İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/991 E. 2025/982 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/991
- Karar No
- 2025/982
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/991 Esas KARAR NO : 2025/982
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/05/2025 KARAR TARİHİ : 21/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/10/2025 Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkillerinin, İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mah, ... Ada, ... Parsel ve ... Ada, ... Parselde kayıtlı arsalar üzerinde 6306 Sayılı Kanun Kapsamında Kentsel Dönüşüm Amaçlı Arsa Satışı Karşılığı Gelir Hasılat Paylaşımı Usulü (Kaper Sitesi) inşaat yapılması işini üstlendiklerini, davalı firmanın ise müvekkili şirketi ile tanzim ettiği 06.01.2024 tarihli Taşeron Sözleşmesi kapsamında 'İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mah, ... Ada, ... Parsel ve ... Ada, ... Parsel Sayılı Taşınmazlarda (... Sitesi) 6306 Sayılı Kanun Kanun Kapsamında Kentsel Dönüşüm Amaçlı Arsa Satışı Karşılığı Gelir Hasılat Paylaşımı Usulü İle İnşaat Yapılması İşi'ne ait mekanik işlerinin yapımını, bahsi geçen sözleşme şartlarında taahhüt ederek üstlendiğini, davalı şirketin, taahhüdü altında devam eden işler kapsamında verilmiş olan iş programından saptığını ve geciktiğini, bünyesinde yeterli sayıda ve nitelikte teknik personel yahut işçi çalıştırmadığını ve tüm bunlara bağlı olarak projenin tamamında ciddi gecikmelere sebebiyet verdiğini, yaşanan gecikmeden ötürü projenin tamamındaki imalatlarda kullanılacak malzeme ve işçilik maliyetlerinde fahiş oranlarda artış olduğunu, imalat kalitesi geri dönülemez nitelikte etkilendiğini ve hatalı imalatların diğer tüm imalatları etkilediğini, davalı firmaya Kadıköy .... Noterliği'nin 14.08.2024 Tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderildiğini, İşbu ihtarnamenin davalı şirkete 15.08.2024 tarihinde tebliğ edilmişse de ihtarnamede bahsi geçen hususların yerine getirilmediğinden, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin müvekkili şirketi tarafından haklı sebeple, tek taraflı, tekrardan bildirime hacet olmaksızın ve tazminatsız olarak feshedildiğini beyan ederek davanın kabulü ile ve fazlaya ilişkin tüm hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla; 1.000,00-TL (şimdilik) – yapılacak keşif icrası ve bilirkişi incelemesi neticesinde ve dosya kapsamına sunulan, sunulacak ve yine mahkemece toplanacak delilleri kapsamında (Taraflar arasında akdedilen sözleşmeler, ekleri, keşif listesi, iş programı, teknik şartnameler, tutanaklar, saha tespit durum tespit raporları, fotoğraflar, videolar, ihtarnameler, ek protokoller, hakkediş raporları, ilerleme raporları, durum tespit raporları, idare tutanakları, şantiye tutanakları, ihtarlar, ihbarlar, ... yazışmaları, mail kayıtları, fotoğraflar, video görüntüleri, banka kayıtları, dekontlar, makbuzlar, belediye, tapu kayıtları, imar, çap, kroki vb.) tespiti neticesinde; davalı ... Yapı tarafından taahhüt edilen ancak yerine getirilmeyen edimler karşılığında, TBK'nın sebepsiz zenginleşmeye dair hükümleri ve ilgili yasal sair mevzuat uyarınca, davacı müvekkilleri tarafından çek ve nakit ödeme yolu ile yapılan fazla ödemelerin, ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizleriyle birlikte davalı şirketten tahsiline,1.000,00-TL (şimdilik) – davalı şirketin taraflar arasında akdedilen taşeron sözleşmesi ve eki özel şartnamelerde açıkça düzenlenen yükümlülüklerini ihlal etmesi neticesinde; işin süresinde tamamlanmaması, iş sağlığı ve güvenliği kurallarına aykırı davranılması, sözleşmenin haksız ve hukuka aykırı şekilde ihlal edilerek feshine sebep