İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/933 E. 2025/1139 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/933
Karar No
2025/1139
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/933 Esas KARAR NO : 2025/1139

DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/04/2025 KARAR TARİHİ : 17/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava dilekçesinde özetle, Davacının davalı ... Limited Şirketi'nde 08/02/2012 tarihinde ticaret sicil gazetesinde ilan edilmek sureti ile 04/04/2022 tarihine dek şirket ortakları dışında haricen görevlendirmek sureti ile dışarıdan ücretli müdür olarak atandığını ve bu hususun Ticaret Sicil Gazetesi ile de sabit olduğunu, davacının üniversite eğitimini tamamlamış, yetişmiş bir eleman olarak bu tarihler arasında sözlü olarak yapılan anlaşma üzerine aylık net iki asgari ücret karşılığında davalı firma yetkilileri tarafından görevlendirildiğini, davacının görev yaptığı süre içerisinde, şirketin mali durumunun iyi olmaması ve ileri de kendisine fazlasıyla ödeme yapılacağı bahsiyle, aynı zamanda davalı şirket yetkilileri ile davacı arasında akrabalık ilişkileri nedeniyle de 122 aylık süre zarfında davacıya ücret ve diğer alacaklarla ilgili herhangi bir ödeme yapılmadığını, söz konusu alacaklarının kendisine ödenmesi konusunda davacı 25/12/2023 tarihinde Çatalca .... Noterliği vasıtasıyla davalı firmaya ihtarname göndermiş ise de davalı şirketin olumsuz cevap verdiğini ve bugüne kadar da davacının hak etmiş olduğu ücret alacağı ve diğer alacaklarla ilgili herhangi bir ödeme yapmadığını, ayrıca hiçbir gerekçe gösterilmeden sadece şirketin yeni ortaklarının yönlendirmesi ve zorlamasıyla davacı, şirket müdürlüğünden çıkarıldığını ve çalıştığı tarihler arasında da SGK kaydının davalı firmanın aksi beyanına karşın hiç yapılmadığını öğrenmiş bulunduğunu, beyanla işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap dilekçesinde özetle, Huzurdaki uyuşmazlığın iş mahkemesinin görev alınına girmediğini, dava ile ilgili görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, 4857 sayılı İş Kanunu'nun Tanımlar başlıklı 2. maddesinde işçi "Bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye " olarak tanımlandığını, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. maddesi'nde ise hangi davaların iş mahkemelerinde görüleceği düzenlendiğini, davacı ile davalı müvekkili şirket arasında hiç bir şekilde işçi-işveren ilişkisi bulunmadığını, davacı, şirket ortaklarından ...'nın oğlu olduğunu, annesini temsilen müvekkili şirkete müdür olarak atandığını, davacı annesini temsilen bu göreve geldiğini, annesinin hisselerini devralacağını ilettiğini, davacının şirket müdürü olduğu dönemde şirketin herhangi bir faaliyeti bulunmadığından bu işlemleri gerçekleştirmediğini, davacının müvekkili şirkette çalıştığını iddia ettiği dönemlerde sigortalı ve sigortası olarak başkaca kurumlarda çalıştığı dosya içerisinde yer alan hizmet dökümü ile de sabit olduğunu, kabul anlanıma gelmemekle birlikte zaman aşımı itirazlarının bulunduğunu, davacı annesinin hisselerini temsil etmek, annesine ait olan hisselerin kendisine devredileceğini söyleyerek aile şirketi olan şirkette diğer kuzeni .... ile birlikte müdür seçildiğini, davalı şirket davacının çalıştığını iddia ettiği dönemlerde gayri faal durumda olup, teknik iflas durumunda olduğunu, söz konusu dönemlerde şirketin teknik iflas durumunda olduğunu davacı tarafından da bilindiğini, davacı tarafından şirketin bu durumdan kurtulması ve yeniden faaliyete geçmesi için hiç bir faaliyette bulunulmadığını, şirketin borçlarının günden güne arttığını, davacı tarafın görevini yerine getirmemesi yapılacak olan toplantılara katılmaması nedeniyle kendisi defalarca sözlü olarak uyarıldığını, bu uyarılara rağmen müdürlük görevini yerine getirmediği için kendisine, Çatalca .... Noterliğinin 29 Nisan 2022 tarih ... Yevmiye numaralı ihtarnamesi (Ek-1) keşide edilerek kendisi genel kurul toplantısı yapılabilmesi için, genel kurul gün ve saatinin belirlenmesi için davet edildiğini, davacı taraf bu davete gelmesine rağmen herhangi bir karar alınmasına yardımcı olmadığı için kendisine şirketin içinde bulunduğu durum bir kez de Çatalca ... Noterliği'nin 12 Mayıs 2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtar edildiğini, şirketin yeniden faaliyette bulunmasını sağlayabilmek amacıyla 04.04.2022 tarihli genel kurulda şirketi münferiden temsil etmek üzere ... müdür olarak seçildiğini ve davacının müdürlük görevine son verildiğini, söz konusu genel kurul sonrasında müvekkili şirket yeniden faaliyete geçebilmek üzere, hızlıca kararlar alarak yatırımlara başlamış ve şirketi faaliyet yapabilecek hale getirdiğini, bu nedenlerle, davacı ile müvekkili şirket arasında işçi-işveren ilişkisi bulunmamasına rağmen bir an için böyle bir ilişkinin varlığı kabul edilse dahi; davacının müdürlük süresince davalı şirket için hiç bir faydalı işlemde bulunmaması, müdür olduğu sürede şirketin diğer müdürü olan ....'nın görüşme, karar alma, ortakları