraflardan biri noter kanalı ile fesihnamenin bir nüshasını Ulaştırma Bakanlığı'na bir nüshasını da diğer tarafa göndermek kaydıyla acentelik sözleşmesini fesh etmedikçe bu sözleşmenin geçerliliği aynı süre kadar uzar. Tarafların; tek taraflı olarak bu sözleşmeyi fesh etme hakkı vardır. Sözleşmenin süresinin bitiminden önce taraflardan birinin usulüne uygun bir fesih ihbarnamesi ile bu sözleşme fesh edilebilir." şeklinde düzenleme içermektedir. Sözleşme özgürlüğü, sözleşmeyi yapma, sözleşmenin karşı tarafını seçme, sözleşmenin içeriğini düzenleme ya da değiştirme, sözleşmenin tabi olacağı şekli belirleme ve nihayet sözleşme ile bağlı kalmama, yani sözleşmeyi sona erdirme özgürlüğünü de içerir. Var olan bir sözleşmeyi sona erdirmenin yollarından birisi de, sözleşmenin feshidir. Dolayısıyla sözleşme özgürlüğü, sözleşmenin tek taraflı tasfiyesine yönelik olarak sona erdirilmesini amaçlayan fesih hakkını da içermektedir. Görüldüğü üzere, kural olarak kişinin sözleşmenin feshi yoluna gitme konusunda irade özerkliği sonucu takdir hakkı bulunmakla birlikte, feshin haksız olması halinde, karşı tarafın bundan doğan zararlarından sorumluluğunun da bulunacağı tabiidir. Sözleşmede herhangi bir sebep gösterilmeksizin fesih hakkının bulunduğuna dair bir hüküm olması halinde dahi, sözleşmenin feshi için haklı bir sebebin bulunması gerekmektedir. (Bkz. Yargıtay 11. HD; 27/04/2016 T., 2015/15206 E., 2016/4748 K.) Buna göre taraflar arasındaki belirsiz süreli sözleşmenin feshi için TTK'nın 121. maddesi uyarınca 3 ay önceden ihbarda bulunulmasına gerek olmamakla birlikte davacı tarafın, davalının dava dışı ... Taşımacılık ile arasındaki acentelik sözleşmesini feshetmesi üzerine, davacı ... Kargo'nun da Sakarya acenteliğini devam ettirmeyeceğini beyanı üzerine, davalının Sakarya acenteliği için ... Kargo'nun eski ortağı tarafından kurulan ... Taşımacılık Tic.Ltd.Şti. ile acentelik sözleşmesi yapması sonucu eylemli olarak feshedilmiş olduğundan, feshin haklı bir sebebe dayanmaması halinde davacının tazminat talep etme hakkı doğacaktır. Davacı tarafça acentelik sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği iddiasına dayalı kar/kazanç kaybı ile maddi zararlarının (acentenin devir işlemi ve kapanma sürecinde yapılan masraflar, işten çıkarmak zorunda kalınan işçilere ödenen tazminatlar) tazmini isteminde bulunduğu, davalı taraf cevap dilekçesinde; davacı şirket yetkilisinin, yetkili olduğu dava dışı ... Taşımacılık ile arasındaki acentelik sözleşmesini feshi üzerine, ... Kargo yönünden de Sakarya acenteliğini devam ettirmek istemediği, bu nedenle şirketin eski ortağı ... tarafından kurulan ... Taşımacılık firması ile aynı yere ilişkin acentelik sözleşmesi yaptıklarını, sözleşmenin davacı tarafça devam ettirilmediğini beyan ettiği dikkate alındığında davacının acentelik sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiği anlaşılmıştır. Bu minvalde davacının haklı sebeple feshedilen sözleşme nedeniyle kar kaybı tazminatı ve TTK'nın 122. maddesi uyarınca denkleştirme tazminatı talep etmesi mümkün değildir. Sözleşmenin 4.4.3. maddesi; "Acente, taşımacının verdiği ya da uygun gördüğü reklam tabelasını, talimatlara uygun olarak asmayı, vergi ve her türlü ilan reklam masraflarını karşılamayı, kabul ve taahhüt eder." şeklinde ve 4.4.6. maddesi ".. Acentede çalışan personellerin ücret ve/veya sosyal haklarının belirlenmesi tamamen Acente sorumluluğunda olup, bunlara ilişkin vergi ve SGK prim ödemeleri de Acente tarafından yapılacaktır. Taşımacının Acentede çalışan personelin ücreti ve diğer resmi işlemleri ile ilgili hiçbir sorumluluğu yoktur. Sorumluluk tamamen acenteye aittir." şeklinde düzenlenmiştir. Davacı sözleşmenin feshi nedeniyle işçilerine ödediği ihbar ve kıdem tazminatı bedellerini talep etmektedir. İhbar ve kıdem tazminatları işverenin yükümlülüğünde olup, sözleşmenin feshi nedeniyle değil, işten ayrılmış olmaları nedeniyle ödenmiştir. Bir başka deyişle davacı işçileri davacı yanında çalıştıkları müddetçe bu tazminata hak kazanacaklardır. Sözleşme süresince de çalıştıklarından bu miktarlara hak kazanmışlardır. Sözleşme fesih edilmese işten ayrılsalar yine ödenecek olduğundan bu talep yerinde görülmemiştir. Davacı acentenin devir işlemleri ve kapanma süresinde yapılan masraflar ile işletmesel masrafların davalıdan tahsili talep etmiş ise de, davacı acentenin açıklanan sözleşme maddeleri kapsamında davalıdan işletme için yaptığı masrafları talep etmesi mümkün değildir. TTK. 121/4 maddesinde başlanmış işlerin tamamlanmaması sebebiyle diğer tarafın uğradığı zararı tazmin edileceği düzenlenmiş olup dolayısı ile başlanılmış ve tamamlanmamış olan işlerin ispatının gerektiği, somut olayda; taraflar arasında düzenlenen acentelik sözleşmesinin kargo taşımasına ilişkin olduğu, ek protokol hükmüne göre gelen kargoların taşınması, dağıtıma çıkarılması, alıcısına teslim edilmesi...yükümlülüğünün olduğu, davacı acentenin yeni müşteri bulma gibi bir yükümlülüğünün bulunmadığı,taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin içeriği nazara alındığında başlanılmış işin tamamlanmamış olması gibi bir hususun söz konusu olmadığı, davacı acentenin yaptığı işin davalı şirketin kendisine teslim ettiği gönderileri sorumlu olduğu bölgedeki gönderi alıcılarına teslim etmesi, sorumlu olduğu bölgedeki davalı şirket müşterilerinden, davalı şirketin kendisine bildirdiği adreslerden taşınacak olan gönderileri teslim alıp, davalı şirkete teslim etmesi, davalı şirketin tahsil edilmesi için kendisine verdiği taşıma ücreti faturalarını tahsil etmesi şeklinde olduğu, dolayısı ile bütün bu hususların günlük olup başlanılmış işlerin tamamlanamaması gibi bir hususun söz konusu olmadığı, kaldı ki davacı tarafından bu şartın gerçekleştiği hususuna dair herhangi bir ispat vasıtası sunulmadığı, acentelik hususunda davacıya tekel hakkı verilmediği anlaşılmakla; maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. TBK 58. maddesinde, kişilik hakkının zedelenmesinden zarar görenin, uğradığı manevi zararına karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebileceği düzenlenmiştir. Manevi tazminata hükmedilebilmesi için aynı zamanda TBK'nın 58. maddesinde belirtilen şartlar dahilinde kişilik haklarına yönelik bir saldırının da mevcudiyeti gerekir. Manevi zarar, kişinin duygusal dengesini bozan, yaşama sevincini, yaşama keyfini azaltan, panik, korku, dehşet, yas, öfke, iğrenme, elem, küçük düşme, utanç duyma, moralsizlik, tedirginlik, ümitsizlik, yalnızlık hissi, aşağılık hissi, hayal kırıklığı gibi olumsuz duygular, sarsıntılar veya fiziksel acılar olarak tanımlanabilir. Somut olayda, davacının kişilik hakkına saldırı olmadığı ve manevi tazminat şartlarını oluşmadığı anlaşılmakla; manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; tüm taleplerinin reddinin gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak; davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-DAVANIN REDDİNE, 2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL harçtan, peşin alınan 5.123,25-TL harcın mahsubu ile fazla alınan 4.391,25-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde DAVACIYA İADESİNE, 3-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davalı tarafından yapılan 885,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE, 7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE, 8-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının HMK m.333 hükmü gereği ilgilisine İADESİNE, 9-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/02/2026
Katip ... ¸e-imza
Hakim .... ¸e-imza