olunması, yeterli teknik personel ve ekipmanın sağlanmaması, eksik ve hatalı imalat yapılması gibi sebeplerle sözleşme ve eklerinde öngörülen tüm cezai şart alacaklarımızın; cezai şartların doğduğu ihlal tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizleriyle birlikte davalı şirketten tahsiline, 1.000,00-TL (şimdilik) taraflar arasında akdedilen sözleşme ve eki özel şartnameler uyarınca; davalı tarafın işçilerinin işçilik alacakları, arabuluculuk süreçlerine ilişkin ödemeler, SGK primleri, stopaj, KDV, vergi ve diğer yasal kesintiler ile all-risk, ferdi kaza ve işveren mali mesuliyet sigortaları, İSG giderleri, kamp alanı kullanımı, yemek, güvenlik, elektrik, su, doğalgaz ve sair genel giderler kapsamında davalı şirket tarafından karşılanması gereken ancak ödenmediğinden dolayı davacı müvekkil tarafından yapılan ödemelerin, ödeme tarihlerden itibaren işleyecek avans faizleriyle birlikte davalıdan rücuen tahsiline, 1.000,00-TL (şimdilik) – davalı tarafından, sözleşmenin feshi tarihine kadar; sözleşme ve eklerine aykırı şekilde hatalı veya eksik yapılan imalatlar nedeniyle, taraflar arasında akdedilen sözleşmeler uyarınca davalı nam ve hesabına müvekkil şirket tarafından üçüncü kişilere yaptırılan işler karşılığı ödenen bedellerin, ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizleriyle birlikte davalı şirketten tahsiline, 1.000,00-TL (şimdilik) – Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin, davalı şirketin yükümlülüklerini ifa etmemesi nedeniyle davacı müvekkili tarafından haklı nedenle feshedilmesini takiben, sözleşme hükümleri gereğince eksik bırakılan imalatların davalı nam ve hesabına yaptırılan işler karşılığı ödenen bedellerin, ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizleriyle birlikte davalı şirketten tahsiline, 1.000,00-TL (şimdilik) – Davalı tarafın edimlerini yerine getirmemesi ve sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini ihlal etmesi nedeniyle, uyuşmazlık sürecinde davacı müvekkil tarafından yürütülmek zorunda kalınan zorunlu arabuluculuk başvuruları, noter ihtarnameleri, ihtiyati tedbir talepli dosyalar, dava açılışı için yapılan giderler ve vekil avukatlara ödenen vekâlet ücretleri gibi yasal ve zorunlu masraf kalemlerine ilişkin olarak yapılan ödemelerin, ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizleriyle birlikte davalı şirketten tahsiline, 1.000,00-TL (şimdilik) – davalı şirketin sözleşmesel yükümlülüklerini ihlal etmesi, işi süresinde ve gereği gibi ifa etmemesi ve fesih tarihine kadar eksik veya hatalı davranışları neticesinde; müvekkili şirketinin üçüncü kişi ve kurumlara karşı sorumluluk üstlenmek, ek maliyetlere katlanmak ve zincirleme ticari zararları karşılamak zorunda kalmasından doğan tüm gider ve zararların, ödeme tarihleri açıkça tespit edilebilen kalemler yönünden bu tarihlerden, diğer kalemler yönünden ise zararın doğduğu tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline, 1.000,00-TL (şimdilik) davalı şirketin sözleşmesel yükümlülüklerini ihlal etmesi, işi süresinde ve fen/sanat kurallarına uygun şekilde ifa etmemesi, eksik, hatalı ve kontrolsüz imalatlar yapması, iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerine aykırı hareket etmesi ve bu ihlallerin kamuoyuna ve hak sahiplerine yansıması neticesinde; müvekkil şirketin ticari itibarı, marka değeri ve müşteri güveninin zedelenmesine sebebiyet verilmesi nedeniyle uğranılan manevi zararın, dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline ve yargılama giderleriyle birlikte vekâlet ücretlerinin de davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. YANIT: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davada öncelikle