bilgilendirme, rödovansçı ile olan ilişkilerin yürütülmesinde, şirketin maden ruhsatın ve çevre izinleri ile ilgili yapılması gereken iş ve işlemlere kayıtsız kalması, mazeretsiz toplantılara ve görüşmelere katılmaması nedeniyle görevine haklı nedenle son verilmiş olduğundan kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanması hukuken mümkün olmadığını, davacının huzurdaki davayı açmasının hakkın kötüye kullanımı olup bu taleplerin kabul edilmesinin mümkün olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Dava; işçilik alacaklarının tahsili talebine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmü yer almaktadır. HMK 114/1.c maddesi uyarınca "Mahkemenin görevli olması" dava şartlarından olup, HMK 138 maddesi dikkate alınarak dava şartlarının öncelikle karara bağlanması gerekmektedir. HMK 115. maddesinde ise "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir..." düzenlemesi yer almaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmesi işçinin işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları veya işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekili konumunda bulunmaması gerekir. İş güvencesinden yararlanamayacak işveren vekilleri herşeyden önce, işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekilleri ile yardımcıları olduğuna göre, işletmenin tümünü yöneten müdürler ile yardımcıları iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacaktır. Ancak, işyerinde müdür veya müdür yardımcısı unvanının kullanılması tek başına iş güvencesi kapsamı dışında bulunma sonucunu doğurmaz. Önemli olan, kendisine temsil yetkisi verilip verilmediği ve işletmenin bütününü yönetip yönetmediğidir. Bu hususta görev tanımı ve konumuna bakmak gerekir. İş güvencesinden yararlanamayacak işveren vekillerinin ikinci grubunu, işletmenin değil de işyerinin bütününü yöneten ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekilleridir. Buna göre, işletmenin bütününü sevk ve idare edenler, başka bir şart aranmaksızın işveren vekili sayılırken; işletmenin değil de işyerinin bütününü sevk ve idare edenlerin 18’nci madde anlamında işveren vekili sayılabilmesi için ilave olarak, işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisini haiz olması şartı aranır. Ancak işletmeye bağlı bir işyerinde, bu işyerinin tümünü sevk ve idare eden, ayrıca işe alma ve işten çıkarma yetkisi olan işçi, iş güvencesi hükümlerinden yararlanamaz. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin uygulaması da bu yöndedir. Somut uyuşmazlıkta; davacının davalı şirkette 28/12/2011 tarihinden 04/04/2022 tarihine kadar müştereken temsile yetkili müdür olarak çalıştığı, dosya arasında yer alan Ticaret Sicili Müdürlüğü tarafından dosyaya sunulan kayıtlarda 28/12/2011 tarihli toplantıda; şirket ortakları dışından davacının yeniden belirleme yapılıncaya kadar şirket müdürlüğüne atanmasına, önceden müdür olarak atanan ... ve ...'in müdürlüklerinin devam etmesine, şirket kaşesi altında ... ile birlikte ... veya ...'nın (... - ... ya da ... -... olarak) atacakları imzaları ile birlikte şirketi birlikte temsil ve ilzam etmelerine, şirket müdürlerine üçüncü şahıslarla şirketi bir yıldan uzun süreli bağlayacak sözleşme yapma yetkisi verilmemiş olup bir yılı aşan sözleşmeler için ortaklar kurulu kararı aranmasına oy birliği ile karar verildiği, 04/04/2022 tarihli Olağanüstü Ortaklar Genel Kurul Toplantı Tutanağında şirket ortakları dışından müşterek imza yetkisi ile şirkete müdür olarak atanan ...'nın müdürlük görevinin sona erdirilmesine oy birliği ile karar verildiği, dosyaya gelen kayıtlarda davacının işçi alma çıkarma yetkisi olduğu yönünde bir ibareye yer verilmediği, davacının tek başına temsil ve ilzam yetkisi bulunmadığı anlaşılmakla işveren vekili olmadığı, hususları bir bütün halinde değerlendirildiğinde taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözme görevinin iş mahkemesine ait olduğu anlaşılmakla; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Görevin Belirlenmesi ve Niteliği" başlıklı 1. maddesinde, mahkemelerin görevinin ancak kanunla düzenleneceği ve göreve ilişkin kuralların kamu düzeninden olduğu belirlendiğinden bu hususun mahkemelerce yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerektiği dikkate alınarak mahkememizin görevsizliğine, davanın HMK 114/1-c maddesine istinaden 115/1-2 gereğince görev yönünden usulden reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Görevli mahkemenin Silivri .... İş Mahkemesi olduğuna, 3-Mahkememiz kararının kanun yoluna götürülmeksizin kesinleşmesi halinde daha önce de Silivri ... İş Mahkemesince görevsizlik kararı verildiğinden olumsuz görev uyuşmazlığının, halline dair merci tayini için dosyanın İSTANBUL BAM .... Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, 5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde karar verildi. 17/10/2025

Katip ... e-imza

Hakim ... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/933, K. 2025/1139, T. 17.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-933-e-2025-1139-k-af346a3f2cbb