İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/93 E. 2026/445 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/93
Karar No
2026/445
Karar Tarihi

T.C. ...12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA ON İKİNCİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ K A R A R

ESAS NO : 2025/93 KARAR NO : 2026/445

BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...

DAVA : İtirazın İptali (Adi Ortaklıktan Kaynaklı ) DAVA TARİHİ : 16/07/2021 KARAR TARİHİ : 08/05/2026 G. KARAR YAZIM TARİHİ : 15/05/2026 Davacı vekilince açılan Adi Ortaklıktan Kaynaklı (Alacak ) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, davalı ... 'in ... .... .... .... .... .... ... tarihinde kullandığı krediye kefil olduğunu. Bu kullanılan kredi için ilgili banka tarafından davalının eşi...ve müvekkil adına kayıtlı bir takım gayrimenkulleri üzerine ipotek tesis edildiğini. Davalının kredi taksitlerini zamanında ödemediğinden temerrüt koşullarının oluştuğunu. Bu nedenle müvekkilin kendi adına kayıtlı olan aile konutu niteliğinde olan mesken vasfındaki evinin banka tarafından icra kanalı ile satılmasının önüne geçmek için , banka ile anlaştığını ve kredi veren bankaya 16/06/2020 tarihinde 270.000 TL ödeme yaparak , evinin üzerindeki banka lehine tesis edilmiş ipoteğin fekkini gerçekleştirdiğini. Davalı aleyhine bu ödemenin tahsili için ... .... .... esas dosyasından icra takibine girişildiğini. Ancak davalının taraflar arasındaki adi ortaklık sözleşmesinden bahisle itiraz ettiğini. Davalı ile müvekkili arasında adi ortaklık kurduklarını, ancak davalının kötü niyetli davranarak çekilen kredi ile alınan hayvanları, müvekkilden habersiz sattığını ve bedelini kendisine mal ettiğini. Davalının adi ortaklığı kendi kendine tasfiye ettiğini belirterek, takibe yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Görev itirazında bulunmuş, dava konusu alacağın bankadan çekilen ticari kredi borcuna bağlı kefalet ve adi ortaklık sözleşmesinden kaynaklandığını, bu nedenle görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu, esasa ilişkin olarak da davacının yapmış olduğu ödemenin taraflar arasındaki adi ortaklık sözleşmesi kapsamında ödemesi gereken bir bedel olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, adi ortaklık sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemli icra takibinde itirazın iptaline ilişkindir. Davacı vekilince, Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/602 Esas sayılı dosyasında açılan davada, 16/12/2021 tarih ve 2021/857 sayılı karar ile; mahkemelerinin görevsiz olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddi kararı ve kesinleşmesi sonrasında, Mahkememize tevzi edilen dosyanın 2022/497 esas sıramıza kaydı ile 21/11/2022 tarih ve 2022/497E. 2022/927 K. Sayılı kararımızla; zorunlu arabuluculuk başvuru yoluna gidilmeksizin davanın ikame edildiğinden, 6201 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5/A maddesinin 1. fıkrası ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk kanununa 7155 sayılı yasanın 23. maddesi ile eklenen 18/A-2 maddesi gereğince bu husus mahkememiz açısından özel dava şartı olduğu ve eldeki davada da bu hususun arandığı, dava şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından HMK'nın 114 ve 115. maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin iş bu kararı istinafı üzerine, ...BAM 24. HD nin 19/12/2024 tarih ve 2024/1504E. 2024/1734K.Sayılı ilamıyla;"...Eldeki itirazın iptali davasının 16/07/2021 tarihinde açıldığı anlaşıldığından, Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan iş bu davada, arabuluculuk dava şartının yasanın yürürlük tarihi itibariyle uygulanmasına imkan bulunmamaktadır. Bu durumda davanın, açıldığı tarih itibariyle arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı anlaşıldığına göre, mahkemece; taraflardan delilleri sorularak oluşacak sonuca göre davanın esası hakkında hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle kararımız kaldırılarak dosyamız geri çevrilmiştir. Mahkememizce iş bu geri çevirme kararı sonrasında yukarıdaki esasımıza kayıt ile bilirkişi raporu sonrası, adi ortaklığın tasfiyesi için TBK 644. Maddesi gereğince tasfiye memuru atanmasına ilişkin ara kararı kurulmuş ise de tasfiye memur ücretleri yatırılmadığından tasfiye işlemlerine geçilmemiştir. İş bu davada açılış tarihi 16/07/2021 itibariyle dava değerinin 270.000,00 TL olduğu ve basit usul de yargılamaya tabi olduğu anlaşılmaktadır. Davacı vekilinin 21/11/2025 tarihli celsede dosyayı müracaata bıraktığı ve daha sonra yenilendiği görülmüştür. Yine yenilenen bu davada, davacı vekili 06/05/2026 tarihli beyan dilekçesiyle, davayı takip etmeyeceklerini, buna karşın 08/05/2026 tarihli celseye katılan davalı vekilide davayı takip etmeyeceklerini, bildirmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 320/4. maddesinde; "Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır", aynı Kanunun 150/6. maddesinde "İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır" düzenlemeleri yer almaktadır. Tüm bu nedenler ve yasal düzenleme nazara alındığında, ilk yenilemeden sonra dosyanın 08/05/ 2026 tarihli oturumunda ikinci kez takipsiz bırakıldığı, basit usule tabi iş bu davada ikinci kez dosyanın müracaata bırakılmayacağı ve açılmamış sayılmasına karar vermek gerekeceğinden aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- 6100 sayılı HMK'nun 320/4. Maddesi gereğince basit usulde görülen davalarda dosyanın bir defadan fazla işlemsiz bırakılmayacağından, davacının davasının AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Alınması gereken 732,00 TL maktu harcın, 3.260,93 TL peşin harçtan düşümü ile artan 2.528,93 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine, 3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/1. maddesi uyarınca, ön inceleme tutanağının imzalanmasından önce davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğinden, 270.000,00 TL dava değeri üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin yarısı olan 22.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı davacı vekilinin yokluğunda oy birliği ile verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/05/2026

Başkan ... ✍e-imzalıdır Üye ... ✍e-imzalıdır Üye ... ✍e-imzalıdır Katip ... ✍e-imzalıdır

"Bu Evrak 5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre UYAP Sistemi Üzerinden Elektronik Olarak İmzalanmıştır."

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/93, K. 2026/445, T. 08.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-93-e-2026-445-k-a1aa5a3194e4