ve esas olarak taraflar arasındaki sözleşmenin davacı tarafından haklı nedenle fesih edilip edilmediğinin tespiti gerektiğini ancak dava dilekçesinde sözleşmenin neden haklı nedenle feshedildiğine ilişkin ne bir delil sunulduğu ne de bu konudaki iddiaların somutlaştırılabildiğini, davacının talep sonucuna bakıldığında işçilik alacaklarına ilişkin kısım haricindeki tüm talepler sözleşmenin haklı nedenle fesih edilip edilmediği ön sorununa sıkı sıkıya bağlı olduğunu, davacının sözleşmeyi feshettiği tarih kendi ifadesine göre 15.08.2024 olduğunu, açıklanacağı üzere esasen bu tarihin doğru olmadığını ancak doğru kabul edilse bile 15.08.2024 tarihinde inşaatın halihazır durumunu gösteren bir delil dosyada olmadığını, davacı tarafından Ağustos 2024'ün ilk haftasında fiilen sözleşme feshedilene kadar, müvekkilin, üzerine düşen yükümlülüklerin tamamını yerine getirdiğini, taraflar arasında akdedilen 25.10.2023 tarihli taşeron sözleşmesi uyarınca ... SİTESİ'ndeki MEKANİK İŞLER’in yapılması müvekkil tarafından üstlenilmiş; müvekkil de sözleşmede belirtilen zaman, şart ve koşullarda kendisine düşen tüm edimleri yerine getirdiğini, müvekkilinin bu edimlerini yerine getirmek için sözleşmede belirtildiği şekilde şantiye alanında işçilerini hazır bulundurmuş, konteyner ofis ve diğer alt birimlerini şantiye alanına yerleştirmiş, sözleşme uyarınca üstlendiği mekanik işleri yapabilmek adına gerekli tüm mal, ürün, alet ve edevatı hazır bulundurduğunu, Müvekkilinin sözleşmeye uygun bir şekilde imalatları yapmaktayken, hatta ... sitesindeki 4 bloğun tüm mekanik işleri ile 5. blokta da bir kısmını tamamlamışken aşağıda açıklanacağı üzere Ağustos 2024'ün ilk haftasında davacı tarafından şantiyeye alınmaması nedeniyle işleri tamamlayamadığını, dava dilekçesinde müvekkiline verilen çeklerin, müvekkilinin hakedişinden fazla olduğu iddia edilerek fazladan yapılan ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi istendiğini, müvekkilinin 4 bloktaki işlerinin tamamını bitirdiğini, 5. bloktaki işlerin de bir kısmını, şantiyeden zorla atılana değin yaptığını, bu işlerin hakedişi, davacı tarafından verilen çek bedellerinin toplamından çok daha fazla olduğunu, bu hususun keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde ortaya çıkacağını beyan ederek davacının manevi tazminat talebine arabuluculuk tutanağında yer verilmediğinden bu talep yönünden davanın dava şartı yokluğundan reddine, davanın diğer tüm talepler yönünden esastan reddine; yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, taraflar arasında tanzim edilen 06/01/2024 tarihli taşeron sözleşmesi kapsamında davalı tarafın yapımını üstlendiği mekanik işlerin sözleşmeye uygun olarak yerine getirilmediği, davacı tarafından bu doğrultuda fazla ödeme yapıldığı ve davalı tarafın sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle davacı tarafın sözleşmeyi haklı sebeple feshettiği iddiası ile maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. -Davacı tarafından işbu davanın ilk olarak Mahkememizin ... esas sayılı dosyası üzerinden ikame edildiği, ilgili dosyanın 17/10/2025 tarihli duruşma ara kararında "davacı tarafın manevi tazminata ilişkin talebinin işbu dosyadan tefriki ile yeni bir esasa kaydedilmesine, manevi tazminat yönünden yargılamaya tefrik edilen dosya üzerinden devam olunmasına karar verildiği" görülmektedir. Manevi tazminat yönünden tefrik edilen dosya Mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. -Yukarıda yer verildiği üzere davacı tarafın talebi 06/01/2024 tarihli taşeron sözleşmesi kapsamında maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. -Davacı tarafın dava dilekçesi ekinde sunduğu arabuluculuk son