İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/940 E. 2026/567 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/940
- Karar No
- 2026/567
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/940 Esas KARAR NO : 2026/567
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 19/12/2025 KARAR TARİHİ : 10/07/2026
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın, işlemden kaldırıldığı (başvuruya bırakıldığı) tarihten itibaren üç aylık yasal süre içinde yenilenmediği anlaşıldığından Dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA / Davacı vekili 19.12.2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacı banka ile davalı arasında ... nolu Ticari Kredi Kartı, ... nolu Taksitli Ticari Kredi, ... nolu Ticari Kredi Kartı, ... nolu Ticari Kredili Mevduat sözleşmeleri dijital ortamda imzalandığını, davalının sözleşme hükümlerini yerine getirmemesi sonucu, kredi kartı borcundan dolayı davacı banka tarafından davalı tarafa ihtarname keşide edilmesi ile ödenmeyen taksit tutarının ödenmesi bildirilmiş aksi takdirde muacceliyet koşulunun gerçekleşeceğini ve kredi kartı borcunun tamamını gecikme faizi ve ferileriyle birlikte ödemek zorunda kalacağının ihtar edildiğini, kendisine gönderilen ihtarnameye rağmen, davalı sözleşme hükümlerini yerine getirmeyerek davacı bankadan kullanmış olduğu kredi kartı borcunu ödemediğini, davalı ile banka arasında imzalanan sözleşmelerin ilgili hükümleri gereğince ve hesabın katı ile verilen süre içerisinde borcun ödenmemesi üzerine davalı aleyhine önce ... Banka Alacakları İcra Dairesi... Esas Sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, davalı tarafın, ... Banka Alacakları İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasından kendisine gönderilen ödeme emri tebligatını tebellüğ etmesinin akabinde takibe, ödeme emrine, borca, faize, işleyecek faize itiraz ettiğini ve icra takibinin durduğunu, akdedilen sözleşmeler, ihtarnameler ve icra takip dosyası dikkate alındığında, davalı borçlunun itirazı haksız ve kötüniyetli olduğunu, geçerli hukuksal bir gerekçeye dayanmamakta olduğunu, davalı taraf anılan sözleşmelerin içeriğini ayrıntılı şekilde okuduğunu, davacı bankanın tüm aydınlatma görevi sorumluluğunu yerine getirdiğini, davalı borçlu kendi isteği ve kendi imzası ile kredi kartı sözleşmesini imzaladığını, işbu nedenle davalının faiz cihetindeki itirazı da hukuki mesnetten yoksun olduğunu, zira imzalanan Sözleşmenin ilgili maddelerinde faiz oranları belirlenerek karşılıklı kabul edildiğini ve alacaklı banka tarafından bu oranlara uygun olarak faiz işletildiğini, yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucu alacağın muayyyen likit bir alacak olduğunu, ayrıca davalının itirazının haksız, mesnetsiz ve sırf alacağın tahsilini geciktirmek amaçlı olduğunun anlaşılacağını, dava açılmadan arabuluculuk görüşmesi yapıldığını ancak bir anlaşmaya varılamadığını, bu nedenlerle, ödeme emriyle talep edilen kalemler yasa ve sözleşmeye dayanmakla, haksız itirazın kaldırılması gerektiğini, davalı itirazının iptali ile takiplere haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ederek haklı alacağımızın tahsilini zorlaştırdığından davalı aleyhine takibe konu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP / Davalı vekili 15/01/2026 tarihli cevap dilekçesinde özetle; icra dosyasına itiraz edilmiş olmakla itiraz davacı tarafça kabul edildiğini ve dosya yetkili ... İcra Dairesine gönderildiğini, dosyadaki yetkisizliği kabul ettikten sonra dosyanın tekrar ... Banka Alacakları İcra Dairesinde açılan dosya üzerinden takibe İstanbul'da itirazın iptali davasına konu edilmesi mümkün olmadığını, yetkili mahkemelerin artık ... mahkemeleri olduğunu, bu sebeple huzurdaki dava olmayan bir takibin iptali istemli olduğunu ve reddinin gerektiğini, davalılar açısından temerrüt koşulları oluşmadığını, bir an için temerrüt koşulları oluştu diye düşünülse bile; davalılardan ...'ın huzurdaki dosyadaki talep edilen farklı kredi borçlarından kefil sıfatı ile sorumlu tutulması da mümkün olmadığını, bilirkişi incelemesi neticesinde davacının alacağının bulunmadığının da ortaya çıkacağını, bu sebeple davanın reddinin gerektiğini, bu sebeplerle öncelikle davanın usulden reddini; giderek sübut bulmayan davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı taraf üzerine tahmilini bilvekale talep etmiştir. DELİLLER / Dosyada delil olarak; dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi, Uyap mündericatı ve tüm dosya kapsamı. GEREKÇE / Dava, bir İtirazın İptali davasıdır. Taraflarca takip edilmediğinden dosyanın 08/04/2026 tarihli celsede 6100 sayılı HMK'nun 150. maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 150/5. maddesinde işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren üç ay içinde yenilenmeyen davaların açılmamış sayılmasına karar verileceği düzenlenmiştir. Davacı tarafından açılan iş bu davanın, işlemden kaldırıldığı 08/04/2026 tarihinden itibaren üç aylık yasal süre içinde yenilenmediği anlaşıldığından HMK'nun 150/1- 5. maddeleri uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın 6100 sayılı H.M.K.'nın 150/1-5 maddeleri uyarınca AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, Alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcından peşin olarak yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 116,60-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin KENDİ ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, Davalı davada kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesi gereğince hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE, Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe çıkartılmasına, Dair, tarafların yokluğunda HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF Kanun Yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda karar verildi. 10/07/2026
Katip ¸
Hakim ¸