İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/93 E. 2025/204 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/93
Karar No
2025/204
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ

DOSYA NO : 2025/93 KARAR NO : 2025/204

DAVA : MENFİ TESPİT (Adi Ortaklık Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/02/2025 KARAR TARİHİ : 12/03/2025

Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen MENFİ TESPİT (Adi Ortaklık Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Tarafların eskiden beri arkadaş olduklarını, davalının müvekkilini ikna etmesi sonucu taraflar arasında ... 44. Noterliğinin ... gün ve ... yevmiye ile adi ortaklık sözleşmesi tesis edildiğini, ... isimli ortaklığın faaliyet konusunun bayan kuaför ve güzellik merkezi olarak belirlendiğini, söz konusu işletmenin ...adresinde ... Vergi Dairesine bağlı olarak ... Vergi Numarası ile faaliyette bulunduğunu, üç yılı aşan ortaklık sürecinde davalının başlangıçta ekonomik sıkıntılarını göstererek müvekkilinden önemli miktarda paralar aldığını, ortaklık faaliyeti devam ederken kasa hareketlerinin tamamen davalının denetiminde olduğunu, müvekkiline hiç bir surette hesap verilmediğini, müvekkilinin karşı taraftan yüksek miktarda alacağı bulunduğunu, ticari faaliyetin beşeri ilişkisine zarar vermemesi ve karşı tarafın davranış biçiminden rahatsız olan müvekkilinin davalı tarafla anlaşarak ... 27. Noterliğinin ... gün ve ... Yevmiye Numaralı fesihnamesi ile ortaklığını sonlandırdığını, müvekkilinin bu tarihten sonra karşı tarafla ortaklık müddetince payına düşen alacağı belirlemek için sözlü olarak bir çok kez konuşsa da herhangi bir netice alamadığını, bu görüşmelerinin birinde karşı tarafın 2024 yılının sonunda oturup konuşabileceğini yıl sonu bilançolarına o zaman erişebileceğini söylediğini, müvekkilininde tamamen iyi niyetli bir şekilde o tarihlerde yurt dışında olacağını ve 05 Ocak 2025 tarihinde Türkiye'de olabileceğini belirttiğini, 26.12.2024 tarihinde ... şehrine gittiğini, 05.01.2025 tarihinde döndüğünü, davalının bu durumu bilmesine rağmen ... 11.İcra Müdürlüğünün ... takip numarası ile ilamsız icra takibi başlattığını, müvekkilinin yurt dışında olması nedeniyle tebligata geç muttali olduğunu, hem icra dosyasına itirazda bulunulduğunu, hem de 08.01.2025 tarihinde ... 2. İcra Hukuk Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası üzerinden tebligatın iptali ve gecikmiş itiraz konulu dava ikame edildiğini, karşı tarafın dava açtıkları tarih ile ... 2. İcra Hukuk Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası üzerinden takibin tensiben durdurulmasına karar verildiği tarihe kadar müvekkiline ait banka hesaplarına haciz yazıları gönderdiğini, adına kayıtlı bulunan araçlarında yakalanması talebinde bulunduğunu, bankalar nezdinde zor duruma düşürüldüğünü, riskli müşteri konumuna getirildiğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, ... 11.İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyasında müvekkilimin borçlu olmadığının tespiti ile müvekkilim yönünden takibin iptaline, icra takibi haksız ve kötü niyetli yapıldığından lehimize %20 tazminata hükmolunmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı tarafa dava dilekçesi17.02.2025 tarihinde tebliğ edilmiş, davaya cevap verilmemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; adi ortaklığın tasfiyesinden kaynaklanan borcun olmadığı iddiasına dayalı olarak borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkin, İİK.nun 72/3.maddesine göre açılmış Menfi Tespit davasıdır. Davaya dayanak ... 11.İcra Müdürlüğünün... sayılı icra takip dosyasında takibin, davalı tarafından davacı aleyhine "Yapılan ortaklık sözleşmesi gereğince borçlu tarafın payına düşen ve ödenmeyen kira ve tüm sair giderler 470.000,00 TL" açıklamasıyla başlatıldığı anlaşılmaktadır. Davacı ise taraflar arasındaki adi ortaklık sözleşmesinin fesh edildiğini, bu ortaklıktan dolayı borcunun olmadığını, alacağının bulunduğunu iddia etmektedir. Davadaki temel ilişkinin "Adi Ortaklık Sözleşmesi"nden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 1/1. maddesi uyarınca mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması zorunludur. Bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar 6102 sayılı TTK'nun 4. Maddesi uyarınca TTK'nda düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nun 4. Maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır. Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunundan doğan hukuk davalar ticari dava sayılmıştır. Huzurdaki dava anılan maddede belirtile; Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde yer alan mutlak ticari dava değildir. Nispi ticari davalar ise TTK.nun 5.maddesinde düzenlenmiş olup, her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır. Gelir İdaresi Başkanlığı İstanbul Defterdarlığı Esenyurt Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 27.02.2025 tarihli cevabi yazılarında "Dairemiz kayıtları tetkik edilmiş ve ilgili mükellefin 16.12.2010 ile 03.06.2014 tarihleri arasında "İlgi esas sayılı yazınıza istinaden dairemiz mükellefi ... vergi kimlik numaralı ... hakkında yapılan GİBintra tetkikleri sonucunda mükellefin vermiş olduğu son beyanname olan 04-06/2024 dönemi Gelir Geçici Vergi beyannamesine göre işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu görülmüştür." denilmiştir. Buna göre davacının tacir olmadığı esnaf büyüklüğünde işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu, ...sayılı Bakanlar Kurulu Kararı çerçevesinde Gelir Vergi Beyannameleri ile eki performans bilgileri tablosu ve işletme hesap özetlerine göre VUK 177/1-3 madde hükümleri uyarınca 1. sınıf tacir olmadığı, bilanço esasına göre defter tutan kimselerden olmadığı, yıllık alış satış hadlerine göre esnaf olduğu, işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu anlaşılmıştır. Gelir İdaresi Başkanlığı İstanbul Defterdarlığı ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 17.02.2025 tarihli cevabi yazılarında "İlgi tarih sayılı yazınıza istinaden yapılan tetkikte, dairemiz ... vergi kimlik numaralı ... mükellefi hakkında istenilen mükellefiyet kaydı yazımız ekindedir. İlgili mükellefin 'İşletme Hesabı'na' göre defter tuttuğu anlaşılmış olup en son düzenlümiş olduğu Yıllık Gelir Vergisi beyannamesi yazımız ekinde tarafınıza sunulmuştur." denilmiştir. Buna göre davacının tacir olmadığı esnaf büyüklüğünde işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu, ... sayılı Bakanlar Kurulu Kararı çerçevesinde Gelir Vergi Beyannameleri ile eki performans bilgileri tablosu ve işletme hesap özetlerine göre VUK 177/1-3 madde hükümleri uyarınca 1. sınıf tacir olmadığı, bilanço esasına göre defter tutan kimselerden olmadığı, yıllık alış satış hadlerine göre esnaf olduğu, işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu anlaşılmıştır. 6335 Sayılı Yasanın 2. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK'nun 5. Maddesinin 3 ve 4 nolu fıkraları değiştirilerek Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüştürülmüştür ve görev hususu HMK'nun 114/c maddesi uyarınca dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır. Açıklanan nedenlerle huzurdaki dava, davacının esnaf olması nedeniyle ticari bir dava değildir. Davada, mahkememiz görevli olmayıp, genel mahkemeler görevli olduğundan (Emsal: Yargıtay 3.HD.nin 24.11.2022 tarih ve...E. ... K.ile 06.10.2022 tarih ve ... E. ... K.ile 16/06/2022 tarih ve ...E....K. ile 19.01.2016 tarih ve ...E.... K.ile Yargıtay 23.HD.nin 28.12.2015 tarih ve ... E....K.ile 25.11.2015 tarih ve ... E. ...K. Yargıtay 11.HD.nin 23.05.2023 tarih ve ... E. ... K. İle 29.04.2015 tarih ve ... E. ... K.ile Yargıtay 17.HD.nin 16.04.2015 tarih ve ... E.... K. Vb), davaya bakmaya Asliye Hukuk mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca bunun yanı sıra; 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesinde; "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalar ile, şahısvarlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir." hükmüne yer verilmiştir. Gelir İdaresi Başkanlığı İstanbul Defterdarlığı ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 17.02.2025 tarihli cevabi yazılarında "İlgide kayıtlı yazınızda belirtilen müdürlüğümüz ...vergi kimlik numaralı mükellefi ... VE ... ADİ ORTAKLIĞI hakkında sistem kayıtlarımızda mevcut mükellefiyet sicil bilgisi ve yoklamalar yazımız ekinde gönderilmiştir." denilerek adi ortaklığa ilişkin vergi kayıtları gönderilmiştir. Dosya kapsamından anlaşılacağı üzere taraflar arasında TBK.nun 620. Maddesinde düzenlenen adi ortaklık ilişkisinin bulunduğu, tarafların tacir olmadığı, adi ortaklığın TTK.nda düzenlenmediği anlaşıldığından davanın genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği açıktır (Emsal; İstanbul BAM 37.HD.nin 05/03/2024 tarih ve ... E. ... K.ile İstanbul BAM.3.HD.nin 07/12/2023 tarih ve ... E. ... K.) Açıklanan nedenlerle huzurdaki davada, mahkememiz görevli olmayıp, genel mahkemeler görevli olduğundan görevsizlik kararı verilerek Asliye Hukuk mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Açılan davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle HMK.114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince davanın usulden REDDİNE, 6100 sayılı HMK.nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, İki haftalık süre içinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA, 6100 sayılı HMK.nun 331.maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerin görevli mahkemece, davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde ise yargılama giderlerinin mahkememiz dava dosyası üzerinden KARARA BAĞLANMASINA, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nun 345.maddesi gereğince, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.12/03/2025

KATİP ...

HAKİM ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/93, K. 2025/204, T. 12.03.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-93-e-2025-204-k-2ef578c9372d