tutanağının incelenmesinde, taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmelerinin; "Fazla ödemelere ilişkin: Karşı Taraf ... Yapı tarafından taahhüt edilen ancak yerine getirilmeyen edimler karşılığında, TBK'nın sebepsiz zenginleşmeye dair hükümleri ve ilgili mevzuat uyarınca başvurucu müvekkiller tarafından yapılan fazla ödemelerin, ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizleriyle ve uyuşmazlığın yargılamaya konu olması halinde yargılama giderleri ile vekalet ücretiyle beraber tahsili, Zararlara İlişkin: Karşı tarafça, taraflar arasında akdedilen sözleşme ve eklerine aykırı olarak hatalı yapılan imalatlar nedeniyle; müvekkilin işbu hatalı imalatları, sözleşme gereği karşı taraf nam ve hesabına yeniden başkaca firmalara yaptırmak zorunda kalması sebebiyle uğradığı maddi zararların, Sözleşmenin haklı nedenle feshi ve işin karşı tarafça yarım bırakılarak tamamlanmaması gibi nedenlerle, müvekkillerimin; mekanik işlerinin kalan kısmını, sözleşme gereği karşı taraf nam ve hesabına başkaca firmalara yaptırmak zorunda kalması sebebiyle uğradığı maddi zararların, Karşı tarafça, taraflar arasında akdedilen sözleşme ve eklerine aykırı olarak eksik ve hatalı yapılan imalatlar neticesinde müvekkilin projesindeki başkaca imalatlarda meydana gelen zararların; sözleşme gereği karşı taraf nam ve hesabına giderilmek zorunda kalınması sebebiyle uğradığı maddi zararların, Taraflar arasında akdedilen sözleşme ve ekleri uyarınca, Karşı Tarafın ödeme yükümlülüğünü üstlendiği ancak işbu yükümlülüğünü yerine getirmemesi sebebiyle müvekkilimizin yapmak zorunda kaldığı ödemelerin tamamının, Taraflar arasında akdedilen sözleşme ve ekleri uyarınca kararlaştırılan gecikme ve sair cezai şart tazminatlarının, Müvekkilin, karşı tarafın sözleşmeye aykırı davranması sebebiyle mekanik imalatlarında ve başkaca imalatlarda ve projenin genelinde yaşadığı gecikme sebebiyle uğradığı maddi zararların, Karşı tarafın sözleşmeye aykırı hareketleri, hatalı ve eksik imalatları nedeniyle müvekkillerimin uğradığı menfi ve müspet tüm zararların işleyecek avans faizleriyle ve uyuşmazlığın yargılamaya konu olması halinde yargılama giderleri ile vekalet ücretiyle beraber tahsili" hususlarında yapıldığı ve son anlaşmazlık tutanağının bu doğrultuda düzenlendiği görülmektedir. -6102 Sayılı TTK 'nun 5/A maddesi (Ek:6/12/2018-7155/20 md.) "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. (2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir." şeklinde düzenlenmiştir. -6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nın 114 maddesinde dava şartları açıkça sayılmış olup, mahkeme tarafından resen gözetilir. -Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda Mahkememizce yapılan değerlendirmede; davacı tarafın maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden davayı ikame ettiği, arabuluculuk görüşmelerinde ayrıntılı olarak müzakere edilen hususların maddi tazminat istemlerine ilişkin olduğu, manevi tazminat yönünden usulüne uygun bir arabulucuk son tutanağının bulunmadığı görülmektedir. Bu nedenle iş bu manevi tazminat yönünden ikame edilen davanın 6102 Sayılı TTK'nun 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesinin 1.fıkrasına aykırı olarak arabuluculuk kurumuna başvuru yapılmadan açılmış olması nedeniyle, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın 6100 sayılı HMK'nin 114/2 ve 115/2. Maddeleriyle 6102 sayılı Ticaret Kanunu'nun 5/A-1 maddesi gereğince arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir edilen 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleşiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi.
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır