İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/989 E. 2025/1152 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/989
- Karar No
- 2025/1152
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/989 Esas KARAR NO : 2025/1152
DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/10/2025 KARAR TARİHİ : 22/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Kambiyo Senedi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı arasında geçmişte sınırlı bir ticari ilişki mevcut olup, bu kapsamda zaman zaman mal alım-satımı yapıldığı, ancak, davalı şirketin elinde bulunan ... Bankası ... Şubesi’ne ait, 31/07/2025 tarihli, 1.100.000,00 TL bedelli, ... seri numaralı çek, herhangi bir borç ilişkisine dayanmadığını, söz konusu çek, davalıya herhangi bir mal veya hizmet alımı karşılığında verilmediği, davalının, davacıdan alacağı bulunmadığı halde, haksız ve kötü niyetli şekilde bu çeki ibraz ettiğini iddia ederek, ardından da karşılıksız işlemine konu ettiğini, davalı taraf, bu haksız işlemini ileri götürerek, davacı hakkında 5941 sayılı Çek Kanunu uyarınca İcra Ceza Mahkemesi nezdinde şikayette bulunulduğu ancak ortada geçerli bir borç ilişkisi olmadığından, davalı tarafın bu eylemi açıkça hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu belirterek, davacının, çekin düzenlenmesine konu olabilecek herhangi bir mal teslimi, hizmet sunumu, cari hesap alacağı, borç devri veya bedel ödemesine ilişkin bir hukuki nedenin bulunmadığını açıkça ortaya koyduğunu belirtmiş, Türk Borçlar Kanunu’nun 97. maddesi uyarınca, borç doğurucu bir hukuki sebep bulunmadıkça borç ilişkisi kurulmuş sayılamadığını, çekin soyut bir kambiyo senedi niteliği taşıdığını belirterek geçerli bir temel borç ilişkisine dayanmadığı takdirde, alacaklı bu çeki icra veya ceza takibine konu edilemeyeğini belirterek davanın kabulünü talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Dosya üzerinde yapılan inceleme sırasında arabuluculuk son tutanak aslının dosya içeriğinde olmadığı gibi davacı tarafından arabuluculuğa da hiç başvurulduğu ancak davanın açılma tarihi itibariyle arabuluculuk sürecinin sonuçlanmadığı anlaşılmaktadır. Nitekim Mahkememizce Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'ne müzekkere yazılarak taraflar arasındaki arabuluculuk dosyasının gönderilmesi istenilmiş olup, gelen dosya incelendiğinde; davacı tarafından 21.10.2025 tarihinde işbu dava ile aynı tarihte arabuluculuk başvurusunun yapıldığı, henüz arabuluculuk sürecinin sonuçlanmadığı ve son tutanağın düzenlenmediği, tarafların arabuluculuk faaliyeti kapsamında görüşme bile gerçekleştirmediği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nın 114 maddesinde, dava şartları açıkça sayılmış olup, mahkeme tarafından resen gözetilir. HUAK m. 18/A (2) hükmünde dava şartı arabuluculuğa mutlaka dava açmadan önce başvurulması ve arabuluculuk sonucunda tarafların anlaşamamış olması zorunlu tutulmuştur. HMK 114/2 ye göre (2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır. denilerek özel kanunlarla da özel dava şartı getirildiğinden resen inceleme yapılacağı sabittir. 6102 sayılı Kanun'un dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin 5/a maddesi şu şekildedir: "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." Bu kapsamda; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması 01 Eylül 2023 tarihinden itibaren dava şartıdır. İlgili hükümden görülebileceği üzere 6102 sayılı Kanun'un 5/a maddesinde yapılan değişiklik ile menfi tespit ve istirdat davaları da dava şartı zorunlu arabuluculuk uygulaması kapsamına alınmış olup, menfi tespit ve istirdat talepli davalarda dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması ve arabuluculuk sonucunda tarafların anlaşamamış olması noktasında son tutanağın Mahkemeye sunulması zorunlu hale gelmiştir. Dava tarihinin 01.09.2023 tarihinden sonra olduğu, davacının dava dilekçesindeki talebinin menfi tespite yönelik olduğu, gelen arabuluculuk dosyasına göre davacının işbu dava ile aynı tarihte arabulucuk başvurusunda bulunduğu, henüz taraflarca görüşme dahi yapılmadığı gibi arabuluculuk anlaşamama son tutanağının düzenlenmediği arabululucuk dosyasının incelenmesinden anlaşılmıştır. Dava tarihi itibariyle davacının menfi tespit talebine yönelik işbu davasının dava şartı zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu ve ilgili uyuşmazlığına yönelik arabuluculuk sürecinin sonuçlanmadığı ve taraflar arasında dava tarihinden önce düzenlenmiş bir arabuluculuk anlaşamama son tutanağının olmadığı anlaşılmakla işbu davanın zorunlu arabuluculuk dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usûlden reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A maddesi 1.fıkrası gereğince arabuluculuk özel dava şartı yokluğundan HMK 115. Maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğundan USÛLDEN REDDİNE, 2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harç peşin alındığından bakiye harç tayinine yer olmadığına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine, 5-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ila 360'ncı madde hükümleri uyarınca, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda tensiben karar verildi. 22/10/2025
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır